CoralRhythm
Kayıtlı Kullanıcı
Borç yapılandırma, milyonlarca vatandaşın ve işletmenin üzerindeki ödeme yükünü hafifleten, devletin alacaklarından vazgeçmediği ancak tahsilatı kolaylaştırdığı bir düzenleme olarak hayatımıza giriyor. Vergi dairesine, SGK’ya, belediyeye ya da bankaya borcu olan herkes, doğru şartları sağladığında bu imkândan yararlanabiliyor. Ancak her borç yapılandırılamıyor; her başvuru da otomatik olarak kabul edilmiyor. Kanunun kapsamını, başvuru koşullarını ve süreleri bilmeden yapılan başvurular, çoğu zaman hayal kırıklığıyla sonuçlanıyor.
Türkiye’de borç yapılandırma, son yirmi yılda neredeyse her iki yılda bir çıkarılan torba yasalarla gündeme geliyor. 2021’deki 7326 sayılı Kanun, 2023’teki 7440 sayılı Kanun ve Mart 2025’te kabul edilen 7565 sayılı Kanun, bu alandaki en güncel düzenlemeler arasında yer alıyor. Her yeni düzenleme, bir öncekinden farklı kapsam ve avantajlar sunuyor. Bu nedenle “kimler başvurabilir” sorusunun cevabı, hangi kanundan yararlanıldığına göre değişiyor. Doğru bilgiyle hareket eden borçlular, hem faiz yükünden kurtuluyor hem de haciz ve icra baskısından kurtulma şansı yakalıyor.
Borç yapılandırma, bir borçlunun mevcut borcunun, devlet veya finans kuruluşu tarafından yeniden düzenlenmesi anlamına gelir. Bu düzenleme; borcun ana parasının aynen ödenmesi, gecikme faizi ve cezaların silinmesi ya da azaltılması, borcun taksitlendirilmesi ve ödeme süresinin uzatılması gibi unsurları içerir. Devlet açısından amaç, tahsil edilemeyecek durumdaki alacakları tahsil edilebilir hâle getirmektir. Borçlu açısından ise amaç, ödenemez durumdaki bir yükü ödenebilir bir plana dönüştürmektir.
Yapılandırmanın en önemli özelliği, gecikme zammı ve vergi cezası gibi fer’i alacaklarda af niteliği taşımasıdır. Örneğin 100 bin TL ana para vergi borcu olan bir mükellefin, gecikme zammıyla birlikte borcu 250 bin TL’ye ulaşmış olabilir...Oysa yapılandırma kanunundan yararlandığında, gecikme zammının tamamı silinir ve borç, enflasyon oranına göre güncellenmiş hâliyle taksitlendirilir. Bu sayede borçlu, ödeyemeyeceği bir tutarı ödenebilir seviyeye çeker. Peki bu haktan kimler yararlanabilir? İşte bu sorunun cevabı, borcun türüne, borçlunun statüsüne ve kanunun koyduğu özel şartlara göre değişir. Şimdi bu şartları tek tek ve örneklerle inceleyelim.
Yapılandırmanın kapsamını anlamak için öncelikle “borçlu” kavramının geniş bir yelpazeyi içerdiğini bilmek gerekir. Gerçek kişiler (vatandaşlar), şirketler, dernekler, vakıflar, kooperatifler ve hatta kamu kurumları dahi bu düzenlemelerden yararlanabilir. Ancak her borç türü için farklı bir muhatap kurum söz konusudur. Örneğin vergi borcu için Gelir İdaresi Başkanlığı, sigorta primi için Sosyal Güvenlik Kurumu, belediye borçları için ilgili belediye başkanlığı devreye girer. Her kurumun kendi kriterleri ve başvuru şartları vardır.
Bir diğer önemli kavram da “kesinleşmiş alacak” terimidir. Yapılandırmaya tabi tutulacak borcun, idari veya yargısal olarak kesinleşmiş olması gerekir. Yani hakkında dava devam eden, itiraz süreci süren borçlar için önce sürecin tamamlanması beklenir. Ayrıca borçlunun, başvuru sırasında beyan ettiği gelirle tutarlı bir peşinat veya taksit ödeme kapasitesine sahip olması beklenir. Devlet, bu yapılandırmayı “tahsil edilebilirlik” ilkesi üzerine kurmuştur; dolayısıyla borçlunun ödeyemeyeceği bir taahhütte bulunması hâlinde yapılandırma bozulur ve borç yeniden eski hâline döner.
Vergi borçları, yapılandırma denildiğinde akla gelen ilk alacak grubudur. Gelir vergisi, kurumlar vergisi, KDV, motorlu taşıtlar vergisi ve diğer tüm vergi türlerindeki borçlar, bu kapsamda yapılandırılabilir. Başvuru yapabilmek için borcun 31 Aralık 2024 tarihinden önceki dönemlere ait olması ve bu tarih itibarıyla vadesi geçmiş bulunması gerekir. Başvuru, genellikle Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesi üzerinden ya da doğrudan vergi dairesine giderek yapılır.
Önemli bir ayrıntı, vergi borçlarında “yapılandırma hakkının” borçlunun beyanına bağlı olmasıdır. Yani vergi dairesi, borçluyu arayıp “gel yapılandır” demez; borçlunun belirtilen süre içinde başvuruda bulunması gerekir. Başvuru yapan mükellefin, peşin ödeme seçeneğini tercih etmesi hâlinde gecikme faizi yerine enflasyon oranına göre hesaplanan daha düşük bir katsayı uygulanır. Taksitli ödemeyi seçerse, taksit sayısı arttıkça hesaplanan katsayı da yükselir. Örneğin 6 taksitle ödeyen bir mükellef, 12 taksitle ödeyene göre daha az tutar öder.
Bir de vergi cezaları ve gecikme faizlerinde af niteliğindeki düzenleme bulunur. Uzlaşma yoluna gidilmemiş, kesinleşmiş vergi cezalarının, yapılandırma kapsamında ilk taksitin ödenmesi hâlinde tamamının veya bir kısmının silinmesi söz konusudur. Ancak bu hak, kaçakçılık fiillerinden doğan cezalarda sınırlıdır; 2025 yılındaki düzenlemede, kaçakçılık cezalarının belirli bir kısmı kapsam dışı bırakılmıştır. Bu nedenle başvuru öncesi bir mali müşavirden destek almak, oluşabilecek hataların önüne geçer.
Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan sigorta primi, genel sağlık sigortası primi ve işsizlik sigortası primi borçları da yapılandırma kapsamındadır. İşverenler, şirket ortakları, tarım sigortalıları ve isteğe bağlı sigortalılar bu haktan faydalanabilir. Başvuru şartı, prim borçlarının 2024 yılı ve öncesi dönemlere ait olması ve vadesinin 31 Aralık 2024 tarihinden önce geçmiş olmasıdır. SGK borçlarında da gecikme cezası ve gecikme zammı büyük oranda silinir.
İşverenler için ek bir avantaj, idari para cezalarının da bu kapsamda değerlendirilmesidir. Örneğin sigortalı bildirimi yapmadığı için kesilen idari para cezaları, yapılandırma kanunuyla birlikte büyük ölçüde indirime tabi tutulur. Ayrıca 2025 düzenlemesinde, işyerinden kaynaklı prim borçlarına ek olarak, çalışanların ödenmemiş primleri nedeniyle doğacak hizmet borçlanması talepleri de yapılandırılabiliyor. Bu sayede işçilerin emeklilik hakları korunuyor.
SGK borçlarında dikkat edilmesi gereken husus, borcun yapılandırıldıktan sonraki ödemelerin aksatılmamasıdır. Ödeme planında bir taksitin süresinde ödenmemesi, tüm yapılandırmanın bozulmasına ve birikmiş zammın yeniden borç hanesine yazılmasına yol açar. Bu nedenle SGK, taksit ödemelerinde esneklik tanısa da borçlunun takvim disiplinini kaybetmemesi gerekir. Ayrıca başvuru sırasında sistem üzerinden “borç durum belgesi” almak, güncel borç miktarını net biçimde görmeyi sağlar.
Borcunuzun bir vergi dairesine ya da SGK’ya olması şart değil. Belediyelere olan emlak vergisi, çevre temizlik vergisi ve ilan reklam vergisi borçları da yapılandırma kapsamına girer. Ayrıca belediyelere bağlı su idarelerine olan su faturası borçları ve elektrik ile doğalgaz dağıtım şirketlerine olan tüketim borçları da bu düzenlemelerden yararlanabilir. Ancak burada borcun hangi döneme ait olduğu ve hangi kurumun yetkili olduğu başvuru yapmadan önce netleştirilmelidir.
Belediye borçlarında yapılandırma, belediyenin kendi meclis kararına göre uygulanır. Kanun, belediyelere yapılandırma yapma yetkisi verir ancak belediye meclisinin bu yetkiyi kullanıp kullanmayacağına karar vermesi gerekir. Bu nedenle aynı kanun döneminde büyükşehir belediyelerinin pek çoğu yapılandırma ilan ederken, bazı ilçe belediyeleri bu hakkı kullanmayabilir. Örneğin 2025 yılında İstanbul, Ankara ve İzmir büyükşehir belediyeleri kendi yapılandırma kararlarını duyurmuş, vatandaşlara taksit imkânı sağlamıştır.
Elektrik ve doğalgaz borçlarında ise durum biraz farklıdır. Bu şirketler, özel hukuk tüzel kişisi oldukları için doğrudan devlet tarafından çıkarılan yapılandırma kanununa tabi değildir. Ancak EPDK’nın belirlediği çerçevede, dağıtım şirketleri borçlulara taksitlendirme sunabilir. Bu taksitlendirme, kanun değil şirket politikası uygulamasıdır ve faiz oranları şirketten şirkete değişir. Dolayısıyla belediye ve su borçları için devletin sunduğu avantajlar, elektrik ve doğalgaz için birebir geçerli değildir.
Bankalara olan kredi borçları ve kredi kartı ekstreleri, devletin çıkardığı yapılandırma kanunlarının kapsamı dışındadır. Bu tür borçlar, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve TCMB düzenlemeleri çerçevesinde bankaların kendi inisiyatifiyle yeniden yapılandırılır. Yani banka, borçlunun ödeme güçlüğünü değerlendirerek taksitlendirme, faiz indirimi ya da anapara öteleme gibi seçenekler sunabilir. Ancak bu tamamen bankanın ticari kararına bağlıdır; her banka aynı şartları uygulamaz.
Kredi kartı borçlarında, BDDK’nın getirdiği “kart borcunu yapılandırma” uygulaması, 2023 yılından itibaren önemli bir rahatlama sağlamıştır. Bu kapsamda, asgari ödeme tutarını ödemeyen kart sahipleri, borçlarını 36 aya kadar taksitlendirebilir. Taksitlendirme sırasında gecikme faizi yerine daha düşük bir akdi faiz uygulanır ve kart kullanımına yeniden açılır. Ancak yapılandırma yapılan kartın limiti dondurulur veya düşürülür. Bu yüzden borçlu, taksitleri ödemeden eski limitine kavuşamaz.
İhtiyaç kredileri ve taşıt kredileri için de bankalar, “borç yeniden yapılandırma” adı altında çeşitli paketler sunar. Bu paketlerde genellikle kalan taksitlerin vadesi uzatılır, aylık ödeme miktarı düşürülür. Ancak vade uzadıkça toplam geri ödeme tutarı artar. Burada en kritik nokta, yapılandırmanın banka tarafından kredi siciline (kredi notuna) etkisidir. Yapılandırma yaptığınız kredi, sistemde “yeniden yapılandırılmış” olarak göründüğünde, yeni kredi başvurularında riskli grupta değerlendirilme ihtimali doğar.
Mart 2025’te kabul edilen 7565 sayılı Kanun, borç yapılandırma alanında en kapsamlı son düzenlemedir. Bu kanun; vergi, SGK, belediye, ticaret ve tarım alanındaki borçları tek bir çatı altında toplamış, borçlulara 36 aya kadar taksit imkânı sunmuştur. Peşin ödemede, enflasyon oranı yerine daha düşük bir katsayı uygulanmıştır. Ayrıca 31 Aralık 2024 tarihinden önceki borçlar için ek süre tanınmıştır.
