SaffronCadence
Kayıtlı Kullanıcı
Borçlunun kapısını çalan icra memurları, evdeki eşyalara haciz koyduğunda birçok kişi için dünya başına yıkılır. O an akla gelen ilk soru “Bu haczi nasıl kaldırabilirim?” olur. İcra ve İflas Kanunu, haczin kaldırılması için borçluya çeşitli yollar sunar, ancak her yolun kendine özgü şartları, süreleri ve hukuki sonuçları vardır. Haciz işlemi, borcun tahsili amacıyla konulan geçici bir tedbirdir; borcun ödenmesi, takas, ibra veya haczin hukuka aykırı olması gibi durumlarda bu tedbir ortadan kalkar. Ancak süreci doğru yönetmezseniz, hacizli malınızı satışa çıkarma aşamasına kadar gidebilir.
Bu makalede, İcra ve İflas Kanunu kapsamında haczin hangi koşullarda ve hangi yöntemlerle kaldırılabileceğini adım adım inceleyeceğiz. Borçlu, alacaklı ve üçüncü kişiler açısından farklı başvuru yollarını, istihkak davalarını, menfi tespit süreçlerini ve icra mahkemesine başvuru prosedürlerini derinlemesine ele alacağız. Özellikle uygulamada en sık karşılaşılan hataları, güncel Yargıtay kararları ışığında değerlendirecek ve pratik çözüm önerileri sunacağız. Hacizle karşılaşan bireylerden işletme sahiplerine, avukatlardan hukuk öğrencilerine kadar herkesin anlayabileceği sade ve akıcı bir dil kullanmaya özen gösterdik.
Haczin kaldırılması dendiğinde akla ilk gelen borcun tamamen ödenmesidir. Borçlu, anapara, faiz ve tüm icra giderlerini icra dosyasına yatırdığı anda haciz otomatik olarak kalkar. Ancak bu tek yol değildir. Borcun zamanaşımına uğraması, konkordato ilanı, iflas kararı veya haczin konulduğu malın borçluya ait olmadığının ispat edilmesi gibi durumlarda da haciz kaldırılabilir. Örneğin, bir evdeki televizyon aslında borçlunun kardeşine aitse, kardeş istihkak
davası açarak haczin kaldırılmasını sağlayabilir. Bu noktada İİK'nın 96-99. maddeleri arasında düzenlenen istihkak davası, üçüncü kişilerin malvarlığını koruyan en etkili hukuki yollardan biridir.
Haczin kaldırılması sadece borçlu için değil, alacaklı için de önemli sonuçlar doğurur. Alacaklı, haczin kaldırılması durumunda yeni bir takip başlatmak zorunda kalabilir veya mevcut takibin devamı için farklı malvarlığı unsurlarına yönelmek durumunda kalabilir. Bu nedenle sürecin her iki taraf açısından da stratejik bir şekilde yönetilmesi gerekir. Günümüzde icra dairelerinin yoğunluğu, dosyaların uzun süre beklemesi ve hukuki süreçlerin karmaşıklığı, haczin kaldırılması konusunu daha da kritik hale getirmiştir.
Borcun ödenmesi durumunda hacizli mal üzerindeki tedbir derhal kalkar, ancak satış işlemi başlamışsa dikkatli olmak gerekir. İcra müdürü hacizli malı satışa çıkarmış ve ihaleyi gerçekleştirmişse, borcun ödenmesi artık satışı durdurmaz. Bu noktada İİK'nın 133. maddesi devreye girer: ihale kesinleşene kadar borcun ödenmesi halinde satış durur, ancak ihale kesinleşmişse artık geri dönüş mümkün değildir. Bu nedenle borçluların, satış ilanı yayımlandığı anda vakit kaybetmeden ödeme yapması hayati önem taşır.
