QuartzMelody
Kayıtlı Kullanıcı
Alacak tahsilatı sürecinde arabuluculuk son yılların en çok tartışılan konularından biri haline geldi. Özellikle 2023 yılında yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle birlikte, birçok alacak davasında arabuluculuk zorunlu hale getirildi. Peki bu durum alacak tahsilatı yapmak isteyen herkes için geçerli mi? Yoksa bazı istisnalar mı var? Gelin bu soruların cevaplarını birlikte inceleyelim.
Alacaklı olmak, hakkını aramak her vatandaşın en doğal hakkıdır. Ancak bu hakkı kullanırken izlenecek yollar, başvurulacak yöntemler zaman içinde değişiyor. Eskiden doğrudan icra takibi başlatmak veya dava açmak mümkünken, bugün artık birçok uyuşmazlık türünde önce arabulucuya gitmek şart. Bu değişiklik aslında mahkemelerin iş yükünü azaltmayı ve tarafları dostane çözüme yönlendirmeyi hedefliyor.
Arabuluculuk, iki taraf arasındaki uyuşmazlığın, tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişi olan arabulucu tarafından, tarafların kendi iradeleriyle çözüm bulmalarına yardımcı olunduğu bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Bu süreçte arabulucu, taraflara çözüm önerileri sunabilir, ancak karar verme yetkisi yoktur. Taraflar anlaşırsa süreç başarıyla sonlanır, anlaşamazsa dava yoluna gidilebilir.
Alacak tahsilatı açısından arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı, alacağın türüne ve tarafların sıfatına göre değişir. Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesine göre, ticari davalarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunludur. Bu kapsamda, iki ticari işletme arasındaki alacak uyuşmazlıkları, çek-senet gibi kambiyo senetlerinden kaynaklanan alacaklar ve ticari nitelikteki diğer alacaklar zorunlu arabuluculuk kapsamındadır.
Örneğin, bir tekstil firmasının kumaş tedarikçisine olan borcunu ödememesi durumunda, tedarikçi firma dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorundadır. Ancak bir kiracının ev sahibine olan kira borcu, ticari bir uyuşmazlık değilse zorunlu arabuluculuk kapsamına girmez. Bu noktada alacağın niteliğini doğru belirlemek büyük önem taşır.
Türkiye'de arabuluculuk ilk kez 2012 yılında 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile hukuk sistemimize girdi. Başlangıçta isteğe bağlı olan bu yöntem, 2018 yılında iş davalarında zorunlu hale getirildi. Ardından 2019'da ticari davalar, 2023'te ise tüketici uyuşmazlıklarının bir kısmı zorunlu arabuluculuk kapsamına alındı.
Bugün geldiğimiz noktada, alacak tahsilatı davalarının önemli bir bölümünde arabuluculuk zorunludur. Türkiye genelinde her gün binlerce arabuluculuk görüşmesi yapılmakta ve bunların önemli bir kısmı anlaşmayla sonuçlanmaktadır. Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılı içinde ticari davalarda arabuluculuğa başvuru sayısı 1,5 milyonu aşmış ve bunların yaklaşık %65'i anlaşma ile sonuçlanmıştır.
Bu gelişmeler mahkemelerin iş yükünü önemli ölçüde azaltırken, alacaklılar için de daha hızlı ve düşük maliyetli çözümler sunuyor. Bir dava süreci ortalama 1-2 yıl sürerken, arabuluculuk genellikle 3-4 hafta içinde tamamlanabiliyor. Üstelik arabuluculukta tarafların anlaşması halinde, dava masrafları ve vekalet ücretleri de ortadan kalkıyor.
Alacak tahsilatı dendiğinde akla gelen ilk kategori ticari alacaklardır. İki tacir arasındaki satış sözleşmesinden, eser sözleşmesinden veya hizmet sözleşmesinden doğan alacaklar ticari dava niteliğindedir. Bu tür alacaklar için dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Aksi halde dava usulden reddedilir ve başvuru sırasında yapılan masraflar talep eden tarafa yüklenir.
