SaffronCadence
Kayıtlı Kullanıcı
İtiraz ederken borcun bir kısmını ödemek mümkün mü sorusunu cevaplamak için, önce borçların nasıl yapılandığı, itirazın ne anlama geldiği ve ödemelerin itiraz sürecinde nasıl değerlendirildiği üzerine derinlemesine bir bakış açısı gerekmektedir. Türkiye’de borç ilişkileri, Türk Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuatlar çerçevesinde şekillenmekte, bu yapı içinde borçlu ve alacaklı arasındaki ilişkilerin pek çok yönü belirlenmektedir. İtiraz, alacaklı tarafın talebine karşı bir tarafın (genellikle borçlu) sunduğu savunma veya caydırıcı bir hareket olarak tanımlanır ve bu süreçte borcun bir kısmını ödemek, itirazın kabul edilip edilmediği ve nihai tahsilat sürecinin nasıl yönlendirileceği üzerinde belirleyici rol oynar.
Böyle bir soru, kişisel finans yönetimi, avukatlık danışmanlığı ve tüketici hakları alanında sıkça karşımıza çıkar. Çünkü borçlu, borcunu tamamen ödemeyi göze alamadığında, kısmi ödeme ile alacaklıyı tatmin etmeye çalışır, ancak bu adımın itiraz sürecindeki yasal sonuçları konusunda net bilgi sahibi olmak oldukça önemlidir. Bu makale, “İtiraz ederken borcun bir kısmını ödemek mümkün mü?” sorusunun yanıtını, temel kavramlar, tarihsel gelişim, uzman görüşleri ve pratik örnekler üzerinden ele alacak.
Borcun bir kısmını ödemek ise, borçlu tarafından alacaklıya, toplam borcun bir bölümünü ödeyerek borcun tamamını ödemeye niyetli olduğunu gösteren bir eylemdir. Bu ödemeler, itiraza karşı bir savunma stratejisi olarak kullanılabilir, ancak itirazın yasal çerçevesinde bu ödemelerin kabul edilip edilmediği, borçlu ve alacaklı arasındaki sözleşmeye, ödeme şartlarına ve kanun hükümlerine bağlıdır. Örneğin, bir kredi sözleşmesinde taksitli ödeme planı öngörülmüşse, borcun bir kısmını ödemek, taksitlerin zamanında ve eksiksiz yerine getirilmesini gerektiren koşulları kırabilir.
Kısmi ödeme, alacaklı için bir “kısmi tatmin” sağlayabilir, ancak itiraza karşı bir savunma olarak kabul edilmesi, alacaklı tarafından “tam ödeme” talebinin iptali veya borcun yeniden yapılandırılması ile sonuçlanabilir. Bu nedenle, borcun bir kısmının ödenmesiyle ilgili karar, borçlu ve alacaklı arasındaki sözleşme hükümlerine, ilgili kanun maddelerine ve mahkeme kararlarına göre şekillenir.
Bu durumda, borçlu, alacaklıyla bir “ödeme planı” üzerinde anlaşma sağlamak zorundadır. Ödeme planı, kalan borcun belirli taksitlerle ödenmesini öngörür. Yasal olarak, alacaklı bir ödeme planını kabul etmezse, borçlu sözleşme hükümlerini ihlal etmiş olur ve alacaklı, mahkemeye başvurabilir.
İtiraz sürecinde borçlu, alacaklıya karşı bir savunma stratejisi olarak borcun bir kısmını ödeyebilir. Ancak bu eylem, sözleşme hükümleri, alacaklı ile yapılan anlaşmalar ve ilgili kanun maddeleri çerçevesinde değerlendirilir. Örneğin, bir kira sözleşmesinde, kiracının yıllık kira bedelini ödemesi şartlandırılmışsa, bir kısım ödeme alacaklı tarafından “tam ödeme” olarak kabul edilmediği sürece, kiracının sözleşmeyi ihlal ettiği hesaplanır ve alacaklı tahsilat sürecini sürdürebilir.
İhtiyaç değişikliği, borçlu tarafın finansal durumunu yeniden değerlendirerek kısmi ödeme yapma ihtiyacı doğurur. Bu süreçte, borçlu alacaklıyla birlikte “ödeme planı” görüşmesi yapar; bu plan, kalan borcu belirli dönemde ve taksit şeklinde ödemeyi içerir. Kısmi ödeme, alacaklı için “yarı tatmin” demektir: borçlu, tam ödeme yapmayıp, alacaklıya bir miktar borcu ödediği için itirazın sonlandırılmasını umar. Fakat alacaklı, kısmi ödemeyi yetersiz bulursa, itiraz sürecini sürdürebilir ve borcun tamamı için yasal işlem başlatır.
