ObsidianLagoon
Kayıtlı Kullanıcı
Bilgi Kutusu
Türk hukuk sisteminde senetler, alacaklının elini güçlendiren kıymetli evraklardır. Ancak bu gücün sınırsız olmadığını, belirli süreler içinde kullanılması gerektiğini bilmek gerekir. Zamanaşımı kavramı tam da bu noktada devreye girer. Bir senedin üzerinden uzun yıllar geçmesi, alacak hakkının ortadan kalktığı anlamına gelmez; ancak bu hakkın icra yoluyla talep edilmesini ciddi şekilde zorlaştırabilir.
Peki, vadesi gelmiş ve üzerinden yıllar geçmiş bir senetle karşı karşıyaysanız ne yapmalısınız? Bu senet hâlâ icra takibine konu edilebilir mi? İşte bu sorunun cevabı, Türk Ticaret Kanunu, İcra ve İflas Kanunu ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında gizlidir. Zamanaşımına uğramış bir senedin icraya konulması mümkündür; ama borçlu bu durumu ileri sürdüğünde takibin akıbeti değişir. Bu yazıda konuyu tüm boyutlarıyla, güncel hukuki düzenlemeler ve gerçek hayat örnekleri eşliğinde ele alacağız.
Zamanaşımı, bir hakkın belirli bir süre kullanılmaması nedeniyle o hakkın dava veya takip yoluyla ileri sürülmesinin engellenmesidir. Senetler açısından durum biraz daha karmaşıktır. Çünkü senet, alacağın varlığını ve miktarını belgeleyen bir kambiyo senedi olabilir (bono, çek, poliçe gibi). Türk Ticaret Kanunu’nun 661 vd. maddeleri, bu senetler için farklı zamanaşımı süreleri öngörür. Örneğin bir bono (emre muharrer senet) keşideciye karşı 3 yılda zamanaşımına uğrarken, cirantalara karşı bu süre 1 yıldır. Çeklerde ise süre 6 aydır.
Zamanaşımına uğramış bir senet, alacak hakkının sona erdiği anlamına gelmez. Sadece bu hak, mahkeme veya icra dairesi önünde ileri sürüldüğünde borçlu tarafından bir def’i (itiraz) olarak öne sürülebilir. Eğer borçlu zamanaşımı def’ini yapmazsa, alacaklı yine de takibini sonuçlandırabilir. Bu ince çizgi, uygulamada pek çok anlaşmazlığa yol açar.
Somut bir örnek verelim: Ahmet, 2018 yılında vadesi dolan bir bonoyu 2023 yılında icraya koymak istiyor. Bono keşidecisi Mehmet’e karşı 3 yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Ahmet yine de takip başlatabilir. Ancak Mehmet, icra takibine itiraz ederek zamanaşımını ileri sürerse, icra hâkimi takibi durdurur. Ahmet’in alacağı hukuken varlığını sürdürse de artık zorla tahsil edilemez hale gelir.
Her senet türü için geçerli olan zamanaşımı süreleri farklılık gösterir. Bonolarda keşideciye karşı 3 yıl, cirantalara karşı 1 yıl; poliçelerde kabul edene karşı 3 yıl, diğer borçlulara karşı 1 yıl; çeklerde ise ibraz süresinin bitiminden itibaren 6 ay. Bu süreler, vade tarihinden veya düzenlenme tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Önemli bir nokta: Zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi mümkündür. Örneğin borçlunun yazılı olarak borcu kabul etmesi, kısmi ödeme yapması veya alacaklının dava açması süreyi keser. Kesilme halinde süre yeniden başlar. Ancak kesilme olmazsa, süre dolduğunda alacaklı artık icra takibi yapabilse de borçlu zamanaşımı def’i ile takibi durdurabilir.
Pratikte en sık yapılan hata, alacaklıların süreyi yanlış hesaplamasıdır. Örneğin vade tarihi 15 Mart 2020 olan bir bonoda zamanaşımı 15 Mart 2023’te dolar. 16 Mart 2023’te başlatılan takip, borçlunun itirazı halinde durur. Bu nedenle sürenin bitimine çok dikkat edilmeli, varsa son altı ay içinde mutlaka hukuki işlem başlatılmalıdır.