Kanunun getirdiği en önemli yeniliklerden biri, “küçük esnafa” özel kolaylıklardır. Esnaf ve sanatkâr kredi faizlerinden doğan borçlar, sic
sicil borçları ve oda aidatları da bu kapsamda yapılandırılabiliyor. Daha önce yapılandırmadan yararlanıp da ödeme planını bozan borçlular için de af niteliğinde bir düzenleme getirilmiştir. Örneğin 2021 veya 2023 yılında yapılandırma yapıp taksitlerini aksatan mükellefler, bu kez yeniden başvuru hakkı kazanmıştır. Ancak bu hak, yalnızca ilk iki yapılandırmanın bozulma tarihinden sonra ödenmemiş kalan tutarlar için geçerlidir. Yani borçlu, eski yapılandırması bozulduktan sonra oluşan yeni gecikme faizleri ve cezalarıyla birlikte güncel borcunu yeniden yapılandırabilir.
Kanunun kapsamı dışında kalan alacaklar da mevcuttur. Kamuya ait işyeri kira alacakları, özelleştirme kapsamındaki kuruluşlara ait borçlar ve bazı vergi cezası türleri (örneğin kaçakçılık cezasının tamamı) bu düzenlemenin dışında tutulmuştur. Ayrıca, daha önce bir yapılandırma kanunundan yararlanıp başvuru şartlarını ihlal eden ve bu ihlali 31 Aralık 2024 tarihinden önce gerçekleştiren borçlular, yeni düzenlemeden yararlanamaz. Bu istisnaları bilmek, başvuru aşamasında zaman kaybını önler ve yanlış beklentinin önüne geçer.
Yapılandırma her ne kadar geniş bir kitleye hitap etse de bazı borçlular bu haktan yararlanamaz. Öncelikle, kesinleşmiş yargı kararıyla sahtecilik veya dolandırıcılık fiili nedeniyle hüküm giymiş kişilerin vergi borçları kapsam dışındadır. Ayrıca, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında “kaçakçılık” fiilinden doğan vergi cezaları, mahkemelerce onaylanmışsa yapılandırılamaz. Bununla birlikte, kanunda belirtilen tarihten sonra doğan borçlar da kapsam dışıdır. Örneğin 2025 yılı mart ayından sonra tahakkuk eden vergi borçları, bu yapılandırma sürecinin konusu olamaz.
Bir diğer sınırlama, haciz uygulanmış taşınmazların satışıyla ilgilidir. Yapılandırma başvurusu sırasında, hakkında cebren satış kararı verilmiş ve satış işlemi tamamlanmış taşınmazların borcu, yapılandırma kapsamına alınmaz. Ancak satış kararı verilmiş fakat henüz satışı gerçekleşmemiş taşınmazlar, borçlunun başvurusu hâlinde satıştan geri çekilebilir. Bu ince ayrım, borçlunun mülkiyet hakkını korumak için kritik öneme sahiptir.
İflas erteleme veya konkordato sürecinde olan şirketler de dikkatli olmalıdır. Bu şirketler, yapılandırma kanunundan doğrudan yararlanabilse de başvuru için konkordato komiserinin onayını almak zorundadır. Komiserin onayı olmadan yapılan başvuru, idare tarafından kabul edilmez. Ayrıca, ticaret sicilinden terkin edilmiş ya da tasfiye hâlinde olan şirketlerin borçları da yapılandırma kapsamına girmez. Dolayısıyla şirket sahiplerinin, öncelikle şirketin hukuki durumunu netleştirmesi gerekir.
Yapılandırma başvurusu, ilgili idarelerin internet portalleri üzerinden e-Devlet entegrasyonuyla veya doğrudan kurumların web sitelerinden yapılabilir. Vergi borçları için Gelir İdaresi Başkanlığı’nın “Hazır Beyan” veya “İnteraktif Vergi Dairesi” ekranları kullanılır. SGK prim borçları için e-SGK üzerinden “Yapılandırma Başvuru” menüsü işletilir. Belediye borçlarında ise ilgili belediyenin beyan sistemine giriş yapılır. Başvuru sırasında borçlunun T.C. kimlik numarası, vergi kimlik numarası ve iletişim bilgileri doğrulanır.
Başvuru yapıldıktan sonra idare, borç dökümünü günceller ve borçluya bir yapılandırma ödeme planı bildirir. Bu planda, taksit tutarları, taksit sayısı, ilk taksitin ödeme tarihi ve toplam ödenecek tutar yer alır. Borçlu, bu planı kabul ederse, ödemelerini zamanında gerçekleştirmelidir. İlk taksitin ödenmemesi de yapılandırmanın bozulmasına yol açar. Ayrıca, taksitlerin aksatılması hâlinde borçluya iki aylık bir ek süre tanınır ancak bu süre içinde ödeme yapılmazsa yapılandırma iptal olur.
Başvuru sürecinde en sık yapılan hatalardan biri, borçlunun hangi borcunun yapılandırılabileceğini tam bilmemesidir. Örneğin, bir mükellefin vergi borcu hacizliyse, önce haczi kaldırmadan yapılandırma başvurusu yapması hâlinde süreç uzayabilir. Bu nedenle başvuru öncesinde güncel borç dökümünü almak ve varsa hacizleri tespit etmek gerekir. Ayrıca, birden fazla borç kalemi olanlar, tüm borçlarını tek bir yapılandırma kapsamına aldırmalıdır. Aksi hâlde yapılandırma dışında kalan borçlar için icra takibi devam eder.
1. Başvuru tarihlerini takvim tutarak not edin. Yapılandırma süreleri kanunda açıkça belirtilir ve genellikle kısa bir başvuru penceresi sunulur. Örneğin 7565 sayılı Kanun için başvuru süresi, Resmî Gazete’de yayım tarihini izleyen üç aydır. Bu süreyi kaçırdığınızda, bir sonraki düzenlemeyi beklemeniz gerekir.
2. Başvurudan önce güncel borç dökümünüzü mutlaka alın. Kurumların internet sitelerindeki borç sorgulama ekranları, borcunuzun ana para, gecikme faizi ve ceza olarak dağılımını gösterir. Bu dökümü inceleyerek hangi kalemin silineceğini önceden hesap edebilirsiniz.
