QuartzMelody
Kayıtlı Kullanıcı
Bir senedin sahte olduğunu iddia etmek, bunu mahkemede kanıtlamak kadar kolay değildir. Çoğu zaman tek bir imzanın biçimi, kağıdın dokusu, yazı karakteri ya da mürekkebin yıpranma derecesi, binlerce liralık bir borcun gerçek olup olmadığını belirler. Peki elinizdeki senedin sahte olduğunu düşünüyorsanız ne yapmalısınız? İşte tam bu noktada hukuk, grafoloji ve adli bilimler devreye girer. Sahte senet iddiası, yalnızca bir avukat tutup dava açmakla çözülmez; arkasında sağlam bir bilimsel delil zinciri, doğru başvuru yöntemleri ve zamanında atılmış adımlar gerekir.
Bu makalede sahte senet kavramını en temelinden alıp, mahkemede geçerli ispat yöntemlerini, bilirkişi incelemelerini, sık yapılan hataları ve en çok merak edilen soruları ele alacağız. Amacımız yalnızca bilgilendirmek değil, elinizde sahte bir senet varsa nereden başlamanız gerektiğine dair somut bir yol haritası sunmak.
[HEAD
Sahte senet kavramı, yalnızca hukuki bir sorun değil, aynı zamanda kişisel itibar ve maddi kayıplarla doğrudan bağlantılıdır. Türk Ticaret Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında sahte senet düzenlemek veya kullanmak ağır yaptırımlara tabidir. Ancak önemli olan, mağduriyetin ispatlanmasıdır. Mahkemeler genellikle “senet metninde ve imzada ayrı ayrı inceleme” yapar. Bu incelemeler sırasında grafoloji (el yazısı bilimi) ve adli belge inceleme uzmanlarından yararlanılır. İşte bu noktada, senedin hangi kalemle, hangi mürekkeple, hangi tarihte yazıldığı, imzanın baskı kuvveti, kağıdın katlanma izleri gibi mikro detaylar hayati önem taşır.
Somut bir örnek vermek gerekirse: İstanbul’da görülen bir davada, sanık el yazısıyla yazılmış bir senetteki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş ancak metnin sonradan eklendiğini iddia etmiştir. Bilirkişi, yazıcı mürekkebi ile imza mürekkebinin farklı kimyasal bileşimlere sahip olduğunu, ayrıca imza üzerine yazılan rakamların mürekkep akışının imzayı kesintiye uğrattığını tespit etmiştir. Bu sayede mahkeme, senedin tahrifata uğradığına hükmetmiştir. Görüldüğü gibi, sahte senet ispatı çoğu zaman bilimsel verilere dayanır ve avukatın yönlendirmesiyle doğru deliller toplanmazsa ispat mümkün olmayabilir.
Mahkemelerde sıklıkla başvurulan bir yöntem de “ultraviyole ışık” altında incelemedir. Tahrifat yapılan bölgelerde mürekkep farklılığı, kağıdın yıpranması veya kazıma izleri UV ışık altında net bir şekilde görülebilir. Ayrıca, “mikroskobik inceleme” sayesinde yazıcı kalem ucu izi, mürekkep akışı ve kağıt liflerindeki hasar tespit edilebilir. Örneğin, bir senetteki rakam sonradan eklenmişse, yeni mürekkep eski mürekkebe göre farklı bir kimyasal reaksiyon gösterir ve bu da laboratuvar ortamında ortaya çıkarılır.
Ancak bu incelemelerin güvenilir olması için senedin aslının korunması gerekir. Fotokopi veya tarama üzerinden yapılan incelemeler genellikle yetersiz kalır. Bu nedenle, sahte senet şüphesi olan kişilerin senedin aslını saklaması, üzerine herhangi bir ekleme veya çıkarma yapmaması hayati önem taşır. Ayrıca, imzanın atıldığı döneme ait başka belgeler (örneğin aynı dönemde atılmış diğer imzalar) karşılaştırma için uzmana teslim edilmelidir.
Mevcut bir imzanın üzerine oynama ise daha sinsi bir yöntemdir. Örneğin, alacaklı, borçlunun attığı imzanın yanına başka bir kelime veya rakam ekleyerek senedin kapsamını genişletebilir. Ya da imzanın bir kısmını silip yeniden yazabilir. Bu tür tahrifatlar, özellikle imzanın hemen yanındaki metin bölümlerinde meydana gelir. Bilirkişi, imzayı çevreleyen yazıların mürekkep yapısını, yazıcı kalem tipini ve yazı akışının sürekliliğini inceleyerek tahrifatı ortaya çıkarır.