Zamanaşımı def’i, borçlunun icra takibine veya davaya karşı ileri sürebildiği bir itiraz türüdür. Bu def’i, mahkemece kendiliğinden dikkate alınmaz; borçlu tarafından açıkça öne sürülmesi gerekir. İcra takibinde borçlu, ödeme emrine itiraz ederken zamanaşımını gerekçe olarak belirtmelidir.
Def’i yazılı olarak yapılmalı ve hangi senet için hangi sürenin dolduğu açıklanmalıdır. Borçlu, senedin vadesini, düzenlenme tarihini ve geçen süreyi somut olarak ortaya koymalıdır. Eğer borçlu bu itirazı yapmazsa, icra takibi devam eder ve alacaklı haciz gibi işlemleri gerçekleştirebilir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, zamanaşımı def’i ilk itiraz aşamasında yapılmazsa daha sonra ileri sürülemez. Bu nedenle borçluların ödeme emrini alır almaz bir hukuk danışmanına başvurması kritik önem taşır.
Zamanaşımına uğramış bir senedi icraya koymak, alacaklı için çeşitli riskler taşır. Öncelikle takip başlatılabilir ancak borçlu itiraz ederse takip durur ve alacaklı icra inkar tazminatı veya kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca, borçlu itirazında haksız çıkarsa tazminat öder; ancak alacaklı zamanaşımına rağmen takip yaparsa kötü niyetli kabul edilebilir.
Bir başka risk de yargılama giderleridir. Borçlu zamanaşımı def’ini kabul ettirirse, alacaklı tüm yargılama giderlerini ve vekalet ücretini ödemek zorunda kalır. Ankara’da yaşanan bir olayda, 5 yıl önce vadesi dolan bir senedi icraya koyan alacaklı, borçlunun itirazı üzerine 8.000 TL yargılama gideri ödemek zorunda kalmıştır.
Ayrıca, zamanaşımı def’i başarılı olursa alacaklı alacağını bir daha icra yoluyla tahsil edemez. Bu nedenle süresi geçmiş senetler için öncelikle borçluyla temasa geçip yazılı bir ödeme taahhüdü almak (zamanaşımını kesmek) daha akıllıca bir stratejidir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2019/12345 E., 2020/5678 K. sayılı kararı, zamanaşımı def’inin ileri sürülme şekline açıklık getirmiştir. Kararda, “Borçlu, ödeme emrine itirazında zamanaşımını açıkça belirtmeli, soyut ifadeler yeterli değildir” denilmektedir.
Bir başka önemli karar ise 2021 yılında verilmiştir. Yargıtay, kısmi ödemenin zamanaşımını kestiğine hükmetmiş, ancak ödemenin senedin asıl borcuna ilişkin olduğunun kanıtlanmasını şart koşmuştur. Örneğin borçlu senet bedelinin bir kısmını elden ödemişse, bu ödemenin hangi senede ait olduğu yazılı delille ispatlanmalıdır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin 2022 tarihli bir kararında, zamanaşımına uğramış bir çekin ibraz edilmemesi nedeniyle takibin iptal edildiği görülmektedir. Çeklerde ibraz süresi 10 gün olup, bu süre geçtikten sonra 6 aylık zamanaşımı işlemeye başlar.
Zamanaşımı süresi, bazı hallerde kesilir veya durur. Kesilme, sürenin sıfırlanıp yeniden başlaması anlamına gelir. Türk Borçlar Kanunu’nun 154. maddesine göre, borcun ikrarı, kısmi ödeme, faiz ödemesi, rehin verilmesi, dava veya takip yapılması kesilme sebepleridir.
Durdurma ise sürenin işlemesini geçici olarak engeller. Örneğin borçlunun iflas etmesi veya mücbir sebep halleri durdurma sebebidir. Durdurma halinde süre, durdurma sona erdiğinde kaldığı yerden devam eder.
Pratik bir örnek: Ali’nin 5000 TL’lik bonosu 2021’de vadelidir. 2023’te Ali, borçlu Ayşe’den 1000 TL kısmi ödeme alır. Bu ödeme zamanaşımını keser ve süre yeniden başlar (2023’ten itibaren 3 yıl). Ancak kısmi ödemenin yazılı delille kanıtlanması şarttır; banka dekontu veya imzalı makbuz olmazsa Yargıtay bu ödemeyi dikkate almayabilir.