İstihkak davası, asliye hukuk mahkemesinde açılır ve yıllarca sürebilen bir yargılama gerektirebilir. Bu süreçte hacizli mal satılamaz, satış durdurulur. Ancak dava kaybedilirse, davacı (üçüncü kişi) hem yargılama giderlerinden sorumlu olur hem de alacaklının uğradığı zararı tazmin etmek zorunda kalabilir. Uygulamada en sık yapılan hata, istihkak iddiasının samimi olmaması ve muvazaalı işlemlerle hacizden kaçınma amacı taşımasıdır. Yargıtay, bu tür durumlarda ağır tazminat ve cezai yaptırımlar uygulamaktadır. Gerçek bir istihkak iddiası için, malın satış sözleşmesi, fatura, ödeme dekontu gibi somut delillerle desteklenmesi gerekir.
İcra mahkemesi, şikayet üzerine haciz işleminin hukuka uygunluğunu denetler. Örneğin, bir avukatın bürosundaki kitapların haczi, mesleki faaliyetin sürdürülebilmesi için gerekli olduğu gerekçesiyle iptal edilebilir. Yine, borçlunun tek konutunun haczi, İİK'nın 82. maddesine aykırılık teşkil ediyorsa mahkeme haczin kaldırılmasına karar verebilir. Ancak şikayet yolunun başarılı olması için hukuka aykırılığın açıkça ortaya konulması ve somut delillerle desteklenmesi gerekir.
İflas halinde ise durum daha farklıdır. İflas kararı ile birlikte, iflas masasına giren tüm malvarlığı üzerindeki bireysel hacizler kendiliğinden kalkar. Çünkü iflas, tüm alacaklıların eşit şekilde tatminini amaçlayan toplu bir tasfiye sürecidir. Bu noktada alacaklı, iflas masasına kaydını yaptırarak alacağını sıra cetveline dahil ettirir. Bireysel hacizler kalkmış olsa da alacaklı, iflas masasından payını alana kadar alacağından vazgeçmiş sayılmaz.
Menfi tespit davası açan borçlu, mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alarak haczin durdurulmasını sağlayabilir. Ancak bu tedbir kararı için genellikle teminat yatırılması gerekir. Teminat miktarı, dava konusu alacağın %15-20'si arasında değişir. Mahkeme, dava sonucunda borcun olmadığına karar verirse, borçlu yatırdığı teminatı geri alır. Aksi halde teminat alacaklıya ödenir.
Uygulamada en çok karşılaşılan durum, maaş hacizlerinde ortaya çıkar. İşçinin maaşının 4'te 1'i, nafaka borçlarında ise 4'te 3'ü haczedilebilir. Bunun üzerindeki kısım haczedilemez. Ayrıca borçlunun rızası olsa dahi, bu sınırların üzerinde haciz konulamaz. Yargıtay, bu konuda işçi lehine pek çok karar vermiştir. Örneğin, bir işçinin maaşının yarısının haczedilmesi durumunda, işçi icra mahkemesine şikayette bulunarak haczin kaldırılmasını sağlayabilir.
Ancak zamanaşımı süreleri, alacaklının talebiyle kesilebilir. Alacaklı, hacizli malın kıymet takdirini yaptırarak veya satış ilanını yayımlatarak süreyi yenileyebilir. Bu nedenle borçluların, haciz tarihinden itibaren geçen süreyi düzenli olarak takip etmesi gerekir. Ayrıca İİK'nın 78. maddesi uyarınca, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde haciz talep edilmezse takip düşer. Bu da borçlu için alternatif bir koruma sağlar.
sırasında avukatınıza hemen ulaşın. Haciz işlemi sırasında yapacağınız yanlış bir beyan, hukuki süreci aleyhinize çevirebilir. Avukatınız, haciz tutanağını denetleyecek, hukuka aykırılıkları tespit edecek ve size en uygun yol haritasını çizecektir.
