İcra Takibinde Faiz Nasıl Hesaplanır?

İcra ve hukuk süreçleri, borç takibi ve hukuki danışmanlık forumu. Sorularınızı sorun, uzmanlardan yanıt alın.

ObsidianTempo

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 1
Çözümler 0
Katılım
26 Tem 2026
Mesajlar
429
Tepkime puanı
0
ObsidianTempo
İcra takibinde faiz hesaplaması, çoğu alacaklı ve borçlu için kafa karıştırıcı bir süreçtir. Bir borcun tahsili için başlatılan takipte, anaparanın yanı sıra işlemiş ve işleyecek faizin doğru belirlenmesi, alacaklının hakkını tam olarak alabilmesi ya da borçlunun aşırı yükümlülükten korunması açısından kritik öneme sahiptir. Yanlış hesaplanan bir faiz, takibin iptaline, muhtıraya itiraza veya uzun süren bilirkişi incelemelerine yol açabilir.

Bu konu, Türk hukuk sisteminde borçlar hukuku ve icra iflas hukukunun kesiştiği noktada yer alır. Gerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu gerekse 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, faiz hesaplamasına ilişkin belirli kurallar koyar. Ancak pratikte sıkça yapılan hatalar, güncel faiz oranlarının takip edilmemesi, temerrüt tarihinin yanlış belirlenmesi veya sözleşmeye bağlı özel faiz şartlarının göz ardı edilmesi gibi nedenlerle ortaya çıkar. İşte bu makalede, icra takibinde faizin nasıl hesaplanacağını ad
Adım adım, somut örneklerle ve güncel mevzuat ışığında ele alacağız. Amacımız, hem alacaklı hem de borçlu tarafın bu karmaşık süreci anlamasını sağlamak ve olası anlaşmazlıkların önüne geçmektir.

Temel Kavramlar ve Tanım​


İcra takibinde faiz, bir borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle alacaklının uğradığı kaybı telafi etmek amacıyla, anaparaya eklenen parasal bedeldir. Hukuki anlamda iki temel faiz türü vardır: sözleşme faizi ve temerrüt (gecikme) faizi. Sözleşme faizi, tarafların borcun vadesine kadar işlemesini kararlaştırdığı faizdir. Temerrüt faizi ise borçlunun ödeme gününde borcunu ödememesi nedeniyle, vadeden itibaren işlemeye başlayan cezai nitelikli faizdir. Örneğin, bir işletme 100.000 TL'lik malı 30 gün vadeli olarak satın aldığında, bu 30 günlük sürede işleyen faiz sözleşme faizidir. Borçlu 30. günde ödeme yapmazsa, 31. günden itibaren temerrüt faizi işlemeye başlar.

Bu faizlerin hesaplanması, yalnızca matematiksel bir işlem değil, aynı zamanda hukuki bir süreçtir. Faiz oranı, faizin başlangıç tarihi, faiz türü ve uygulanacak kanun maddesi gibi unsurlar doğru belirlenmezse, icra dosyasında ciddi uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir. Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, tarafların "faiz tarihini" yanlış belirlemesi veya güncellenen yasal faiz oranlarını takip etmemesidir. Oysa doğru bir hesaplama, alacaklının hakkını korurken, borçlunun da fazla ödeme yapmasını engeller. Bu nedenle faiz hesaplama, icra takibinin en hassas noktalarından biridir.

Faiz Türleri ve Hukuki Dayanağı​


İcra takibinde faiz hesaplarken öncelikle hangi tür faizin uygulanacağını belirlemek gerekir. Türk Borçlar Kanunu'nun 88. maddesi, sözleşme faizinin serbestçe belirlenebileceğini ancak temerrüt faizinin asgari haddinin kanunla belirlendiğini söyler. Ticari işlerde ise Türk Ticaret Kanunu'nun 8. maddesi devreye girer ve avans faizi oranı uygulanır. Yasal faiz, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun kapsamında belirlenir ve her yıl Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan avans faiz oranı esas alınır. Örneğin, 2024 yılı için avans faiz oranı %30 iken, yasal faiz oranı %9'dur. Ticari olmayan bir alacakta %9 faiz talep edilirken, ticari bir alacakta %30 faiz talep edilebilir.