Kambiyo senetlerinden (çek, bono, poliçe) kaynaklanan alacaklar da ticari dava sayılır. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrım vardır. Kambiyo senetlerine dayalı alacaklarda, eğer takip talebiyle doğrudan icra takibi başlatılıyorsa, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığı için arabuluculuk zorunluluğu bulunmaz. Ancak bu alacak için dava açmak gerektiğinde (örneğin menfi tespit davası, istirdat davası gibi) arabuluculuk zorunlu hale gelir. Yani alacaklı, icra takibi başlatmak istiyorsa arabulucuya gitmeden doğrudan icra dairesine başvurabilir, fakat dava açması gerekiyorsa önce arabulucuya gitmek zorundadır.
Her alacak türü arabuluculuk zorunluluğu kapsamında değildir. Örneğin, kira alacakları, tarafların tacir olmaması halinde ticari dava sayılmaz ve bu durumda arabuluculuk zorunlu değildir. Ancak kira alacağı bir ticari işletmeye aitse (örneğin bir şirketin kiracı olduğu iş yeri kirası) ve uyuşmazlık ticari nitelik taşıyorsa, zorunlu arabuluculuk devreye girebilir. Bu noktada bir avukata danışmak, alacağınızın niteliğini doğru tespit etmek açısından kritik önem taşır.
Tüketici alacakları da genel olarak zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki uyuşmazlıklarda arabuluculuk isteğe bağlıdır. Ancak 2023 yılında yapılan düzenlemeyle, tüketici uyuşmazlıklarında da bazı hallerde arabulucuya başvuru zorunlu hale getirilmiştir. Özellikle değeri belirli bir miktarın üzerindeki tüketici alacakları için tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekiyor.
Aile hukukundan kaynaklanan alacaklar, taşınmazın aynına ilişkin davalar ve iflas-konkordato gibi takip hukukuna özgü davalarda ise arabuluculuk zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu istisnaları bilmek, zaman ve para kaybını önlemek için elzemdir.
Zorunlu arabuluculuk sürecine başvurmak için öncelikle yetkili adliye binasında bulunan arabuluculuk bürosuna başvuru yapmanız gerekir. Başvuru sırasında uyuşmazlığın konusunu kısaca belirtir, karşı tarafın iletişim bilgilerini verirsiniz. Büro, size bir arabulucu görevlendirir. Arabulucu, tarafları ilk toplantıya davet eder. Bu toplantıya katılmak zorunludur; mazeretsiz katılmama halinde dava açıldığında aleyhinize yargılama giderlerine hükmedilebilir.
Görüşmeler genellikle arabulucunun ofisinde yapılır ve ortalama 1-3 hafta içinde tamamlanır. Taraflar anlaşırsa, arabulucu tarafından bir anlaşma belgesi düzenlenir. Bu belge, noter onayına gerek kalmaksızın icra edilebilir belge niteliğindedir. Yani anlaşma metninde yazılı borcun ödenmemesi halinde, doğrudan icra takibi başlatabilirsiniz.
Anlaşma sağlanamazsa, arabulucu "anlaşamama tutanağı" düzenler. Bu tutanak ile birlikte dava açma hakkınız doğar. Unutulmaması gereken en kritik nokta, arabuluculuk sürecinin dava açma süresini durdurduğudur. Ancak arabuluculuk sürecinde uzlaşma olmazsa, tutanağın düzenlenmesinden itibaren dava açma süresi yeniden işlemeye başlar.
En sık yapılan hata, zorunlu arabuluculuğa tabi bir alacak için doğrudan dava açmaktır. Bu durumda mahkeme, dava şartı yokluğundan davayı usulden reddeder. Üstelik ret kararı kesinleşene kadar geçen sürede zamanaşımı süresi de işlemeye devam edebilir. Bu nedenle alacak tahsilatı yaparken ilk adım olarak mutlaka uyuşmazlığın arabuluculuk kapsamında olup olmadığını kontrol edin.
