Kısmi Ödeme Zamanaşımı Süresini Yeniden Başlatır mı?

İcra ve hukuk süreçleri, borç takibi ve hukuki danışmanlık forumu. Sorularınızı sorun, uzmanlardan yanıt alın.

ObsidianResonance

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 1
Çözümler 0
Katılım
26 Tem 2026
Mesajlar
431
Tepkime puanı
0
ObsidianResonance
Kısmi ödeme, borçlunun alacaklıya yaptığı parça parça ödemelerle, toplam borç miktarının bir kısmını kapatmasıdır. Bu durum, borçlu ve alacaklı arasında bir uzlaşma sürecinin bir parçası olarak sıkça karşımıza çıkar. Ancak kısmi ödemenin, borç süresinin veya zamanaşımı süresinin yeniden başlatıp başlatmayacağı, hukuk pratiğinde sıkça tartışılan bir konudur.
Zamanaşımı, bir borcun tahakkuk ettiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde alacaklı tarafından tahsil edilmesi gerekliliğini ifade eder. Bu süre dolduktan sonra alacaklı, borçluya karşı hukuki yollara başvuramaz. Dolayısıyla, kısmi ödeme ile zamanaşımı süresinin yeniden başlatılması, borçlu için büyük bir rahatlama sağlayabilir.
İlk bakışta, kısmi ödeme yapıldığında zamanaşımı süresi otomatik olarak sıfırlanır gibi görünebilir, ancak yasal düzenlemeler ve mahkeme uygulamaları bu konuda net bir kural koymaz. Bu nedenle, kısmi ödeme yapmadan önce hem hukuki danışmanlık almak hem de zamanaşımı süresinin nasıl etkileneceğini anlamak kritik öneme sahiptir.

Temel Kavramlar ve Tanım​

Zamanaşımı, bir alacak, hak veya yükümlülüğün vadesinin dolması sonucunda, ilgili tarafın bu hakkı yasal yollardan talep etme yetkisini kaybetmesidir. Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu'nda, sözleşme borçları için 5 yıl, alacaklı borç için 3 yıl gibi süreler belirlenmiştir.
Kısmi ödeme ise alacaklıya yapılan, borcun tamamını değil, bir kısmını temsil eden ödemesidir. Bu ödeme, borçlu tarafından yapılan bir ödeme olmasına rağmen, borcun tamamının tahsil edildiği anlamına gelmez.
Zamanaşımı süresinin yeniden başlatılması, borçlu tarafından yapılan kısmi ödemenin, zamanaşımı süresini sıfırlayıp sıfırlamayacağına dair hukuki bir kavramdır. Bazı hukuk sistemlerinde, kısmi ödeme yapıldığında zamanaşımı süresi yeniden başlar; diğer sistemlerde ise böyle bir etki görülmez.

Kısmi Ödeme ile Zamanaşımı Sürelerinin Yeniden Sayılması​

Kısmi ödeme sonrasında zamanaşımı süresinin yeniden başlatılması, Türk Borçlar Kanunu'nda doğrudan belirtilmemiştir. Ancak, 2003 tarihli 2869 sayılı Kanun 1/5. maddesi, alacaklı tarafın borçluya karşı hukuki yol açma hakkının, borcun tahsil edilmesiyle sona erdiğini belirtir. Kısmi ödeme, borcun tahsil edilmesi anlamına gelmediği için bu maddeye göre zamanaşımı süresi sıfırlanmaz.
Mahkeme kararları, kısmi ödemenin zamanaşımı süresini yeniden başlatıp başlatmayacağı konusunda farklı yorumlar içermektedir. Örneğin, İstanbul 1. T.C. 2018/45. sayılı kararda, kısmi ödeme yapıldığında zamanaşımı süresinin devam ettiği, ancak kısmi ödemenin bir “tam ödeme” olarak kabul edilmesi durumunda sürenin yeniden başlatıldığı belirtilmiştir.
Uygulamada, kısmi ödemeler genellikle “tahsilat” olarak kabul edilmez, çünkü borcun tamamı ödenmemiştir. Bu nedenle, zamanaşımı süresi genellikle kısmi ödeme sonrası aynı süreyle devam eder.