Ayrıca taraflar arasında yazılı bir sözleşme varsa ve bu sözleşmede faiz oranı belirlenmişse, bu oran yasal faiz oranından yüksek olsa dahi geçerlidir. Ancak sözleşme faizinin temerrüt faizinden yüksek olması durumunda temerrüt faizi de sözleşme faizi oranında uygulanır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, sözleşmenin açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde düzenlenmesidir. Aksi takdirde mahkeme bilirkişi incelemesi yaparak faiz türünü belirler.

Temerrüt Faizinin Başlangıç Tarihi​


Faiz hesaplamasında en kritik unsur, temerrüt faizinin hangi tarihten itibaren işletileceğidir. Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesine göre borçlu, vadesi belirlenmiş bir borcu ödemediğinde temerrüde düşer. Vade belirli değilse, alacaklı borçluya yazılı bir ihtarname göndermeli ve bu ihtarnamede belirtilen sürenin sonunda temerrüt başlar. Örneğin, bir kira sözleşmesinde kira bedeli her ayın 1'inde ödenecek şekilde kararlaştırılmışsa, 1'inde ödenmeyen kira için 2'sinden itibaren temerrüt faizi işler. Ancak vade belirtilmemişse, kiracıya çekilen ihtarnamede verilen 7 günlük sürenin sonunda temerrüt gerçekleşir.

Uygulamada sıkça yapılan bir hata, takip talebinde faiz başlangıç tarihini "dava tarihi" veya "takip tarihi" olarak belirtmektir. Oysa borcun muaccel olduğu tarih ile temerrüt tarihi aynı olmayabilir. Mahkeme kararına bağlı alacaklarda, kararın kesinleştiği tarih faiz başlangıcı olarak kabul edilir. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, temerrüt tarihinin ispat külfeti alacaklıya aittir. Alacaklı, ihtarnameyi, sözleşmeyi veya faturayı dosyaya sunarak bu tarihi kanıtlamalıdır.

Yıllık Faiz Oranlarının Belirlenmesi​


Faiz oranları, ekonomik koşullara bağlı olarak sürekli değişir. 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi, yasal faiz oranını yıllık %9 olarak belirlemiştir. Ancak Bakanlar Kurulu bu oranı değiştirme yetkisine sahiptir. Ticari işlerde ise avans faiz oranı esas alınır ve bu oran TCMB tarafından her yıl açıklanır. 2025 yılı itibarıyla avans faiz oranı %30 seviyesindedir. Faiz oranı belirlenirken, alacağın doğduğu tarihteki oran mı yoksa temerrüt tarihindeki oran mı uygulanacak sorusu önemlidir. Yargıtay, faiz oranının temerrüt tarihindeki oran esas alınarak hesaplanması gerektiğine hükmetmektedir.

Örneğin, 2023 yılında doğan bir ticari alacak için 2024 yılında takip başlatılmışsa, 2024 yılındaki avans faiz oranı kullanılır. Ancak faiz dönem içinde birden fazla kez değişmişse, her dönem için kendi oranı uygulanır. Bu durumda hesaplama, faiz dönemlerine bölünerek ayrı ayrı yapılmalıdır. Güncel faiz oranlarını takip etmek için TCMB'nin resmi web sitesi veya adliyelerin faiz hesaplama modülleri kullanılabilir.

Bileşik Faiz ve Basit Faiz Ayrımı​


Türk hukukunda kural olarak basit faiz uygulanır. Yani faiz, yalnızca anapara üzerinden hesaplanır ve faize faiz işletilmez. Ancak ticari işlerde temerrüt faizi bileşik faiz şeklinde işleyebilir. Türk Ticaret Kanunu'nun 10. maddesi, ticari işlerde temerrüt faizine faiz yürütülebileceğini düzenler. Bunun için alacaklının borçluya bir ihtarname göndermesi ve faiz alacağını talep etmesi gerekir. Örneğin, bir yıl boyunca işleyen temerrüt faizi tahsil edilmezse, alacaklı bu faizi anaparaya ekleyerek yeni bir faiz işletilmesini talep edebilir.

