ObsidianLagoon
Kayıtlı Kullanıcı
İlamsız icra takibinde faiz hesaplaması, alacaklıların en çok kafa karışıklığı yaşadığı konuların başında gelir. Bir alacağın tahsili için icra takibi başlatmak çoğu zaman yeterli olmaz; doğru faiz oranını, faiz başlangıç tarihini ve hesaplama yöntemini bilmek, alacağın eksiksiz tahsil edilmesi için hayati önem taşır. Özellikle ticari işlerde faiz oranları yıllık %24 ile %48 arasında değişebilirken, bu oranları bilmeden yapılan bir takip, ciddi maddi kayıplara yol açabilir.
Peki ilamsız icra takibinde faiz nasıl hesaplanır? Aslında bu sorunun cevabı, takibin dayanağına göre değişir. Eğer bir sözleşmeden kaynaklanan alacak söz konusuysa sözleşmedeki faiz oranı esas alınır. Ancak sözleşmede faiz oranı belirtilmemişse veya alacak haksız fiilden kaynaklanıyorsa, o zaman yasal faiz oranları devreye girer. Bu noktada 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, hem yasal faiz hem de temerrüt faizi oranlarını belirler. Günümüzde yıllık yasal faiz oranı %9 iken, ticari işlerde uygulanan avans faiz oranı ise Merkez Bankası tarafından her ay güncellenir ve şu an itibarıyla %48 civarındadır.
İlamsız icra takibi, alacaklı tarafından bir mahkeme kararına (ilama) dayanmaksızın başlatılan icra takibidir. Bu takip türünde alacaklının, borçluya bir ödeme emri göndermesiyle süreç başlar. Borçlu 7 gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Faiz hesaplaması ise bu takibin en kritik unsurlarından biridir çünkü faiz, alacağın asıl miktarının yanında talep edilebilen ek bir alacak kalemidir.
Faiz, iki ana kategoriye ayrılır: sözleşme faizi ve kanuni faiz. Sözleşme faizi, tarafların serbest iradesiyle belirledikleri orandır ancak bu oran, Türk Ticaret Kanunu'na göre ticari işlerde sınırsız değildir; aşırı faiz durumunda mahkeme müdahalesi söz konusu olabilir. Kanuni faiz ise 3095 sayılı Kanun'da düzenlenir ve iki türlüdür: yasal faiz (adi işlerde uygulanır, yıllık %9) ve avans faizi (ticari işlerde uygulanır, değişken oranlı). Hangi faiz türünün uygulanacağı, alacağın niteliğine göre belirlenir.
İlamsız icra takibinde faiz türünü belirleyen en önemli faktör, alacağın kaynağıdır. Eğer alacak bir sözleşmeden doğuyorsa, öncelikle sözleşmede kararlaştırılan faiz oranına bakılır. Örneğin, bir ticari satış sözleşmesinde "gecikme halinde aylık %5 faiz uygulanır" şeklinde bir madde varsa, bu oran esas alınır. Ancak bu oranın fahiş olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Yargıtay, ticari işlerde dahi sözleşme faizinin yıllık %100'ü aşması halinde bu oranı fahiş kabul edebilmektedir.
Sözleşmede faiz oranı belirtilmemişse veya alacak haksız fiilden (örneğin trafik kazası sonucu araç hasarı) ya da sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanıyorsa, o zaman kanuni faiz oranı uygulanır. Adi işlerde yasal faiz (yıllık %9) geçerliyken, ticari işlerde avans faizi uygulanır. Ticari iş kavramı, Türk Ticaret Kanunu'na göre bir işletmeyle ilgili olan her türlü işlemdir. Örneğin, bir esnafın mal aldığı tedarikçiye olan borcu ticari iştir, ancak iki arkadaş arasındaki ödünç para ilişkisi adi iştir ve yasal faiz uygulanır.