3. Peşin ödeme seçeneğini mutlaka değerlendirin. Peşin ödemede enflasyon katsayısı yerine çok daha düşük bir katsayı uygulanır. Örneğin yüzde 5’lik bir katsayı ile yapılandırılan 100 bin TL borç, 105 bin TL olarak tek seferde ödenebilir. Oysa 36 taksitte bu tutar 120 bin TL’ye çıkabilir.
4. Taksit sayısını gelirinize göre seçin. Aylık ödeme kapasiteniz ne kadar düşükse, taksit sayısını o kadar uzun tutun. Ancak unutmayın ki her taksit arttığında maliyet de artar. İdeal denge, gelirinizin yüzde 30’unu geçmeyecek bir taksit tutarı belirlemektir.
5. Taksit ödemelerinizi otomatik talimatla yapın. Bankanızda düzenleyeceğiniz otomatik ödeme talimatı, taksitleri vadesinde ödemenizi garantiler. Bu, yapılandırmanın bozulma riskini ortadan kaldırır.
6. Borcunuzun tamamını mı yoksa bir kısmını mı yapılandırmak istediğinizi netleştirin. Bazı borçlular, haciz baskısı altındaki borçlarını öncelikli olarak yapılandırırken diğer borçlarını dışarıda bırakabilir. Ancak bu durumda dışarıda kalan borçlar için icra tehdidi sürer.
7. Mali müşavir veya hukuk danışmanından destek alın. Borç yapılandırma mevzuatı, her yıl değişen kanunlara bağlıdır. Bir profesyonel, hangi borcunuzun kapsama girdiğini, hangi cezanın silineceğini ve başvuru dilekçesinde nelere dikkat etmeniz gerektiğini en güncel bilgilerle aktarır.
8. Yapılandırma sonrası yeni borç oluşmasına engel olun. Yapılandırma, geçmiş borçları sildirir ancak gelecekteki vergi ve prim yükümlülüklerinizi ortadan kaldırmaz. Bu nedenle, yapılandırma süreci boyunca yeni borçlanmalar yapmamaya özen gösterin.
9. Hacizli mallarınız için ayrıca başvuru yapın. Yapılandırma başvurunuzun kabul edilmesi hâlinde, borcunuz nedeniyle konmuş hacizler kaldırılır. Ancak bu işlemin otomatik gerçekleşmesi için idareye ayrıca dilekçe vermeniz gerekebilir.
10. e-Devlet üzerinden başvuru yaptıktan sonra sonucu mutlaka yazılı olarak teyit edin. Başvurunuzun kabul edildiğini gösteren belgeyi saklayın. Telefon ile bilgi almak yeterli değildir; resmî bir belge, ileride yaşanacak uyuşmazlıklarda size hukuki güvence sağlar.
Başvurular, borcun ilgili olduğu kurumun internet sitesi üzerinden yapılır. Vergi borçları için Gelir İdaresi Başkanlığı’nın İnteraktif Vergi Dairesi, SGK prim borçları için e-SGK portalı, belediye borçları için ise ilgili belediyenin ödeme sistemleri kullanılır. Ayrıca kurumların vergi dairelerine, SGK müdürlüklerine veya belediye veznesine şahsen başvuru yapmak da mümkündür.
Başvuru sonrası idare, genellikle 15 gün içinde başvuruyu değerlendirir ve borçluyu bilgilendirir. Değerlendirme sırasında borç dökümü kontrol edilir ve ödeme planı hazırlanır. Borçlu, hazırlanan planı kabul ettiğinde, ilk taksit için kendisine tanınan süre içinde ödemesini yapar.
Yapılandırma bozulduğunda, borçlunun ödediği tutarlar yapılandırma öncesi ana borca ve gecikme zammına mahsup edilir. Kalan tutar, vadesi geçmiş borç hâline gelir ve yeniden gecikme faizi işlemeye başlar. Bu nedenle, yapılandırmayı bozmayacak bir ödeme planı oluşturmak büyük önem taşır.
Evet, 7565 sayılı Kanun ile daha önceki yapılandırmaları bozulan borçlulara yeniden başvuru hakkı tanınmıştır. Bu hak, yalnızca bozulan yapılandırmadan sonraki dönemlere ait borçlar için geçerlidir. Başvuru sırasında, eski yapılandırmanın bozulduğuna dair belgelerin sunulması gerekir.
Bankalara olan bireysel kredi ve kredi kartı borçları için kredi notu, bankanın değerlendirdiği bir kriterdir. Düşük kredi notuna sahip kişiler, bankaların sunduğu taksitlendirme seçeneklerinden yararlanabilir; ancak faiz oranları yüksek olabilir. Kamu borçları için ise kredi notu aranmaz; yapılandırma başvurusu için yalnızca borçlu olmanız ve belirtilen süreler içinde başvurmanız yeterlidir.
Borç yapılandırma, devlet ve borçlu arasında kurulan bir uzlaşma mekanizmasıdır. Bu mekanizmadan yararlanmak için borcun türüne, vadesine ve kanunun kapsamına göre değişen şartları eksiksiz yerine getirmek gerekir. Vergi borçları, SGK primleri, belediye alacakları ve banka kredileri farklı kurumların yetki ve politikalarına tabidir. Dolayısıyla “benim borcum yapılandırılabilir mi?” sorusuna doğru cevabı bulmak için öncelikle borcunuzun hangi kuruma ait olduğunu ve hangi dönemi kapsadığını netleştirmelisiniz.
Unutmayın ki yapılandırma, bir af değil bir yeniden planlamadır. Borcunuzun tamamı silinmez; yalnızca ödenmesi zor olan ek yüklerden kurtulursunuz. Bu nedenle başvuru yaparken ödeme gücünüzü dürüstçe değerlendirin. Aksi hâlde yapılandırmanın bozulması, sizi yeni bir faiz ve ceza yüküyle karşı karşıya bırakır. Doğru planlama ve profesyonel destekle, borç yükünüzü yönetilebilir seviyeye indirebilir; hem mali özgürlüğünüze kavuşabilir hem de hukuki süreçlerden kaynaklanan stresin önüne geçebilirsiniz. Bugün atacağınız doğru adımlar, yarın çok daha sağlam bir mali geleceğin temelini oluşturacaktır.