Bir diğer hata, arabuluculuk görüşmelerine hazırlıksız gitmektir. Arabuluculuk, bir mahkeme duruşması kadar resmi olmasa da, elinizdeki belgeleri (sözleşme, fatura, ödeme dekontu, yazışmalar) düzenli bir şekilde sunmanız gerekir. Ayrıca pazarlık stratejinizi önceden belirleyin; ne kadar indirime gidebileceğinizi, ödemenin hangi vadede yapılmasını kabul edebileceğinizi netleştirin.
Arabuluculuk gizlilik esasına dayanır. Taraflar, görüşmelerde söylediklerinin daha sonra mahkemede kullanılamayacağından emin olmalıdır. Ancak bu durum, bazı alacaklıların süreci ciddiye almamasına yol açabiliyor. Oysa arabuluculukta samimi ve yapıcı olmak, anlaşma ihtimalini büyük ölçüde artırır.
1. Alacak tahsilatına başlamadan önce mutlaka bir avukata danışarak uyuşmazlığınızın zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığını öğrenin. Yanlış yönlendirme hem zaman hem de para kaybına yol açar.
2. Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki bir alacak için icra takibi başlatacaksanız, takip talebinden önce arabulucuya gitmenize gerek yoktur. Ancak dava açacaksanız önce arabulucuya başvurun.
3. Arabuluculuk sürecinde bir avukatla temsil edilmek, özellikle hukuki bilgi gerektiren konularda büyük avantaj sağlar. Avukatınız sizin adınıza pazarlık yapabilir ve hukuki sonuçları değerlendirebilir.
4. İlk toplantıya katılmak zorunludur; katılmamanız halinde dava açıldığında tüm yargılama giderleri size yükletilebilir. Mazeretiniz varsa mutlaka önceden arabulucuya bildirin.
5. Arabuluculuk görüşmelerinde esnek olun. Alacağınızın tamamını talep etmek yerine, belirli bir indirim veya taksitlendirme teklifine açık olmak anlaşma ihtimalini artırır.
6. Anlaşma metnini imzalamadan önce dikkatlice okuyun. Ödeme planı, faiz oranı, temerrüt faizi gibi ayrıntılar net bir şekilde yazılmalıdır. Varsa avukatınıza mutlaka gösterin.
7. Arabuluculuk ücreti, dava harcına göre oldukça düşüktür. 2024 yılı için zorunlu arabuluculukta her bir taraf için alınan ücret, dava değerine göre değişmekle birlikte genellikle birkaç bin lirayı geçmez. Bu nedenle maliyet endişesiyle arabuluculuktan kaçınmayın.
8. Alacağınız küçük bir miktar olsa bile arabuluculuk sürecini ciddiye alın. Küçük alacaklar için uzun süren dava süreçleri, tahsilatı anlamsız hale getirebilir. Arabuluculukta hızlı çözüm bulmak çoğu zaman daha avantajlıdır.
9. Karşı taraf arabuluculuk toplantısına katılmaz veya anlaşmaya yanaşmazsa, bu durum dava sürecinde aleyhine delil olarak kullanılabilir. Mahkeme, arabuluculukta iyi niyetli olmayan taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedebilir.
10. Arabuluculuk sürecinde anlaşırsanız, anlaşma belgesini notere onaylatmanıza gerek yoktur. Ancak anlaşmanın icra edilebilirliğini artırmak için ilam niteliğinde belge almak mümkündür. Bunun için arabulucuya başvurarak anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi almasını isteyebilirsiniz.
Alacak tahsilatı için arabuluculuk zorunlu mu sorusunun cevabı, alacağınızın niteliğine göre değişmekle birlikte, ticari hayat
içinde bulunan herkesin bu konuyu iyi anlaması gerekiyor. Zorunlu arabuluculuk, bir engel değil, aslında alacaklılar için hızlı, düşük maliyetli ve etkili bir çözüm yoludur. Süreci doğru yönetmek, doğru danışmanlık almak ve gerekli hazırlıkları yapmak, alacağınızı tahsil etme şansınızı büyük ölçüde artıracaktır.
