SaffronCadence
Kayıtlı Kullanıcı
İcra ve İflas Kanunu kapsamında yazılan bir dilekçe, bazen bir alacağın tahsilatını garanti altına alırken bazen de borçlunun mağduriyetini önleyebilir. Türk hukuk sisteminde tarafların en sık başvurduğu yollardan biri olan icra takibi, başlangıcından sonuna kadar usulüne uygun dilekçelerle ilerler. Bir eksik belge, yanlış bir ifade ya da süre hatası, haftalarca süren bir takibin iptal olmasına yol açabilir.
İşte tam da bu yüzden, icra ve iflas hukukunda kullanılan dilekçe örneklerini bilmek yalnızca avukatlar için değil, bireysel takip yapmak isteyen alacaklılar ve borçlular için de hayati önem taşır. Her dava dosyasının temel yapı taşı olan bu dilekçeler, kanun maddelerine atıf yapmayı, doğru merciyi ve süreyi belirtmeyi gerektirir. Aşağıda, konuyu en ince ayrıntısına kadar ele alarak pratikte karşılaşılan tüm dilekçe türlerini, hazırlanış biçimlerini ve dikkat edilmesi gereken püf noktalarını bulacaksınız.
İcra ve İflas Kanunu (İİK), bir alacağın devlet gücüyle tahsil edilmesini veya borçlunun iflasının ilan edilerek mal varlığının tasfiye edilmesini düzenleyen temel hukuk metnidir. Bu kanun kapsamında yazılan dilekçeler, icra dairelerine, icra mahkemelerine ya da asliye ticaret mahkemelerine hitaben kaleme alınır. Her dilekçenin amacı farklıdır: kimisi takibin başlatılmasını sağlar, kimisi haczin kaldırılmasını talep eder, kimisi ise iflas erteleme veya konkordato başvurusu niteliği taşır.
Örneğin bir alacaklı, borçlusuna karşı icra takibi başlatmak için "icra takip talebi" adı verilen bir dilekçe yazar. Bu dilekçede alacak miktarı, faiz oranı, temerrüt tarihi ve dayanak belge açıkça belirtilir. Eğer bu dilekçede eksik bilgi varsa icra dairesi takibi başlatmayı reddedebilir veya süreç yavaşlar. Benzer şekilde, borçlu da ödeme emrine itiraz etmek, haczin kaldırılmasını talep etmek ya da icranın geri bırakılması için dilekçe vermek zorundadır.
Bu noktada önemli olan, her dilekçenin İİK'nın ilgili maddesine uygun şekilde hazırlanmasıdır. Sadece "icra takibine itiraz ediyorum" gibi kısa bir ifade yeterli değildir; itirazın gerekçesi, dayanak deliller ve talep sonucu mutlaka yazılmalıdır. Aksi takdirde mahkeme veya icra dairesi talebi reddedebilir.
İcra takibinin ilk adımı, icra dairesine hitaben yazılan "icra takip talebi" dilekçesidir. Bu dilekçede alacaklının kimlik bilgileri, borçlunun adresi, alacağın miktarı ve faiz hesabı gibi bilgiler yer alır. Ayrıca takip dayanağının ne olduğu (çek, senet, fatura, kira sözleşmesi gibi) açıkça belirtilmelidir. Bu dilekçe genellikle UYAP sistemi üzerinden elektronik ortamda düzenlenir, ancak fiziki olarak da icra dairesine teslim edilebilir.
Eğer takip kambiyo senedine (çek, bono, poliçe) dayanıyorsa, özel bir "kambiyo takibi" prosedürü uygulanır. Bu durumda takip talebine senedin aslını veya örneğini eklemek zorunludur. Ayrıca alacaklının, varsa kefilleri de takip talebinde belirtmesi gerekir. İcra dairesi, bu dilekçeyi inceledikten sonra borçluya bir ödeme emri gönderir. Ödeme emri, borçluya 7 gün içinde borcu ödeme veya itiraz etme hakkı tanır. İtiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.