Türkiye’de borç yapılandırma, son yirmi yılda neredeyse her iki yılda bir çıkarılan torba yasalarla gündeme geliyor. 2021’deki 7326 sayılı Kanun, 2023’teki 7440 sayılı Kanun ve Mart 2025’te kabul edilen 7565 sayılı Kanun, bu alandaki en güncel düzenlemeler arasında yer alıyor. Her yeni düzenleme, bir öncekinden farklı kapsam ve avantajlar sunuyor. Bu nedenle “kimler başvurabilir” sorusunun cevabı, hangi kanundan yararlanıldığına göre değişiyor. Doğru bilgiyle hareket eden borçlular, hem faiz yükünden kurtuluyor hem de haciz ve icra baskısından kurtulma şansı yakalıyor.
Temel Kavramlar ve Tanım
Borç yapılandırma, bir borçlunun mevcut borcunun, devlet veya finans kuruluşu tarafından yeniden düzenlenmesi anlamına gelir. Bu düzenleme; borcun ana parasının aynen ödenmesi, gecikme faizi ve cezaların silinmesi ya da azaltılması, borcun taksitlendirilmesi ve ödeme süresinin uzatılması gibi unsurları içerir. Devlet açısından amaç, tahsil edilemeyecek durumdaki alacakları tahsil edilebilir hâle getirmektir. Borçlu açısından ise amaç, ödenemez durumdaki bir yükü ödenebilir bir plana dönüştürmektir.
Yapılandırmanın en önemli özelliği, gecikme zammı ve vergi cezası gibi fer’i alacaklarda af niteliği taşımasıdır. Örneğin 100 bin TL ana para vergi borcu olan bir mükellefin, gecikme zammıyla birlikte borcu 250 bin TL’ye ulaşmış olabilir...Oysa yapılandırma kanunundan yararlandığında, gecikme zammının tamamı silinir ve borç, enflasyon oranına göre güncellenmiş hâliyle taksitlendirilir. Bu sayede borçlu, ödeyemeyeceği bir tutarı ödenebilir seviyeye çeker. Peki bu haktan kimler yararlanabilir? İşte bu sorunun cevabı, borcun türüne, borçlunun statüsüne ve kanunun koyduğu özel şartlara göre değişir. Şimdi bu şartları tek tek ve örneklerle inceleyelim.
Temel Kavramlar ve Tanım
Yapılandırmanın kapsamını anlamak için öncelikle “borçlu” kavramının geniş bir yelpazeyi içerdiğini bilmek gerekir. Gerçek kişiler (vatandaşlar), şirketler, dernekler, vakıflar, kooperatifler ve hatta kamu kurumları dahi bu düzenlemelerden yararlanabilir. Ancak her borç türü için farklı bir muhatap kurum söz konusudur. Örneğin vergi borcu için Gelir İdaresi Başkanlığı, sigorta primi için Sosyal Güvenlik Kurumu, belediye borçları için ilgili belediye başkanlığı devreye girer. Her kurumun kendi kriterleri ve başvuru şartları vardır.
Bir diğer önemli kavram da “kesinleşmiş alacak” terimidir. Yapılandırmaya tabi tutulacak borcun, idari veya yargısal olarak kesinleşmiş olması gerekir. Yani hakkında dava devam eden, itiraz süreci süren borçlar için önce sürecin tamamlanması beklenir. Ayrıca borçlunun, başvuru sırasında beyan ettiği gelirle tutarlı bir peşinat veya taksit ödeme kapasitesine sahip olması beklenir. Devlet, bu yapılandırmayı “tahsil edilebilirlik” ilkesi üzerine kurmuştur; dolayısıyla borçlunun ödeyemeyeceği bir taahhütte bulunması hâlinde yapılandırma bozulur ve borç yeniden eski hâline döner.
Vergi Borçları İçin Başvuru Şartları
Vergi borçları, yapılandırma denildiğinde akla gelen ilk alacak grubudur. Gelir vergisi, kurumlar vergisi, KDV, motorlu taşıtlar vergisi ve diğer tüm vergi türlerindeki borçlar, bu kapsamda yapılandırılabilir. Başvuru yapabilmek için borcun 31 Aralık 2024 tarihinden önceki dönemlere ait olması ve bu tarih itibarıyla vadesi geçmiş bulunması gerekir. Başvuru, genellikle Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesi üzerinden ya da doğrudan vergi dairesine giderek yapılır.
Önemli bir ayrıntı, vergi borçlarında “yapılandırma hakkının” borçlunun beyanına bağlı olmasıdır. Yani vergi dairesi, borçluyu arayıp “gel yapılandır” demez; borçlunun belirtilen süre içinde başvuruda bulunması gerekir. Başvuru yapan mükellefin, peşin ödeme seçeneğini tercih etmesi hâlinde gecikme faizi yerine enflasyon oranına göre hesaplanan daha düşük bir katsayı uygulanır. Taksitli ödemeyi seçerse, taksit sayısı arttıkça hesaplanan katsayı da yükselir. Örneğin 6 taksitle ödeyen bir mükellef, 12 taksitle ödeyene göre daha az tutar öder.
Bir de vergi cezaları ve gecikme faizlerinde af niteliğindeki düzenleme bulunur. Uzlaşma yoluna gidilmemiş, kesinleşmiş vergi cezalarının, yapılandırma kapsamında ilk taksitin ödenmesi hâlinde tamamının veya bir kısmının silinmesi söz konusudur. Ancak bu hak, kaçakçılık fiillerinden doğan cezalarda sınırlıdır; 2025 yılındaki düzenlemede, kaçakçılık cezalarının belirli bir kısmı kapsam dışı bırakılmıştır. Bu nedenle başvuru öncesi bir mali müşavirden destek almak, oluşabilecek hataların önüne geçer.
SGK Prim Borçları ve Başvuru Koşulları
Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan sigorta primi, genel sağlık sigortası primi ve işsizlik sigortası primi borçları da yapılandırma kapsamındadır. İşverenler, şirket ortakları, tarım sigortalıları ve isteğe bağlı sigortalılar bu haktan faydalanabilir. Başvuru şartı, prim borçlarının 2024 yılı ve öncesi dönemlere ait olması ve vadesinin 31 Aralık 2024 tarihinden önce geçmiş olmasıdır. SGK borçlarında da gecikme cezası ve gecikme zammı büyük oranda silinir.