Faiz başlangıç tarihi, hesaplamanın en hassas noktalarından biridir. Genel kural olarak faiz, borçlunun temerrüde düştüğü tarihten itibaren işlemeye başlar. Temerrüt, borcun muaccel hale gelmesine rağmen borçlunun ödeme yapmaması durumudur. Eğer sözleşmede belirli bir vade varsa, vade tarihinde ödeme yapılmamasıyla birlikte temerrüt gerçekleşir. Sözleşmede vade yoksa, alacaklının borçluya gönderdiği ihtarname ile temerrüt tarihi belirlenir.
İlamsız icra takibinde ise faiz başlangıç tarihi, takip talebi tarihi veya daha önceki bir ihtarname tarihi olabilir. Örneğin, bir faturanın ödenmemesi durumunda fatura tarihinden itibaren değil, faturada belirtilen vade tarihinden itibaren faiz işletilebilir. Ancak uygulamada çoğu alacaklı, takip talebi tarihine kadar işlemiş faizi hesaplayı...hesaplayı talep eder. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, takip talebinde faiz başlangıç tarihinin açıkça belirtilmesidir. Aksi halde icra müdürlüğü faizi takip tarihinden itibaren işletebilir ve bu durum alacaklı aleyhine sonuç doğurabilir.
Temerrüt faizi ile yasal faiz kavramları sıkça karıştırılır. Yasal faiz, borcun vadesinde ödenmemesi durumunda değil, daha çok borcun doğası gereği uygulanan bir faiz türüdür. Örneğin, bir kira sözleşmesinde kira bedelinin ödenmemesi halinde işleyecek faiz temerrüt faizidir. Oysa yasal faiz, örneğin bir mahkeme kararıyla hükmedilen tazminatın faizidir. Her ikisi de 3095 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmiş olsa da oranları ve uygulama koşulları farklılık gösterir.
Temerrüt faizi, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesiyle işlemeye başlar. Ticari işlerde temerrüt faizi olarak avans faizi uygulanırken, adi işlerde yasal faiz uygulanır. Önemli bir ayrım da şudur: Temerrüt faizi için borçlunun kusuru aranmaz; borcun muaccel olması ve ödenmemesi yeterlidir. Yasal faiz ise bazen kusur şartına bağlanabilir (örneğin haksız fiil tazminatında faiz, olay tarihinden itibaren işler). Bu ayrımı bilmek, icra takibinde doğru faiz türünü talep etmek için elzemdir.
Faiz hesaplaması basit faiz veya bileşik faiz yöntemiyle yapılabilir. Ancak Türk hukuk sisteminde ilamsız icra takiplerinde genellikle basit faiz yöntemi kullanılır. Bileşik faiz (faize faiz işletilmesi) ancak kanunda açıkça belirtilen hallerde veya tarafların sözleşmede kararlaştırması halinde mümkündür. Basit faiz formülü şöyledir: Faiz = Anapara x Faiz Oranı x Gün Sayısı / 36.500 (yıllık % üzerinden ise) veya / 36.000 (aylık % üzerinden ise).
Örneğin, 10.000 TL anapara için yıllık %48 avans faizi ile 90 günlük bir gecikme olduğunu varsayalım. Faiz hesabı: 10.000 x 48 x 90 / 36.500 = 1.183,56 TL olur. Bu hesaplamada gün sayısının doğru belirlenmesi kritiktir. Faiz başlangıcı ile faiz bitiş tarihi arasındaki gün farkı hesaplanırken, başlangıç günü dahil edilir, bitiş günü ise genellikle dahil edilmez. Ayrıca artık yıllarda (Şubat 29 gün) bu durum dikkate alınmalıdır. Uygulamada birçok icra dairesi ve avukat, hazır faiz hesaplama programları veya UYAP üzerinden otomatik hesaplama yapmaktadır.
Avans faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her ay açıklanan kısa vadeli avans işlemlerine uygulanan faiz oranıdır. Bu oran, Merkez Bankası’nın politika faizi değişikliklerine paralel olarak sık sık güncellenir. Örneğin, 2024 yılında politika faizinin yükselmesiyle avans faiz oranı %48’e kadar çıkmıştır. Bu durum, ticari alacaklılar için avantajlı olsa da borçlular için ciddi bir yük anlamına gelir.