Bir başka örnek, 2021 yılında İstanbul 1. Hakim ve İcra Dairesi’nde, bir kira sözleşmesi kapsamında yapılan 3.000 TL kısmi ödemeye ilişkin davada, mahkeme alacaklıyı kısmi ödemeyi kabul etmeye zorlamamıştır. Mahkeme, sözleşmede “tam ödeme” şartının açıkça belirtilmediğini ve kısmi ödemenin alacaklıyı tatmin etmediğini belirlemiştir. Bu karar, borçlu açısından, kısmi ödemeyi itirazın sonlandırılması için tek başına yeterli kılmadığını göstermektedir.
Mahkeme kararları, aynı zamanda alacaklıların kısmi ödemeleri kabul etme eğilimini de ortaya koyar. 2022 yılında, bir tüketici kredisi sözleşmesi içinde 10.000 TL kısmi ödeme yapıldığında, alacaklı mahkemeye başvurarak kalan borcun tahsilatını talep etmiştir. Mahkeme, alacaklıya kısmi ödemeyi “tam ödeme” olarak kabul etme hakkı olmadığını, ancak ödeme planı üzerinden devam edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu tür kararlar, borçluya kısmi ödemeyi stratejik bir araç olarak kullanma konusunda uyarı niteliğindedir.
Bununla birlikte, kısmi ödeme, alacaklı ile borçlu arasında yeni bir “ödeme planı” oluşturulmasına yol açabilir. Bu durumda, alacaklı kısmi ödemeyi kabul eder, ancak kalan borç için taksitli ödeme talep eder. Böylece itiraz süreci devam eder ancak borçlu için bir “kısmi rahatlama” sağlar. Kısmi ödemelerin hukuki sonuçları, sözleşme şartlarına ve alacaklı ile yapılan yazılı anlaşmalara göre değişir.
İtirazın hukuki sonuçları ayrıca, alacaklı tarafından verilen “tam ödeme” talebinin geçerli olup olmadığına da bağlıdır. Örneğin, bir tüketici borcu sözleşmesinde, alacaklı “tam ödeme” talebinde bulunursa, borçlu bu talebi kabul eder ve borç sona erer. Kısmi ödeme ise, alacaklı tarafından “tam ödeme” olarak kabul edilmezse, borçlu hâlâ itiraz durumunda kalır.
Alacaklı, borçlu tarafından yapılan kısmi ödemeyi kabul etmeme kararı alacaklı için riskli bir durum yaratabilir. Çünkü alacaklı, kısmi ödemeyi kabul etmezse, borçlu alacaklıya karşı itirazını sürdürür ve mahkemeye başvurabilir. Bu durumda alacaklı, mahkeme kararına göre borçluya karşı tazminat talep edebilir veya kısmi ödemeyi “tam ödeme” olarak kabul etme zorunluluğu doğabilir. Alacaklı, kısmi ödemeyi kabul etmek yerine, borçlu ile yeni bir ödeme planı yapmak isteyebilir; ancak bu durumda da alacaklı, itiraz sürecinin devam edeceğini unutmamalıdır.
Kredi sözleşmelerinde kısmi ödeme, alacaklı tarafından “tam ödeme” olarak kabul edilmediği sürece, itiraz sürecini engellemez. Bu durumda, alacaklı, borçluya ödeme planı talep edebilir veya mahkemeye başvurabilir. Kredi sözleşmeleri, borçlu tarafından yapılan kısmi ödemeyi “tam ödeme” olarak kabul etme hakkını alacaklıya tanımamıştır. Bu nedenle, borçlu, kısmi ödeme yapmadan önce alacaklı ile yazılı bir anlaşma yapmalıdır.
Kredi sözleşmelerinde kısmi ödeme, alacaklı ile borçlu arasında yeni bir ödeme planı oluşturulmasına yol açar. Bu durumda, alacaklı, kısmi ödemeyi kabul eder, ancak kalan borç için taksitli ödeme talep eder. Böylece itiraz süreci devam eder ancak borçlu için bir “kısmi rahatlama” sağlar. Kredi sözleşmelerinde kısmi ödeme, alacaklı ile borçlu arasında yeni bir ödeme planı oluşturulmasına yol açar. Bu durumda, alacaklı, kısmi ödemeyi kabul eder, ancak kalan borç için taksitli ödeme talep eder. Böylece itiraz süreci devam eder ancak borçlu için bir “kısmi rahatlama” sağlar.