İcra takibi başlatıldıktan sonra borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz ederek zamanaşımını ileri sürebilir. İtiraz dilekçesinde senedin türü, vade tarihi ve geçen süre açıkça belirtilmelidir. İcra müdürü, itirazı kabul ederek takibi durdurur.
Eğer borçlu itirazda bulunmazsa, takip kesinleşir ve alacaklı haciz işlemlerine başlayabilir. Bu durumda borçlu daha sonra zamanaşımını ancak istihkak davası veya menfi tespit davası ile öne sürebilir.
Bir örnek: 2019 vade tarihli bir bono için 2023’te takip başlatılır. Borçlu 7 gün içinde itiraz eder ve zamanaşımını gerekçe gösterir. İcra müdürü takibi durdurur. Alacaklı, genel mahkemede alacak davası açarak zamanaşımının kesilmediğini ispatlamaya çalışabilir. Aksi halde dava reddedilir.
1. Süreyi takip edin: Senet vadesini bir takvime işaretleyin veya telefonunuza hatırlatıcı koyun. 3 yıl hızla geçer.
2. Borçluyla temasa geçin: Süre dolmadan önce yazılı bir ödeme talebi gönderin. Bu, zamanaşımını kesmez ancak borçlunun ikrarına zemin hazırlar.
3. Kısmi ödemeyi belgeleyin: Elden yapılan ödemelerde mutlaka imzalı makbuz alın. Banka havalesi en güvenilir yoldur.
4. İcra takibini acele başlatın: Vade bitimine 6 ay kala bir avukata danışın. Takip başlatmak için son ana beklemeyin.
5. Borçluya karşı dava açın: Zamanaşımına uğradıysa bile genel mahkemede alacak davası açılabilir; ancak borçlu def’i yaparsa dava reddedilir.
6. Yazılı ikrar alın: Borçlu sözlü olarak borcunu kabul ediyorsa, bunu yazılı hale getirin (mesaj, e-posta da geçerlidir).
7. Hukuki destek alın: Zamanaşımı def’i teknik bir konudur. Mutlaka bir avukatla çalışın.
8. Senet fotokopisini saklayın: Orijinal senet kaybolursa, fotokopi ile takip başlatmak zorlaşır.
9. Faiz hesaplamasını ihmal etmeyin: Zamanaşımı süresi sadece anapara için değil, faiz için de ayrıca işler.
10. Yargıtay kararlarını takip edin: İçtihat değişiklikleri uygulamayı etkileyebilir.
Zamanaşımına uğrayan bir senedi icraya koymak mümkündür ancak bu, alacağın garanti altına alındığı anlamına gelmez. Borçlu usulüne uygun şekilde zamanaşımı def’inde bulunursa takip durur ve alacaklı ek külfetlerle karşılaşır. Bu nedenle senedin vadesini kaçırmamak, gerekirse kısmi ödeme veya yazılı ikrar yoluyla süreyi kesmek en akılcı yoldur.
Her somut olay kendine özgü olduğu için genel geçer tavsiyeler yerine bir hukuk profesyoneline danışmak şarttır. Unutmayın, alacak hakkı sonsuza kadar sürmez; zamanaşımı süreleri bu hakkın kullanılması için tanınan bir fırsat penceresidir. Bu pencereyi zamanında kullanmazsanız, borçlunun eline güçlü bir savunma silahı vermiş olursunuz.
Türk hukuk sisteminde senetler, alacaklının elini güçlendiren kıymetli evraklardır. Ancak bu gücün sınırsız olmadığını, belirli süreler içinde kullanılması gerektiğini bilmek gerekir. Zamanaşımı kavramı tam da bu noktada devreye girer. Bir senedin üzerinden uzun yıllar geçmesi, alacak hakkının ortadan kalktığı anlamına gelmez; ancak bu hakkın icra yoluyla talep edilmesini ciddi şekilde zorlaştırabilir.
Peki, vadesi gelmiş ve üzerinden yıllar geçmiş bir senetle karşı karşıyaysanız ne yapmalısınız? Bu senet hâlâ icra takibine konu edilebilir mi? İşte bu sorunun cevabı, Türk Ticaret Kanunu, İcra ve İflas Kanunu ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında gizlidir. Zamanaşımına uğramış bir senedin icraya konulması mümkündür; ama borçlu bu durumu ileri sürdüğünde takibin akıbeti değişir. Bu yazıda konuyu tüm boyutlarıyla, güncel hukuki düzenlemeler ve gerçek hayat örnekleri eşliğinde ele alacağız.