Unutmayın ki arabuluculuk, mahkeme salonlarında yıllarca sürecek bir davadan çok daha kısa sürede sonuçlanabilir. Tarafların anlaşması halinde, hem alacaklı hem borçlu için kazan-kazan durumu ortaya çıkar. Borçlu, mahkeme masrafları ve avukat ücretleri gibi ek yüklerden kurtulurken, alacaklı da parasını çok daha kısa sürede tahsil edebilir.
Son olarak, her hukuki süreçte olduğu gibi bu konuda da uzman bir avukattan destek almanızı şiddetle tavsiye ederiz. Alacağınızın niteliğini doğru tespit etmek, süreci doğru yönetmek ve olası tuzaklardan kaçınmak için profesyonel yardım almak, en akıllıca yatırım olacaktır.
Alacaklı olmak, hakkını aramak her vatandaşın en doğal hakkıdır. Ancak bu hakkı kullanırken izlenecek yollar, başvurulacak yöntemler zaman içinde değişiyor. Eskiden doğrudan icra takibi başlatmak veya dava açmak mümkünken, bugün artık birçok uyuşmazlık türünde önce arabulucuya gitmek şart. Bu değişiklik aslında mahkemelerin iş yükünü azaltmayı ve tarafları dostane çözüme yönlendirmeyi hedefliyor.
Temel Kavramlar ve Tanım
Arabuluculuk, iki taraf arasındaki uyuşmazlığın, tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişi olan arabulucu tarafından, tarafların kendi iradeleriyle çözüm bulmalarına yardımcı olunduğu bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Bu süreçte arabulucu, taraflara çözüm önerileri sunabilir, ancak karar verme yetkisi yoktur. Taraflar anlaşırsa süreç başarıyla sonlanır, anlaşamazsa dava yoluna gidilebilir.
Alacak tahsilatı açısından arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı, alacağın türüne ve tarafların sıfatına göre değişir. Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesine göre, ticari davalarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunludur. Bu kapsamda, iki ticari işletme arasındaki alacak uyuşmazlıkları, çek-senet gibi kambiyo senetlerinden kaynaklanan alacaklar ve ticari nitelikteki diğer alacaklar zorunlu arabuluculuk kapsamındadır.
Örneğin, bir tekstil firmasının kumaş tedarikçisine olan borcunu ödememesi durumunda, tedarikçi firma dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorundadır. Ancak bir kiracının ev sahibine olan kira borcu, ticari bir uyuşmazlık değilse zorunlu arabuluculuk kapsamına girmez. Bu noktada alacağın niteliğini doğru belirlemek büyük önem taşır.
Zorunlu Arabuluculuğun Tarihsel Gelişimi ve Güncel Durum
Türkiye'de arabuluculuk ilk kez 2012 yılında 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile hukuk sistemimize girdi. Başlangıçta isteğe bağlı olan bu yöntem, 2018 yılında iş davalarında zorunlu hale getirildi. Ardından 2019'da ticari davalar, 2023'te ise tüketici uyuşmazlıklarının bir kısmı zorunlu arabuluculuk kapsamına alındı.
Bugün geldiğimiz noktada, alacak tahsilatı davalarının önemli bir bölümünde arabuluculuk zorunludur. Türkiye genelinde her gün binlerce arabuluculuk görüşmesi yapılmakta ve bunların önemli bir kısmı anlaşmayla sonuçlanmaktadır. Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılı içinde ticari davalarda arabuluculuğa başvuru sayısı 1,5 milyonu aşmış ve bunların yaklaşık %65'i anlaşma ile sonuçlanmıştır.
Bu gelişmeler mahkemelerin iş yükünü önemli ölçüde azaltırken, alacaklılar için de daha hızlı ve düşük maliyetli çözümler sunuyor. Bir dava süreci ortalama 1-2 yıl sürerken, arabuluculuk genellikle 3-4 hafta içinde tamamlanabiliyor. Üstelik arabuluculukta tarafların anlaşması halinde, dava masrafları ve vekalet ücretleri de ortadan kalkıyor.