2. Borcun sadece anaparasını değil, tüm fer’ilerini ödeyin. İcra dosyasına yatırmanız gereken tutar; anapara, işlemiş faiz, icra vekalet ücreti, harçlar ve diğer tüm masrafların toplamıdır. Bu tutarı icra müdürlüğünden veya UYAP üzerinden güncel olarak sorgulayın. Eksik ödeme, haczin kalkmamasına ve satış sürecinin devam etmesine yol açar.
3. İstihkak iddianızı 7 gün içinde mutlaka yazılı olarak icra dairesine bildirin. Bu süre hak düşürücüdür ve bir gün bile geç kalırsanız iddianız dinlenmez. Dilenirse, haciz tutanağına şerh verdirip ardından resmi başvuru yapın. İddianızı faturalar, satış sözleşmeleri, banka dekontları gibi yazılı delillerle destekleyin.
4. Maaş hacizlerinde yasal sınırları kontrol edin. İşvereniniz, maaşınızın 4'te 1'inden fazlasını kestiğinde veya nafaka dışındaki borçlar için bu oranı aştığında icra mahkemesine şikayette bulunun. Ayrıca emekli maaşınızın haczi için de benzer sınırlamalar geçerlidir. Yanlış kesinti yapan işverenler, şikayet halinde cezai yaptırımla karşılaşabilir.
5. Konkordato ve iflas süreçlerini takip edin. Borçlu bir şirketle çalışıyorsanız, konkordato ilanı durumunda hacizlerinizin duracağını bilin. Bu süreçte alacağınızı iflas masasına kaydettirmeyi unutmayın. Geç kalırsanız, sıra cetvelinde yer alamayabilir ve alacağınızı tahsil edemeyebilirsiniz.
6. Hacizli malın satışı başlamışsa, ihale kesinleşmeden önce borcu kapatın. İİK'nın 133. maddesi, ihalenin kesinleşmesine kadar borcun ödenmesi halinde satışın duracağını düzenler. İhale kesinleştikten sonra ödeme yaparsanız, mal artık size ait olmaz ve satış bedeli üzerinden alacaklıya ödeme yapılır. Bu nedenle satış ilanını gördüğünüz an harekete geçin.
7. Zamanaşımı sürelerini takvimde işaretleyin. Haciz tarihinden itibaren 1 yıl (taşınmazlarda 2 yıl) içinde satış talep edilmezse haciz düşer. Bu süreyi kaçırmamak için dosya numaranızı ve haciz tarihini not edin. Süre dolduğunda icra dairesine başvurarak hacizli mal üzerindeki tedbirin kaldırılmasını isteyin.
8. Avukatsız hareket etmeyin. İcra ve iflas hukuku, teknik detayları ve kısa süreleri olan bir alandır. Kendi başınıza yapacağınız bir başvuru, süreyi kaçırmanıza veya yanlış merciye başvurmanıza neden olabilir. Profesyonel bir avukat, size hem zaman hem de para kazandıracaktır.
9. Alternatif uyuşmazlık çözümlerini değerlendirin. Mahkeme süreci uzun ve masraflıdır. Alacaklı ile anlaşarak taksitlendirme veya yapılandırma talep edin. Bu sayede haciz kalkmasa bile satış durdurulabilir ve borç daha kolay ödenebilir.
10. Dijital ortamda takibi ihmal etmeyin. UYAP üzerinden icra dosyanızı düzenli olarak takip edin. Dosyaya yapılan her işlem (kıymet takdiri, satış ilanı, haciz genişletme) anında görünür. Güncel durumu bilmek, size doğru zamanda doğru adımı atma avantajı sağlar.