Bir başka yaygın yöntem ise “karbon kopya” veya “fotokopi üzerine imza”dır. Bazı kişiler, orijinal bir senedin fotokopisini çekip imzayı fotokopi üzerine atar ve ardından “bu benim imzam değil” diyerek inkâr eder. Ancak fotokopi üzerindeki imza, toner tabakasının üzerine yazıldığı için kağıda nüfuz etmez. Uzman mikroskop altında bu farkı hemen tespit eder. Kısacası, imza tahrifatı ne kadar ustaca yapılırsa yapılsın, modern adli tekniklerle ortaya çıkarılması mümkündür.
Bu tür tahrifatları tespit etmek için adli belge inceleme uzmanları şu yöntemleri kullanır: optik büyütme ve stereomikroskopi, kimyasal analiz (örneğin mürekkebin çözücü testi), dijital görüntüleme ve spektral analiz. Özellikle “ESDA” (Electrostatic Detection Apparatus) cihazı, kağıt üzerindeki silinmiş yazıların izlerini ortaya çıkarabilir. Bu cihaz, kağıda elektrostatik bir yük uygulayarak silinen mürekkep parçacıklarının bıraktığı boşlukları görünür hale getirir.
Somut bir vaka: Bir tüccar, senedin üzerindeki “20.000 TL” rakamını “120.000 TL” yapmak için rakamların arasına “1” eklemiştir. Bilirkişi, yeni eklenen “1” rakamının mürekkep yapısının diğer rakamlardan farklı olduğunu, ayrıca bu rakamın kağıda baskı kuvvetinin farklı olduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, senedin tahrifata uğradığına karar vermiştir. Bu örnek, metin tahrifatının ne kadar kolay yapılabildiğini ancak adli inceleme ile ne kadar kolay ortaya çıkarılabildiğini göstermektedir.
Bilirkişi raporunun hazırlanması için senedin aslı, karşılaştırma belgeleri ve tarafların el yazısı örnekleri gereklidir. Mahkeme, taraflardan belirli bir tarihte, belirli bir metni yazmalarını isteyerek “mukayese imzaları” alır. Bu imzalar, şüpheli imza ile karşılaştırılır. Ayrıca, senedin düzenlendiği tarihe yakın başka belgeler (banka dekontu, sözleşme, dilekçe) varsa bunlar da karşılaştırmaya dahil edilir.
Ancak bilirkişi raporu her zaman kesin sonuç vermeyebilir. Özellikle eski tarihli senetlerde mürekkep ve kağıt analizi zorlaşabilir. Ayrıca, bazı bilirkişiler yetersiz kalabilir. Bu durumda ikinci bir bilirkişi incelemesi
talep edilebilir. Bu durumda mahkeme, genellikle Adli Tıp Kurumu’nun ilgili ihtisas dairesine veya bir üniversitenin adli bilimler bölümüne başvurarak ikinci bir rapor hazırlatır. İki rapor arasında çelişki varsa, mahkeme üçüncü bir bilirkişi görevlendirebilir. Bilirkişi raporunun mahkeme sürecindeki etkisi büyüktür; ancak hâkim, raporla bağlı değildir ve kanaatine göre karar verebilir. Yine de uygulamada, bilimsel verilere dayanan bir bilirkişi raporunun aksine karar verilmesi oldukça nadirdir.
Delil tespiti, sahte senet iddiasının ispatında en etkili yöntemlerden biridir. Mahkemeden, henüz dava açılmadan önce bilirkişi incelemesi yapılmasını talep edebilirsiniz. Bu sayede senedin mevcut hali korunur ve tahrifat yapılması engellenir. Ayrıca, delil tespiti sırasında alınan bilirkişi raporu, asıl davada güçlü bir delil olarak kullanılabilir. Özellikle senedin fiziksel olarak kötü durumda olduğu veya tahrifat riski taşıdığı durumlarda delil tespiti hayati önem taşır.