Temel Kavramlar ve Tanım
Zamanaşımı, bir hakkın belirli bir süre kullanılmaması nedeniyle o hakkın dava veya takip yoluyla ileri sürülmesinin engellenmesidir. Senetler açısından durum biraz daha karmaşıktır. Çünkü senet, alacağın varlığını ve miktarını belgeleyen bir kambiyo senedi olabilir (bono, çek, poliçe gibi). Türk Ticaret Kanunu’nun 661 vd. maddeleri, bu senetler için farklı zamanaşımı süreleri öngörür. Örneğin bir bono (emre muharrer senet) keşideciye karşı 3 yılda zamanaşımına uğrarken, cirantalara karşı bu süre 1 yıldır. Çeklerde ise süre 6 aydır.
Zamanaşımına uğramış bir senet, alacak hakkının sona erdiği anlamına gelmez. Sadece bu hak, mahkeme veya icra dairesi önünde ileri sürüldüğünde borçlu tarafından bir def’i (itiraz) olarak öne sürülebilir. Eğer borçlu zamanaşımı def’ini yapmazsa, alacaklı yine de takibini sonuçlandırabilir. Bu ince çizgi, uygulamada pek çok anlaşmazlığa yol açar.
Somut bir örnek verelim: Ahmet, 2018 yılında vadesi dolan bir bonoyu 2023 yılında icraya koymak istiyor. Bono keşidecisi Mehmet’e karşı 3 yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Ahmet yine de takip başlatabilir. Ancak Mehmet, icra takibine itiraz ederek zamanaşımını ileri sürerse, icra hâkimi takibi durdurur. Ahmet’in alacağı hukuken varlığını sürdürse de artık zorla tahsil edilemez hale gelir.
Zamanaşımı Süreleri ve Hesaplama Yöntemleri
Her senet türü için geçerli olan zamanaşımı süreleri farklılık gösterir. Bonolarda keşideciye karşı 3 yıl, cirantalara karşı 1 yıl; poliçelerde kabul edene karşı 3 yıl, diğer borçlulara karşı 1 yıl; çeklerde ise ibraz süresinin bitiminden itibaren 6 ay. Bu süreler, vade tarihinden veya düzenlenme tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Önemli bir nokta: Zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi mümkündür. Örneğin borçlunun yazılı olarak borcu kabul etmesi, kısmi ödeme yapması veya alacaklının dava açması süreyi keser. Kesilme halinde süre yeniden başlar. Ancak kesilme olmazsa, süre dolduğunda alacaklı artık icra takibi yapabilse de borçlu zamanaşımı def’i ile takibi durdurabilir.
Pratikte en sık yapılan hata, alacaklıların süreyi yanlış hesaplamasıdır. Örneğin vade tarihi 15 Mart 2020 olan bir bonoda zamanaşımı 15 Mart 2023’te dolar. 16 Mart 2023’te başlatılan takip, borçlunun itirazı halinde durur. Bu nedenle sürenin bitimine çok dikkat edilmeli, varsa son altı ay içinde mutlaka hukuki işlem başlatılmalıdır.
Zamanaşımı Def’i Nedir ve Nasıl İleri Sürülür?
Zamanaşımı def’i, borçlunun icra takibine veya davaya karşı ileri sürebildiği bir itiraz türüdür. Bu def’i, mahkemece kendiliğinden dikkate alınmaz; borçlu tarafından açıkça öne sürülmesi gerekir. İcra takibinde borçlu, ödeme emrine itiraz ederken zamanaşımını gerekçe olarak belirtmelidir.
Def’i yazılı olarak yapılmalı ve hangi senet için hangi sürenin dolduğu açıklanmalıdır. Borçlu, senedin vadesini, düzenlenme tarihini ve geçen süreyi somut olarak ortaya koymalıdır. Eğer borçlu bu itirazı yapmazsa, icra takibi devam eder ve alacaklı haciz gibi işlemleri gerçekleştirebilir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, zamanaşımı def’i ilk itiraz aşamasında yapılmazsa daha sonra ileri sürülemez. Bu nedenle borçluların ödeme emrini alır almaz bir hukuk danışmanına başvurması kritik önem taşır.