Bu makalede, İcra ve İflas Kanunu kapsamında haczin hangi koşullarda ve hangi yöntemlerle kaldırılabileceğini adım adım inceleyeceğiz. Borçlu, alacaklı ve üçüncü kişiler açısından farklı başvuru yollarını, istihkak davalarını, menfi tespit süreçlerini ve icra mahkemesine başvuru prosedürlerini derinlemesine ele alacağız. Özellikle uygulamada en sık karşılaşılan hataları, güncel Yargıtay kararları ışığında değerlendirecek ve pratik çözüm önerileri sunacağız. Hacizle karşılaşan bireylerden işletme sahiplerine, avukatlardan hukuk öğrencilerine kadar herkesin anlayabileceği sade ve akıcı bir dil kullanmaya özen gösterdik.
Temel Kavramlar ve Tanım
Haciz, bir alacağın cebri icra yoluyla tahsili amacıyla borçlunun mal ve hakları üzerine icra dairesi tarafından konulan hukuki bir tedbirdir. İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 85. maddesi ve devamında düzenlenen haciz işlemi, borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarını, alacak haklarını ve üçüncü kişiler nezdindeki varlıklarını kapsar. Haczin kaldırılması ise bu tedbirin sona erdirilmesi anlamına gelir. Bir haciz ancak belirli yasal sebeplerin varlığı halinde kaldırılabilir; keyfi bir işlem değildir.Haczin kaldırılması dendiğinde akla ilk gelen borcun tamamen ödenmesidir. Borçlu, anapara, faiz ve tüm icra giderlerini icra dosyasına yatırdığı anda haciz otomatik olarak kalkar. Ancak bu tek yol değildir. Borcun zamanaşımına uğraması, konkordato ilanı, iflas kararı veya haczin konulduğu malın borçluya ait olmadığının ispat edilmesi gibi durumlarda da haciz kaldırılabilir. Örneğin, bir evdeki televizyon aslında borçlunun kardeşine aitse, kardeş istihkak
davası açarak haczin kaldırılmasını sağlayabilir. Bu noktada İİK'nın 96-99. maddeleri arasında düzenlenen istihkak davası, üçüncü kişilerin malvarlığını koruyan en etkili hukuki yollardan biridir.
Haczin kaldırılması sadece borçlu için değil, alacaklı için de önemli sonuçlar doğurur. Alacaklı, haczin kaldırılması durumunda yeni bir takip başlatmak zorunda kalabilir veya mevcut takibin devamı için farklı malvarlığı unsurlarına yönelmek durumunda kalabilir. Bu nedenle sürecin her iki taraf açısından da stratejik bir şekilde yönetilmesi gerekir. Günümüzde icra dairelerinin yoğunluğu, dosyaların uzun süre beklemesi ve hukuki süreçlerin karmaşıklığı, haczin kaldırılması konusunu daha da kritik hale getirmiştir.
Borcun Ödenmesi ile Haczin Kaldırılması
Haczin kaldırılmasının en yaygın yolu, borcun tamamen ödenmesidir. İcra dosyasına borcun tamamı (anapara, işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve diğer tüm giderler dahil) yatırıldığında, icra müdürü re'sen haczi kaldırır. Bu işlem için ayrıca bir mahkeme kararına gerek yoktur. Uygulamada sıkça karşılaşılan bir hata, borçluların sadece anaparayı yatırması ve faiz ile giderleri unutmasıdır. Bu durumda haciz kalkmaz ve takip devam eder. Örneğin, 10.000 TL'lik bir borç için faiz ve masraflarla birlikte 12.500 TL ödenmesi gerekirken, borçlu yalnızca 10.000 TL yatırırsa, hacizli malı üzerindeki tedbir devam eder ve mal satışa çıkarılabilir.Borcun ödenmesi durumunda hacizli mal üzerindeki tedbir derhal kalkar, ancak satış işlemi başlamışsa dikkatli olmak gerekir. İcra müdürü hacizli malı satışa çıkarmış ve ihaleyi gerçekleştirmişse, borcun ödenmesi artık satışı durdurmaz. Bu noktada İİK'nın 133. maddesi devreye girer: ihale kesinleşene kadar borcun ödenmesi halinde satış durur, ancak ihale kesinleşmişse artık geri dönüş mümkün değildir. Bu nedenle borçluların, satış ilanı yayımlandığı anda vakit kaybetmeden ödeme yapması hayati önem taşır.