Basit faiz hesaplaması daha yaygındır ve şu formül kullanılır: (Anapara x Faiz Oranı x Gün Sayısı) / 36500. Örneğin, 50.000 TL'lik bir alacak için yıllık %30 faiz uygulanıyorsa ve 120 günlük bir gecikme varsa, hesaplama şöyle yapılır: 50.000 x 30 x 120 / 36500 = 4.931,51 TL. Bileşik faizde ise her dönem sonunda faiz anaparaya eklenir ve yeni dönem bu tutar üzerinden hesaplanır. Bu nedenle bileşik faiz, kısa sürede borcu katlayabilir ve borçlu için ağır bir yük oluşturabilir.

Sözleşmeye Bağlı Faiz Şartları​


Taraflar, borç ilişkisini düzenlerken faiz oranını, faizin başlangıcını ve türünü serbestçe kararlaştırabilir. Ancak bu özgürlük sınırsız değildir. Türk Borçlar Kanunu'nun 88. ve 89. maddeleri, aşırı faiz oranlarının sınırlandırılmasını ve ahlaka aykırı faiz sözleşmelerinin geçersiz sayılmasını öngörür. Tüketici kredilerinde ise Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında faiz oranları BDDK tarafından belirlenen tavan oranları aşamaz.

Örneğin, bir şirketler arası sözleşmede yıllık %50 faiz kararlaştırılmışsa, bu oran geçerlidir. Ancak bir tüketici kredisinde %50 faiz uygulanması kanuna aykırıdır. Ayrıca sözleşmede faiz oranının değişken olacağı kararlaştırılabilir. Bu durumda referans alınacak gösterge (örneğin TÜFE veya TCMB faiz oranı) açıkça belirtilmelidir. Sözleşme faizi hükümleri yazılı olmak zorundadır; aksi halde ispat güçlüğü yaşanır.

Faiz Hesaplama Formülleri ve Pratik Uygulama​


İcra takibinde faiz hesaplaması için belirli formüller kullanılır. En yaygın formül şudur: Faiz = (Anapara x Faiz Oranı x Gün) / (36500). Bu formülde 36500, yılı 100'e bölerek oranın ondalık kısmını düzenler. Örneğin, 10.000 TL alacak, yıllık %20 faiz, 60 gün gecikme: 10.000 x 20 x 60 / 36500 = 328,77 TL. Ancak faiz dönemler içinde oran değişmişse, her dönem için ayrı hesaplama yapılmalı ve sonuçlar toplanmalıdır.

Uygulamada, avukatlar ve icra müdürlükleri genellikle UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) üzerinden faiz hesaplama modülü kullanır. Bu modül, girilen tarih aralığındaki güncel faiz oranlarını otomatik olarak alır ve doğru hesaplama yapar. Ancak elle yapılan hesaplamalarda, ayın kaç gün olduğu (28, 29, 30 veya 31) dikkate alınmalıdır. Ayrıca faiz hesaplamasında kullanılan gün sayısı, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar olan süredir. Takip tarihinden sonra işleyen faiz ise "işleyecek faiz" adını alır ve tahsilat anına kadar ayrıca he
hesaplanır. Örneğin, bir icra dosyasında 1 Ocak 2024'te temerrüde düşen 20.000 TL'lik bir alacak için 1 Nisan 2024'te takip başlatılmışsa, 90 günlük işlemiş faiz hesaplanır ve bu tutar takip talebinde belirtilir.

Faiz Hesaplamasında Sık Yapılan Hatalar​


İcra takiplerinde en sık yapılan hataların başında, faiz başlangıç tarihinin yanlış belirlenmesi gelir. Birçok alacaklı, borcun doğduğu tarihi temerrüt tarihi olarak kabul eder. Oysa borcun muaccel olduğu tarih ile temerrüt tarihi farklıdır. Örneğin, bir malın teslimi 1 Mayıs'ta yapılmış ancak ödeme vadesi 1 Haziran olarak belirlenmişse, temerrüt 1 Haziran'dan sonra başlar. Ayrıca, ihtarname gerektiren durumlarda ihtarnamenin tebliğ tarihi değil, ihtarnamede verilen sürenin bitiş tarihi esas alınır.

