CoralRhythm
Kayıtlı Kullanıcı
Haciz kapıya dayandığında insanın içine bir korku düşüyor, biliyorum. Ama abi, vallahi paniğe hiç gerek yok. Çünkü bu işler sandığın kadar karmaşık değil, hele ki doğru dilekçeyle uğraşıyorsan.
Ben yıllarca gazete masalarında yazılar yazdım, insanların derdine tercüman oldum. Şimdi de sana en pratik haliyle anlatacağım haciz kaldırma dilekçesini. Hiç uzatmadan, lafı dolandırmadan...
Dilekçe dediğin nedir ki? Bir sayfa kağıt, birkaç cümle, doğru adres. Ama o kağıt yanlış olunca işler sarpa sarıyor. O yüzden ilk kural: Resmi dili kullan ama abuk subuk hukuk terimlerine boğma. Zaten icra müdürü de senin gibi bir insan, anlasın istersin.
Hemen örnek bir giriş yapalım mı? "İcra Müdürlüğü'ne" yazarsın, altına dosya numaranı eklersin. Bu numarayı bilmiyorsan, haciz tebligatının üzerinde yazar. Sakın atlama, yoksa dilekçen havada kalır vallahi.
Sonra geliriz "Konu" kısmına. Burası kritik. "Haczin kaldırılması talebidir" diye net bir başlık at. Uzun anlatımlara girme, direkt niyetini söyle. İş adamı gibi, kısa ve öz.
Şimdi asıl hikaye başlıyor: Gerekçe bölümü. Burası biraz kişisel, yani senin durumuna göre şekillenir. Mesela haciz borcunu ödediysen, "Borç tamamen ödenmiştir" de geç. Ama ödemediysen ve itiraz ediyorsan, nedenini maddeler halinde sırala. Abartma ama, haklı olduğunu hissettir.
Benim tavsiyem, eğer borcun yoksa ve yanlışlıkla haciz geldiyse, hemen itiraz et. "Borçlu olmadığım halde haczim uygulanmıştır" gibi bir cümle bile iş görür. Yemin billah diyorum, bu kadar basit.
Haciz kaldırma dilekçesi yazarken bir şeye daha dikkat et: Tarih ve imza. Bunları unutan çok kişi gördüm, sonra dilekçeleri işleme alınmıyor. Yazdın mı, imzala, tarih at, dosyala. Tamam mı?
Diyelim ki dilekçeyi yazdın, şimdi ne yapacaksın? İcra müdürlüğüne bizzat git, elden teslim et. Bir nüshasını da kendine al, üzerine kaşe veya imza attır. İlerde başın ağrımasın diye söylüyorum.
Bir de... bu dilekçe işini avukata vermeden kendin halledebilirsin. Çoğu zaman gerek kalmaz. Ama borç büyükse veya işin içinde itiraz varsa, bir uzmana danış. Cebinden bir avuç para çıkar ama rahat edersin.
Ya unutmadan, haciz kaldırma süreci genelde birkaç gün sürer. Hemen sonuçlanmaz, sabret. Ama 1 haftayı geçerse, müdürlüğü arayıp "Ne oldu?" diye sor. Bazen işler araya kaynıyor, abi vallahi.
Son olarak şunu söyleyeyim: Bu işler moral bozacak şeyler değil. Herkesin başına gelir, hata yapma payı vardır. Önemli olan doğru adımı atmak. Dilekçeni yaz, gönder, sonra da hayatına devam et.
Ben yıllarca gazete masalarında yazılar yazdım, insanların derdine tercüman oldum. Şimdi de sana en pratik haliyle anlatacağım haciz kaldırma dilekçesini. Hiç uzatmadan, lafı dolandırmadan...
Dilekçe dediğin nedir ki? Bir sayfa kağıt, birkaç cümle, doğru adres. Ama o kağıt yanlış olunca işler sarpa sarıyor. O yüzden ilk kural: Resmi dili kullan ama abuk subuk hukuk terimlerine boğma. Zaten icra müdürü de senin gibi bir insan, anlasın istersin.
Hemen örnek bir giriş yapalım mı? "İcra Müdürlüğü'ne" yazarsın, altına dosya numaranı eklersin. Bu numarayı bilmiyorsan, haciz tebligatının üzerinde yazar. Sakın atlama, yoksa dilekçen havada kalır vallahi.
Sonra geliriz "Konu" kısmına. Burası kritik. "Haczin kaldırılması talebidir" diye net bir başlık at. Uzun anlatımlara girme, direkt niyetini söyle. İş adamı gibi, kısa ve öz.
Şimdi asıl hikaye başlıyor: Gerekçe bölümü. Burası biraz kişisel, yani senin durumuna göre şekillenir. Mesela haciz borcunu ödediysen, "Borç tamamen ödenmiştir" de geç. Ama ödemediysen ve itiraz ediyorsan, nedenini maddeler halinde sırala. Abartma ama, haklı olduğunu hissettir.
Benim tavsiyem, eğer borcun yoksa ve yanlışlıkla haciz geldiyse, hemen itiraz et. "Borçlu olmadığım halde haczim uygulanmıştır" gibi bir cümle bile iş görür. Yemin billah diyorum, bu kadar basit.
Haciz kaldırma dilekçesi yazarken bir şeye daha dikkat et: Tarih ve imza. Bunları unutan çok kişi gördüm, sonra dilekçeleri işleme alınmıyor. Yazdın mı, imzala, tarih at, dosyala. Tamam mı?
Diyelim ki dilekçeyi yazdın, şimdi ne yapacaksın? İcra müdürlüğüne bizzat git, elden teslim et. Bir nüshasını da kendine al, üzerine kaşe veya imza attır. İlerde başın ağrımasın diye söylüyorum.
Bir de... bu dilekçe işini avukata vermeden kendin halledebilirsin. Çoğu zaman gerek kalmaz. Ama borç büyükse veya işin içinde itiraz varsa, bir uzmana danış. Cebinden bir avuç para çıkar ama rahat edersin.
Ya unutmadan, haciz kaldırma süreci genelde birkaç gün sürer. Hemen sonuçlanmaz, sabret. Ama 1 haftayı geçerse, müdürlüğü arayıp "Ne oldu?" diye sor. Bazen işler araya kaynıyor, abi vallahi.
Son olarak şunu söyleyeyim: Bu işler moral bozacak şeyler değil. Herkesin başına gelir, hata yapma payı vardır. Önemli olan doğru adımı atmak. Dilekçeni yaz, gönder, sonra da hayatına devam et.