İcra Takibi Devam Ederken Yapılandırma Yapılabilir mi?

İcra ve hukuk süreçleri, borç takibi ve hukuki danışmanlık forumu. Sorularınızı sorun, uzmanlardan yanıt alın.

CoralTempo

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 1
Çözümler 0
Katılım
26 Tem 2026
Mesajlar
424
Tepkime puanı
0
CoralTempo
Borç yapılandırması denildiğinde akla genellikle vergi, SGK veya banka kredileri gelse de, bir icra takibinin ortasında olan borçlu için en kritik soru şudur: "İcra takibi devam ederken bu borcu yapılandırabilir miyim?" Cevap sadece "evet" ya da "hayır" değildir; bu cevap, borcun türüne, takibin hangi aşamada olduğuna ve hangi yapılandırma mekanizmasına başvurulduğuna göre değişir. Ancak iyi haber şu ki, icra takibi sırasında borcu kapatmak veya yeniden yapılandırmak için birçok hukuki ve finansal yol bulunuyor.

Özellikle son yıllarda artan enflasyon ve ekonomik dalgalanmalarla birlikte, hem bireysel borçlular hem de şirketler için icra dosyaları çoğaldı. Bu noktada yapılandırma, yalnızca bir borç erteleme aracı değil, aynı zamanda icra baskısından kurtulma ve mali durumu yeniden inşa etme fırsatıdır. Takip devam ederken başvurulabilecek yöntemler arasında İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki taksitlendirme talepleri, konkordato, bankalarla bireysel veya ticari kredi yapılandırması ve kamu borçlarında yapılandırma kanunları yer alır. Her bir yöntemin kendine özgü süreleri, şartları ve riskleri vardır.

Temel Kavramlar ve Tanım​


İcra takibi devam ederken yapılandırma yapmak, borçlu ile alacaklı arasında mevcut borcun ödeme koşullarının yeniden belirlenmesi ve icra işlemlerinin bu yeni plana uygun olarak durdurulması veya sonlandırılması anlamına gelir. Bu kavramın iki temel ayağı vardır: birincisi, yasal düzenlemelerle getirilen toplu yapılandırma imkanları (örneğin kamu borçları için çıkarılan yapılandırma kanunları); ikincisi ise borçlu ile alacaklı arasında yapılan bireysel anlaşmalar veya mahkeme onaylı yeniden yapılandırma süreçleri (konkordato, iflas erteleme gibi).

Örneğin, bir icra dairesi tarafından maaşınıza haciz konulmuşsa ve borcunuz bir bankaya aitse, bankaya başvurarak borcunuzu taksitlendirebilir ve haczi kaldırabilirsiniz. Ancak bu her zaman otomatik gerçekleşmez; alacaklının kabulü ve bazen de mahkeme kararı gerekir. Yapılandırma, borç miktarını azaltmaktan ziyade, ödeme vadesini uzatarak veya faiz oranını düşürerek borcun ödenebilir hale gelmesini sağlar. Bu süreçte borçlunun elindeki en büyük koz, alacaklının icra yoluyla parayı tahsil etme maliyeti ve zaman kaybıdır; çoğu alacaklı, uzun bir icra süreci yerine makul bir yapılandırma teklifini kabul etmeye daha yatkındır.

İcra Takibi ve Yapılandırma Arasındaki İlişki​


İcra takibi başladığında borçlu genellikle panikler ve tüm kapıların kapandığını düşünür. Oysa icra takibi, yapılandırma için bir engel değil, aksine bir tetikleyici olabilir. İcra dairesi borçluya ödeme emri gönderdikten sonra, borçlu itiraz süresi içinde veya haciz aşamasında alacaklı ile masaya oturabilir. Bu noktada iki önemli kavram devreye girer: takibin durdurulması ve takibin iptali. Yapılandırma anlaşması yapıldığında, borçlu ilk taksiti ödediği anda icra takibi genellikle durdurulur (geçici olarak) ve anlaşma şartları yerine getirildiğinde takip tamamen iptal edilir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir püf nokta var: Konkordato gibi mahkeme onaylı yapılandırmalarda, icra takipleri otomatik olarak dururken, bireysel anlaşmalarda alacaklının takibi durdurmayı kabul etmesi gerekir. Borçlu, yapılandırma teklifini yazılı olarak yapmalı ve alacaklının onayını aldıktan sonra icra dairesine sunmalıdır. Aksi halde takip devam eder ve haciz işlemleri sürer. Türkiye'de özellikle bankalar, müşteri kaybetmemek için icra takibi başlamış olsa bile yapılandırmaya sıcak bakabilir, ancak bu genellikle borcun vadesi gelmiş ve temerrüt faizi işlemiş kısımlarını da kapsar.