İstihkak Davası ile Haczin Kaldırılması
Haciz sırasında borçlunun adresinde bulunan malların aslında bir üçüncü kişiye ait olduğu iddiası, istihkak davasının konusunu oluşturur. İİK'nın 96-99. maddeleri kapsamında, malın gerçek sahibi, haciz tarihinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine başvurarak istihkak iddiasında bulunabilir. Bu süre hak düşürücüdür ve kaçırıldığında dava açma hakkı kaybedilir. İcra dairesi, bu başvuru üzerine alacaklıya bildirim yapar; alacaklı 7 gün içinde itiraz ederse, dava açma süreci başlar.İstihkak davası, asliye hukuk mahkemesinde açılır ve yıllarca sürebilen bir yargılama gerektirebilir. Bu süreçte hacizli mal satılamaz, satış durdurulur. Ancak dava kaybedilirse, davacı (üçüncü kişi) hem yargılama giderlerinden sorumlu olur hem de alacaklının uğradığı zararı tazmin etmek zorunda kalabilir. Uygulamada en sık yapılan hata, istihkak iddiasının samimi olmaması ve muvazaalı işlemlerle hacizden kaçınma amacı taşımasıdır. Yargıtay, bu tür durumlarda ağır tazminat ve cezai yaptırımlar uygulamaktadır. Gerçek bir istihkak iddiası için, malın satış sözleşmesi, fatura, ödeme dekontu gibi somut delillerle desteklenmesi gerekir.
İcra Mahkemesine Şikayet Yolu
Haciz işleminin hukuka aykırı olduğu durumlarda, borçlu veya üçüncü kişi icra mahkemesine şikayette bulunarak haczin kaldırılmasını talep edebilir. Bu yol, özellikle haciz işleminin usulüne uygun yapılmadığı, haciz tutanağının eksik düzenlendiği, hacizden önce ödeme emrinin tebliğ edilmediği veya haczedilen malın haczedilmezlik kapsamında olduğu durumlarda kullanılır. Şikayet süresi, haciz işleminin öğrenilmesinden itibaren 7 gündür ve bu süre son derece kritiktir.İcra mahkemesi, şikayet üzerine haciz işleminin hukuka uygunluğunu denetler. Örneğin, bir avukatın bürosundaki kitapların haczi, mesleki faaliyetin sürdürülebilmesi için gerekli olduğu gerekçesiyle iptal edilebilir. Yine, borçlunun tek konutunun haczi, İİK'nın 82. maddesine aykırılık teşkil ediyorsa mahkeme haczin kaldırılmasına karar verebilir. Ancak şikayet yolunun başarılı olması için hukuka aykırılığın açıkça ortaya konulması ve somut delillerle desteklenmesi gerekir.
Konkordato ve İflasın Hacze Etkisi
Konkordato süreci, borçluya belirli bir süre koruma sağlar ve bu süre içinde haciz işlemleri durdurulabilir. İİK'nın 285. maddesi uyarınca konkordato talebi kabul edildiğinde, mahkeme 3 aylık geçici mühlet kararı verir ve bu süre içinde hacizler durur. Kesin mühlet kararıyla birlikte de tüm icra takipleri ve haciz işlemleri durur. Ancak konkordato projesi reddedilirse, duran hacizler yeniden canlanır ve işlemler kaldığı yerden devam eder.İflas halinde ise durum daha farklıdır. İflas kararı ile birlikte, iflas masasına giren tüm malvarlığı üzerindeki bireysel hacizler kendiliğinden kalkar. Çünkü iflas, tüm alacaklıların eşit şekilde tatminini amaçlayan toplu bir tasfiye sürecidir. Bu noktada alacaklı, iflas masasına kaydını yaptırarak alacağını sıra cetveline dahil ettirir. Bireysel hacizler kalkmış olsa da alacaklı, iflas masasından payını alana kadar alacağından vazgeçmiş sayılmaz.