Hukuki strateji olarak, sahte senet iddiasını sadece bir savunma değil, aynı zamanda bir karşı dava olarak da kullanabilirsiniz. Örneğin, alacaklı size karşı icra takibi başlatmışsa, icra mahkemesinde imzaya itiraz edebilir ve aynı zamanda asliye ticaret mahkemesinde menfi tespit davası açabilirsiniz. Menfi tespit davası, borçlu olmadığınızın mahkeme kararıyla belirlenmesini sağlar. Ayrıca, sahte senet düzenleyen kişi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Türk Ceza Kanunu’nun 204. maddesi uyarınca resmi belgede sahtecilik suçu, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
2. İmza atarken her zaman aynı kalemi kullanmayın: Farklı kalemlerle atılan imzalar, karşılaştırma yapmayı zorlaştırır. Ancak bu, sahte senet iddiasında aleyhinize kullanılabilir. Bu nedenle, önemli belgelerde mümkün olduğunca standart bir kalem kullanın.
3. Senet metnini okumadan imzalamayın: En basit ama en etkili önlem budur. Borç miktarı, vade tarihi ve faiz oranını dikkatlice kontrol edin.
4. Şüpheli durumlarda hemen bir avukata danışın: Sahte senet iddiasında zamanında hukuki destek almak, delillerin kaybolmasını önler ve doğru stratejiyi belirlemenizi sağlar.
5. Karşılaştırma belgelerini toplayın: Aynı döneme ait başka belgelerdeki imzalarınızı ve el yazılarınızı saklayın. Bu belgeler, bilirkişi incelemesinde hayati önem taşır.
6. İmzanızın fotoğrafını çekin: Özellikle büyük meblağlı senetlerde, imza anında telefonunuzla imzanın yakın plan fotoğrafını çekmek, ileride karşılaştırma yapmak için faydalı olabilir.
7. Senet üzerinde herhangi bir değişiklik yapmayın: Senedi silmek, katlamak, üzerine yazı yazmak gibi işlemler, adli incelemeyi zorlaştırır ve aleyhinize delil oluşturabilir.
8. Tanık bulmaya çalışın: Senedin düzenlendiği anda yanınızda bulunan bir tanık, iddianızı güçlendirebilir. Ancak tanık ifadesi tek başına yeterli değildir; bilirkişi raporuyla desteklenmelidir.
9. İcra takibine itiraz edin: Eğer sahte bir senetle icra takibi başlatılmışsa, 7 gün içinde icra mahkemesine itiraz etmezseniz takip kesinleşir. Bu süreyi kaçırmayın.
10. Suç duyurusunda bulunmaktan çekinmeyin: Sahte senet düzenleyen kişi hakkında savcılığa suç duyurusu yapmak, hem cezai yaptırım sağlar hem de hukuk davasında elinizi güçlendirir.
Bu makalede sahte senet kavramını en temelinden alıp, mahkemede geçerli ispat yöntemlerini, bilirkişi incelemelerini, sık yapılan hataları ve en çok merak edilen soruları ele alacağız. Amacımız yalnızca bilgilendirmek değil, elinizde sahte bir senet varsa nereden başlamanız gerektiğine dair somut bir yol haritası sunmak.
[HEAD
Temel Kavramlar ve Tanım
Sahte senet, bir borç ilişkisini belgelemek amacıyla düzenlenen kambiyo senedinin (bono, emre muharrer senet, çek) gerçekte var olmayan bir borç için, tarafların iradesi dışında veya hileli yollarla oluşturulmasıdır. Bu tanımın içinde iki temel durum saklıdır: ya senet tamamen hayalidir (hiçbir borç yokken düzenlenir) ya da mevcut bir senet üzerinde değişiklik yapılır (tahrifat). Örneğin, bir arkadaşınızdan 5.000 TL borç alıp senedi imzaladığınızı varsayalım. Bir süre sonra alacaklı, senedin üzerindeki rakamı 50.000 TL’ye çevirirse ortada bir tahrifat var demektir. Ya da hiç tanımadığınız bir kişi, sizin imzanızı taklit ederek bir senet düzenlerse bu tamamen sahte bir senettir.Sahte senet kavramı, yalnızca hukuki bir sorun değil, aynı zamanda kişisel itibar ve maddi kayıplarla doğrudan bağlantılıdır. Türk Ticaret Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında sahte senet düzenlemek veya kullanmak ağır yaptırımlara tabidir. Ancak önemli olan, mağduriyetin ispatlanmasıdır. Mahkemeler genellikle “senet metninde ve imzada ayrı ayrı inceleme” yapar. Bu incelemeler sırasında grafoloji (el yazısı bilimi) ve adli belge inceleme uzmanlarından yararlanılır. İşte bu noktada, senedin hangi kalemle, hangi mürekkeple, hangi tarihte yazıldığı, imzanın baskı kuvveti, kağıdın katlanma izleri gibi mikro detaylar hayati önem taşır.