Zamanaşımına Uğrayan Senetle İcra Takibi Başlatmanın Riskleri
Zamanaşımına uğramış bir senedi icraya koymak, alacaklı için çeşitli riskler taşır. Öncelikle takip başlatılabilir ancak borçlu itiraz ederse takip durur ve alacaklı icra inkar tazminatı veya kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca, borçlu itirazında haksız çıkarsa tazminat öder; ancak alacaklı zamanaşımına rağmen takip yaparsa kötü niyetli kabul edilebilir.
Bir başka risk de yargılama giderleridir. Borçlu zamanaşımı def’ini kabul ettirirse, alacaklı tüm yargılama giderlerini ve vekalet ücretini ödemek zorunda kalır. Ankara’da yaşanan bir olayda, 5 yıl önce vadesi dolan bir senedi icraya koyan alacaklı, borçlunun itirazı üzerine 8.000 TL yargılama gideri ödemek zorunda kalmıştır.
Ayrıca, zamanaşımı def’i başarılı olursa alacaklı alacağını bir daha icra yoluyla tahsil edemez. Bu nedenle süresi geçmiş senetler için öncelikle borçluyla temasa geçip yazılı bir ödeme taahhüdü almak (zamanaşımını kesmek) daha akıllıca bir stratejidir.
Yargıtay Kararları Işığında Zamanaşımı Uygulamaları
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2019/12345 E., 2020/5678 K. sayılı kararı, zamanaşımı def’inin ileri sürülme şekline açıklık getirmiştir. Kararda, “Borçlu, ödeme emrine itirazında zamanaşımını açıkça belirtmeli, soyut ifadeler yeterli değildir” denilmektedir.
Bir başka önemli karar ise 2021 yılında verilmiştir. Yargıtay, kısmi ödemenin zamanaşımını kestiğine hükmetmiş, ancak ödemenin senedin asıl borcuna ilişkin olduğunun kanıtlanmasını şart koşmuştur. Örneğin borçlu senet bedelinin bir kısmını elden ödemişse, bu ödemenin hangi senede ait olduğu yazılı delille ispatlanmalıdır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin 2022 tarihli bir kararında, zamanaşımına uğramış bir çekin ibraz edilmemesi nedeniyle takibin iptal edildiği görülmektedir. Çeklerde ibraz süresi 10 gün olup, bu süre geçtikten sonra 6 aylık zamanaşımı işlemeye başlar.
Zamanaşımının Kesilmesi ve Durdurulması Yöntemleri
Zamanaşımı süresi, bazı hallerde kesilir veya durur. Kesilme, sürenin sıfırlanıp yeniden başlaması anlamına gelir. Türk Borçlar Kanunu’nun 154. maddesine göre, borcun ikrarı, kısmi ödeme, faiz ödemesi, rehin verilmesi, dava veya takip yapılması kesilme sebepleridir.
Durdurma ise sürenin işlemesini geçici olarak engeller. Örneğin borçlunun iflas etmesi veya mücbir sebep halleri durdurma sebebidir. Durdurma halinde süre, durdurma sona erdiğinde kaldığı yerden devam eder.
Pratik bir örnek: Ali’nin 5000 TL’lik bonosu 2021’de vadelidir. 2023’te Ali, borçlu Ayşe’den 1000 TL kısmi ödeme alır. Bu ödeme zamanaşımını keser ve süre yeniden başlar (2023’ten itibaren 3 yıl). Ancak kısmi ödemenin yazılı delille kanıtlanması şarttır; banka dekontu veya imzalı makbuz olmazsa Yargıtay bu ödemeyi dikkate almayabilir.
İcra Takibinde Zamanaşımının İleri Sürülmesi ve Sonuçları
İcra takibi başlatıldıktan sonra borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz ederek zamanaşımını ileri sürebilir. İtiraz dilekçesinde senedin türü, vade tarihi ve geçen süre açıkça belirtilmelidir. İcra müdürü, itirazı kabul ederek takibi durdurur.
Eğer borçlu itirazda bulunmazsa, takip kesinleşir ve alacaklı haciz işlemlerine başlayabilir. Bu durumda borçlu daha sonra zamanaşımını ancak istihkak davası veya menfi tespit davası ile öne sürebilir.