İcra takibi başlatılırken hangi tarihteki faiz oranının uygulanacağı da önemlidir. Genel kural, faizin işlemeye başladığı tarihteki oranın uygulanmasıdır. Ancak faiz oranı dönem içinde değişmişse, her dönem için ayrı ayrı hesaplama yapılması gerekir. Bu, özellikle uzun süreli alacaklarda karmaşık bir hal alabilir. Örneğin, 2021 yılında doğan bir alacak için 2021’de %19 olan avans faizi, 2024’te %48’e yükselmiştir; bu durumda her yıl için ayrı oranlar kullanılarak faiz hesaplanmalıdır.
Borçlu, takip sırasında kısmi ödemeler yapabilir. Bu durumda faiz hesaplaması daha karmaşık hale gelir. Borçlar Kanunu’na göre, kısmi ödemeler öncelikle faize, ardından anaparaya mahsup edilir. Yani borçlu 1.000 TL ödediğinde, bu tutar öncelikle işlemiş faizden düşülür, kalanı varsa anaparadan indirilir. Mahsup sırasına dikkat edilmezse, faiz hesaplaması yanlış yapılabilir ve bu da icra takibinin iptaline veya itiraza uğramasına yol açabilir.
Örneğin, 10.000 TL anapara ve 2.000 TL işlemiş faiz olan bir takipte borçlu 3.000 TL öderse, önce 2.000 TL faiz düşülür, kalan 1.000 TL anaparadan indirilir. Böylece anapara 9.000 TL’ye düşer. Daha sonra yeni dönem faizi, bu 9.000 TL üzerinden hesaplanır. Bu nedenle icra takibi sırasında her ödemenin tarihi ve miktarı kaydedilmeli, mahsup işlemi düzenli olarak yapılmalıdır. Aksi halde alacaklı, fazla faiz talep ederek borçlunun itirazına maruz kalabilir.
1. Takip talebinde faiz türünü ve başlangıç tarihini açıkça belirtin. “Faiz başlangıcı 01.01.2023, yıllık %48 avans faizi” gibi net ifadeler kullanın.
2. Sözleşmeniz varsa, faiz maddesini mutlaka kontrol edin ve oranın güncel mevzuata uygun olup olmadığını teyit edin. Aşırı faiz oranları Yargıtay tarafından düzeltilebilir.
3. Faiz hesaplaması yaparken gün sayısını doğru alın. Takvim yılına ve artık yıllara dikkat edin; 36.500 veya 36.000 bölenini kullanın.
4. Kısmi ödemelerde mahsup sırasını unutmayın: önce faiz, sonra anapara. Bu kuralı aksatan hesaplamalar icra mahkemesinde iptal edilebilir.
5. Avans faizi oranı aylık değiştiği için alacak dönemi boyunca her ayın oranını ayrı ayrı kullanın veya bir hesaplama programından yardım alın.
6. İhtarname göndermek, temerrüt faizine esas olacak kesin bir başlangıç tarihi oluşturur. İhtarnamenin tebliğ tarihini belgelendirin.
7. İcra takibi öncesi faiz hesaplamasını mutlaka bir uzmana (avukat veya yeminli mali müşavir) yaptırın. Yanlış hesaplama, takibin durmasına ve vekalet ücreti kaybına neden olabilir.
8. Ticari işlerde sözleşmeye “temerrüt faizi oranı avans faizinin iki katıdır” gibi bir madde koymak hukuken geçerlidir ancak aşırılık denetimine tabidir.
9. Alacak birden fazla kalemden oluşuyorsa (anapara, faiz, masraf) her birini ayrı ayrı hesaplayıp takip talebinde gösterin. Toplu bir rakam yazmak kabul edilmez.
10. Faiz hesaplamasında UYAP’ın otomatik modülünü kullanın; ancak modülün güncel faiz oranlarını kullanıp kullanmadığını kontrol edin.