Kamu Borçlarında Yapılandırma Fırsatları​


Vergi, SGK primi, trafik cezası gibi kamu alacakları için çıkarılan yapılandırma kanunları, icra takibi devam ederken başvurulabilecek en etkili yöntemlerden biridir. Örneğin, 2023 yılında yürürlüğe giren 7440 sayılı Kanun (ve daha önceki 7256, 7143 sayılı kanunlar), vergi ve SGK borçlarına yapılandırma imkanı getirmişti. Bu kanunlar kapsamında, icra takibi başlamış olsa bile borçlu, belirli bir süre içinde başvurarak borcunu taksitlendirebilir ve gecikme faizlerinin büyük bir kısmı silinebilir. Ayrıca, yapılandırma başvurusu yapıldığı anda icra daireleri tarafından yapılan hacizler durdurulur ve daha önce haczedilen mallar üzerindeki satış işlemleri ertelenir.

Kamu yapılandırmalarında en sık yapılan hata, başvuru süresini kaçırmaktır. Her kanunun belirli bir başvuru ve ilk taksit ödeme tarihi vardır. Bir diğer kritik nokta ise, yapılandırma taksitleri zamanında ödenmezse, yapılandırmanın bozulması ve tüm borcun yeniden icra takibine konu olmasıdır. Örneğin, bir işletme SGK borcunu yapılandırmış ancak üç taksiti ödeyememişse, kalan borç peşinat ve faizleriyle birlikte hemen tahsil edilmeye başlanır. Bu nedenle, kamu yapılandırmasına başvurmadan önce ödeme gücünüzü gerçekçi bir şekilde değerlendirmeniz şarttır.

Bankalarla Bireysel Yapılandırma Süreci​


Kredi kartı, ihtiyaç kredisi veya kredili mevduat hesabı (KMH) borçları nedeniyle icra takibine uğrayan bireysel borçlular için en yaygın çözüm, bankayla doğrudan görüşerek borcu yapılandırmaktır. Bankalar, BDDK düzenlemeleri ve kendi iç politikaları çerçevesinde, icra takibine düşmüş borçlulara taksitlendirme, faiz indirimi veya anapara üzerinden yapılandırma teklif edebilir. Ancak bu süreçte borçlunun kredi notu ciddi şekilde zarar görmüş olacağından, banka genellikle daha yüksek faiz oranı veya daha kısa vade ile yapılandırma yapmak ister.

Pratikte birçok banka, icra takibi başladıktan sonra borçluya “kapatma teklifi” adı altında, toplam borcun belirli bir yüzdesini (örneğin %60-70’ini) peşin ödemesi halinde kalan kısmı silmeyi teklif eder. Bu, bir tür yapılandırma biçimidir ancak her zaman herkese sunulmaz. Borçlu, bankanın çağrı merkezini arayarak veya şubeye giderek “icra takibindeki borcumu yapılandırmak istiyorum” talebinde bulunmalıdır. Banka bu talebi değerlendirir ve genellikle bir ön ödeme (peşinat) talep eder. Örneğin, 50.000 TL borcu olan bir kişi, 15.000 TL peşin ödeyerek kalan 35.000 TL’yi 12 taksitte ödeyebilir. Bu anlaşma yapıldığında icra takibi durur ve hacizler kalkar.