Bu aşamada en sık yapılan hatalardan biri, faiz kaleminin eksik veya hatalı hesaplanmasıdır. Özellikle ticari faiz oranları ve akdi faiz farkı, dilekçede ayrı ayrı gösterilmelidir. Ayrıca borcun TL, döviz veya altın cinsinden olması da takip talebinin şeklini etkiler.
Borçluya tebliğ edilen ödeme emrine karşı 7 gün içinde itiraz edilebilir. Bu itiraz, ayrı bir dilekçe ile icra dairesine yapılır. İtiraz dilekçesinde, itirazın hangi sebebe dayandığı (borcun bulunmadığı, zamanaşımı, imza inkarı gibi) açıklanmalıdır. Örneğin "borçlu olmadığım için itiraz ediyorum" gibi genel ifadeler yetersiz kalır. İtirazın gerekçesi somut delillere dayanmalı ve ispatlanabilir olmalıdır.
Eğer itiraz kambiyo senedine dayanıyorsa, borçlu ancak imza inkarı, sahtecilik veya zamanaşımı gibi sınırlı sebeplerle itiraz edebilir. Aksi halde itiraz geçersiz sayılır ve takip kesinleşir. İtirazın süresinde yapılmaması halinde borçlu, takibin kesinleşmesinden sonra ancak icra mahkemesinde "icranın geri bırakılması" talebinde bulunabilir.
İtiraz dilekçesi yazarken dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta, itirazın "yazılı" olarak yapılmasıdır. Sözlü itirazlar geçerli sayılmaz. Ayrıca itiraz dilekçesinin bir kopyası alacaklı tarafa da gönderilir. Alacaklı, itiraz üzerine takip durursa, genel mahkemelerde alacak davası açmak zorunda kalabilir. Bu süreçte borçlu, itirazın haksız olduğunu düşünüyorsa itirazın iptali davası açabilir.
Haciz işlemi uygulandıktan sonra borçlu veya üçüncü kişi, belirli şartlar altında haczin kaldırılmasını talep edebilir. Bu talep için icra mahkemesine veya icra dairesine hitaben bir "haciz fekki dilekçesi" yazılır. Haczin kaldırılması sebepleri arasında; borcun tamamen ödenmesi, haczin hukuka aykırı olarak yapılması, istisna malların (örneğin maaşın belli bir kısmı) haczedilmesi sayılabilir.
Özellikle maaş haczi konusunda borçluların sıkça başvurduğu bu dilekçede, maaşın asgari ücrete denk gelen kısmının haczedilemeyeceği İİK madde 83 ile düzenlenmiştir. Borçlu bu maddeye dayanarak haczin kaldırılmasını talep edebilir. Ayrıca, borçlunun geçimini sağlamak için zorunlu olan ev eşyası, mesleki araç gibi mallar da haczedilemez. Bu durumlarda haciz fekki dilekçesinde ilgili kanun maddesine atıf yapılması gerekir.
Haciz fekki dilekçesi genellikle kısa sürede sonuçlanır. Ancak alacaklı tarafın itirazı halinde dosya icra mahkemesine taşınır. Bu nedenle dilekçede mümkün olduğunca güçlü deliller sunulmalıdır. Ayrıca, üçüncü kişiye ait bir mal haczolunmuşsa, o kişi de "istihkak iddiası" ile haciz fekki talep edebilir.
Konkordato, borçlunun mali durumunun düzelmesi amacıyla alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yapılandırmasına olanak tanıyan bir hukuki kurumdur. Konkordato başvurusu, borçlu tarafından asliye ticaret mahkemesine bir dilekçe ile yapılır. Bu dilekçe oldukça kapsamlıdır ve borçlunun mali durumunu, borç miktarını, ödeme planını ve konkordatonun başarı şansını gösteren belgeleri içerir.
