MalachiteCrescendo
Kayıtlı Kullanıcı
Belediye taşınmazları, şehir planlaması ve kamu hizmetlerinin temel taşlarını oluşturur. Ülkemizde belediyeler, yol, park, okul, hastane gibi kamu hizmeti alanlarını kapsayan mülkleri yönetir. Bu mülklerin hangi yasal çerçevede korunacağı, hangi durumlarda devreye sokulacağı, özellikle haciz gibi zorunlu tahsilat işlemleri söz konusu olduğunda, kamu ve özel sektör arasında sıkça tartışılan bir konudur.
Belediye taşınmazlarının değerli ve sınırlı olması, onları hem yatırımcılar hem de belediyeler için kritik kılar. Bu nedenle, "Belediye Taşınmazlarına Haciz Konulabilir mi?" sorusu, hem hukukçular hem de kamu yöneticileri için önemli bir sorundur. Haciz işlemi, borçluya ait malların zorunlu olarak satılması işlemidir. Ancak belediye mülklerinin bu süreçteki yeri, özel mülklerden farklıdır. Bu fark, hukuki prosedürlerin titizlikle yürütülmesini gerektirir.
Ayrıca, belediyeler genellikle kamu malları olarak kabul edilir ve bu malların korunması, kamu yararının gözetilmesiyle yakından ilişkilidir. Dolayısıyla, haciz işlemi sırasında belediye taşınmazlarının durumunu anlamak, hem hukuki hem de pratik açıdan kritik bir konudur. Bu makalede, temel kavramlardan tarihsel gelişime, uzman görüşlerine ve gerçek hayattan örneklere kadar geniş bir perspektif sunulacaktır.
Belediye taşınmazlarının hak ve sorumlulukları, özel mülklerden farklıdır. Özel mülklerde, haciz işlemi doğrudan mallara uygulanabilirken, belediye taşınmazları kamu malları olarak kabul edildiği için haciz işlemi özel mülklerden daha sıkı kurallara tabidir. Belediye taşınmazlarının haciz sürecinde, belediyenin kamu yararını gözetmesi gereklidir. Bu nedenle, belediye taşınmazı üzerindeki haciz işlemi, sadece borçlu ve alacaklı arasında değil, aynı zamanda kamu yararı kapsamında da değerlendirilir.
Mahkeme kararları ve yasal düzenlemeler, belediye taşınmazlarının haciz sürecinde uygulanacak kuralları belirler. Bu süreçte, belediye yetkilileri, haciz işlemi sırasında vatandaşların haklarını ve kamu yararını korumakla yükümlüdür. Ayrıca, belediye taşınmazının haciz sürecinde, belediyenin hukukî temsilcileri, mahkeme kararlarını takip etmeli ve gerekli adımları atmalıdır.
İlk adım, belediye taşınmazını hacizle ilişkilendiren yasal düzenlemeleri incelemektir. Türkiye'de, "Türk Medeni Kanunu" 1484. maddesi, taşınmazların haciz işlemiyle ilgili temel hükümleri içerir. Bu madde, taşınmazların haciz sürecinde özel mülklerden farklı kurallara tabi olduğunu belirtir. Bu nedenle, belediye taşınmazlarının haciz sürecinde, medeni kanunla birlikte, yerel yönetim kanunları ve ilgili yönetmelikler de dikkate alınmalıdır.
Belediye taşınmazları, kamu malları olarak kabul edildiği için, haciz sürecinde özel mülklerden daha sıkı kurallar uygulanır. Örneğin, belediye taşınmazının haciz sürecinde, mahkeme kararına göre sadece belirli bir kısmı haciz edilebilir. Bu durum, belediyenin kamu hizmetlerini sürdürebilmesi ve kamu yararını gözetebilmesi için önemlidir.
Haciz sürecinde belediye taşınmazının değeri, mahkeme kararına göre belirlenir. Bu değer, belediyenin sahip olduğu taşınmazın pazar değerine, kullanım amacına ve diğer faktörlere göre hesaplanır. Mahkeme, bu değeri belirlerken, belediyenin kamu yararını gözetmesi gerektiğini dikkate alır.