Alacak Türlerine Göre Zorunlu Arabuluculuk Uygulamaları
Alacak tahsilatı dendiğinde akla gelen ilk kategori ticari alacaklardır. İki tacir arasındaki satış sözleşmesinden, eser sözleşmesinden veya hizmet sözleşmesinden doğan alacaklar ticari dava niteliğindedir. Bu tür alacaklar için dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Aksi halde dava usulden reddedilir ve başvuru sırasında yapılan masraflar talep eden tarafa yüklenir.
Kambiyo senetlerinden (çek, bono, poliçe) kaynaklanan alacaklar da ticari dava sayılır. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrım vardır. Kambiyo senetlerine dayalı alacaklarda, eğer takip talebiyle doğrudan icra takibi başlatılıyorsa, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığı için arabuluculuk zorunluluğu bulunmaz. Ancak bu alacak için dava açmak gerektiğinde (örneğin menfi tespit davası, istirdat davası gibi) arabuluculuk zorunlu hale gelir. Yani alacaklı, icra takibi başlatmak istiyorsa arabulucuya gitmeden doğrudan icra dairesine başvurabilir, fakat dava açması gerekiyorsa önce arabulucuya gitmek zorundadır.
Zorunlu Arabuluculuk Kapsamına Girmeyen Alacak Türleri
Her alacak türü arabuluculuk zorunluluğu kapsamında değildir. Örneğin, kira alacakları, tarafların tacir olmaması halinde ticari dava sayılmaz ve bu durumda arabuluculuk zorunlu değildir. Ancak kira alacağı bir ticari işletmeye aitse (örneğin bir şirketin kiracı olduğu iş yeri kirası) ve uyuşmazlık ticari nitelik taşıyorsa, zorunlu arabuluculuk devreye girebilir. Bu noktada bir avukata danışmak, alacağınızın niteliğini doğru tespit etmek açısından kritik önem taşır.
Tüketici alacakları da genel olarak zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki uyuşmazlıklarda arabuluculuk isteğe bağlıdır. Ancak 2023 yılında yapılan düzenlemeyle, tüketici uyuşmazlıklarında da bazı hallerde arabulucuya başvuru zorunlu hale getirilmiştir. Özellikle değeri belirli bir miktarın üzerindeki tüketici alacakları için tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekiyor.
Aile hukukundan kaynaklanan alacaklar, taşınmazın aynına ilişkin davalar ve iflas-konkordato gibi takip hukukuna özgü davalarda ise arabuluculuk zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu istisnaları bilmek, zaman ve para kaybını önlemek için elzemdir.
Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler ve Nelere Dikkat Edilmelidir?
Zorunlu arabuluculuk sürecine başvurmak için öncelikle yetkili adliye binasında bulunan arabuluculuk bürosuna başvuru yapmanız gerekir. Başvuru sırasında uyuşmazlığın konusunu kısaca belirtir, karşı tarafın iletişim bilgilerini verirsiniz. Büro, size bir arabulucu görevlendirir. Arabulucu, tarafları ilk toplantıya davet eder. Bu toplantıya katılmak zorunludur; mazeretsiz katılmama halinde dava açıldığında aleyhinize yargılama giderlerine hükmedilebilir.
Görüşmeler genellikle arabulucunun ofisinde yapılır ve ortalama 1-3 hafta içinde tamamlanır. Taraflar anlaşırsa, arabulucu tarafından bir anlaşma belgesi düzenlenir. Bu belge, noter onayına gerek kalmaksızın icra edilebilir belge niteliğindedir. Yani anlaşma metninde yazılı borcun ödenmemesi halinde, doğrudan icra takibi başlatabilirsiniz.
Anlaşma sağlanamazsa, arabulucu "anlaşamama tutanağı" düzenler. Bu tutanak ile birlikte dava açma hakkınız doğar. Unutulmaması gereken en kritik nokta, arabuluculuk sürecinin dava açma süresini durdurduğudur. Ancak arabuluculuk sürecinde uzlaşma olmazsa, tutanağın düzenlenmesinden itibaren dava açma süresi yeniden işlemeye başlar.