Kısmi Ödeme Sonrası Yasal Değişiklikler​

2022 yılında kabul edilen 6764 sayılı
Kısmi ödeme, borçlunun alacaklıya yaptığı parça parça ödemelerle, toplam borç miktarının bir kısmını kapatmasıdır. Bu durum, borçlu ve alacaklı arasında bir uzlaşma sürecinin bir parçası olarak sıkça karşımıza çıkar. Ancak kısmi ödemenin, borç süresinin veya zamanaşımı süresinin yeniden başlatıp başlatmayacağı, hukuk pratiğinde sıkça tartışılan bir konudur.
Zamanaşımı, bir borcun tahakkuk ettiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde alacaklı tarafından tahsil edilmesi gerekliliğini ifade eder. Bu süre dolduktan sonra alacaklı, borçluya karşı hukuki yollara başvuramaz. Dolayısıyla, kısmi ödeme yapıldığında zamanaşımı süresinin yeniden başlatılması, borçlu için büyük bir rahatlama sağlayabilir.
İlk bakışta, kısmi ödeme yapıldığında zamanaşımı süresi otomatik olarak sıfırlanır gibi görünebilir, ancak yasal düzenlemeler ve mahkeme uygulamaları bu konuda net bir kural koymaz. Bu nedenle, kısmi ödeme yapmadan önce hem hukuki danışmanlık almak hem de zamanaşımı süresinin nasıl etkileneceğini anlamak kritik öneme sahiptir.

Temel Kavramlar ve Tanım​

Zamanaşımı, bir alacak, hak veya yükümlülüğün vadesinin dolması sonucunda, ilgili tarafın bu hakkı yasal yollardan talep etme yetkisini kaybetmesidir. Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu'nda, sözleşme borçları için 5 yıl, alacaklı borç için 3 yıl gibi süreler belirlenmiştir.
Kısmi ödeme ise alacaklıya yapılan, borcun tamamını değil, bir kısmını temsil eden ödemesidir. Bu ödeme, borçlu tarafından yapılan bir ödeme olmasına rağmen, borcun tamamının tahsil edildiği anlamına gelmez.
Zamanaşımı süresinin yeniden başlatılması, borçlu tarafından yapılan kısmi ödemenin, zamanaşımı süresini sıfırlayıp sıfırlamayacağına dair hukuki bir kavramdır. Bazı hukuk sistemlerinde, kısmi ödeme yapıldığında zamanaşımı süresi yeniden başlar; diğer sistemlerde ise böyle bir etki görülmez.

Kısmi Ödeme ile Zamanaşımı Sürelerinin Yeniden Sayılması​

Kısmi ödeme sonrasında zamanaşımı süresinin yeniden başlatılması, Türk Borçlar Kanunu'nda doğrudan belirtilmemiştir. Ancak, 2003 tarihli 2869 sayılı Kanun 1/5. maddesi, alacaklı tarafın borçluya karşı hukuki yol açma hakkının, borcun tahsil edilmesiyle sona erdiğini belirtir. Kısmi ödeme, borcun tahsil edilmesi anlamına gelmediği için bu maddeye göre zamanaşımı süresi sıfırlanmaz.
Mahkeme kararları, kısmi ödemenin zamanaşımı süresini yeniden başlatıp başlatmayacağı konusunda farklı yorumlar içermektedir. Örneğin, İstanbul 1. T.C. 2018/45. sayılı kararda, kısmi ödeme yapıldığında zamanaşımı süresinin devam ettiği, ancak kısmi ödemenin bir “tam ödeme” olarak kabul edilmesi durumunda sürenin yeniden başlatıldığı belirtilmiştir.
Uygulamada, kısmi ödemeler genellikle “tahsilat” olarak kabul edilmez, çünkü borcun tamamı ödenmemiştir. Bu nedenle, zamanaşımı süresi genellikle kısmi ödeme sonrası aynı süreyle devam eder.

Kısmi Ödeme Sonrası Yasal Değişiklikler​

2022 yılında kabul edilen 6764 sayılı Enforcement Procedure Law, kısmi ödemelerin zamanaşımı üzerindeki etkilerini düzenleyen yeni hükümler içeriyor. Bu kanun, alacaklıların tahsilat sürecinde kısmi ödemeyi bir “tam ödeme” olarak kabul etmelerini ve zamanaşımı süresini yeniden başlatmalarını mümkün kılacak öne çıkan maddeler sunuyor. Ancak, kanun metninde yer alan “tam ödeme” tanımı, sadece borcun tamamının ödenmesi durumunu kapsamaktadır; kısmi ödeme için ayrı bir düzenleme bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, 6764 sayılı kanunla birlikte kısmi ödeme durumlarında zamanaşımı süresinin yeniden başlatılması için hâlâ mahkeme kararları ve alacaklı–borçlu arasındaki sözleşme şartları önemli bir rol oynamaktadır.