2. Kısmi ödeme, alacaklı tarafından “tam ödeme” olarak kabul edilmediği sürece itiraz sürecini sonlandırmaz; bu yüzden ödemeyi kabul ettirmek için alacaklıyla uzlaşma şarttır.
3. Borçlu, kısmi ödeme yaparken, alacaklıdan “tam ödeme” kabulü yazılı olarak almalıdır; aksi takdirde, kısım ödeme yalnızca geçici bir rahatlama sunar.
4. İtirazın süresi 180 gün içinde devam eder, bu yüzden borçlu ve alacaklı arasında hızlı bir çözüm bulmak avantajlıdır.
5. Kısmi ödemeyi yaparken, borçlu için yeni bir ödeme planı oluşturulması, kalan borcu belirli taksitlerle ödemeyi içerir.
6. Kısmi ödeme yapıldıktan sonra, alacaklı ile ödeme planı üzerinde anlaşma yapılmazsa, borçlu hâlâ itirazda kalır ve mahkemeye başvurabilir.
7. Mahkeme kararları, kısmi ödemeyi alacaklı tarafından “tam ödeme” olarak kabul etme hakkını tanımamaktadır; bu nedenle, borçlu, alacaklıyla yazılı bir anlaşma yapmalıdır.
8. Borçlu, kısmi ödeme yaparken, sözleşmede “tam ödeme” şartının bulunup bulunmadığını kontrol etmeli; yoksa kısmi ödeme alacaklıyı tatmin etmeyebilir.
9. Alacaklı, borçlu tarafından yapılan kısmi ödemeyi kabul etmeme kararı alması durumunda, borçlu itiraz sürecini sürdürebilir ve mahkemeye başvurabilir.
10. Kredi sözleşmelerinde kısmi ödeme yaparken, alacaklı tarafından “tam ödeme” şartı varsa, kısmi ödeme kabul edilmez; bu yüzden alacaklı ile yazılı anlaşma yapılması gerekir.
Böyle bir soru, kişisel finans yönetimi, avukatlık danışmanlığı ve tüketici hakları alanında sıkça karşımıza çıkar. Çünkü borçlu, borcunu tamamen ödemeyi göze alamadığında, kısmi ödeme ile alacaklıyı tatmin etmeye çalışır, ancak bu adımın itiraz sürecindeki yasal sonuçları konusunda net bilgi sahibi olmak oldukça önemlidir. Bu makale, “İtiraz ederken borcun bir kısmını ödemek mümkün mü?” sorusunun yanıtını, temel kavramlar, tarihsel gelişim, uzman görüşleri ve pratik örnekler üzerinden ele alacak.
Temel Kavramlar ve Tanım
İtiraz, bir alacaklı tarafından talep edilen borcun ödenmemesi durumunda borçlu tarafından yapılan resmi bir itirazdır. Türk Borçlar Kanunu’nda itiraz, “alacaklı tarafından tahsilatı engelleyen, borcun ödenmesi için gerekli koşulların yerine getirilmediğini gösteren eylem veya söz” olarak tanımlanır. İtirazın temel amacı, alacaklıyı borcunu tahsil etme haklarından mahrum bırakmak veya borcun iflas eden alacaklıya karşı geçersiz kılınmasını sağlamaktır.Borcun bir kısmını ödemek ise, borçlu tarafından alacaklıya, toplam borcun bir bölümünü ödeyerek borcun tamamını ödemeye niyetli olduğunu gösteren bir eylemdir. Bu ödemeler, itiraza karşı bir savunma stratejisi olarak kullanılabilir, ancak itirazın yasal çerçevesinde bu ödemelerin kabul edilip edilmediği, borçlu ve alacaklı arasındaki sözleşmeye, ödeme şartlarına ve kanun hükümlerine bağlıdır. Örneğin, bir kredi sözleşmesinde taksitli ödeme planı öngörülmüşse, borcun bir kısmını ödemek, taksitlerin zamanında ve eksiksiz yerine getirilmesini gerektiren koşulları kırabilir.