Konkordato dilekçesinde ayrıca geçici mühlet talebi yer alır. Mahkeme, dilekçeyi inceledikten sonra üç aylık geçici mühlet kararı verebilir. Bu süre zarfında borçluya karşı hiçbir takip işlemi yapılamaz. Dilekçenin eksik veya yetersiz olması halinde mahkeme red kararı verebilir. Bu nedenle konkordato başvurusu yapmadan önce mutlaka bir mali müşavir ve hukukçu çalıştırılmalıdır.
Konkordato dilekçesinde en önemli bölüm, borçlunun ödeme teklifinin ayrıntılı şekilde açıklanmasıdır. Örneğin alacaklıların yüzde kaçının kabul edildiği, ne kadar sürede ödeme yapılacağı gibi bilgiler yer alır. Mahkeme, konkordatonun başarıya ulaşacağını düşünürse kesin mühlet kararı verir ve süreç resmen başlar.
İflas erteleme, borçlunun iflasının ertelenmesi ve iyileştirme projesi sunarak şirketin yeniden yapılandırılması talebidir. Bu dilekçe, asliye ticaret mahkemesine hitaben yazılır ve şirketin mali durumunu, iyileştirme projesini ve projenin uygulanabilirliğini gösteren belgeleri içerir. Ayrıca şirketin iflas erteleme talep etme yetkisine sahip olduğunu kanıtlaması gerekir.
İflas erteleme dilekçesinde, şirketin borca batık olması ve iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olması şarttır. Mahkeme, dilekçeyi inceledikten sonra üç aylık geçici mühlet kararı verir ve bir kayyım atar. Bu süre içinde şirket yönetimi kayyım denetiminde faaliyet gösterir. Eğer iyileştirme projesi başarılı olursa iflas erteleme kalkar, aksi halde kesin iflas kararı verilir.
Bu dilekçede dikkat edilmesi gereken nokta, projenin somut verilere dayanmasıdır. "Gelecekte şirket karlı olacak" gibi soyut ifadeler yeterli değildir. Satış projeksiyonları, maliyet düşürme planları ve nakit akışı tabloları mutlaka sunulmalıdır.
Haciz sırasında haczedilen malın borçluya ait olmadığını iddia eden üçünc
kişi, icra dairesine veya icra mahkemesine hitaben bir istihkak davası dilekçesi sunar. Bu dilekçede, malın kendisine ait olduğunu kanıtlayan belgeler (fatura, satış sözleşmesi, banka dekontu gibi) eklenmelidir. İstihkak iddiası, haciz anında tutanağa geçirilmeli ve en geç 7 gün içinde yazılı dilekçe ile desteklenmelidir. Aksi takdirde iddia geçersiz sayılır. Bu davada ispat yükü üçüncü kişiye aittir; yani malın kendisine ait olduğunu ispatlamak zorundadır. Mahkeme, delilleri değerlendirerek haczin kaldırılmasına veya devamına karar verir.
İcra dairesinin bir işlemi hukuka aykırıysa (örneğin yetkisiz haciz, eksik tebliğ, yanlış hesaplama) ilgili taraf icra mahkemesine şikayet dilekçesi verebilir. Bu dilekçe, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde yazılmalıdır. Şikayet dilekçesinde hangi işlemin hukuka aykırı olduğu, hangi kanun maddesinin ihlal edildiği ve talebin ne olduğu (iptal, düzeltme gibi) açıkça belirtilir. Örneğin, borçluya ait olmayan bir mal haczedilmişse, şikayet yoluyla haczin kaldırılması istenir. Mahkeme, duruşma yapmadan dosya üzerinden karar verebilir. Şikayet dilekçesinin süresinde verilmemesi halinde hak kaybı yaşanır.
1. Dilekçelerde kanun maddelerine atıf yapmak, talebin ciddiyetini artırır. Sadece "borcum yok" demek yerine İİK madde 62'ye atıfla itiraz gerekçenizi yazın.