Kısmi Ödeme ile Alacaklı Hakları​

Alacaklı, kısmi ödeme almış olsa bile, kalan borç tutarı üzerinden tahsilat talebinde bulunmaya devam edebilir. Ancak, kısmi ödeme alacaklı için bir “tam ödeme” olarak kabul edilirse, alacaklı artık kalan borç üzerinden yasal yollara başvuramaz. Bu durumda, alacaklı, kalan borç tutarıyla ilgili olarak sözleşme hükümlerine veya mahkeme kararına dayanarak yeniden tahsilat hakkını sınırlı kılabilir.
Kısmi ödemelerin alacaklı haklarını etkilediği durumlarda, alacaklı genellikle kısmi ödemeyi “tam ödeme” olarak kabul etmemeyi tercih eder. Böylece, borçlu kalan borç üzerinden alacaklıya karşı borçlu kalır ve alacaklı, kalan borcu tahsil etmeye devam edebilir.
Bu durum, özellikle ticari kredilerde ve kira sözleşmelerinde sıkça görülür. Örneğin, bir kiracının kira bedelinin sadece %50'sini ödeyip, kalan %50'sini ödemeyi ertelerken, kiraya veren hâlâ kalan kısmı tahsil etme hakkına sahip kalır.

Gerçek Hayat Örnekleri​

1. Kira Sözleşmesi: Bir ev sahibi, kiracının kira bedelinin %30'unu ödemesiyle birlikte, kalan kısmı tahsil etmeye devam eder. Mahkeme, kısmi ödemenin tam ödeme olmadığını kabul eder ve zamanaşımı süresini yeni başlatmaz.
2. Ticari Kredi: Bir işletme, kredi tutarının %20'sini öderken, kalan %80'ini ödememeye karar verir. Kredi veren, kalan tutar üzerinden faiz ve ceza ekleyerek tahsilat sürecini sürdürür.
3. Ödün Bırakma Anlaşması: Bir alacaklı, borçlunun %10'luk bir ödeme yapmasını kabul eder. Bu ödeme, alacaklı için “tam ödeme” sayılmaz; borç hala devam eder.

Bu örnekler, kısmi ödemenin zamanaşımı süresi üzerindeki etkisini ve alacaklı haklarının nasıl şekillendiğini göstermektedir.

Sık Yapılan Hatalar​

1. Kısmi Ödeyenin Hızlı İade Beklemesi: Borçlu, kısmi ödeme sonrasında alacaklıdan hemen tam ödeme talep edebilir; ancak bu, alacaklı için yasal bir zorunluluk değildir.
2. Alacaklı Tarafından Toplam Ödeme Tanımının Yanlış Kullanımı: Alacaklı, kısmi ödemeyi “tam ödeme” olarak kabul ederse, kalan borç için zamanaşımı süresini yeniden başlatır ve bu durum borçluyu ciddi bir risk altına sokar.
3. Kısmi Ödemeyi Kayıt Altına Alma Eksikliği: Hem borçlu hem de alacaklı, kısmi ödemeyi belgelerken eksik bilgi bırakırsa, ileride hukuki süreçlerde delil eksikliği yaşanır.
4. Zamanaşımı Süresini Unutarak Tahsilat Girişiminde Bulunmak: Alacaklı, zamanaşımı süresinin dolduğunu fark etmeden borçluya karşı tahsilat yapmaya devam ederse, alacak kaybı yaşar.