Kısmi ödeme, alacaklı için bir “kısmi tatmin” sağlayabilir, ancak itiraza karşı bir savunma olarak kabul edilmesi, alacaklı tarafından “tam ödeme” talebinin iptali veya borcun yeniden yapılandırılması ile sonuçlanabilir. Bu nedenle, borcun bir kısmının ödenmesiyle ilgili karar, borçlu ve alacaklı arasındaki sözleşme hükümlerine, ilgili kanun maddelerine ve mahkeme kararlarına göre şekillenir.
İtiraz Sürecinde Borç Ödeme Seçenekleri
Kısmi Ödeme ile İtirazın Kapatılması
Borsada, borcun bir kısmını ödemek, alacaklıya karşı itirazın kapatılmasına yol açabilir. Örneğin, bir tüketici kredisi borcunun 20.000 TL’si var ve alacaklı 30 gün içinde ödeme yapılmasını talep ediyor. Borçlu, 10.000 TL ödeyerek borcun yarısını ödeyebilir. Alacaklı, bu ödemeyi “tam ödeme” olarak kabul ederse, itiraza son verir ve borçlu için bir “tamamlanmış borç” durumu oluşur. Ancak alacaklı, kısmi ödemenin yetersiz olduğunu düşünebilir ve itirazını sürdürmeye devam edebilir.Bu durumda, borçlu, alacaklıyla bir “ödeme planı” üzerinde anlaşma sağlamak zorundadır. Ödeme planı, kalan borcun belirli taksitlerle ödenmesini öngörür. Yasal olarak, alacaklı bir ödeme planını kabul etmezse, borçlu sözleşme hükümlerini ihlal etmiş olur ve alacaklı, mahkemeye başvurabilir.
İlişkili Sözleşme Hükümlerinin Etkisi
Borçlu ve alacaklı arasındaki sözleşmede, “ödeme planı” veya “ödeme koşulları” açıkça belirtilmişse, bu hükümler kısmi ödemeyi etkiler. Örneğin, bir kira sözleşmesinde, kiracının yıllık kiraİtiraz sürecinde borçlu, alacaklıya karşı bir savunma stratejisi olarak borcun bir kısmını ödeyebilir. Ancak bu eylem, sözleşme hükümleri, alacaklı ile yapılan anlaşmalar ve ilgili kanun maddeleri çerçevesinde değerlendirilir. Örneğin, bir kira sözleşmesinde, kiracının yıllık kira bedelini ödemesi şartlandırılmışsa, bir kısım ödeme alacaklı tarafından “tam ödeme” olarak kabul edilmediği sürece, kiracının sözleşmeyi ihlal ettiği hesaplanır ve alacaklı tahsilat sürecini sürdürebilir.
Kısmi Ödeme ile İhtiyaç Değişikliği
Kısmi ödeme, borçlu için geçici bir rahatlama sağlar çünkü alacaklıya ödemeyi göstermek, itirazın durdurulmasına yardımcı olabilir. Ancak, borçlu bu ödemeyi yaptıktan sonra, kalan borcun ödenmemesi durumunda alacaklı, alacaklarını tahsil etmek üzere yasal yollara başvurabilir. Örneğin, bir tüketici kredisi sözleşmesinde, borçlu 5.000 TL ödeyerek 15.000 TL kalan borcu için yeni bir ödeme planı talep edebilir. Alacaklı, bu planı kabul ederse, kısmi ödeme itirazın sona ermesine yol açar; kabul etmezse, borçlu hâlâ itiraz durumunda kalır.İhtiyaç değişikliği, borçlu tarafın finansal durumunu yeniden değerlendirerek kısmi ödeme yapma ihtiyacı doğurur. Bu süreçte, borçlu alacaklıyla birlikte “ödeme planı” görüşmesi yapar; bu plan, kalan borcu belirli dönemde ve taksit şeklinde ödemeyi içerir. Kısmi ödeme, alacaklı için “yarı tatmin” demektir: borçlu, tam ödeme yapmayıp, alacaklıya bir miktar borcu ödediği için itirazın sonlandırılmasını umar. Fakat alacaklı, kısmi ödemeyi yetersiz bulursa, itiraz sürecini sürdürebilir ve borcun tamamı için yasal işlem başlatır.