Menfi Tespit Davası ve Haczin Kaldırılması
Borçlunun, borcun gerçekte var olmadığını veya sona erdiğini iddia etmesi durumunda menfi tespit davası açabilir. Bu dava, icra takibinden önce veya takip sırasında açılabilir. Dava kazanılırsa, haciz kalkar ve borçlu lehine tazminata hükmedilebilir. İİK'nın 72. maddesi kapsamında düzenlenen menfi tespit davası, özellikle kambiyo senetlerine (çek, senet, bono) dayalı takiplerde sıkça görülür.Menfi tespit davası açan borçlu, mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alarak haczin durdurulmasını sağlayabilir. Ancak bu tedbir kararı için genellikle teminat yatırılması gerekir. Teminat miktarı, dava konusu alacağın %15-20'si arasında değişir. Mahkeme, dava sonucunda borcun olmadığına karar verirse, borçlu yatırdığı teminatı geri alır. Aksi halde teminat alacaklıya ödenir.
Haczedilmezlik Şikayeti
İcra ve İflas Kanunu'nun 82. maddesi, bazı mal ve hakların haczedilemeyeceğini belirtir. Bunlar arasında borçlunun ikametgahı olarak kullandığı tek konut (belli şartlarla), evdeki asgari yaşam için gerekli eşyalar, mesleki araç ve gereçler, maaşın ve ücretin belli bir kısmı, sosyal yardım ve kamu kurumlarından alınan destekler, emekli aylığı ile nafaka alacakları sayılabilir. Bu kapsamdaki bir mal haczedildiğinde, borçlu veya ilgili kişi icra mahkemesine şikayette bulunarak haczin kaldırılmasını talep edebilir.Uygulamada en çok karşılaşılan durum, maaş hacizlerinde ortaya çıkar. İşçinin maaşının 4'te 1'i, nafaka borçlarında ise 4'te 3'ü haczedilebilir. Bunun üzerindeki kısım haczedilemez. Ayrıca borçlunun rızası olsa dahi, bu sınırların üzerinde haciz konulamaz. Yargıtay, bu konuda işçi lehine pek çok karar vermiştir. Örneğin, bir işçinin maaşının yarısının haczedilmesi durumunda, işçi icra mahkemesine şikayette bulunarak haczin kaldırılmasını sağlayabilir.
Zamanaşımı ve Haczin Düşmesi
İcra takibi, belli bir süre işlem yapılmazsa zamanaşımına uğrar. İİK'nın 106. maddesi uyarınca, hacizden sonra 1 yıl içinde satış talep edilmezse haciz düşer. Bu süre, taşınmazlar için 2 yıldır. Alacaklı, bu süre içinde satış talebinde bulunmazsa, haciz kendiliğinden ortadan kalkar. Borçlu, bu durumu icra dairesine bildirerek hacizli mal üzerindeki tedbirin kaldırılmasını talep edebilir.Ancak zamanaşımı süreleri, alacaklının talebiyle kesilebilir. Alacaklı, hacizli malın kıymet takdirini yaptırarak veya satış ilanını yayımlatarak süreyi yenileyebilir. Bu nedenle borçluların, haciz tarihinden itibaren geçen süreyi düzenli olarak takip etmesi gerekir. Ayrıca İİK'nın 78. maddesi uyarınca, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde haciz talep edilmezse takip düşer. Bu da borçlu için alternatif bir koruma sağlar.