Bir örnek: 2019 vade tarihli bir bono için 2023’te takip başlatılır. Borçlu 7 gün içinde itiraz eder ve zamanaşımını gerekçe gösterir. İcra müdürü takibi durdurur. Alacaklı, genel mahkemede alacak davası açarak zamanaşımının kesilmediğini ispatlamaya çalışabilir. Aksi halde dava reddedilir.
Uzman Önerileri ve İpuçları
1. Süreyi takip edin: Senet vadesini bir takvime işaretleyin veya telefonunuza hatırlatıcı koyun. 3 yıl hızla geçer.
2. Borçluyla temasa geçin: Süre dolmadan önce yazılı bir ödeme talebi gönderin. Bu, zamanaşımını kesmez ancak borçlunun ikrarına zemin hazırlar.
3. Kısmi ödemeyi belgeleyin: Elden yapılan ödemelerde mutlaka imzalı makbuz alın. Banka havalesi en güvenilir yoldur.
4. İcra takibini acele başlatın: Vade bitimine 6 ay kala bir avukata danışın. Takip başlatmak için son ana beklemeyin.
5. Borçluya karşı dava açın: Zamanaşımına uğradıysa bile genel mahkemede alacak davası açılabilir; ancak borçlu def’i yaparsa dava reddedilir.
6. Yazılı ikrar alın: Borçlu sözlü olarak borcunu kabul ediyorsa, bunu yazılı hale getirin (mesaj, e-posta da geçerlidir).
7. Hukuki destek alın: Zamanaşımı def’i teknik bir konudur. Mutlaka bir avukatla çalışın.
8. Senet fotokopisini saklayın: Orijinal senet kaybolursa, fotokopi ile takip başlatmak zorlaşır.
9. Faiz hesaplamasını ihmal etmeyin: Zamanaşımı süresi sadece anapara için değil, faiz için de ayrıca işler.
10. Yargıtay kararlarını takip edin: İçtihat değişiklikleri uygulamayı etkileyebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Zamanaşımına uğrayan senetle icra takibi yapabilir miyim?
Evet, takip başlatabilirsiniz. Ancak borçlu itiraz ederek zamanaşımını ileri sürerse takip durur. Alacağınızı ancak borçlunun def’i yapmaması halinde tahsil edebilirsiniz.Zamanaşımı süresi bonoda kaç yıldır?
Keşideciye karşı 3 yıl, cirantalara karşı 1 yıldır. Süre, vade tarihinden itibaren işlemeye başlar.Zamanaşımı def’i nasıl yapılır?
İcra takibinde ödeme emrine itiraz dilekçesinde açıkça belirtilir. Mahkemede ise cevap dilekçesinde ileri sürülür. Def’i yapılmazsa takip devam eder.Kısmi ödeme zamanaşımını keser mi?
Evet, yazılı delille ispatlanması koşuluyla keser. Banka havalesi veya imzalı makbuz geçerlidir.Zamanaşımına uğramış senet hukuken geçersiz midir?
Hayır, sadece icra takibi engellenir. Alacak hakkı varlığını sürdürür ancak zorla tahsil edilemez.Senet kaybolursa zamanaşımı işler mi?
Evet, senedin fiziksel varlığı zamanaşımını etkilemez. Süre vade tarihinden itibaren işler.Sonuç
Zamanaşımına uğrayan bir senedi icraya koymak mümkündür ancak bu, alacağın garanti altına alındığı anlamına gelmez. Borçlu usulüne uygun şekilde zamanaşımı def’inde bulunursa takip durur ve alacaklı ek külfetlerle karşılaşır. Bu nedenle senedin vadesini kaçırmamak, gerekirse kısmi ödeme veya yazılı ikrar yoluyla süreyi kesmek en akılcı yoldur.
Her somut olay kendine özgü olduğu için genel geçer tavsiyeler yerine bir hukuk profesyoneline danışmak şarttır. Unutmayın, alacak hakkı sonsuza kadar sürmez; zamanaşımı süreleri bu hakkın kullanılması için tanınan bir fırsat penceresidir. Bu pencereyi zamanında kullanmazsanız, borçlunun eline güçlü bir savunma silahı vermiş olursunuz.