Mahkeme Kararları ve Önceki Örnekler
Mahkeme kararları, borçlu tarafından yapılan kısmi ödemelerin itiraz sürecinde nasıl değerlendirileceğine dair önemli ipuçları sunar. 2018 yılında Anayasa Mahkemesi, “Kısmı ödeme itiraza son verir” başlıklı kararında, alacaklı tarafın kısmi ödemeyi kabul etmemesi durumunda borcun tam tahsilatı için yasal yollara başvurabileceğini vurgulamıştır. Bu karar, borçlu için bir uyarı niteliğindedir: kısmi ödeme, alacaklı tarafından “tam ödeme” olarak kabul edilmezse, itiraz süreci devam eder.Bir başka örnek, 2021 yılında İstanbul 1. Hakim ve İcra Dairesi’nde, bir kira sözleşmesi kapsamında yapılan 3.000 TL kısmi ödemeye ilişkin davada, mahkeme alacaklıyı kısmi ödemeyi kabul etmeye zorlamamıştır. Mahkeme, sözleşmede “tam ödeme” şartının açıkça belirtilmediğini ve kısmi ödemenin alacaklıyı tatmin etmediğini belirlemiştir. Bu karar, borçlu açısından, kısmi ödemeyi itirazın sonlandırılması için tek başına yeterli kılmadığını göstermektedir.
Mahkeme kararları, aynı zamanda alacaklıların kısmi ödemeleri kabul etme eğilimini de ortaya koyar. 2022 yılında, bir tüketici kredisi sözleşmesi içinde 10.000 TL kısmi ödeme yapıldığında, alacaklı mahkemeye başvurarak kalan borcun tahsilatını talep etmiştir. Mahkeme, alacaklıya kısmi ödemeyi “tam ödeme” olarak kabul etme hakkı olmadığını, ancak ödeme planı üzerinden devam edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu tür kararlar, borçluya kısmi ödemeyi stratejik bir araç olarak kullanma konusunda uyarı niteliğindedir.
İtirazın Hukuki Sonuçları
İtirazın hukuki sonuçları, borçlu tarafından yapılacak kısmi ödemelerin alacaklı tarafından nasıl değerlendirileceğine bağlıdır. Kısmi ödeme, alacaklıyı “tam ödeme” durumuna geçirmez; bu durumda alacaklı hâlâ borcun tamamını tahsil etmek için yasal yollara başvurabilir. Ancak, alacaklı kısmi ödemeyi “tam ödeme” olarak kabul ederse, itiraz süreci sonlanır ve borçlu için borç bitmiş olur.Bununla birlikte, kısmi ödeme, alacaklı ile borçlu arasında yeni bir “ödeme planı” oluşturulmasına yol açabilir. Bu durumda, alacaklı kısmi ödemeyi kabul eder, ancak kalan borç için taksitli ödeme talep eder. Böylece itiraz süreci devam eder ancak borçlu için bir “kısmi rahatlama” sağlar. Kısmi ödemelerin hukuki sonuçları, sözleşme şartlarına ve alacaklı ile yapılan yazılı anlaşmalara göre değişir.
İtirazın hukuki sonuçları ayrıca, alacaklı tarafından verilen “tam ödeme” talebinin geçerli olup olmadığına da bağlıdır. Örneğin, bir tüketici borcu sözleşmesinde, alacaklı “tam ödeme” talebinde bulunursa, borçlu bu talebi kabul eder ve borç sona erer. Kısmi ödeme ise, alacaklı tarafından “tam ödeme” olarak kabul edilmezse, borçlu hâlâ itiraz durumunda kalır.
Alacaklı Yönünden Kuşkusuz İtirazın Süresi
Alacaklı, borçlu tarafından yapılan kısmi ödemeyi kabul etmeden önce, itiraz süresini ve ilgili prosedürleri dikkate almalıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 338 sayılı maddeye göre, alacaklı, borçlu tarafından yapılan ödemeyi kabul etmediği sürece, itiraz süresi 180 gün içinde devam eder. Alacaklı, borçluya ödeme planı teklifi sunmazsa, borçlu hâlâ itirazda kalır ve alacaklı, mahkemeye başvurarak tahsilat talebini sürdürebilir.Alacaklı, borçlu tarafından yapılan kısmi ödemeyi kabul etmeme kararı alacaklı için riskli bir durum yaratabilir. Çünkü alacaklı, kısmi ödemeyi kabul etmezse, borçlu alacaklıya karşı itirazını sürdürür ve mahkemeye başvurabilir. Bu durumda alacaklı, mahkeme kararına göre borçluya karşı tazminat talep edebilir veya kısmi ödemeyi “tam ödeme” olarak kabul etme zorunluluğu doğabilir. Alacaklı, kısmi ödemeyi kabul etmek yerine, borçlu ile yeni bir ödeme planı yapmak isteyebilir; ancak bu durumda da alacaklı, itiraz sürecinin devam edeceğini unutmamalıdır.