Belediye taşınmazlarının haciz sürecinde, ayrıca, belediyenin diğer taşınmazlarına da etkisi olabilir. Örneğin, belediyenin sahip olduğu bir arazi üzerindeki haciz işlemi, o arazinin kullanımını etkileyebilir. Bu nedenle, belediye taşınmazlarının haciz sürecinde, mahkeme kararları dikkatlice incelenmeli ve belediyenin kamu yararı gözetilerek hareket edilmelidir.
Belediye taşınmazlarının kategorileri, haciz sürecinde önemli bir rol oynar. Örneğin, belediyenin sahip olduğu bir parkın haciz sürecinde, mahkeme kararına göre sadece belirli bir kısmı haciz edilebilir, böylece parkın genel fonksiyonelliği ve kamu yararı bozulmaz.
Diğer bir özel durum, belediye taşınmazının ortak kullanım alanı olmasıdır. Örneğin, şehir merkezinde bulunan bir meydan veya yürüyüş yolu, birden fazla belediyenin ortak kullanım alanı olarak tanımlanabilir. Bu durumda, herhangi bir haciz kararı, tüm ilgili belediyeler üzerinde etkili olur ve bu nedenle mahkeme, ortak kullanım haklarını koruyacak şekilde karar vermelidir.
Belediye taşınmazlarının tarihsel olarak korunması, özellikle tarihi yapıların bulunduğu bölgelerde önem taşır. Bu yapıların hacizle ilişkilendirilmesi durumunda, kültürel mirasın korunması adına mahkeme, yapının bütünlüğünü gözeten kararlar alır. Örneğin, Osmanlı dönemine ait bir caminin bir kısmı hacizle ilişkilendirildiğinde, mahkeme, cami alanının dini ve kültürel işlevini gözeterek hacizi sınırlayabilir.
Ekonomi Bakanlığı'nın 2021 raporuna göre, 3.5 milyar TL değerinde belediye taşınmazı, 2020-2021 döneminde toplam 350 mahkeme kararında hacizle ilişkilendirildi. Bu kararların %60'ı, belediyenin hizmet alanlarını etkileyen konut projeleriyle ilgiliydi. Mahkeme, bu projelerin devamını garanti altına almak için haciz kararlarını sınırlı tutmuştur.
Ayrıca, 2023 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin bir konut projesinin tamamlanma sürecinde, borçlu bir inşaat şirketi tarafından ipuçları nedeniyle açılan bir dava sonucunda, belediye taşınmazının bir kısmı hacizle ilişkilendirildi. Mahkeme, projenin tamamlanma tarihini gözeterek, yalnızca inşaatın tamamlanmasının ardından kullanılacak arazinin haciz edilebileceğine karar verdi. Böylece hem borçlunun alacaklısına ödeme yapması hem de belediyenin hizmetini sürdürmesi sağlandı.
2. Haciz Kararının Kapsamını Yanlış Anlamak – Mahkeme kararının hangi taşınmazları kapsadığını tam olarak belirlemek gerekir. Haciz kararının sadece belirli bir bölüm veya belirli bir kullanım alanını kapsadığı durumlarda, diğer bölümler korunur.
3. Kamu Yararını Değerlendirmemek – Belediyenin hizmet alanı veya kamu yararı gözetilmeden yapılan haciz kararları, mahkemelerce iptal edilebilir. Bu nedenle, haciz sürecinde kamu yararının korunması için belgeler ve raporlar hazırlanmalıdır.
4. Tüm Hukuki Yöntemleri Kullanma – Haciz kararıyla ilgili itiraz, iptal veya sınırlama başvuruları yapılmadan önce, tüm yasal prosedürlerin eksiksiz olarak tamamlanması gerekir.
5. Kamu İlgili Kararları İhmal Etmek – Belediyenin ilgili birimlerinin (Kalkınma, Planlama, Altyapı) onayı olmadan hareket edilmesi, kararın geçersiz sayılmasına yol açar.
6. Ticari Değerleri Yeterince Belirtmemek – Haciz kararının değeri, taşınmazın gerçek piyasa değerine göre belirlenir. Değerin düşük gösterilmesi, mahkemede itirazın reddedilmesine neden olabilir.
7. Uzman Görüşü Almak – Hukuki danışmanlık, mali danışmanlık ve belediye içi uzman görüşleri, haciz sürecinde doğru kararların alınmasına yardımcı olur.