İşverenler için ek bir avantaj, idari para cezalarının da bu kapsamda değerlendirilmesidir. Örneğin sigortalı bildirimi yapmadığı için kesilen idari para cezaları, yapılandırma kanunuyla birlikte büyük ölçüde indirime tabi tutulur. Ayrıca 2025 düzenlemesinde, işyerinden kaynaklı prim borçlarına ek olarak, çalışanların ödenmemiş primleri nedeniyle doğacak hizmet borçlanması talepleri de yapılandırılabiliyor. Bu sayede işçilerin emeklilik hakları korunuyor.
SGK borçlarında dikkat edilmesi gereken husus, borcun yapılandırıldıktan sonraki ödemelerin aksatılmamasıdır. Ödeme planında bir taksitin süresinde ödenmemesi, tüm yapılandırmanın bozulmasına ve birikmiş zammın yeniden borç hanesine yazılmasına yol açar. Bu nedenle SGK, taksit ödemelerinde esneklik tanısa da borçlunun takvim disiplinini kaybetmemesi gerekir. Ayrıca başvuru sırasında sistem üzerinden “borç durum belgesi” almak, güncel borç miktarını net biçimde görmeyi sağlar.
Belediye, Su, Elektrik ve Doğalgaz Borçları Nasıl Yapılandırılır?
Borcunuzun bir vergi dairesine ya da SGK’ya olması şart değil. Belediyelere olan emlak vergisi, çevre temizlik vergisi ve ilan reklam vergisi borçları da yapılandırma kapsamına girer. Ayrıca belediyelere bağlı su idarelerine olan su faturası borçları ve elektrik ile doğalgaz dağıtım şirketlerine olan tüketim borçları da bu düzenlemelerden yararlanabilir. Ancak burada borcun hangi döneme ait olduğu ve hangi kurumun yetkili olduğu başvuru yapmadan önce netleştirilmelidir.
Belediye borçlarında yapılandırma, belediyenin kendi meclis kararına göre uygulanır. Kanun, belediyelere yapılandırma yapma yetkisi verir ancak belediye meclisinin bu yetkiyi kullanıp kullanmayacağına karar vermesi gerekir. Bu nedenle aynı kanun döneminde büyükşehir belediyelerinin pek çoğu yapılandırma ilan ederken, bazı ilçe belediyeleri bu hakkı kullanmayabilir. Örneğin 2025 yılında İstanbul, Ankara ve İzmir büyükşehir belediyeleri kendi yapılandırma kararlarını duyurmuş, vatandaşlara taksit imkânı sağlamıştır.
Elektrik ve doğalgaz borçlarında ise durum biraz farklıdır. Bu şirketler, özel hukuk tüzel kişisi oldukları için doğrudan devlet tarafından çıkarılan yapılandırma kanununa tabi değildir. Ancak EPDK’nın belirlediği çerçevede, dağıtım şirketleri borçlulara taksitlendirme sunabilir. Bu taksitlendirme, kanun değil şirket politikası uygulamasıdır ve faiz oranları şirketten şirkete değişir. Dolayısıyla belediye ve su borçları için devletin sunduğu avantajlar, elektrik ve doğalgaz için birebir geçerli değildir.
Banka Kredileri ve Kredi Kartı Borçlarında Yapılandırma
Bankalara olan kredi borçları ve kredi kartı ekstreleri, devletin çıkardığı yapılandırma kanunlarının kapsamı dışındadır. Bu tür borçlar, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve TCMB düzenlemeleri çerçevesinde bankaların kendi inisiyatifiyle yeniden yapılandırılır. Yani banka, borçlunun ödeme güçlüğünü değerlendirerek taksitlendirme, faiz indirimi ya da anapara öteleme gibi seçenekler sunabilir. Ancak bu tamamen bankanın ticari kararına bağlıdır; her banka aynı şartları uygulamaz.
Kredi kartı borçlarında, BDDK’nın getirdiği “kart borcunu yapılandırma” uygulaması, 2023 yılından itibaren önemli bir rahatlama sağlamıştır. Bu kapsamda, asgari ödeme tutarını ödemeyen kart sahipleri, borçlarını 36 aya kadar taksitlendirebilir. Taksitlendirme sırasında gecikme faizi yerine daha düşük bir akdi faiz uygulanır ve kart kullanımına yeniden açılır. Ancak yapılandırma yapılan kartın limiti dondurulur veya düşürülür. Bu yüzden borçlu, taksitleri ödemeden eski limitine kavuşamaz.
İhtiyaç kredileri ve taşıt kredileri için de bankalar, “borç yeniden yapılandırma” adı altında çeşitli paketler sunar. Bu paketlerde genellikle kalan taksitlerin vadesi uzatılır, aylık ödeme miktarı düşürülür. Ancak vade uzadıkça toplam geri ödeme tutarı artar. Burada en kritik nokta, yapılandırmanın banka tarafından kredi siciline (kredi notuna) etkisidir. Yapılandırma yaptığınız kredi, sistemde “yeniden yapılandırılmış” olarak göründüğünde, yeni kredi başvurularında riskli grupta değerlendirilme ihtimali doğar.
7565 Sayılı Kanun ile Gelen Yenilikler ve Kapsamı
Mart 2025’te kabul edilen 7565 sayılı Kanun, borç yapılandırma alanında en kapsamlı son düzenlemedir. Bu kanun; vergi, SGK, belediye, ticaret ve tarım alanındaki borçları tek bir çatı altında toplamış, borçlulara 36 aya kadar taksit imkânı sunmuştur. Peşin ödemede, enflasyon oranı yerine daha düşük bir katsayı uygulanmıştır. Ayrıca 31 Aralık 2024 tarihinden önceki borçlar için ek süre tanınmıştır.
Kanunun getirdiği en önemli yeniliklerden biri, “küçük esnafa” özel kolaylıklardır. Esnaf ve sanatkâr kredi faizlerinden doğan borçlar, sic
sicil borçları ve oda aidatları da bu kapsamda yapılandırılabiliyor. Daha önce yapılandırmadan yararlanıp da ödeme planını bozan borçlular için de af niteliğinde bir düzenleme getirilmiştir. Örneğin 2021 veya 2023 yılında yapılandırma yapıp taksitlerini aksatan mükellefler, bu kez yeniden başvuru hakkı kazanmıştır. Ancak bu hak, yalnızca ilk iki yapılandırmanın bozulma tarihinden sonra ödenmemiş kalan tutarlar için geçerlidir. Yani borçlu, eski yapılandırması bozulduktan sonra oluşan yeni gecikme faizleri ve cezalarıyla birlikte güncel borcunu yeniden yapılandırabilir.