2. Her dilekçede mutlaka "talep sonucu" bölümü bulunmalıdır. Ne istediğinizi net bir şekilde ifade edin (örneğin "haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ederim").
3. İmza inkarı durumunda, imzanın size ait olmadığını ispatlamak için grafolog raporu veya karşılaştırma belgeleri ekleyin. Bu rapor olmadan itiraz zayıf kalır.
4. Sürelere dikkat edin. Ödeme emrine itiraz süresi 7 gündür, bu süre kaçırılırsa takip kesinleşir. İcra mahkemesine şikayet süresi de 7 gündür.
5. Elektronik tebligat (e-tebligat) sistemini takip edin. Tebligatın yapıldığı tarih süre başlangıcıdır. E-tebligat okunmazsa bile 5 gün sonra tebliğ edilmiş sayılır.
6. Haciz fekki dilekçesinde istisna malları (maaşın asgari ücret kısmı, ev eşyası, mesleki araç) listesini ekleyin. Her madde için kanun maddesini yazın.
7. Konkordato dilekçesinde bağımsız denetim raporu, mali tablolar ve nakit akış projeksiyonu mutlaka yer almalıdır. Aksi halde mahkeme projeyi inandırıcı bulmaz.
8. Daha önce aynı borç için icra takibi yapılmışsa, derdestlik itirazı yapmayı unutmayın. Aynı alacak için iki farklı takip başlatılamaz.
9. Dilekçelerinizi UYAP üzerinden göndermeye özen gösterin. Fiziki dilekçelerde evrak takip numarası almak ve teslim tarihini kaydetmek önemlidir.
10. Mahkeme veya icra dairesi, eksik belge durumunda size eksiklik bildirimi gönderebilir. Bu bildirime 15 gün içinde yanıt vermezseniz dosya işlemden kaldırılır.
11. Vekaletname olmadan başkası adına dilekçe verilemez. Avukat değilseniz kendi adınıza hareket edebilirsiniz.
12. Dava değerini doğru hesaplayın. Eksik harç yatırılırsa dava reddedilebilir veya süreç uzar.
İcra ve İflas Kanunu kapsamında yazılan her dilekçe, büyük bir hukuki sonuca kapı aralayabilir. Doğru ifade, doğru kanun maddesi ve doğru süre, dilekçenin kabul edilmesini sağlarken; unutulan bir nokta tüm süreci tıkayabilir. Bu makalede ele aldığımız takip talebi, itiraz, haciz fekki, konkordato, istihkak ve şikayet dilekçeleri, pratik karşılaşılan her duruma ışık tutmaktadır.
Unutmayın ki her dava ve takip kendine özgü koşullar taşır. Bu nedenle bir avukata veya hukuk danışmanına başvurmak, dilekçelerin eksiksiz hazırlanması için en güvenli yoldur. Ancak yukarıdaki bilgiler, sürecin temelini kavramanız ve doğru adımları atmanız için size rehberlik edecektir. Hukuki metinlerin dili ağır olsa da doğru dilekçeyle hak arayışınızda güçlü bir başlangıç yapabilirsiniz.
İşte tam da bu yüzden, icra ve iflas hukukunda kullanılan dilekçe örneklerini bilmek yalnızca avukatlar için değil, bireysel takip yapmak isteyen alacaklılar ve borçlular için de hayati önem taşır. Her dava dosyasının temel yapı taşı olan bu dilekçeler, kanun maddelerine atıf yapmayı, doğru merciyi ve süreyi belirtmeyi gerektirir. Aşağıda, konuyu en ince ayrıntısına kadar ele alarak pratikte karşılaşılan tüm dilekçe türlerini, hazırlanış biçimlerini ve dikkat edilmesi gereken püf noktalarını bulacaksınız.