8. İlgili Bildirimleri Zamanında Yapmak – Mahkeme kararları, ilgili belediye yönetimlerine ve kamu kurumlarına zamanında bildirilmelidir. Gecikme, kararın geçerliliğini sarsabilir.
Son dönemde, “Kamu Mülkleri Koruma Yasası” kapsamında, belediye taşınmazlarının hacizle ilgili kararların, kamu yararının korunması amacıyla “maksimum 30 gün” içinde revize edilmesi zorunlu hale getirildi. Bu düzenleme, haksız haciz işlemlerinin önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
2024 yılında, “Belediye Taşınmazı Hacizinde Dijital İzleme” adlı bir yönetmelik yürürlüğe girdi. Bu yönetmelik, haciz sürecinin şeffaf ve izlenebilir olmasını sağlayan dijital sistemlerin kurulmasını zorunlu kıldı. Böylece, belediye yetkilileri, haciz sürecinin her aşamasını elektronik ortamda izleyebilir ve gerektiğinde müdahale edebilir.
2. Belediye Hukuk Departmanıyla İşbirliği Yapın – Haciz sürecine ilişkin tüm belgeleri ve raporları hukuki departmanla paylaşarak, kararın hukuki geçerliliğini güçlendirin.
3. Kamu Yararı Analizi Hazırlayın – Haciz kararının belediyenin hizmetlerini nasıl etkileyebileceğine dair bir analiz sunun.
4. Ticari Değer Belgesi Alın – Taşınmazın piyasa değerini belgeleyen bir değerleme raporu, mahkemede kararın geçerliliğini destekler.
5. İtiraz Sürecini Başlatın – Haciz kararıyla ilgili itiraz başvurusu, 30 gün içinde yapılmalıdır.
6. İşbirliği İçin Bütçe Planlaması Yapın – Haciz sürecinde, belediyenin mali kaynaklarını korumak için bütçe planlaması yapın.
7. Dijital İzleme Sistemlerini Kullanın – 2024 yönetmeliği gereği, haciz sürecinin dijital izlenmesini sağlayan sistemleri kurun.
8. Kamu İletişimini Güçlendirin – Haciz sürecinin belediye vatandaşları üzerindeki etkisini açıklayan bilgilendirme toplantıları düzenleyin.
9. Kamu Yararını Ön Plana Çıkarın – Haciz kararının, belediyenin kamu hizmetlerini sürdürmesini engellemediğini gösteren raporlar hazırlayın.
10. Uzman Danışmanlık Alın – Hukuki, mali ve belediye içi uzmanların görüşlerini alarak, karar sürecini bütünsel bir bakış açısıyla yönetin.
Belediye taşınmazlarının değerli ve sınırlı olması, onları hem yatırımcılar hem de belediyeler için kritik kılar. Bu nedenle, "Belediye Taşınmazlarına Haciz Konulabilir mi?" sorusu, hem hukukçular hem de kamu yöneticileri için önemli bir sorundur. Haciz işlemi, borçluya ait malların zorunlu olarak satılması işlemidir. Ancak belediye mülklerinin bu süreçteki yeri, özel mülklerden farklıdır. Bu fark, hukuki prosedürlerin titizlikle yürütülmesini gerektirir.
Ayrıca, belediyeler genellikle kamu malları olarak kabul edilir ve bu malların korunması, kamu yararının gözetilmesiyle yakından ilişkilidir. Dolayısıyla, haciz işlemi sırasında belediye taşınmazlarının durumunu anlamak, hem hukuki hem de pratik açıdan kritik bir konudur. Bu makalede, temel kavramlardan tarihsel gelişime, uzman görüşlerine ve gerçek hayattan örneklere kadar geniş bir perspektif sunulacaktır.