Konkordato ile İcradan Kurtulma​


Ticari borçlar için daha kapsamlı bir çözüm olan konkordato, borçlu şirketin veya esnafın mahkemeye başvurarak borçlarını yeniden yapılandırmasını ve icra takiplerinden korunmasını sağlar. Konkordato sürecinde mahkeme, geçici bir süre için (genellikle 3 ay) tüm icra takiplerinin durdurulmasına karar verir ve bir kayyım atanır. Bu süre zarfında borçlu, alacaklılarıyla bir ödeme planı üzerinde anlaşmaya çalışır. Eğer alacaklıların yarısından fazlası ve toplam alacak miktarının yarısından fazlası planı kabul ederse, mahkeme konkordatonun tasdikine karar verir ve borçlu, belirlenen taksitlerle borcunu öder.

Konkordato, icra takibi devam ederken yapılandırma yapmanın en güçlü araçlarından biridir ancak süreç masraflı ve uzundur. Ayrıca, konkordato talebi mahkeme tarafından reddedilirse veya plan uygulanamazsa, borçlu iflas tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Türkiye’de özellikle 2018 sonrası ekonomik krizle birlikte konkordato başvuruları patlamış, ancak birçoğu başarısız olmuştur. Bu nedenle konkordato, son çare olarak düşünülmeli ve mutlaka bir avukat eşliğinde yürütülmelidir.

İcra Takibinde Taksitlendirme Talebi (İİK Madde 111)​


İcra ve İflas Kanunu’nun 111. maddesi, borçluya icra takibi sırasında mahkemeye başvurarak borcunu taksitlendirme imkanı tanır. Bu maddeye göre, borçlu haciz aşamasına gelinmeden veya hacizden sonra, borcun tamamını ödeyemediğini kanıtlayarak taksitlendirme talep edebilir. Mahkeme, borç
duran borcu taksitlendirme konusunda takdir yetkisine sahiptir. Genellikle borçlunun gelir durumu, borç miktarı ve alacaklının itirazı gibi faktörler değerlendirilir. Bu yöntem, özellikle maaş haczi veya mal varlığı haczi gibi somut bir baskı altındaki borçlular için umut vericidir. Ancak mahkeme, taksitlendirme talebini kabul ederse bile borçlu, belirlenen taksitleri aksatmadan ödemek zorundadır; aksi halde takip kaldığı yerden devam eder.

Bu madde kapsamında yapılan başvuruların başarılı olması için borçlunun dürüst bir ödeme niyeti göstermesi ve gelir durumunu belgelerle kanıtlaması kritik öneme sahiptir. Örneğin, asgari ücretle çalışan bir borçlu, 100.000 TL’lik bir borcu 36 ayda ödemeyi teklif edebilir. Mahkeme, bu teklifi makul bulursa icra dairesine talimat verir ve hacizler durdurulur. Ancak bu süreçte avukatlık ücreti ve yargılama giderleri de hesaba katılmalıdır.

Uzman Önerileri ve İpuçları​


1. İcra takibi başladığı anda panik yapmadan bir avukata danışın. Avukatınız, hangi yapılandırma yolunun size en uygun olduğunu belirleyecek ve icra dairesiyle iletişimi sizin adınıza yürütecektir. Kendi başınıza yapacağınız hatalı bir girişim, haciz işlemlerini hızlandırabilir.

2. Alacaklı ile iletişime geçmeden önce borcunuzun güncel bir dökümünü alın. Faizler, masraflar ve anapara tutarını net olarak bilmek, yapılandırma teklifinizi daha gerçekçi hale getirir. Özellikle faiz oranlarının yüksek olduğu dönemlerde, ana para üzerinden pazarlık yapmaya çalışın.

3. Kamu borçları için yapılandırma kanunları çıktığında hemen başvurun. Bu kanunlar genellikle kısa süreli fırsatlar sunar ve kaçırıldığında bir sonraki kanun için yıllarca beklemeniz gerekebilir. Başvuru süresini takip etmek için gelir idaresi ve SGK’nın resmi duyurularını düzenli olarak kontrol edin.

4. Bankalarla yapılandırma görüşmelerinde tüm yazışmaları belgeleyin. Telefon görüşmeleri yerine e-posta veya noter yoluyla teklif göndermek, ileride çıkabilecek anlaşmazlıklarda size kanıt sağlar. Banka yetkilisinin ismini ve unvanını not almayı unutmayın.