Bir diğer yaygın hata, faiz türünün karıştırılmasıdır. Ticari olmayan bir alacakta avans faizi talep etmek, borçlunun itirazına yol açar ve mahkeme tarafından düzeltilir. Ayrıca, bileşik faizin yanlış uygulanması, özellikle tüketici işlemlerinde ciddi mağduriyetlere neden olabilir. Faiz hesaplamasında gün sayısının yanlış hesaplanması da sık rastlanan bir hatadır. Örneğin, 30 gün çeken bir ayda 31 gün üzerinden hesap yapmak veya artık yılları dikkate almamak, küçük ama biriktiğinde büyük farklar oluşturur.

Son olarak, faiz oranlarının güncellenmemesi önemli bir sorundur. Özellikle uzun süreli takiplerde, yıllar içinde faiz oranları değişir. Eski yıllardaki oranları kullanarak hesaplama yapmak, eksik veya fazla faiz talep edilmesine yol açar. Bu nedenle, her yıl için ayrı ayrı hesaplama yapmak ve dönemsel faiz oranlarını kullanmak gerekir. UYAP modülü bu hatayı otomatik olarak önlese de, elle yapılan hesaplamalarda dikkatli olunmalıdır.

Uzman Önerileri ve İpuçları​


İcra takibinde faiz hesaplarken dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır. İşte uzman görüşleri ve pratik ipuçları:

1. Her zaman faiz hesaplamasını yazılı ve belgeli hale getirin. Sözleşme, fatura veya ihtarname gibi belgeler, faiz başlangıcını ve oranını kanıtlamak için kritiktir. Bu belgeler olmadan faiz talebiniz reddedilebilir.

2. Faiz oranlarını düzenli olarak takip edin. TCMB'nin resmi internet sitesi veya Resmi Gazete üzerinden güncel yasal faiz ve avans faiz oranlarını kontrol edin. Ayrıca, faiz oranı değişikliklerini not alarak dönemsel hesaplamalar yapın.

3. UYAP faiz hesaplama modülünü kullanın. Bu modül, güncel faiz oranlarını otomatik olarak alır ve doğru hesaplama yapar. Elle hesaplama yapmak zorunda kalırsanız, iki kez kontrol edin ve mümkünse başka bir kişiye daha hesaplatın.

4. Temerrüt tarihini net olarak belirleyin. Vade belirli değilse, ihtarname çekin ve ihtarnamenin tebliğ tarihini ve verilen süreyi kaydedin. İhtarnameyi taahhütlü posta veya noter aracılığıyla göndermek ispat açısından güvenlidir.

5. Ticari işlemlerde avans faizi, tüketici işlemlerinde ise yasal faiz uygulayın. Sözleşmede aksi belirtilmemişse, bu ayrımı doğru yapmak önemlidir. Yanlış faiz türü seçimi, takibin iptaline neden olabilir.

6. Bileşik faiz uygulaması için yazılı ihtarname gönderin. Türk Ticaret Kanunu, bileşik faiz için alacaklının borçluya bir ihtarname göndermesini şart koşar. Bu ihtarname olmadan bileşik faiz talep edemezsiniz.

7. Faiz hesaplamasında gün sayısını doğru hesaplayın. Her ayın kaç gün olduğunu (28, 29, 30 veya 31) ve artık yılları dikkate alın. Ayrıca, faiz başlangıç ve bitiş tarihlerini dahil edip etmediğinize karar verin.

8. Mahkeme kararlarında faiz türü ve oranı açıkça belirtilir. Bu kararlarda "yasal faiz" veya "avans faizi" ibaresi bulunur. Takip talebinde bu ifadeyi aynen kullanın, aksi takdirde uyuşmazlık çıkabilir.

9. Kısmi ödemelerde faiz hesaplamasını yeniden yapın. Borçlu kısmi ödeme yaparsa, öncelikle işlemiş faiz, ardından anapara mahsup edilir. Bu nedenle her ödeme sonrası yeni bir hesaplama yapılmalıdır.

10. Profesyonel yardım alın. Eğer faiz hesaplaması karmaşıksa veya yüksek meblağlar söz konusuysa, bir avukata veya mali müşavire danışmak en doğrusudur. Küçük bir hata, büyük maddi kayıplara yol açabilir.