Temel Kavramlar ve Tanım
İcra ve İflas Kanunu (İİK), bir alacağın devlet gücüyle tahsil edilmesini veya borçlunun iflasının ilan edilerek mal varlığının tasfiye edilmesini düzenleyen temel hukuk metnidir. Bu kanun kapsamında yazılan dilekçeler, icra dairelerine, icra mahkemelerine ya da asliye ticaret mahkemelerine hitaben kaleme alınır. Her dilekçenin amacı farklıdır: kimisi takibin başlatılmasını sağlar, kimisi haczin kaldırılmasını talep eder, kimisi ise iflas erteleme veya konkordato başvurusu niteliği taşır.
Örneğin bir alacaklı, borçlusuna karşı icra takibi başlatmak için "icra takip talebi" adı verilen bir dilekçe yazar. Bu dilekçede alacak miktarı, faiz oranı, temerrüt tarihi ve dayanak belge açıkça belirtilir. Eğer bu dilekçede eksik bilgi varsa icra dairesi takibi başlatmayı reddedebilir veya süreç yavaşlar. Benzer şekilde, borçlu da ödeme emrine itiraz etmek, haczin kaldırılmasını talep etmek ya da icranın geri bırakılması için dilekçe vermek zorundadır.
Bu noktada önemli olan, her dilekçenin İİK'nın ilgili maddesine uygun şekilde hazırlanmasıdır. Sadece "icra takibine itiraz ediyorum" gibi kısa bir ifade yeterli değildir; itirazın gerekçesi, dayanak deliller ve talep sonucu mutlaka yazılmalıdır. Aksi takdirde mahkeme veya icra dairesi talebi reddedebilir.
İcra Takip Talebi Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
İcra takibinin ilk adımı, icra dairesine hitaben yazılan "icra takip talebi" dilekçesidir. Bu dilekçede alacaklının kimlik bilgileri, borçlunun adresi, alacağın miktarı ve faiz hesabı gibi bilgiler yer alır. Ayrıca takip dayanağının ne olduğu (çek, senet, fatura, kira sözleşmesi gibi) açıkça belirtilmelidir. Bu dilekçe genellikle UYAP sistemi üzerinden elektronik ortamda düzenlenir, ancak fiziki olarak da icra dairesine teslim edilebilir.
Eğer takip kambiyo senedine (çek, bono, poliçe) dayanıyorsa, özel bir "kambiyo takibi" prosedürü uygulanır. Bu durumda takip talebine senedin aslını veya örneğini eklemek zorunludur. Ayrıca alacaklının, varsa kefilleri de takip talebinde belirtmesi gerekir. İcra dairesi, bu dilekçeyi inceledikten sonra borçluya bir ödeme emri gönderir. Ödeme emri, borçluya 7 gün içinde borcu ödeme veya itiraz etme hakkı tanır. İtiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.
Bu aşamada en sık yapılan hatalardan biri, faiz kaleminin eksik veya hatalı hesaplanmasıdır. Özellikle ticari faiz oranları ve akdi faiz farkı, dilekçede ayrı ayrı gösterilmelidir. Ayrıca borcun TL, döviz veya altın cinsinden olması da takip talebinin şeklini etkiler.
Ödeme Emrine İtiraz Dilekçesi ve İtiraz Sebepleri
Borçluya tebliğ edilen ödeme emrine karşı 7 gün içinde itiraz edilebilir. Bu itiraz, ayrı bir dilekçe ile icra dairesine yapılır. İtiraz dilekçesinde, itirazın hangi sebebe dayandığı (borcun bulunmadığı, zamanaşımı, imza inkarı gibi) açıklanmalıdır. Örneğin "borçlu olmadığım için itiraz ediyorum" gibi genel ifadeler yetersiz kalır. İtirazın gerekçesi somut delillere dayanmalı ve ispatlanabilir olmalıdır.