İlamsız icra takibinde faiz hesaplaması, dikkat ve özen gerektiren bir süreçtir. Yanlış bir oran veya başlangıç tarihi, tüm takibi çökme noktasına getirebilir. Bu nedenle alacaklıların, faiz hesaplamasını bir uzmana danışarak yapması veya en azından güncel mevzuatı yakından takip etmesi gerekir. Sözleşme faizi varsa buna uygun hareket etmek, yoksa ticari iş avans faizi veya adi iş yasal faizi arasında doğru seçimi yapmak, alacağın eksiksiz tahsil edilmesinin anahtarıdır.
Unutulmamalıdır ki faiz, alacaklının en doğal hakkıdır ancak bu hakkın kullanımı belirli kurallara tabidir. Günlük faiz hesaplamalarında kullanılan bölen (36.500 veya 36.000), mahsup sırası ve artık yıl gibi teknik detaylar büyük fark yaratır. Tüm bu unsurları dikkate alarak hazırlanan bir icra takibi, hem zamandan hem de paradan tasarruf sağlar. Son olarak, her somut olay kendi içinde değerlendirilmeli ve mutlaka bir hukuk danışmanına başvurulmalıdır.
Peki ilamsız icra takibinde faiz nasıl hesaplanır? Aslında bu sorunun cevabı, takibin dayanağına göre değişir. Eğer bir sözleşmeden kaynaklanan alacak söz konusuysa sözleşmedeki faiz oranı esas alınır. Ancak sözleşmede faiz oranı belirtilmemişse veya alacak haksız fiilden kaynaklanıyorsa, o zaman yasal faiz oranları devreye girer. Bu noktada 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, hem yasal faiz hem de temerrüt faizi oranlarını belirler. Günümüzde yıllık yasal faiz oranı %9 iken, ticari işlerde uygulanan avans faiz oranı ise Merkez Bankası tarafından her ay güncellenir ve şu an itibarıyla %48 civarındadır.
Temel Kavramlar ve Tanım
İlamsız icra takibi, alacaklı tarafından bir mahkeme kararına (ilama) dayanmaksızın başlatılan icra takibidir. Bu takip türünde alacaklının, borçluya bir ödeme emri göndermesiyle süreç başlar. Borçlu 7 gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Faiz hesaplaması ise bu takibin en kritik unsurlarından biridir çünkü faiz, alacağın asıl miktarının yanında talep edilebilen ek bir alacak kalemidir.
Faiz, iki ana kategoriye ayrılır: sözleşme faizi ve kanuni faiz. Sözleşme faizi, tarafların serbest iradesiyle belirledikleri orandır ancak bu oran, Türk Ticaret Kanunu'na göre ticari işlerde sınırsız değildir; aşırı faiz durumunda mahkeme müdahalesi söz konusu olabilir. Kanuni faiz ise 3095 sayılı Kanun'da düzenlenir ve iki türlüdür: yasal faiz (adi işlerde uygulanır, yıllık %9) ve avans faizi (ticari işlerde uygulanır, değişken oranlı). Hangi faiz türünün uygulanacağı, alacağın niteliğine göre belirlenir.
İlamsız İcra Takibinde Faiz Türleri ve Hangi Durumlarda Hangi Faiz Uygulanır
İlamsız icra takibinde faiz türünü belirleyen en önemli faktör, alacağın kaynağıdır. Eğer alacak bir sözleşmeden doğuyorsa, öncelikle sözleşmede kararlaştırılan faiz oranına bakılır. Örneğin, bir ticari satış sözleşmesinde "gecikme halinde aylık %5 faiz uygulanır" şeklinde bir madde varsa, bu oran esas alınır. Ancak bu oranın fahiş olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Yargıtay, ticari işlerde dahi sözleşme faizinin yıllık %100'ü aşması halinde bu oranı fahiş kabul edebilmektedir.
Sözleşmede faiz oranı belirtilmemişse veya alacak haksız fiilden (örneğin trafik kazası sonucu araç hasarı) ya da sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanıyorsa, o zaman kanuni faiz oranı uygulanır. Adi işlerde yasal faiz (yıllık %9) geçerliyken, ticari işlerde avans faizi uygulanır. Ticari iş kavramı, Türk Ticaret Kanunu'na göre bir işletmeyle ilgili olan her türlü işlemdir. Örneğin, bir esnafın mal aldığı tedarikçiye olan borcu ticari iştir, ancak iki arkadaş arasındaki ödünç para ilişkisi adi iştir ve yasal faiz uygulanır.