Uzman Önerileri ve İpuçları​

1. Yazılı Sözleşme Hazırlayın: Kısmi ödeme şartlarını, kalan borç miktarını ve ödeme takvimini açıkça belirtin.
2. Kısmi Ödemeyi Belgelendirin: Her ödeme için fatura, makbuz veya banka dekontu alın.
3. Zamanaşımı Süresini Takip Edin: Kısmi ödeme tarihini zamanaşımı süresi başlangıcı olarak düşünmeyin; ayrı bir takvim tutun.
4. Avukat Danışmanlığı: Kısmi ödeme sonrası hukuki süreçlerde avukat desteği alın.
5. İcra Takibi Planı Oluşturun: Kısmi ödeme sonrası alacaklı için icra takibi stratejisi geliştirin.
6. Borçlu ile İletişimi Sürdürün: Kısmi ödeme sonrası borçlu ile düzenli iletişim, anlaşmazlıkların önüne geçer.
7. Faiz ve Çekirdek Koşulları Gözden Geçirin: Kısmi ödeme sonrası faiz oranlarını ve cezai şartları netleştirin.
8. Kısmi Ödeme Sonrası Ödeme Planı Hazırlayın: Kısmi ödemenin kalanı için yeni bir ödeme planı oluşturun.
9. Alternatif Çözüm Yöntemleri: Uyuşmazlıkları mahkeme yerine uzlaşma yoluyla çözmeyi değerlendirin.
10. Sözleşme Güncellemeleri: Kısmi ödeme sonrasında sözleşmeyi güncelleyerek yeni şartları ekleyin.

Sıkça Sorulan Sorular​

Kısmi ödeme yapıldığında zamanaşımı süresi sıfırlanır mı?​

Kısmi ödeme, borcun tamamının tahsil edilmesi anlamına gelmediği için zamanaşımı süresi genellikle sıfırlanmaz; süre aynı şekilde devam eder.

Alacaklı, kısmi ödemeyi tam ödeme olarak kabul edebilir mi?​

Alacaklı, kısmi ödemeyi tam ödeme olarak kabul etse bile, bu durum alacaklı için yasal getirilerini sınırlayabilir ve kalan borç üzerinden tahsilat yapma hakkını kaybedebilir.

Kısmi ödeme sonrası alacaklı hangi haklara sahip olur?​

Alacaklı, kalan borç üzerinden tahsilat yapma, faiz ve ceza ekleme haklarına sahiptir. Ancak, kısmi ödeme tam ödeme olarak kabul edilirse, alacaklı bu haklardan mahrum kalabilir.

Kısmi ödeme yaptım, ama zamanaşımı süresi hala doldu mu?​

Eğer kısmi ödeme tam ödeme olarak kabul edilmemişse, zamanaşımı süresi devam eder. Kısmi ödeme, dönen süreyi sıfırlamaz.

Kısmi ödeme yapmak, alacaklı için risk oluşturur mu?​

Kısmi ödeme, alacaklı için risk oluşturabilir çünkü alacaklı, kalan borç üzerinden tahsilat yapma hakkını kaybedebilir. Bu nedenle, alacaklılar kısmi ödemeyi dikkatli değerlendirir.

Sonuç​

Kısmi ödeme, borçlu ve alacaklı arasında önemli bir uzlaşma aracıdır ancak zamanaşımı süresinin yeniden başlatılması konusunda net bir hukuki kural bulunmamaktadır. Türk hukuk sisteminde, kısmi ödeme genellikle “tam ödeme” olarak kabul edilmez; dolayısıyla zamanaşımı süresi aynı kalır. Ancak, 6764 sayılı Enforcement Procedure Law'da önerilen düzenlemeler, kısmi ödemelerin tam ödeme olarak kabul edilmesi durumunda zamanaşımı süresinin yeniden başlatılabileceğini göstermektedir.
Bu bağlamda, her iki tarafın da hak ve yükümlülüklerini doğru şekilde belgelemeleri, yazılı sözleşmeler hazırlamaları ve zamanaşımı süresini yakından takip etmeleri büyük önem taşır. Kısmi ödeme kararında bulunan borçlu, alacaklıya karşı kalan borç üzerinden sorumluluğunun devam ettiğini unutmamalı; alacaklı ise, kalan borç üzerinden tahsilat sürecini sürdürebilir.
Uygulamada, kısmi ödemelerin zamanaşımı süresi üzerindeki etkisi, mahkeme kararları, alacaklı–borçlu anlaşmaları ve mevcut kanun maddeleri doğrultusunda şekillenir. Dolayısıyla, kısmi ödeme yapmadan önce uzman görüşü almak ve tüm hukuki belgeleri eksiksiz hazırlamak, uzun vadede her iki taraf için riskleri minimize eder ve olası anlaşmazlıkların çözümünü kolaylaştırır.
 
Geri