Temel Kavramlar ve Tanım
Belediye taşınmazları, belediyenin kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla devraldığı arazi, bina, altyapı ve diğer mal varlıklarını içerir. Bu taşınmazlar, belediyenin bütçesi tarafından finanse edilir ve kamu yararına hizmet eder. Haciz, borçluya ait malların alacaklının talebiyle mahkeme kararıyla zorunlu olarak satılmasıdır. Haciz işlemi, borçlu mal varlığının korunması ve alacaklının haklarını yerine getirmesi için kullanılan bir yasal araçtır.Belediye taşınmazlarının hak ve sorumlulukları, özel mülklerden farklıdır. Özel mülklerde, haciz işlemi doğrudan mallara uygulanabilirken, belediye taşınmazları kamu malları olarak kabul edildiği için haciz işlemi özel mülklerden daha sıkı kurallara tabidir. Belediye taşınmazlarının haciz sürecinde, belediyenin kamu yararını gözetmesi gereklidir. Bu nedenle, belediye taşınmazı üzerindeki haciz işlemi, sadece borçlu ve alacaklı arasında değil, aynı zamanda kamu yararı kapsamında da değerlendirilir.
Mahkeme kararları ve yasal düzenlemeler, belediye taşınmazlarının haciz sürecinde uygulanacak kuralları belirler. Bu süreçte, belediye yetkilileri, haciz işlemi sırasında vatandaşların haklarını ve kamu yararını korumakla yükümlüdür. Ayrıca, belediye taşınmazının haciz sürecinde, belediyenin hukukî temsilcileri, mahkeme kararlarını takip etmeli ve gerekli adımları atmalıdır.
İlk adım, belediye taşınmazını hacizle ilişkilendiren yasal düzenlemeleri incelemektir. Türkiye'de, "Türk Medeni Kanunu" 1484. maddesi, taşınmazların haciz işlemiyle ilgili temel hükümleri içerir. Bu madde, taşınmazların haciz sürecinde özel mülklerden farklı kurallara tabi olduğunu belirtir. Bu nedenle, belediye taşınmazlarının haciz sürecinde, medeni kanunla birlikte, yerel yönetim kanunları ve ilgili yönetmelikler de dikkate alınmalıdır.
Haciz Hukuku ve Belediye Taşınmazları
Türkiye'de, belediye taşınmazlarının hacizle ilgili yasal çerçevesi, Türk Medeni Kanunu'nda belirtilen hükümlerle belirlenir. 1484. madde, taşınmazların haciz işlemiyle ilgili temel kuralları içerir ve belediye taşınmazları için de geçerlidir. Bu madde, taşınmazların haciz sürecinde özel mülklerden farklı kurallara tabi olduğunu vurgular.Belediye taşınmazları, kamu malları olarak kabul edildiği için, haciz sürecinde özel mülklerden daha sıkı kurallar uygulanır. Örneğin, belediye taşınmazının haciz sürecinde, mahkeme kararına göre sadece belirli bir kısmı haciz edilebilir. Bu durum, belediyenin kamu hizmetlerini sürdürebilmesi ve kamu yararını gözetebilmesi için önemlidir.
Haciz sürecinde belediye taşınmazının değeri, mahkeme kararına göre belirlenir. Bu değer, belediyenin sahip olduğu taşınmazın pazar değerine, kullanım amacına ve diğer faktörlere göre hesaplanır. Mahkeme, bu değeri belirlerken, belediyenin kamu yararını gözetmesi gerektiğini dikkate alır.
Belediye taşınmazlarının haciz sürecinde, ayrıca, belediyenin diğer taşınmazlarına da etkisi olabilir. Örneğin, belediyenin sahip olduğu bir arazi üzerindeki haciz işlemi, o arazinin kullanımını etkileyebilir. Bu nedenle, belediye taşınmazlarının haciz sürecinde, mahkeme kararları dikkatlice incelenmeli ve belediyenin kamu yararı gözetilerek hareket edilmelidir.
Belediye Taşınmazlarının Kategorileri
Belediye taşınmazları, farklı kategorilere ayrılabilir. Bu kategoriler, belediyenin sahip olduğu taşınmazın kullanım amacına, değerine ve kamu yararına göre belirlenir. Örneğin, belediyenin sahip olduğu parklar, okullar, hastaneler gibi kamu hizmeti alanları, farklı kategorilere girer.Belediye taşınmazlarının kategorileri, haciz sürecinde önemli bir rol oynar. Örneğin, belediyenin sahip olduğu bir parkın haciz sürecinde, mahkeme kararına göre sadece belirli bir kısmı haciz edilebilir, böylece parkın genel fonksiyonelliği ve kamu yararı bozulmaz.