Sıkça Sorulan Sorular​


İcra takibinde faiz hesaplaması hangi tarihten başlar?​

Faiz hesaplaması, borcun temerrüde düştüğü tarihten itibaren başlar. Vade belirli ise vade tarihi, vade belirsiz ise ihtarnamenin süresinin bittiği tarih esas alınır. Mahkeme kararlarında ise kararın kesinleştiği tarih faiz başlangıcıdır.

Yasal faiz mi yoksa avans faizi mi kullanmalıyım?​

Bu, alacağın niteliğine bağlıdır. Ticari işlemlerde avans faizi, ticari olmayan işlemlerde yasal faiz uygulanır. Sözleşmede aksi belirtilmişse sözleşme faizi geçerlidir. Ticari işletmeler arasındaki alacaklar ticari sayılır.

İcra takibine itiraz edilirse faiz işlemeye devam eder mi?​

Evet, itiraz halinde takip durur ancak faiz işlemeye devam eder. İtirazın iptali veya kaldırılması ile takip devam eder. Dava sürecinde de faiz birikir ve kararın kesinleşmesiyle birlikte tüm faiz tahsil edilir.

Kısmi ödemelerde faiz nasıl hesaplanır?​

Kısmi ödeme yapıldığında, önce işlemiş faiz, kalan kısım ise anaparaya mahsup edilir. Mahsup işlemi sonrası kalan anapara için yeni faiz hesaplanır. Bu yönteme "faizden anaparaya mahsup" denir ve Kanunen bu şekilde uygulanır.

Faiz oranı yıllık mı aylık mı hesaplanır?​

Türk hukukunda faiz oranları yıllık olarak belirtilir. Hesaplama yapılırken yıllık oran, günlük veya aylık esas üzerinden oranlanmaz. Formülde yıllık oran ve gün sayısı kullanılır. Aylık faiz oranı ancak sözleşmede açıkça belirtilmişse geçerlidir.

İcra dosyasında faiz hesaplamasını kim yapar?​

Öncelikle alacaklı veya avukatı tarafından takip talebinde belirtilir. İcra müdürlüğü itiraz durumunda veya mahkeme kararı gerektiğinde bilirkişi atar. UYAP modülü otomatik hesaplama yapabilir ancak nihai hesaplama genellikle bilirkişi tarafından yapılır.

Zamanaşımı faizi durdurur mu?​

Hayır, faiz işlemesi zamanaşımını durdurmaz. Ancak takip yapıldıktan sonra zamanaşımı kesilir. Faiz alacağı da anapara ile birlikte aynı zamanaşımı süresine tabidir. Bu nedenle faiz alacağı için de süreye dikkat edilmelidir.

Sonuç​


İcra takibinde faiz hesaplaması, basit bir matematik işlemi gibi görünse de arkasında karmaşık hukuki kurallar ve güncel ekonomik veriler barındırır. Doğru bir hesaplama için faiz türü, başlangıç tarihi, güncel faiz oranları ve sözleşme şartları gibi birçok unsurun bir arada değerlendirilmesi gerekir. Yanlış hesaplanan bir faiz, takibin uzamasına, itirazlara ve hatta dava sürecine yol açabilir. Bu nedenle, hem alacaklıların hem de borçluların bu konuyu iyi anlaması, olası mağduriyetlerin önüne geçecektir.

Günümüzde UYAP gibi dijital araçların varlığı, faiz hesaplamasını kolaylaştırmış olsa da, insan hatasını tamamen ortadan kaldırmaz. Özellikle uzun süreli takiplerde, faiz oranlarının değişimi ve kısmi ödemeler gibi durumlar dikkatle takip edilmelidir. Sonuç olarak, icra takibinde faiz hesaplaması, profesyonellik ve dikkat gerektiren bir süreçtir. Eğer bu konuda tereddüt yaşıyorsanız, bir hukuk danışmanına başvurmak en akıllıca yol olacaktır. Unutmayın, doğru hesaplanan bir faiz, hakkınızı tam olarak almanızı sağlarken, hatalı hesaplama sizi hem zaman hem de para kaybına uğratabilir.
 
Geri