Eğer itiraz kambiyo senedine dayanıyorsa, borçlu ancak imza inkarı, sahtecilik veya zamanaşımı gibi sınırlı sebeplerle itiraz edebilir. Aksi halde itiraz geçersiz sayılır ve takip kesinleşir. İtirazın süresinde yapılmaması halinde borçlu, takibin kesinleşmesinden sonra ancak icra mahkemesinde "icranın geri bırakılması" talebinde bulunabilir.
İtiraz dilekçesi yazarken dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta, itirazın "yazılı" olarak yapılmasıdır. Sözlü itirazlar geçerli sayılmaz. Ayrıca itiraz dilekçesinin bir kopyası alacaklı tarafa da gönderilir. Alacaklı, itiraz üzerine takip durursa, genel mahkemelerde alacak davası açmak zorunda kalabilir. Bu süreçte borçlu, itirazın haksız olduğunu düşünüyorsa itirazın iptali davası açabilir.
Haciz Fekki (Kaldırma) Dilekçesi
Haciz işlemi uygulandıktan sonra borçlu veya üçüncü kişi, belirli şartlar altında haczin kaldırılmasını talep edebilir. Bu talep için icra mahkemesine veya icra dairesine hitaben bir "haciz fekki dilekçesi" yazılır. Haczin kaldırılması sebepleri arasında; borcun tamamen ödenmesi, haczin hukuka aykırı olarak yapılması, istisna malların (örneğin maaşın belli bir kısmı) haczedilmesi sayılabilir.
Özellikle maaş haczi konusunda borçluların sıkça başvurduğu bu dilekçede, maaşın asgari ücrete denk gelen kısmının haczedilemeyeceği İİK madde 83 ile düzenlenmiştir. Borçlu bu maddeye dayanarak haczin kaldırılmasını talep edebilir. Ayrıca, borçlunun geçimini sağlamak için zorunlu olan ev eşyası, mesleki araç gibi mallar da haczedilemez. Bu durumlarda haciz fekki dilekçesinde ilgili kanun maddesine atıf yapılması gerekir.
Haciz fekki dilekçesi genellikle kısa sürede sonuçlanır. Ancak alacaklı tarafın itirazı halinde dosya icra mahkemesine taşınır. Bu nedenle dilekçede mümkün olduğunca güçlü deliller sunulmalıdır. Ayrıca, üçüncü kişiye ait bir mal haczolunmuşsa, o kişi de "istihkak iddiası" ile haciz fekki talep edebilir.
Konkordato Başvuru Dilekçesi ve İçeriği
Konkordato, borçlunun mali durumunun düzelmesi amacıyla alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yapılandırmasına olanak tanıyan bir hukuki kurumdur. Konkordato başvurusu, borçlu tarafından asliye ticaret mahkemesine bir dilekçe ile yapılır. Bu dilekçe oldukça kapsamlıdır ve borçlunun mali durumunu, borç miktarını, ödeme planını ve konkordatonun başarı şansını gösteren belgeleri içerir.
Konkordato dilekçesinde ayrıca geçici mühlet talebi yer alır. Mahkeme, dilekçeyi inceledikten sonra üç aylık geçici mühlet kararı verebilir. Bu süre zarfında borçluya karşı hiçbir takip işlemi yapılamaz. Dilekçenin eksik veya yetersiz olması halinde mahkeme red kararı verebilir. Bu nedenle konkordato başvurusu yapmadan önce mutlaka bir mali müşavir ve hukukçu çalıştırılmalıdır.
Konkordato dilekçesinde en önemli bölüm, borçlunun ödeme teklifinin ayrıntılı şekilde açıklanmasıdır. Örneğin alacaklıların yüzde kaçının kabul edildiği, ne kadar sürede ödeme yapılacağı gibi bilgiler yer alır. Mahkeme, konkordatonun başarıya ulaşacağını düşünürse kesin mühlet kararı verir ve süreç resmen başlar.
