MalachiteCrescendo
Kayıtlı Kullanıcı
İcra takibi başlatıldığında alacaklı olarak aklınıza gelen ilk sorulardan biri "Bu süreçte hangi masrafları ben ödeyeceğim?" olabilir. Oysa icra dosyasında tahsil harcı, çoğu kişinin sandığı gibi alacaklı tarafından peşin ödenmez; bu harç asıl olarak borçlunun sırtına yüklenir. Türkiye’de icra ve iflas takiplerinde devletin aldığı en önemli paylardan biri olan tahsil harcı, alacağın tahsil edilmesiyle birlikte ortaya çıkar ve doğrudan borçludan tahsil edilir. Peki bu harç tam olarak nedir, hangi durumlarda kim öder ve ödenmezse ne olur? Gelin bu soruların cevaplarını adım adım inceleyelim.
Tahsil harcı, icra takibinin sonunda alacağın fiilen ödenmesiyle devlete aktarılan bir tür vergidir. Harçlar Kanunu'nun ilgili maddelerine göre, icra dosyasında yapılan her bir tahsilat üzerinden belli bir oranda harç alınır. Bu harç alacaklıdan değil, borçludan alınır ancak tahsilat anında alacaklıya ödenen paradan kesinti yapılarak devlete aktarılır. Yani alacaklı, tahsil harcının ödenmesinden doğrudan sorumlu değildir; borçlunun ödemesi gereken harç, icra dairesi tarafından tahsil edilip hazineye gelir kaydedilir. Bu düzenleme, alacaklının takip başlatırken ek bir mali külfet altına girmesini engeller ve alacak tahsilatını teşvik eder.
Tahsil harcı, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 58. maddesi ve devamında düzenlenen, icra ve iflas takipleri sırasında borçludan tahsil edilen bir kamu geliridir. İcra dosyası kapsamında borçlu tarafından ödenen anapara, faiz ve masrafların toplamı üzerinden belirli bir oranda hesaplanır. Bu harç, alacaklının alacağına kavuşması için gerekli olan yargısal hizmetin karşılığı olarak kabul edilir. Örneğin bir senet icra takibinde borçlu 10.000 TL anapara borcunu öderse, bu tutar üzerinden %9,10 oranında tahsil harcı alınır. Bu harç doğrudan borçlunun hesabından kesilir, alacaklıya ödenen miktardan mahsup edilir.
Tahsil harcının en temel özelliği, tahsilatın fiilen gerçekleşmesiyle doğmasıdır. Yani borçlu henüz ödeme yapmamışsa ya da hacizli mal satılmamışsa tahsil harcı ortaya çıkmaz. Bu yönüyle icra takibinin her aşamasında değil, yalnızca tahsilat aşamasında gündeme gelir. Ayrıca tahsil harcı, icra müdürlüğü tarafından kendiliğinden (resen) hesaplanır ve borçluya tebliğ edilmeden önce dosyadaki mevcut bilgiler ışığında belirlenir. Borçlu harca itiraz edebilir ancak itiraz için kesin bir süre sınırı bulunmaz; icra mahkemesine şikâyet yoluyla harcın doğruluğu denetlenebilir.
Tahsil harcının hukuki temelini 492 sayılı Harçlar Kanunu oluşturur. Kanunun 58. maddesi, icra dairelerince yapılan takiplerden alınacak harçların neler olduğunu sayar ve bunların oranlarını belirler. Güncel oran, 2025 yılı itibarıyla icra takip türüne göre değişmekle birlikte genel olarak %9,10’dur. Bu oran, tahsil edilen her 100 TL için 9,10 TL harç ödenmesi anlamına gelir. Örneğin 50.000 TL’lik bir ticari alacak takibinde, borçlu ödeme yaparsa yaklaşık 4.550 TL tahsil harcı ödemek zorunda kalır. Ancak bu oran rehinli takiplerde, kambiyo senetlerine mahsus takiplerde veya iflas takiplerinde farklılık gösterebilir.