Somut bir örnek vermek gerekirse: İstanbul’da görülen bir davada, sanık el yazısıyla yazılmış bir senetteki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş ancak metnin sonradan eklendiğini iddia etmiştir. Bilirkişi, yazıcı mürekkebi ile imza mürekkebinin farklı kimyasal bileşimlere sahip olduğunu, ayrıca imza üzerine yazılan rakamların mürekkep akışının imzayı kesintiye uğrattığını tespit etmiştir. Bu sayede mahkeme, senedin tahrifata uğradığına hükmetmiştir. Görüldüğü gibi, sahte senet ispatı çoğu zaman bilimsel verilere dayanır ve avukatın yönlendirmesiyle doğru deliller toplanmazsa ispat mümkün olmayabilir.
Sahte Senet İspatında Adli Belge İncelemesi ve Grafoloji
Adli belge incelemesi, sahte senet davalarının bel kemiğidir. Bu inceleme, senedin fiziksel özelliklerinden yazı karakterine, imzanın biçiminden kağıdın yaşına kadar birçok unsuru kapsar. Grafoloji ise el yazısının bilimsel analizidir. Her insanın yazı stili, harf eğimi, basınç derecesi, boşluk kullanımı gibi benzersiz özellikler taşır. Uzman grafoloji uzmanları, bu özellikleri karşılaştırarak bir imzanın ya da metnin gerçekten belirtilen kişi tarafından yazılıp yazılmadığını belirler.Mahkemelerde sıklıkla başvurulan bir yöntem de “ultraviyole ışık” altında incelemedir. Tahrifat yapılan bölgelerde mürekkep farklılığı, kağıdın yıpranması veya kazıma izleri UV ışık altında net bir şekilde görülebilir. Ayrıca, “mikroskobik inceleme” sayesinde yazıcı kalem ucu izi, mürekkep akışı ve kağıt liflerindeki hasar tespit edilebilir. Örneğin, bir senetteki rakam sonradan eklenmişse, yeni mürekkep eski mürekkebe göre farklı bir kimyasal reaksiyon gösterir ve bu da laboratuvar ortamında ortaya çıkarılır.
Ancak bu incelemelerin güvenilir olması için senedin aslının korunması gerekir. Fotokopi veya tarama üzerinden yapılan incelemeler genellikle yetersiz kalır. Bu nedenle, sahte senet şüphesi olan kişilerin senedin aslını saklaması, üzerine herhangi bir ekleme veya çıkarma yapmaması hayati önem taşır. Ayrıca, imzanın atıldığı döneme ait başka belgeler (örneğin aynı dönemde atılmış diğer imzalar) karşılaştırma için uzmana teslim edilmelidir.
İmza Tahrifatı ve Yöntemleri
İmza tahrifatı, sahte senetlerin en yaygın türüdür. Burada iki temel senaryo vardır: birincisi, tamamen taklit imza; ikincisi, mevcut bir imzanın üzerine oynama. Taklit imzalar genellikle gözle görülür farklılıklar taşır. Örneğin, imzanın akıcılığı bozuktur, harfler arasında doğal olmayan kesintiler vardır veya imzanın başlangıç ve bitiş noktalarındaki baskı kuvveti tutarsızdır. Uzmanlar bu farklılıkları tespit etmek için imzanın dinamik özelliklerini inceler: hız, ritim, basınç değişimi ve yön değişimleri.Mevcut bir imzanın üzerine oynama ise daha sinsi bir yöntemdir. Örneğin, alacaklı, borçlunun attığı imzanın yanına başka bir kelime veya rakam ekleyerek senedin kapsamını genişletebilir. Ya da imzanın bir kısmını silip yeniden yazabilir. Bu tür tahrifatlar, özellikle imzanın hemen yanındaki metin bölümlerinde meydana gelir. Bilirkişi, imzayı çevreleyen yazıların mürekkep yapısını, yazıcı kalem tipini ve yazı akışının sürekliliğini inceleyerek tahrifatı ortaya çıkarır.