İflas Erteleme Dilekçesi
İflas erteleme, borçlunun iflasının ertelenmesi ve iyileştirme projesi sunarak şirketin yeniden yapılandırılması talebidir. Bu dilekçe, asliye ticaret mahkemesine hitaben yazılır ve şirketin mali durumunu, iyileştirme projesini ve projenin uygulanabilirliğini gösteren belgeleri içerir. Ayrıca şirketin iflas erteleme talep etme yetkisine sahip olduğunu kanıtlaması gerekir.
İflas erteleme dilekçesinde, şirketin borca batık olması ve iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olması şarttır. Mahkeme, dilekçeyi inceledikten sonra üç aylık geçici mühlet kararı verir ve bir kayyım atar. Bu süre içinde şirket yönetimi kayyım denetiminde faaliyet gösterir. Eğer iyileştirme projesi başarılı olursa iflas erteleme kalkar, aksi halde kesin iflas kararı verilir.
Bu dilekçede dikkat edilmesi gereken nokta, projenin somut verilere dayanmasıdır. "Gelecekte şirket karlı olacak" gibi soyut ifadeler yeterli değildir. Satış projeksiyonları, maliyet düşürme planları ve nakit akışı tabloları mutlaka sunulmalıdır.
İstihkak Davası Dilekçesi
Haciz sırasında haczedilen malın borçluya ait olmadığını iddia eden üçünc
kişi, icra dairesine veya icra mahkemesine hitaben bir istihkak davası dilekçesi sunar. Bu dilekçede, malın kendisine ait olduğunu kanıtlayan belgeler (fatura, satış sözleşmesi, banka dekontu gibi) eklenmelidir. İstihkak iddiası, haciz anında tutanağa geçirilmeli ve en geç 7 gün içinde yazılı dilekçe ile desteklenmelidir. Aksi takdirde iddia geçersiz sayılır. Bu davada ispat yükü üçüncü kişiye aittir; yani malın kendisine ait olduğunu ispatlamak zorundadır. Mahkeme, delilleri değerlendirerek haczin kaldırılmasına veya devamına karar verir.
İcra Mahkemesine Şikayet Dilekçesi
İcra dairesinin bir işlemi hukuka aykırıysa (örneğin yetkisiz haciz, eksik tebliğ, yanlış hesaplama) ilgili taraf icra mahkemesine şikayet dilekçesi verebilir. Bu dilekçe, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde yazılmalıdır. Şikayet dilekçesinde hangi işlemin hukuka aykırı olduğu, hangi kanun maddesinin ihlal edildiği ve talebin ne olduğu (iptal, düzeltme gibi) açıkça belirtilir. Örneğin, borçluya ait olmayan bir mal haczedilmişse, şikayet yoluyla haczin kaldırılması istenir. Mahkeme, duruşma yapmadan dosya üzerinden karar verebilir. Şikayet dilekçesinin süresinde verilmemesi halinde hak kaybı yaşanır.
Uzman Önerileri ve İpuçları
1. Dilekçelerde kanun maddelerine atıf yapmak, talebin ciddiyetini artırır. Sadece "borcum yok" demek yerine İİK madde 62'ye atıfla itiraz gerekçenizi yazın.
2. Her dilekçede mutlaka "talep sonucu" bölümü bulunmalıdır. Ne istediğinizi net bir şekilde ifade edin (örneğin "haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ederim").
3. İmza inkarı durumunda, imzanın size ait olmadığını ispatlamak için grafolog raporu veya karşılaştırma belgeleri ekleyin. Bu rapor olmadan itiraz zayıf kalır.
4. Sürelere dikkat edin. Ödeme emrine itiraz süresi 7 gündür, bu süre kaçırılırsa takip kesinleşir. İcra mahkemesine şikayet süresi de 7 gündür.
5. Elektronik tebligat (e-tebligat) sistemini takip edin. Tebligatın yapıldığı tarih süre başlangıcıdır. E-tebligat okunmazsa bile 5 gün sonra tebliğ edilmiş sayılır.