Bu harcın kanuni dayanağı sadece oranı değil, aynı zamanda hangi aşamada alınacağını da düzenler. Harç, borçlunun ödeme yapması veya haczedilen malın satılıp bedelinin dağıtılmasıyla doğar. Eğer borçlu icra emrine rağmen ödeme yapmazsa ve icra dairesi mal satışı yaparsa, satış bedeli üzerinden de ayrıca tahsil harcı hesaplanır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, harcın borçluya ait bir yükümlülük olmasına rağmen alacaklının da takip masraflarını karşılamak zorunda olmamasıdır. Alacaklı yalnızca başvuru harcı ve tebligat giderleri gibi küçük masrafları peşin öder, asıl büyük yük olan tahsil harcı ise borçlunun ödemesiyle devlete aktarılır.
Tahsil harcı, borçlu tarafından yapılan ödemenin icra dosyasına girmesiyle birlikte kendiliğinden tahakkuk eder. İcra müdürlüğü, gelen parayı önce tahsil harcına mahsup eder, ardından kalan tutarı alacaklıya gönderir. Yani alacaklı, eline geçen paranın tamamının alacağı olduğunu düşünmemelidir. Örneğin borçlu 20.000 TL gönderdiğinde, icra müdürlüğü 1.820 TL’yi harç olarak kesip hazineye aktarır, kalan 18.180 TL’yi alacaklıya öder. Bu durum, özellikle icra takibi sonucu anlaşma yapan taraflar arasında karışıklığa yol açabilir; borçlu ödediği tutarın tamamını borçtan düşeceğini zannederken harç kesintisi yapıldığını sonradan fark edebilir.
Ödeme şekli ise genellikle nakit olarak icra veznesine yatırma veya banka havalesiyle yapılır. Günümüzde UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) üzerinden elektronik ortamda da tahsilat yapılabilmektedir. Borçlu, ödemeyi yaparken dosya numarasını ve hangi borca ilişkin olduğunu belirtmelidir. Aksi takdirde ödeme başka bir dosyaya aktarılabilir veya harç hesabında gecikme yaşanabilir. Ayrıca borçlu, tahsil harcını peşin ödemek zorunda değildir; taksitlendirme veya yapılandırma gibi imkânlar da mevcuttur ancak bu durumda harç da taksitler halinde tahsil edilir.
Tahsil harcı yalnızca borçlunun yükümlülüğü olsa da alacaklının da bu süreçte dikkat etmesi gereken noktalar vardır. Alacaklı, icra takibi başlatırken başvuru harcı ve peşin harç gibi masrafları öder; bu masraflar daha sonra borçluya yansıtılabilir. Ancak tahsil harcının tamamı borçluya aittir ve alacaklı bu harçtan hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Bununla birlikte alacaklı, icra takibini kötü niyetle veya haksız yere başlatırsa, harcın iadesi gibi durumlar ortaya çıkabilir ki bu da alacaklının sorumluluğunu artırır.
Borçlu ise tahsil harcını ödemekle yükümlüdür. Eğer borçlu ödeme yapmazsa icra dairesi haciz yoluyla mal varlığına el koyar ve satıştan elde edilen paradan öncelikle tahsil harcını keser. Bu nedenle borçlu, gecikme faizi ve icra masraflarıyla birlikte artan bir borç yüküyle karşılaşabilir. Ayrıca tahsil harcının ödenmemesi, borçlunun kredi notunu olumsuz etkileyebilir ve yeni bir takip başlatılmasına neden olabilir. Borçlu, harcın miktarına itiraz etmek isterse icra mahkemesine başvurmalı ve itiraz gerekçelerini somut delillerle desteklemelidir.