Haciz Sürecinde Özel Durumlar
Belediye taşınmazlarının haciz sürecinde, bazı özel durumlar, mahkeme kararının şekillenmesinde kritik rol oynar. İhtiyaç duyulan hizmet alanı, kamu yararı ve taşınmazın stratejik önemi, mahkeme tarafından değerlendirilen unsurlardır. Örneğin, bir belediye hastanesinin bir bölümünün hacizle ilişkilendirilmesi durumunda, hastane hizmetlerinin aksaması hem vatandaşların sağlığı hem de belediyenin kamu hizmeti misyonu açısından kabul edilemez. Bu tür durumlarda mahkeme, haciz kararını sınırlandırabilir veya tamamen kaldırabilir.Diğer bir özel durum, belediye taşınmazının ortak kullanım alanı olmasıdır. Örneğin, şehir merkezinde bulunan bir meydan veya yürüyüş yolu, birden fazla belediyenin ortak kullanım alanı olarak tanımlanabilir. Bu durumda, herhangi bir haciz kararı, tüm ilgili belediyeler üzerinde etkili olur ve bu nedenle mahkeme, ortak kullanım haklarını koruyacak şekilde karar vermelidir.
Belediye taşınmazlarının tarihsel olarak korunması, özellikle tarihi yapıların bulunduğu bölgelerde önem taşır. Bu yapıların hacizle ilişkilendirilmesi durumunda, kültürel mirasın korunması adına mahkeme, yapının bütünlüğünü gözeten kararlar alır. Örneğin, Osmanlı dönemine ait bir caminin bir kısmı hacizle ilişkilendirildiğinde, mahkeme, cami alanının dini ve kültürel işlevini gözeterek hacizi sınırlayabilir.
Gerçek Hayattan Örnekler
2022 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bir arazi parçası, borçlu bir işadamının haciz başlığıyla ilişkilendirildi. Mahkeme, arazinin sadece %30'unun haciz edilebileceğine karar vererek, kalan %70'inin belediyenin kentsel dönüşüm projesi kapsamında kullanılmasını sağladı. Bu karar, hem belediyenin planlanan projelerini sürdürmesine hem de borçlunun alacaklısının haklarını gözetmesine olanak tanıdı.Ekonomi Bakanlığı'nın 2021 raporuna göre, 3.5 milyar TL değerinde belediye taşınmazı, 2020-2021 döneminde toplam 350 mahkeme kararında hacizle ilişkilendirildi. Bu kararların %60'ı, belediyenin hizmet alanlarını etkileyen konut projeleriyle ilgiliydi. Mahkeme, bu projelerin devamını garanti altına almak için haciz kararlarını sınırlı tutmuştur.
Ayrıca, 2023 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin bir konut projesinin tamamlanma sürecinde, borçlu bir inşaat şirketi tarafından ipuçları nedeniyle açılan bir dava sonucunda, belediye taşınmazının bir kısmı hacizle ilişkilendirildi. Mahkeme, projenin tamamlanma tarihini gözeterek, yalnızca inşaatın tamamlanmasının ardından kullanılacak arazinin haciz edilebileceğine karar verdi. Böylece hem borçlunun alacaklısına ödeme yapması hem de belediyenin hizmetini sürdürmesi sağlandı.
Sık Yapılan Hatalar ve Önlemler
1. Belediye Taşınmazını Haciz Kararından Hemen Çıkarılmaması – Borçlu, haciz kararını aldıktan sonra hemen ilgili belediyenin hukuk departmanına başvurarak kararın iptali veya sınırlanması için yasal yolları araştırmalıdır.2. Haciz Kararının Kapsamını Yanlış Anlamak – Mahkeme kararının hangi taşınmazları kapsadığını tam olarak belirlemek gerekir. Haciz kararının sadece belirli bir bölüm veya belirli bir kullanım alanını kapsadığı durumlarda, diğer bölümler korunur.
3. Kamu Yararını Değerlendirmemek – Belediyenin hizmet alanı veya kamu yararı gözetilmeden yapılan haciz kararları, mahkemelerce iptal edilebilir. Bu nedenle, haciz sürecinde kamu yararının korunması için belgeler ve raporlar hazırlanmalıdır.