Faiz Başlangıç Tarihi Nasıl Belirlenir?
Faiz başlangıç tarihi, hesaplamanın en hassas noktalarından biridir. Genel kural olarak faiz, borçlunun temerrüde düştüğü tarihten itibaren işlemeye başlar. Temerrüt, borcun muaccel hale gelmesine rağmen borçlunun ödeme yapmaması durumudur. Eğer sözleşmede belirli bir vade varsa, vade tarihinde ödeme yapılmamasıyla birlikte temerrüt gerçekleşir. Sözleşmede vade yoksa, alacaklının borçluya gönderdiği ihtarname ile temerrüt tarihi belirlenir.
İlamsız icra takibinde ise faiz başlangıç tarihi, takip talebi tarihi veya daha önceki bir ihtarname tarihi olabilir. Örneğin, bir faturanın ödenmemesi durumunda fatura tarihinden itibaren değil, faturada belirtilen vade tarihinden itibaren faiz işletilebilir. Ancak uygulamada çoğu alacaklı, takip talebi tarihine kadar işlemiş faizi hesaplayı...hesaplayı talep eder. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, takip talebinde faiz başlangıç tarihinin açıkça belirtilmesidir. Aksi halde icra müdürlüğü faizi takip tarihinden itibaren işletebilir ve bu durum alacaklı aleyhine sonuç doğurabilir.
Temerrüt Faizi ile Yasal Faiz Arasındaki Farklar
Temerrüt faizi ile yasal faiz kavramları sıkça karıştırılır. Yasal faiz, borcun vadesinde ödenmemesi durumunda değil, daha çok borcun doğası gereği uygulanan bir faiz türüdür. Örneğin, bir kira sözleşmesinde kira bedelinin ödenmemesi halinde işleyecek faiz temerrüt faizidir. Oysa yasal faiz, örneğin bir mahkeme kararıyla hükmedilen tazminatın faizidir. Her ikisi de 3095 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmiş olsa da oranları ve uygulama koşulları farklılık gösterir.
Temerrüt faizi, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesiyle işlemeye başlar. Ticari işlerde temerrüt faizi olarak avans faizi uygulanırken, adi işlerde yasal faiz uygulanır. Önemli bir ayrım da şudur: Temerrüt faizi için borçlunun kusuru aranmaz; borcun muaccel olması ve ödenmemesi yeterlidir. Yasal faiz ise bazen kusur şartına bağlanabilir (örneğin haksız fiil tazminatında faiz, olay tarihinden itibaren işler). Bu ayrımı bilmek, icra takibinde doğru faiz türünü talep etmek için elzemdir.
Faiz Hesaplamasında Kullanılan Yöntemler ve Formüller
Faiz hesaplaması basit faiz veya bileşik faiz yöntemiyle yapılabilir. Ancak Türk hukuk sisteminde ilamsız icra takiplerinde genellikle basit faiz yöntemi kullanılır. Bileşik faiz (faize faiz işletilmesi) ancak kanunda açıkça belirtilen hallerde veya tarafların sözleşmede kararlaştırması halinde mümkündür. Basit faiz formülü şöyledir: Faiz = Anapara x Faiz Oranı x Gün Sayısı / 36.500 (yıllık % üzerinden ise) veya / 36.000 (aylık % üzerinden ise).
Örneğin, 10.000 TL anapara için yıllık %48 avans faizi ile 90 günlük bir gecikme olduğunu varsayalım. Faiz hesabı: 10.000 x 48 x 90 / 36.500 = 1.183,56 TL olur. Bu hesaplamada gün sayısının doğru belirlenmesi kritiktir. Faiz başlangıcı ile faiz bitiş tarihi arasındaki gün farkı hesaplanırken, başlangıç günü dahil edilir, bitiş günü ise genellikle dahil edilmez. Ayrıca artık yıllarda (Şubat 29 gün) bu durum dikkate alınmalıdır. Uygulamada birçok icra dairesi ve avukat, hazır faiz hesaplama programları veya UYAP üzerinden otomatik hesaplama yapmaktadır.