Kanunun kapsamı dışında kalan alacaklar da mevcuttur. Kamuya ait işyeri kira alacakları, özelleştirme kapsamındaki kuruluşlara ait borçlar ve bazı vergi cezası türleri (örneğin kaçakçılık cezasının tamamı) bu düzenlemenin dışında tutulmuştur. Ayrıca, daha önce bir yapılandırma kanunundan yararlanıp başvuru şartlarını ihlal eden ve bu ihlali 31 Aralık 2024 tarihinden önce gerçekleştiren borçlular, yeni düzenlemeden yararlanamaz. Bu istisnaları bilmek, başvuru aşamasında zaman kaybını önler ve yanlış beklentinin önüne geçer.
Kimler Başvuramaz? İstisnalar ve Sınırlamalar
Yapılandırma her ne kadar geniş bir kitleye hitap etse de bazı borçlular bu haktan yararlanamaz. Öncelikle, kesinleşmiş yargı kararıyla sahtecilik veya dolandırıcılık fiili nedeniyle hüküm giymiş kişilerin vergi borçları kapsam dışındadır. Ayrıca, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında “kaçakçılık” fiilinden doğan vergi cezaları, mahkemelerce onaylanmışsa yapılandırılamaz. Bununla birlikte, kanunda belirtilen tarihten sonra doğan borçlar da kapsam dışıdır. Örneğin 2025 yılı mart ayından sonra tahakkuk eden vergi borçları, bu yapılandırma sürecinin konusu olamaz.
Bir diğer sınırlama, haciz uygulanmış taşınmazların satışıyla ilgilidir. Yapılandırma başvurusu sırasında, hakkında cebren satış kararı verilmiş ve satış işlemi tamamlanmış taşınmazların borcu, yapılandırma kapsamına alınmaz. Ancak satış kararı verilmiş fakat henüz satışı gerçekleşmemiş taşınmazlar, borçlunun başvurusu hâlinde satıştan geri çekilebilir. Bu ince ayrım, borçlunun mülkiyet hakkını korumak için kritik öneme sahiptir.
İflas erteleme veya konkordato sürecinde olan şirketler de dikkatli olmalıdır. Bu şirketler, yapılandırma kanunundan doğrudan yararlanabilse de başvuru için konkordato komiserinin onayını almak zorundadır. Komiserin onayı olmadan yapılan başvuru, idare tarafından kabul edilmez. Ayrıca, ticaret sicilinden terkin edilmiş ya da tasfiye hâlinde olan şirketlerin borçları da yapılandırma kapsamına girmez. Dolayısıyla şirket sahiplerinin, öncelikle şirketin hukuki durumunu netleştirmesi gerekir.
Başvuru Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yapılandırma başvurusu, ilgili idarelerin internet portalleri üzerinden e-Devlet entegrasyonuyla veya doğrudan kurumların web sitelerinden yapılabilir. Vergi borçları için Gelir İdaresi Başkanlığı’nın “Hazır Beyan” veya “İnteraktif Vergi Dairesi” ekranları kullanılır. SGK prim borçları için e-SGK üzerinden “Yapılandırma Başvuru” menüsü işletilir. Belediye borçlarında ise ilgili belediyenin beyan sistemine giriş yapılır. Başvuru sırasında borçlunun T.C. kimlik numarası, vergi kimlik numarası ve iletişim bilgileri doğrulanır.
Başvuru yapıldıktan sonra idare, borç dökümünü günceller ve borçluya bir yapılandırma ödeme planı bildirir. Bu planda, taksit tutarları, taksit sayısı, ilk taksitin ödeme tarihi ve toplam ödenecek tutar yer alır. Borçlu, bu planı kabul ederse, ödemelerini zamanında gerçekleştirmelidir. İlk taksitin ödenmemesi de yapılandırmanın bozulmasına yol açar. Ayrıca, taksitlerin aksatılması hâlinde borçluya iki aylık bir ek süre tanınır ancak bu süre içinde ödeme yapılmazsa yapılandırma iptal olur.
Başvuru sürecinde en sık yapılan hatalardan biri, borçlunun hangi borcunun yapılandırılabileceğini tam bilmemesidir. Örneğin, bir mükellefin vergi borcu hacizliyse, önce haczi kaldırmadan yapılandırma başvurusu yapması hâlinde süreç uzayabilir. Bu nedenle başvuru öncesinde güncel borç dökümünü almak ve varsa hacizleri tespit etmek gerekir. Ayrıca, birden fazla borç kalemi olanlar, tüm borçlarını tek bir yapılandırma kapsamına aldırmalıdır. Aksi hâlde yapılandırma dışında kalan borçlar için icra takibi devam eder.
Uzman Önerileri ve İpuçları
1. Başvuru tarihlerini takvim tutarak not edin. Yapılandırma süreleri kanunda açıkça belirtilir ve genellikle kısa bir başvuru penceresi sunulur. Örneğin 7565 sayılı Kanun için başvuru süresi, Resmî Gazete’de yayım tarihini izleyen üç aydır. Bu süreyi kaçırdığınızda, bir sonraki düzenlemeyi beklemeniz gerekir.
2. Başvurudan önce güncel borç dökümünüzü mutlaka alın. Kurumların internet sitelerindeki borç sorgulama ekranları, borcunuzun ana para, gecikme faizi ve ceza olarak dağılımını gösterir. Bu dökümü inceleyerek hangi kalemin silineceğini önceden hesap edebilirsiniz.
3. Peşin ödeme seçeneğini mutlaka değerlendirin. Peşin ödemede enflasyon katsayısı yerine çok daha düşük bir katsayı uygulanır. Örneğin yüzde 5’lik bir katsayı ile yapılandırılan 100 bin TL borç, 105 bin TL olarak tek seferde ödenebilir. Oysa 36 taksitte bu tutar 120 bin TL’ye çıkabilir.