6. Haciz fekki dilekçesinde istisna malları (maaşın asgari ücret kısmı, ev eşyası, mesleki araç) listesini ekleyin. Her madde için kanun maddesini yazın.
7. Konkordato dilekçesinde bağımsız denetim raporu, mali tablolar ve nakit akış projeksiyonu mutlaka yer almalıdır. Aksi halde mahkeme projeyi inandırıcı bulmaz.
8. Daha önce aynı borç için icra takibi yapılmışsa, derdestlik itirazı yapmayı unutmayın. Aynı alacak için iki farklı takip başlatılamaz.
9. Dilekçelerinizi UYAP üzerinden göndermeye özen gösterin. Fiziki dilekçelerde evrak takip numarası almak ve teslim tarihini kaydetmek önemlidir.
10. Mahkeme veya icra dairesi, eksik belge durumunda size eksiklik bildirimi gönderebilir. Bu bildirime 15 gün içinde yanıt vermezseniz dosya işlemden kaldırılır.
11. Vekaletname olmadan başkası adına dilekçe verilemez. Avukat değilseniz kendi adınıza hareket edebilirsiniz.
12. Dava değerini doğru hesaplayın. Eksik harç yatırılırsa dava reddedilebilir veya süreç uzar.
Skça Sorulan Sorular
İcra takibine itiraz etmezsem ne olur?
İtiraz etmediğiniz takdirde takip kesinleşir ve borcunuzu ödemediğinizde haciz işlemi başlatılır. Ayrıca itiraz süresi geçtikten sonra icra mahkemesine başvurarak ancak "icranın geri bırakılması" talep edebilirsiniz, bu da çok daha zor bir süreçtir.Haczedilen maaşımın tamamı kesilebilir mi?
Hayır. İİK madde 83'e göre maaşınızın asgari ücrete denk gelen kısmı haczedilemez. Sadece asgari ücretin üzerindeki kısmın dörtte biri haczedilebilir. Bu kural borçlu ve ailesinin geçimini sağlamak içindir.Konkordato başvurusu her borçlu için geçerli mi?
Konkordato yalnızca ticari işletme sahipleri veya şirketler için geçerlidir. Bireysel borçlular konkordato talebinde bulunamaz. Ayrıca borçlunun mali durumunun düzelebileceğine dair ciddi bir proje sunması şarttır.İstihkak davasında ispat yükü kime ait?
İstihkak davasında ispat yükü üçüncü kişiye aittir. Yani malın borçluya değil, kendisine ait olduğunu kanıtlamak zorundadır. Bu nedenle fatura, satış sözleşmesi, banka dekontu gibi belgeler mutlaka sunulmalıdır.İcra mahkemesine şikayet ne kadar sürede sonuçlanır?
Şikayet dilekçeleri genellikle 1-2 hafta içinde karara bağlanır. Mahkeme duruşma yapmadan dosya üzerinden karar verebilir. Ancak tarafların itirazı halinde duruşma açılabilir.Sonuç
İcra ve İflas Kanunu kapsamında yazılan her dilekçe, büyük bir hukuki sonuca kapı aralayabilir. Doğru ifade, doğru kanun maddesi ve doğru süre, dilekçenin kabul edilmesini sağlarken; unutulan bir nokta tüm süreci tıkayabilir. Bu makalede ele aldığımız takip talebi, itiraz, haciz fekki, konkordato, istihkak ve şikayet dilekçeleri, pratik karşılaşılan her duruma ışık tutmaktadır.
Unutmayın ki her dava ve takip kendine özgü koşullar taşır. Bu nedenle bir avukata veya hukuk danışmanına başvurmak, dilekçelerin eksiksiz hazırlanması için en güvenli yoldur. Ancak yukarıdaki bilgiler, sürecin temelini kavramanız ve doğru adımları atmanız için size rehberlik edecektir. Hukuki metinlerin dili ağır olsa da doğru dilekçeyle hak arayışınızda güçlü bir başlangıç yapabilirsiniz.