Ticari İşlerde Avans Faizi Oranının Güncellenmesi ve Etkileri
Avans faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her ay açıklanan kısa vadeli avans işlemlerine uygulanan faiz oranıdır. Bu oran, Merkez Bankası’nın politika faizi değişikliklerine paralel olarak sık sık güncellenir. Örneğin, 2024 yılında politika faizinin yükselmesiyle avans faiz oranı %48’e kadar çıkmıştır. Bu durum, ticari alacaklılar için avantajlı olsa da borçlular için ciddi bir yük anlamına gelir.
İcra takibi başlatılırken hangi tarihteki faiz oranının uygulanacağı da önemlidir. Genel kural, faizin işlemeye başladığı tarihteki oranın uygulanmasıdır. Ancak faiz oranı dönem içinde değişmişse, her dönem için ayrı ayrı hesaplama yapılması gerekir. Bu, özellikle uzun süreli alacaklarda karmaşık bir hal alabilir. Örneğin, 2021 yılında doğan bir alacak için 2021’de %19 olan avans faizi, 2024’te %48’e yükselmiştir; bu durumda her yıl için ayrı oranlar kullanılarak faiz hesaplanmalıdır.
Kısmi Ödemelerde Faiz Hesaplaması ve Mahsup Sırası
Borçlu, takip sırasında kısmi ödemeler yapabilir. Bu durumda faiz hesaplaması daha karmaşık hale gelir. Borçlar Kanunu’na göre, kısmi ödemeler öncelikle faize, ardından anaparaya mahsup edilir. Yani borçlu 1.000 TL ödediğinde, bu tutar öncelikle işlemiş faizden düşülür, kalanı varsa anaparadan indirilir. Mahsup sırasına dikkat edilmezse, faiz hesaplaması yanlış yapılabilir ve bu da icra takibinin iptaline veya itiraza uğramasına yol açabilir.
Örneğin, 10.000 TL anapara ve 2.000 TL işlemiş faiz olan bir takipte borçlu 3.000 TL öderse, önce 2.000 TL faiz düşülür, kalan 1.000 TL anaparadan indirilir. Böylece anapara 9.000 TL’ye düşer. Daha sonra yeni dönem faizi, bu 9.000 TL üzerinden hesaplanır. Bu nedenle icra takibi sırasında her ödemenin tarihi ve miktarı kaydedilmeli, mahsup işlemi düzenli olarak yapılmalıdır. Aksi halde alacaklı, fazla faiz talep ederek borçlunun itirazına maruz kalabilir.
Uzman Önerileri ve İpuçları
1. Takip talebinde faiz türünü ve başlangıç tarihini açıkça belirtin. “Faiz başlangıcı 01.01.2023, yıllık %48 avans faizi” gibi net ifadeler kullanın.
2. Sözleşmeniz varsa, faiz maddesini mutlaka kontrol edin ve oranın güncel mevzuata uygun olup olmadığını teyit edin. Aşırı faiz oranları Yargıtay tarafından düzeltilebilir.
3. Faiz hesaplaması yaparken gün sayısını doğru alın. Takvim yılına ve artık yıllara dikkat edin; 36.500 veya 36.000 bölenini kullanın.
4. Kısmi ödemelerde mahsup sırasını unutmayın: önce faiz, sonra anapara. Bu kuralı aksatan hesaplamalar icra mahkemesinde iptal edilebilir.
5. Avans faizi oranı aylık değiştiği için alacak dönemi boyunca her ayın oranını ayrı ayrı kullanın veya bir hesaplama programından yardım alın.
6. İhtarname göndermek, temerrüt faizine esas olacak kesin bir başlangıç tarihi oluşturur. İhtarnamenin tebliğ tarihini belgelendirin.
7. İcra takibi öncesi faiz hesaplamasını mutlaka bir uzmana (avukat veya yeminli mali müşavir) yaptırın. Yanlış hesaplama, takibin durmasına ve vekalet ücreti kaybına neden olabilir.