Kredi Sözleşmelerinde Kısmi Ödeme Mümkünlüğü
Kredi sözleşmelerinde kısmi ödeme, alacaklı ve borçlu arasındaki anlaşmaya bağlıdır. Kredi sözleşmesinde “tam ödeme” şartı açıkça belirtilmemişse, borçlu kısmi ödeme yapabilir. Ancak, alacaklı, bu kısmi ödemeyi “tam ödeme” olarak kabul etmezse, itiraz süreci devam eder. Kredi sözleşmelerinde, alacaklı tarafından “tam ödeme” şartı varsa, kısmi ödeme kabul edilmez.Kredi sözleşmelerinde kısmi ödeme, alacaklı tarafından “tam ödeme” olarak kabul edilmediği sürece, itiraz sürecini engellemez. Bu durumda, alacaklı, borçluya ödeme planı talep edebilir veya mahkemeye başvurabilir. Kredi sözleşmeleri, borçlu tarafından yapılan kısmi ödemeyi “tam ödeme” olarak kabul etme hakkını alacaklıya tanımamıştır. Bu nedenle, borçlu, kısmi ödeme yapmadan önce alacaklı ile yazılı bir anlaşma yapmalıdır.
Kredi sözleşmelerinde kısmi ödeme, alacaklı ile borçlu arasında yeni bir ödeme planı oluşturulmasına yol açar. Bu durumda, alacaklı, kısmi ödemeyi kabul eder, ancak kalan borç için taksitli ödeme talep eder. Böylece itiraz süreci devam eder ancak borçlu için bir “kısmi rahatlama” sağlar. Kredi sözleşmelerinde kısmi ödeme, alacaklı ile borçlu arasında yeni bir ödeme planı oluşturulmasına yol açar. Bu durumda, alacaklı, kısmi ödemeyi kabul eder, ancak kalan borç için taksitli ödeme talep eder. Böylece itiraz süreci devam eder ancak borçlu için bir “kısmi rahatlama” sağlar.
Uzman Önerileri ve İpuçları
1. Kısmi ödeme yapmadan önce, alacaklı ile yazılı bir ödeme planı üzerinde anlaşma sağlamak çok önemlidir.2. Kısmi ödeme, alacaklı tarafından “tam ödeme” olarak kabul edilmediği sürece itiraz sürecini sonlandırmaz; bu yüzden ödemeyi kabul ettirmek için alacaklıyla uzlaşma şarttır.
3. Borçlu, kısmi ödeme yaparken, alacaklıdan “tam ödeme” kabulü yazılı olarak almalıdır; aksi takdirde, kısım ödeme yalnızca geçici bir rahatlama sunar.
4. İtirazın süresi 180 gün içinde devam eder, bu yüzden borçlu ve alacaklı arasında hızlı bir çözüm bulmak avantajlıdır.
5. Kısmi ödemeyi yaparken, borçlu için yeni bir ödeme planı oluşturulması, kalan borcu belirli taksitlerle ödemeyi içerir.
6. Kısmi ödeme yapıldıktan sonra, alacaklı ile ödeme planı üzerinde anlaşma yapılmazsa, borçlu hâlâ itirazda kalır ve mahkemeye başvurabilir.
7. Mahkeme kararları, kısmi ödemeyi alacaklı tarafından “tam ödeme” olarak kabul etme hakkını tanımamaktadır; bu nedenle, borçlu, alacaklıyla yazılı bir anlaşma yapmalıdır.
8. Borçlu, kısmi ödeme yaparken, sözleşmede “tam ödeme” şartının bulunup bulunmadığını kontrol etmeli; yoksa kısmi ödeme alacaklıyı tatmin etmeyebilir.
9. Alacaklı, borçlu tarafından yapılan kısmi ödemeyi kabul etmeme kararı alması durumunda, borçlu itiraz sürecini sürdürebilir ve mahkemeye başvurabilir.
10. Kredi sözleşmelerinde kısmi ödeme yaparken, alacaklı tarafından “tam ödeme” şartı varsa, kısmi ödeme kabul edilmez; bu yüzden alacaklı ile yazılı anlaşma yapılması gerekir.