Sık Yapılan Hatalar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
En sık yapılan hata, zorunlu arabuluculuğa tabi bir alacak için doğrudan dava açmaktır. Bu durumda mahkeme, dava şartı yokluğundan davayı usulden reddeder. Üstelik ret kararı kesinleşene kadar geçen sürede zamanaşımı süresi de işlemeye devam edebilir. Bu nedenle alacak tahsilatı yaparken ilk adım olarak mutlaka uyuşmazlığın arabuluculuk kapsamında olup olmadığını kontrol edin.
Bir diğer hata, arabuluculuk görüşmelerine hazırlıksız gitmektir. Arabuluculuk, bir mahkeme duruşması kadar resmi olmasa da, elinizdeki belgeleri (sözleşme, fatura, ödeme dekontu, yazışmalar) düzenli bir şekilde sunmanız gerekir. Ayrıca pazarlık stratejinizi önceden belirleyin; ne kadar indirime gidebileceğinizi, ödemenin hangi vadede yapılmasını kabul edebileceğinizi netleştirin.
Arabuluculuk gizlilik esasına dayanır. Taraflar, görüşmelerde söylediklerinin daha sonra mahkemede kullanılamayacağından emin olmalıdır. Ancak bu durum, bazı alacaklıların süreci ciddiye almamasına yol açabiliyor. Oysa arabuluculukta samimi ve yapıcı olmak, anlaşma ihtimalini büyük ölçüde artırır.
Uzman Önerileri ve İpuçları
1. Alacak tahsilatına başlamadan önce mutlaka bir avukata danışarak uyuşmazlığınızın zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığını öğrenin. Yanlış yönlendirme hem zaman hem de para kaybına yol açar.
2. Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki bir alacak için icra takibi başlatacaksanız, takip talebinden önce arabulucuya gitmenize gerek yoktur. Ancak dava açacaksanız önce arabulucuya başvurun.
3. Arabuluculuk sürecinde bir avukatla temsil edilmek, özellikle hukuki bilgi gerektiren konularda büyük avantaj sağlar. Avukatınız sizin adınıza pazarlık yapabilir ve hukuki sonuçları değerlendirebilir.
4. İlk toplantıya katılmak zorunludur; katılmamanız halinde dava açıldığında tüm yargılama giderleri size yükletilebilir. Mazeretiniz varsa mutlaka önceden arabulucuya bildirin.
5. Arabuluculuk görüşmelerinde esnek olun. Alacağınızın tamamını talep etmek yerine, belirli bir indirim veya taksitlendirme teklifine açık olmak anlaşma ihtimalini artırır.
6. Anlaşma metnini imzalamadan önce dikkatlice okuyun. Ödeme planı, faiz oranı, temerrüt faizi gibi ayrıntılar net bir şekilde yazılmalıdır. Varsa avukatınıza mutlaka gösterin.
7. Arabuluculuk ücreti, dava harcına göre oldukça düşüktür. 2024 yılı için zorunlu arabuluculukta her bir taraf için alınan ücret, dava değerine göre değişmekle birlikte genellikle birkaç bin lirayı geçmez. Bu nedenle maliyet endişesiyle arabuluculuktan kaçınmayın.
8. Alacağınız küçük bir miktar olsa bile arabuluculuk sürecini ciddiye alın. Küçük alacaklar için uzun süren dava süreçleri, tahsilatı anlamsız hale getirebilir. Arabuluculukta hızlı çözüm bulmak çoğu zaman daha avantajlıdır.
9. Karşı taraf arabuluculuk toplantısına katılmaz veya anlaşmaya yanaşmazsa, bu durum dava sürecinde aleyhine delil olarak kullanılabilir. Mahkeme, arabuluculukta iyi niyetli olmayan taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedebilir.