4. Taksit sayısını gelirinize göre seçin. Aylık ödeme kapasiteniz ne kadar düşükse, taksit sayısını o kadar uzun tutun. Ancak unutmayın ki her taksit arttığında maliyet de artar. İdeal denge, gelirinizin yüzde 30’unu geçmeyecek bir taksit tutarı belirlemektir.
5. Taksit ödemelerinizi otomatik talimatla yapın. Bankanızda düzenleyeceğiniz otomatik ödeme talimatı, taksitleri vadesinde ödemenizi garantiler. Bu, yapılandırmanın bozulma riskini ortadan kaldırır.
6. Borcunuzun tamamını mı yoksa bir kısmını mı yapılandırmak istediğinizi netleştirin. Bazı borçlular, haciz baskısı altındaki borçlarını öncelikli olarak yapılandırırken diğer borçlarını dışarıda bırakabilir. Ancak bu durumda dışarıda kalan borçlar için icra tehdidi sürer.
7. Mali müşavir veya hukuk danışmanından destek alın. Borç yapılandırma mevzuatı, her yıl değişen kanunlara bağlıdır. Bir profesyonel, hangi borcunuzun kapsama girdiğini, hangi cezanın silineceğini ve başvuru dilekçesinde nelere dikkat etmeniz gerektiğini en güncel bilgilerle aktarır.
8. Yapılandırma sonrası yeni borç oluşmasına engel olun. Yapılandırma, geçmiş borçları sildirir ancak gelecekteki vergi ve prim yükümlülüklerinizi ortadan kaldırmaz. Bu nedenle, yapılandırma süreci boyunca yeni borçlanmalar yapmamaya özen gösterin.
9. Hacizli mallarınız için ayrıca başvuru yapın. Yapılandırma başvurunuzun kabul edilmesi hâlinde, borcunuz nedeniyle konmuş hacizler kaldırılır. Ancak bu işlemin otomatik gerçekleşmesi için idareye ayrıca dilekçe vermeniz gerekebilir.
10. e-Devlet üzerinden başvuru yaptıktan sonra sonucu mutlaka yazılı olarak teyit edin. Başvurunuzun kabul edildiğini gösteren belgeyi saklayın. Telefon ile bilgi almak yeterli değildir; resmî bir belge, ileride yaşanacak uyuşmazlıklarda size hukuki güvence sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Yapılandırma başvurusu nereye ve nasıl yapılır?
Başvurular, borcun ilgili olduğu kurumun internet sitesi üzerinden yapılır. Vergi borçları için Gelir İdaresi Başkanlığı’nın İnteraktif Vergi Dairesi, SGK prim borçları için e-SGK portalı, belediye borçları için ise ilgili belediyenin ödeme sistemleri kullanılır. Ayrıca kurumların vergi dairelerine, SGK müdürlüklerine veya belediye veznesine şahsen başvuru yapmak da mümkündür.
Yapılandırma başvurusu ne kadar sürede sonuçlanır?
Başvuru sonrası idare, genellikle 15 gün içinde başvuruyu değerlendirir ve borçluyu bilgilendirir. Değerlendirme sırasında borç dökümü kontrol edilir ve ödeme planı hazırlanır. Borçlu, hazırlanan planı kabul ettiğinde, ilk taksit için kendisine tanınan süre içinde ödemesini yapar.
Yapılandırma bozulursa ne olur?
Yapılandırma bozulduğunda, borçlunun ödediği tutarlar yapılandırma öncesi ana borca ve gecikme zammına mahsup edilir. Kalan tutar, vadesi geçmiş borç hâline gelir ve yeniden gecikme faizi işlemeye başlar. Bu nedenle, yapılandırmayı bozmayacak bir ödeme planı oluşturmak büyük önem taşır.
Daha önce yapılandırma yaptım, yeniden başvurabilir miyim?
Evet, 7565 sayılı Kanun ile daha önceki yapılandırmaları bozulan borçlulara yeniden başvuru hakkı tanınmıştır. Bu hak, yalnızca bozulan yapılandırmadan sonraki dönemlere ait borçlar için geçerlidir. Başvuru sırasında, eski yapılandırmanın bozulduğuna dair belgelerin sunulması gerekir.
Kredi notu düşük olanlar borç yapılandırabilir mi?
Bankalara olan bireysel kredi ve kredi kartı borçları için kredi notu, bankanın değerlendirdiği bir kriterdir. Düşük kredi notuna sahip kişiler, bankaların sunduğu taksitlendirme seçeneklerinden yararlanabilir; ancak faiz oranları yüksek olabilir. Kamu borçları için ise kredi notu aranmaz; yapılandırma başvurusu için yalnızca borçlu olmanız ve belirtilen süreler içinde başvurmanız yeterlidir.
Sonuç
Borç yapılandırma, devlet ve borçlu arasında kurulan bir uzlaşma mekanizmasıdır. Bu mekanizmadan yararlanmak için borcun türüne, vadesine ve kanunun kapsamına göre değişen şartları eksiksiz yerine getirmek gerekir. Vergi borçları, SGK primleri, belediye alacakları ve banka kredileri farklı kurumların yetki ve politikalarına tabidir. Dolayısıyla “benim borcum yapılandırılabilir mi?” sorusuna doğru cevabı bulmak için öncelikle borcunuzun hangi kuruma ait olduğunu ve hangi dönemi kapsadığını netleştirmelisiniz.
Unutmayın ki yapılandırma, bir af değil bir yeniden planlamadır. Borcunuzun tamamı silinmez; yalnızca ödenmesi zor olan ek yüklerden kurtulursunuz. Bu nedenle başvuru yaparken ödeme gücünüzü dürüstçe değerlendirin. Aksi hâlde yapılandırmanın bozulması, sizi yeni bir faiz ve ceza yüküyle karşı karşıya bırakır. Doğru planlama ve profesyonel destekle, borç yükünüzü yönetilebilir seviyeye indirebilir; hem mali özgürlüğünüze kavuşabilir hem de hukuki süreçlerden kaynaklanan stresin önüne geçebilirsiniz. Bugün atacağınız doğru adımlar, yarın çok daha sağlam bir mali geleceğin temelini oluşturacaktır.