Uzman Önerileri ve İpuçları
1. Haciz anında panik yapmayın ve avukatınıza hemen ulaşın. Haciz işlemi ssırasında avukatınıza hemen ulaşın. Haciz işlemi sırasında yapacağınız yanlış bir beyan, hukuki süreci aleyhinize çevirebilir. Avukatınız, haciz tutanağını denetleyecek, hukuka aykırılıkları tespit edecek ve size en uygun yol haritasını çizecektir.
2. Borcun sadece anaparasını değil, tüm fer’ilerini ödeyin. İcra dosyasına yatırmanız gereken tutar; anapara, işlemiş faiz, icra vekalet ücreti, harçlar ve diğer tüm masrafların toplamıdır. Bu tutarı icra müdürlüğünden veya UYAP üzerinden güncel olarak sorgulayın. Eksik ödeme, haczin kalkmamasına ve satış sürecinin devam etmesine yol açar.
3. İstihkak iddianızı 7 gün içinde mutlaka yazılı olarak icra dairesine bildirin. Bu süre hak düşürücüdür ve bir gün bile geç kalırsanız iddianız dinlenmez. Dilenirse, haciz tutanağına şerh verdirip ardından resmi başvuru yapın. İddianızı faturalar, satış sözleşmeleri, banka dekontları gibi yazılı delillerle destekleyin.
4. Maaş hacizlerinde yasal sınırları kontrol edin. İşvereniniz, maaşınızın 4'te 1'inden fazlasını kestiğinde veya nafaka dışındaki borçlar için bu oranı aştığında icra mahkemesine şikayette bulunun. Ayrıca emekli maaşınızın haczi için de benzer sınırlamalar geçerlidir. Yanlış kesinti yapan işverenler, şikayet halinde cezai yaptırımla karşılaşabilir.
5. Konkordato ve iflas süreçlerini takip edin. Borçlu bir şirketle çalışıyorsanız, konkordato ilanı durumunda hacizlerinizin duracağını bilin. Bu süreçte alacağınızı iflas masasına kaydettirmeyi unutmayın. Geç kalırsanız, sıra cetvelinde yer alamayabilir ve alacağınızı tahsil edemeyebilirsiniz.
6. Hacizli malın satışı başlamışsa, ihale kesinleşmeden önce borcu kapatın. İİK'nın 133. maddesi, ihalenin kesinleşmesine kadar borcun ödenmesi halinde satışın duracağını düzenler. İhale kesinleştikten sonra ödeme yaparsanız, mal artık size ait olmaz ve satış bedeli üzerinden alacaklıya ödeme yapılır. Bu nedenle satış ilanını gördüğünüz an harekete geçin.
7. Zamanaşımı sürelerini takvimde işaretleyin. Haciz tarihinden itibaren 1 yıl (taşınmazlarda 2 yıl) içinde satış talep edilmezse haciz düşer. Bu süreyi kaçırmamak için dosya numaranızı ve haciz tarihini not edin. Süre dolduğunda icra dairesine başvurarak hacizli mal üzerindeki tedbirin kaldırılmasını isteyin.
8. Avukatsız hareket etmeyin. İcra ve iflas hukuku, teknik detayları ve kısa süreleri olan bir alandır. Kendi başınıza yapacağınız bir başvuru, süreyi kaçırmanıza veya yanlış merciye başvurmanıza neden olabilir. Profesyonel bir avukat, size hem zaman hem de para kazandıracaktır.
9. Alternatif uyuşmazlık çözümlerini değerlendirin. Mahkeme süreci uzun ve masraflıdır. Alacaklı ile anlaşarak taksitlendirme veya yapılandırma talep edin. Bu sayede haciz kalkmasa bile satış durdurulabilir ve borç daha kolay ödenebilir.
10. Dijital ortamda takibi ihmal etmeyin. UYAP üzerinden icra dosyanızı düzenli olarak takip edin. Dosyaya yapılan her işlem (kıymet takdiri, satış ilanı, haciz genişletme) anında görünür. Güncel durumu bilmek, size doğru zamanda doğru adımı atma avantajı sağlar.