10. Arabuluculuk sürecinde anlaşırsanız, anlaşma belgesini notere onaylatmanıza gerek yoktur. Ancak anlaşmanın icra edilebilirliğini artırmak için ilam niteliğinde belge almak mümkündür. Bunun için arabulucuya başvurarak anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi almasını isteyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Alacak tahsilatı için her durumda arabulucuya gitmek zorunda mıyım?
Hayır. Arabuluculuk zorunluluğu, alacağın türüne ve tarafların sıfatına göre değişir. Ticari davalar, iş davaları ve bazı tüketici davaları zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Kira alacakları (taraflar tacir değilse), aile hukukundan kaynaklanan alacaklar ve doğrudan icra takibi yapılabilecek kambiyo senetleri zorunlu kapsam dışındadır.Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa ne olur?
Anlaşma sağlanamazsa arabulucu tarafından "anlaşamama tutanağı" düzenlenir. Bu tutanak ile birlikte dava açma hakkınız doğar. Tutanak tarihinden itibaren dava açma süresi yeniden başlar. Ayrıca arabuluculuk süreci, dava açma süresini durdurduğu için zamanaşımı süresi de işlemez.Arabulucuya gitmeden doğrudan icra takibi başlatabilir miyim?
Evet, zorunlu arabuluculuk kapsamındaki bir alacak için dahi doğrudan icra takibi başlatabilirsiniz. Arabuluculuk zorunluluğu yalnızca dava açmak için geçerlidir. Ancak icra takibine itiraz edilmesi halinde itirazın iptali davası açmanız gerekiyorsa, bu dava için arabulucuya gitmeniz gerekir.Arabuluculuk ücretini kim öder?
Zorunlu arabuluculukta ücret, taraflar arasında eşit olarak paylaştırılır. Ancak anlaşma sağlanması halinde ücretin tamamı veya bir kısmı borçlu tarafa yükletilebilir. Anlaşma sağlanamazsa, dava açıldığında arabuluculuk ücreti yargılama giderlerine dahil edilir ve davayı kaybeden taraf öder.Arabuluculukta anlaşırsam, borçlu ödemezse ne yapmalıyım?
Arabuluculuk anlaşma belgesi, icra edilebilir belge niteliğindedir. Borçlu ödemezse, anlaşma belgesini icra dairesine sunarak doğrudan icra takibi başlatabilirsiniz. Herhangi bir dava açmanıza gerek kalmaz.Arabuluculuk gizli midir?
Evet, arabuluculuk süreci tamamen gizlidir. Görüşmelerde yapılan konuşmalar, tarafların önerileri ve sunulan belgeler, daha sonra mahkemede delil olarak kullanılamaz. Bu gizlilik, tarafların rahatça pazarlık yapabilmesini sağlar.Sonuç
Alacak tahsilatı için arabuluculuk zorunlu mu sorusunun cevabı, alacağınızın niteliğine göre değişmekle birlikte, ticari hayat
içinde bulunan herkesin bu konuyu iyi anlaması gerekiyor. Zorunlu arabuluculuk, bir engel değil, aslında alacaklılar için hızlı, düşük maliyetli ve etkili bir çözüm yoludur. Süreci doğru yönetmek, doğru danışmanlık almak ve gerekli hazırlıkları yapmak, alacağınızı tahsil etme şansınızı büyük ölçüde artıracaktır.
Unutmayın ki arabuluculuk, mahkeme salonlarında yıllarca sürecek bir davadan çok daha kısa sürede sonuçlanabilir. Tarafların anlaşması halinde, hem alacaklı hem borçlu için kazan-kazan durumu ortaya çıkar. Borçlu, mahkeme masrafları ve avukat ücretleri gibi ek yüklerden kurtulurken, alacaklı da parasını çok daha kısa sürede tahsil edebilir.
Son olarak, her hukuki süreçte olduğu gibi bu konuda da uzman bir avukattan destek almanızı şiddetle tavsiye ederiz. Alacağınızın niteliğini doğru tespit etmek, süreci doğru yönetmek ve olası tuzaklardan kaçınmak için profesyonel yardım almak, en akıllıca yatırım olacaktır.