8. Ticari işlerde sözleşmeye “temerrüt faizi oranı avans faizinin iki katıdır” gibi bir madde koymak hukuken geçerlidir ancak aşırılık denetimine tabidir.
9. Alacak birden fazla kalemden oluşuyorsa (anapara, faiz, masraf) her birini ayrı ayrı hesaplayıp takip talebinde gösterin. Toplu bir rakam yazmak kabul edilmez.
10. Faiz hesaplamasında UYAP’ın otomatik modülünü kullanın; ancak modülün güncel faiz oranlarını kullanıp kullanmadığını kontrol edin.
Sıkça Sorulan Sorular
İlamsız icra takibinde faiz talep etmek zorunlu mudur?
Hayır, faiz talep etmek zorunlu değildir. Alacaklı, sadece anapara ve masraflarla takip başlatabilir. Ancak faiz talep edilmezse, bu haktan vazgeçilmiş sayılmaz; daha sonra ayrı bir dava ile faiz istenebilir. Uygulamada, alacaklılar genellikle işlemiş faizi de takip talebine ekler.Takip talebinde faiz oranını yanlış yazarsam ne olur?
Yanlış faiz oranı yazılması halinde icra müdürlüğü talebi reddedebilir veya doğru oranı re’sen uygulayabilir. Ancak bu durum itiraza yol açar. En doğrusu, oranı sözleşmeye veya kanuna uygun şekilde yazmaktır.Sözleşmede faiz oranı yoksa hangi faiz uygulanır?
Sözleşmede faiz oranı yoksa, alacağın niteliğine göre; adi işlerde yıllık %9 yasal faiz, ticari işlerde ise avans faizi uygulanır. Ticari iş olup olmadığı Türk Ticaret Kanunu’na göre belirlenir.İcra takibinden sonra borçlu ödeme yaparsa faiz yeniden hesaplanır mı?
Evet, her ödeme sonrası kalan anapara ve işlemiş faiz yeniden hesaplanır. Ödemeler mahsup edilir ve bakiye üzerinden faiz işlemeye devam eder.Faiz hesaplaması için hangi programları kullanabilirim?
UYAP’ın kendi faiz hesaplama modülü en güvenilir olanıdır. Ayrıca birçok avukatlık ofisi ve mali müşavir, Excel tabloları veya özel yazılımlar kullanır. Ücretsiz online hesaplama araçları da mevcuttur ancak doğruluğu kontrol edilmelidir.Temerrüt faizi ile gecikme faizi aynı şey midir?
Evet, çoğu zaman aynı anlamda kullanılır. Temerrüt faizi, borçlunun temerrüde düşmesiyle işleyen faizdir. Gecikme faizi de aynı durumu ifade eder. Kanunda temerrüt faizi terimi kullanılır.Sonuç
İlamsız icra takibinde faiz hesaplaması, dikkat ve özen gerektiren bir süreçtir. Yanlış bir oran veya başlangıç tarihi, tüm takibi çökme noktasına getirebilir. Bu nedenle alacaklıların, faiz hesaplamasını bir uzmana danışarak yapması veya en azından güncel mevzuatı yakından takip etmesi gerekir. Sözleşme faizi varsa buna uygun hareket etmek, yoksa ticari iş avans faizi veya adi iş yasal faizi arasında doğru seçimi yapmak, alacağın eksiksiz tahsil edilmesinin anahtarıdır.
Unutulmamalıdır ki faiz, alacaklının en doğal hakkıdır ancak bu hakkın kullanımı belirli kurallara tabidir. Günlük faiz hesaplamalarında kullanılan bölen (36.500 veya 36.000), mahsup sırası ve artık yıl gibi teknik detaylar büyük fark yaratır. Tüm bu unsurları dikkate alarak hazırlanan bir icra takibi, hem zamandan hem de paradan tasarruf sağlar. Son olarak, her somut olay kendi içinde değerlendirilmeli ve mutlaka bir hukuk danışmanına başvurulmalıdır.