5. Yapılandırma sonrası taksitleri ödeyememe riskine karşı bir bütçe planı yapın. Aylık gelirinizin en fazla %30-40’ını borç taksitlerine ayıracak şekilde bir program oluşturun. Aksi halde yapılandırma bozulur ve tüm borç muaccel hale gelir.

6. Konkordato gibi mahkeme süreçlerinde mutlaka deneyimli bir avukat ve mali müşavir çalıştırın. Bu süreçte yapılacak en küçük bir usul hatası, başvurunun reddine yol açabilir. Ayrıca konkordato süresince tüm mali işlemler kayyım kontrolünde olacağı için şirket yönetiminiz kısıtlanabilir.

7. İcra takibindeki borcunuzu kapatmak için kullanabileceğiniz alternatif kaynakları araştırın. Örneğin, birikmiş kira geliriniz, araç satışı veya aile desteği gibi imkanlar, yapılandırma teklifinizi daha cazip hale getirebilir.

8. Kredi notunuzu kısa vadede düzeltmeye çalışmayın; öncelik borçtan kurtulmaktır. Yapılandırma sonrası kredi notu bir süre daha düşük kalabilir, ancak düzenli ödemelerle zamanla iyileşir.

Sıkça Sorulan Sorular​


İcra takibi sırasında mahkeme olmadan yapılandırma yapabilir miyim?​

Evet, alacaklı ile bireysel anlaşma yaparak icra takibini durdurabilirsiniz. Bu anlaşmayı yazılı hale getirip icra dairesine bildirmeniz yeterlidir. Ancak alacaklı anlaşmaya yanaşmazsa mahkeme yoluna gitmek zorunda kalırsınız.

Yapılandırma yaparken ödenen faizler silinir mi?​

Kamu yapılandırma kanunlarında gecikme faizlerinin büyük kısmı silinir. Bankalarla yapılan bireysel anlaşmalarda ise faiz indirimi veya tamamen silinmesi mümkündür, ancak bu tamamen bankanın inisiyatifindedir.

İcra takibindeki borcumu yapılandırdıktan sonra taksitleri ödeyemezsem ne olur?​

Yapılandırma bozulur ve kalan borcun tamamı muaccel hale gelir. İcra takibi kaldığı yerden devam eder, hacizler yeniden işler ve hatta mal satışına kadar gidebilir. Bu nedenle taksitleri ödeyebileceğinizden emin olun.

Konkordato başvurusu yaparken icra takibi devam eder mi?​

Mahkeme, konkordato başvurusu sırasında geçici mühlet kararı verirse tüm icra takipleri durur. Eğer geçici mühlet verilmezse takipler devam eder. Konkordato süreci boyunca borçlu korunur, ancak süre sona erdiğinde başarısız olunursa iflas riski artar.

Maaş haczi varken yapılandırma yapabilir miyim?​

Evet, maaş haczi devam ederken alacaklı ile anlaşarak haczi kaldırabilirsiniz. Bunun için borcun tamamını veya yapılandırma kapsamında kararlaştırılan tutarı ödemeniz gerekir. Maaş haczi sırasında yapılandırma yapmak, özellikle çalışan borçlular için en hızlı çözümdür.

Sonuç​


İcra takibi devam ederken yapılandırma yapmak, hem hukuki hem de finansal açıdan mümkün ve çoğu zaman akıllıca bir tercihtir. Borçlunun umutsuzluğa kapılmadan harekete geçmesi, doğru yöntemi seçmesi ve profesyonel destek alması halinde icra baskısından kurtulması işten bile değildir. Kamu yapılandırma kanunları, bankalarla bireysel anlaşmalar ve konkordato gibi araçlar, borçluya farklı kapılar açar. Ancak her yolun belirli riskleri ve şartları vardır; bu nedenle aceleci davranmak yerine, borcun türüne, miktarına ve kişisel mali duruma uygun bir strateji geliştirilmelidir. Unutmayın, icra takibi bir son değil, mali disiplini yeniden kurmak için bir fırsat olabilir. Doğru adımlarla borcunuzu yapılandırabilir, hem icra dosyasını kapatabilir hem de geleceğe daha sağlam bir temel atabilirsiniz.
 
Geri