Bir başka yaygın yöntem ise “karbon kopya” veya “fotokopi üzerine imza”dır. Bazı kişiler, orijinal bir senedin fotokopisini çekip imzayı fotokopi üzerine atar ve ardından “bu benim imzam değil” diyerek inkâr eder. Ancak fotokopi üzerindeki imza, toner tabakasının üzerine yazıldığı için kağıda nüfuz etmez. Uzman mikroskop altında bu farkı hemen tespit eder. Kısacası, imza tahrifatı ne kadar ustaca yapılırsa yapılsın, modern adli tekniklerle ortaya çıkarılması mümkündür.
Senet Metninde Tahrifat: Rakam ve Yazı Oynamaları
Senet metninde tahrifat, genellikle borç miktarını artırmak veya vade tarihini değiştirmek amacıyla yapılır. Bu tahrifat türünde, var olan yazılar silinir, üzerine yeni yazılar eklenir veya rakamlar değiştirilir. Örneğin, “10.000 TL” yazılı bir senede “1” rakamının önüne “5” eklenerek “510.000 TL” yapılabilir. Ya da “15 Mayıs” olan vade tarihi, “15 Haziran” olarak değiştirilebilir.Bu tür tahrifatları tespit etmek için adli belge inceleme uzmanları şu yöntemleri kullanır: optik büyütme ve stereomikroskopi, kimyasal analiz (örneğin mürekkebin çözücü testi), dijital görüntüleme ve spektral analiz. Özellikle “ESDA” (Electrostatic Detection Apparatus) cihazı, kağıt üzerindeki silinmiş yazıların izlerini ortaya çıkarabilir. Bu cihaz, kağıda elektrostatik bir yük uygulayarak silinen mürekkep parçacıklarının bıraktığı boşlukları görünür hale getirir.
Somut bir vaka: Bir tüccar, senedin üzerindeki “20.000 TL” rakamını “120.000 TL” yapmak için rakamların arasına “1” eklemiştir. Bilirkişi, yeni eklenen “1” rakamının mürekkep yapısının diğer rakamlardan farklı olduğunu, ayrıca bu rakamın kağıda baskı kuvvetinin farklı olduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, senedin tahrifata uğradığına karar vermiştir. Bu örnek, metin tahrifatının ne kadar kolay yapılabildiğini ancak adli inceleme ile ne kadar kolay ortaya çıkarılabildiğini göstermektedir.
Bilirkişi Raporu ve Mahkeme Süreci
Sahte senet iddiasıyla açılan davalarda, mahkeme genellikle bir bilirkişi atar. Bu bilirkişi, genellikle adli tıp kurumundan veya üniversitelerin adli bilimler bölümlerinden seçilir. Bilirkişi raporu, mahkeme için bağlayıcı olmasa da büyük ölçüde belirleyicidir. Rapor; senedin fiziksel durumu, imza analizi, metin bütünlüğü, mürekkep ve kağıt incelemesi gibi bölümlerden oluşur.Bilirkişi raporunun hazırlanması için senedin aslı, karşılaştırma belgeleri ve tarafların el yazısı örnekleri gereklidir. Mahkeme, taraflardan belirli bir tarihte, belirli bir metni yazmalarını isteyerek “mukayese imzaları” alır. Bu imzalar, şüpheli imza ile karşılaştırılır. Ayrıca, senedin düzenlendiği tarihe yakın başka belgeler (banka dekontu, sözleşme, dilekçe) varsa bunlar da karşılaştırmaya dahil edilir.
Ancak bilirkişi raporu her zaman kesin sonuç vermeyebilir. Özellikle eski tarihli senetlerde mürekkep ve kağıt analizi zorlaşabilir. Ayrıca, bazı bilirkişiler yetersiz kalabilir. Bu durumda ikinci bir bilirkişi incelemesi
talep edilebilir. Bu durumda mahkeme, genellikle Adli Tıp Kurumu’nun ilgili ihtisas dairesine veya bir üniversitenin adli bilimler bölümüne başvurarak ikinci bir rapor hazırlatır. İki rapor arasında çelişki varsa, mahkeme üçüncü bir bilirkişi görevlendirebilir. Bilirkişi raporunun mahkeme sürecindeki etkisi büyüktür; ancak hâkim, raporla bağlı değildir ve kanaatine göre karar verebilir. Yine de uygulamada, bilimsel verilere dayanan bir bilirkişi raporunun aksine karar verilmesi oldukça nadirdir.