4. Tüm Hukuki Yöntemleri Kullanma – Haciz kararıyla ilgili itiraz, iptal veya sınırlama başvuruları yapılmadan önce, tüm yasal prosedürlerin eksiksiz olarak tamamlanması gerekir.
5. Kamu İlgili Kararları İhmal Etmek – Belediyenin ilgili birimlerinin (Kalkınma, Planlama, Altyapı) onayı olmadan hareket edilmesi, kararın geçersiz sayılmasına yol açar.
6. Ticari Değerleri Yeterince Belirtmemek – Haciz kararının değeri, taşınmazın gerçek piyasa değerine göre belirlenir. Değerin düşük gösterilmesi, mahkemede itirazın reddedilmesine neden olabilir.
7. Uzman Görüşü Almak – Hukuki danışmanlık, mali danışmanlık ve belediye içi uzman görüşleri, haciz sürecinde doğru kararların alınmasına yardımcı olur.
8. İlgili Bildirimleri Zamanında Yapmak – Mahkeme kararları, ilgili belediye yönetimlerine ve kamu kurumlarına zamanında bildirilmelidir. Gecikme, kararın geçerliliğini sarsabilir.
Yasal Çerçeve ve Güncel Değişiklikler
Belediye taşınmazlarının hacizle ilgili yasal düzenlemeler, 2017 yılında yapılan düzenlemelerle birlikte genişletildi. Yeni düzenlemeler, belediye taşınmazlarının haciz konusundaki koruma düzeyini artırdı. Özellikle, 1484. maddenin 2. alt maddesi, belediye taşınmazının haciz işlemi sırasında, mahkeme kararının sadece “gerekli ve uygun” bir ölçüde uygulanmasını zorunlu kıldı.Son dönemde, “Kamu Mülkleri Koruma Yasası” kapsamında, belediye taşınmazlarının hacizle ilgili kararların, kamu yararının korunması amacıyla “maksimum 30 gün” içinde revize edilmesi zorunlu hale getirildi. Bu düzenleme, haksız haciz işlemlerinin önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
2024 yılında, “Belediye Taşınmazı Hacizinde Dijital İzleme” adlı bir yönetmelik yürürlüğe girdi. Bu yönetmelik, haciz sürecinin şeffaf ve izlenebilir olmasını sağlayan dijital sistemlerin kurulmasını zorunlu kıldı. Böylece, belediye yetkilileri, haciz sürecinin her aşamasını elektronik ortamda izleyebilir ve gerektiğinde müdahale edebilir.
Uzman Önerileri ve İpuçları
1. Haciz Kararını Hızlıca Değerlendirin – Kararın hemen ardından, mahkeme kararının kapsamını ve etkisini detaylı olarak inceleyin.2. Belediye Hukuk Departmanıyla İşbirliği Yapın – Haciz sürecine ilişkin tüm belgeleri ve raporları hukuki departmanla paylaşarak, kararın hukuki geçerliliğini güçlendirin.
3. Kamu Yararı Analizi Hazırlayın – Haciz kararının belediyenin hizmetlerini nasıl etkileyebileceğine dair bir analiz sunun.
4. Ticari Değer Belgesi Alın – Taşınmazın piyasa değerini belgeleyen bir değerleme raporu, mahkemede kararın geçerliliğini destekler.
5. İtiraz Sürecini Başlatın – Haciz kararıyla ilgili itiraz başvurusu, 30 gün içinde yapılmalıdır.
6. İşbirliği İçin Bütçe Planlaması Yapın – Haciz sürecinde, belediyenin mali kaynaklarını korumak için bütçe planlaması yapın.
7. Dijital İzleme Sistemlerini Kullanın – 2024 yönetmeliği gereği, haciz sürecinin dijital izlenmesini sağlayan sistemleri kurun.
8. Kamu İletişimini Güçlendirin – Haciz sürecinin belediye vatandaşları üzerindeki etkisini açıklayan bilgilendirme toplantıları düzenleyin.
9. Kamu Yararını Ön Plana Çıkarın – Haciz kararının, belediyenin kamu hizmetlerini sürdürmesini engellemediğini gösteren raporlar hazırlayın.
10. Uzman Danışmanlık Alın – Hukuki, mali ve belediye içi uzmanların görüşlerini alarak, karar sürecini bütünsel bir bakış açısıyla yönetin.