Zamanaşımı, Delil Tespiti ve Hukuki Stratejiler
Sahte senet davalarında zaman kritik bir faktördür. Türk Ticaret Kanunu’na göre, bir bonoya dayalı alacak davası, vade tarihinden itibaren 3 yıl içinde açılmalıdır. Ancak sahtelik iddiası, bu süre içinde veya daha sonra ileri sürülebilir. Önemli olan, senedin sahte olduğunu öğrendiğiniz andan itibaren gecikmeden harekete geçmektir. Zira gecikme, delillerin kaybolmasına veya bozulmasına yol açabilir. Özellikle senedin üzerindeki mürekkep, kağıt ve diğer fiziksel özellikler zamanla değişime uğrayabilir.Delil tespiti, sahte senet iddiasının ispatında en etkili yöntemlerden biridir. Mahkemeden, henüz dava açılmadan önce bilirkişi incelemesi yapılmasını talep edebilirsiniz. Bu sayede senedin mevcut hali korunur ve tahrifat yapılması engellenir. Ayrıca, delil tespiti sırasında alınan bilirkişi raporu, asıl davada güçlü bir delil olarak kullanılabilir. Özellikle senedin fiziksel olarak kötü durumda olduğu veya tahrifat riski taşıdığı durumlarda delil tespiti hayati önem taşır.
Hukuki strateji olarak, sahte senet iddiasını sadece bir savunma değil, aynı zamanda bir karşı dava olarak da kullanabilirsiniz. Örneğin, alacaklı size karşı icra takibi başlatmışsa, icra mahkemesinde imzaya itiraz edebilir ve aynı zamanda asliye ticaret mahkemesinde menfi tespit davası açabilirsiniz. Menfi tespit davası, borçlu olmadığınızın mahkeme kararıyla belirlenmesini sağlar. Ayrıca, sahte senet düzenleyen kişi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Türk Ceza Kanunu’nun 204. maddesi uyarınca resmi belgede sahtecilik suçu, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Uzman Önerileri ve İpuçları
1. Senedin aslını saklayın ve kopyalamayın: Fotokopi veya tarama üzerinden yapılan incelemeler genellikle yetersiz kalır. Senedin aslını, mümkünse şeffaf bir dosyada, ısı ve nemden uzak bir yerde muhafaza edin.2. İmza atarken her zaman aynı kalemi kullanmayın: Farklı kalemlerle atılan imzalar, karşılaştırma yapmayı zorlaştırır. Ancak bu, sahte senet iddiasında aleyhinize kullanılabilir. Bu nedenle, önemli belgelerde mümkün olduğunca standart bir kalem kullanın.
3. Senet metnini okumadan imzalamayın: En basit ama en etkili önlem budur. Borç miktarı, vade tarihi ve faiz oranını dikkatlice kontrol edin.
4. Şüpheli durumlarda hemen bir avukata danışın: Sahte senet iddiasında zamanında hukuki destek almak, delillerin kaybolmasını önler ve doğru stratejiyi belirlemenizi sağlar.
5. Karşılaştırma belgelerini toplayın: Aynı döneme ait başka belgelerdeki imzalarınızı ve el yazılarınızı saklayın. Bu belgeler, bilirkişi incelemesinde hayati önem taşır.
6. İmzanızın fotoğrafını çekin: Özellikle büyük meblağlı senetlerde, imza anında telefonunuzla imzanın yakın plan fotoğrafını çekmek, ileride karşılaştırma yapmak için faydalı olabilir.
7. Senet üzerinde herhangi bir değişiklik yapmayın: Senedi silmek, katlamak, üzerine yazı yazmak gibi işlemler, adli incelemeyi zorlaştırır ve aleyhinize delil oluşturabilir.
8. Tanık bulmaya çalışın: Senedin düzenlendiği anda yanınızda bulunan bir tanık, iddianızı güçlendirebilir. Ancak tanık ifadesi tek başına yeterli değildir; bilirkişi raporuyla desteklenmelidir.
9. İcra takibine itiraz edin: Eğer sahte bir senetle icra takibi başlatılmışsa, 7 gün içinde icra mahkemesine itiraz etmezseniz takip kesinleşir. Bu süreyi kaçırmayın.
10. Suç duyurusunda bulunmaktan çekinmeyin: Sahte senet düzenleyen kişi hakkında savcılığa suç duyurusu yapmak, hem cezai yaptırım sağlar hem de hukuk davasında elinizi güçlendirir.