İcra takibi sürecinde en sık yapılan hatalardan biri, tahsil harcının alacaklı tarafından ödendiği yanılgısıdır. Pek çok kişi, icra masraflarının tamamını alacaklının karşıladığını zanneder. Oysa gerçekte alacaklı yalnızca başlangıç masraflarını öder; tahsil harcı ve diğer büyük kalemler borçluya aittir. Bir diğer hata ise tahsil harcının oranının sabit sanılmasıdır. Oran %9,10 olsa da kambiyo senetlerine mahsus takiplerde, rehinli takiplerde ve iflas takiplerinde bu oran değişebilir. Örneğin rehinli alacaklarda tahsil harcı %5,69 olarak uygulanır. Bu farkı bilmeyen borçlular, daha yüksek harç ödemekle karşı karşıya kalabilir.
Dikkat edilmesi gereken bir başka nokta, tahsil harcının borçlunun tüm borcu kapandıktan sonra değil, her bir ödeme anında ayrı ayrı hesaplanmasıdır. Yani borçlu kısmi ödeme yaparsa, ödenen kısım üzerinden de tahsil harcı alınır. Bu durum, özellikle taksitli ödeme planı yapan borçluların toplam harç miktarını yanlış hesaplamasına yol açabilir. Ayrıca tahsil harcı, borçlu tarafından ödenen faiz ve masrafları da kapsar; yalnızca anapara üzerinden hesaplanmaz. Bu nedenle borçlu, ödeme yapmadan önce icra müdürlüğünden güncel bir hesap dökümü almalı ve ne kadar harç ödeyeceğini netleştirmelidir.
İcra takibinde tahsil harcı konusunda uzmanların sıkça vurguladığı bazı önemli noktalar vardır. Bu öneriler hem borçlular hem de alacaklılar için pratik faydalar sağlar.
1. Borçluysanız, ödeme yapmadan önce mutlaka icra müdürlüğünden güncel bir hesap pusulası alın. Bu pusulada tahsil harcı da dahil tüm masraflar ayrıntılı olarak gösterilir, böylece ne kadar ödeyeceğinizi bilirsiniz.
2. Tahsil harcına itiraz etmek için icra mahkemesine şikâyet yolunu kullanabilirsiniz. İtirazınızı harcın hesaplanmasında hata olduğu gerekçesine dayandırın ve belgelerle destekleyin.
3. Kısmi ödeme yapmayı planlıyorsanız, her ödemede harç kesileceğini unutmayın. Bu nedenle toplam borcun tamamını kapatmak, parça parça ödemeye göre daha avantajlı olabilir.
4. Alacaklı
ysanız, icra takibini başlatırken tahsil harcının borçluya ait olduğunu bilin ancak yine de takip masraflarınızı (başvuru harcı, tebligat giderleri gibi) peşin ödemek zorunda olduğunuzu unutmayın. Bu peşin masrafları takip sonunda borçludan tahsil edebilirsiniz.
5. Borçluysanız ve icra dosyasında birden fazla alacaklı varsa, tahsil harcı her bir alacaklıya yapılan ödemeden ayrı ayrı kesilir. Bu durum toplam harç miktarını artırabilir, bu yüzden dosyadaki tüm alacaklıları göz önünde bulundurun.
6. Tahsil harcı oranları zaman zaman güncellenir. 2025 yılı itibarıyla genel oran %9,10 olsa da, kanun değişikliklerini takip etmek için bir hukuk danışmanına başvurmanız faydalı olacaktır.
7. Rehinli alacaklarda tahsil harcı oranı daha düşüktür (%5,69). Eğer alacağınız rehinle teminat altına alınmışsa, bu avantajdan yararlanmak için icra takibinde rehinin varlığını mutlaka bildirin.
8. Borçlu, tahsil harcını ödemeden icra dosyasının kapanmasını talep edemez. Dosyanın kapanması için tüm harç ve masrafların ödenmiş olması gerekir. Bu nedenle borcunuzu kapatırken son bir kontrol yapın.
9. Eğer tahsil harcı miktarına itiraz edecekseniz, itirazı yazılı olarak icra müdürlüğüne yapın ve bir dilekçe örneğini saklayın. İcra mahkemesine şikâyet süresi genel olarak 7 gün olmakla birlikte, harç hesaplama hatalarında bu süre daha esnek olabilir.
10. Alacaklı olarak, borçlunun ödeme yapması durumunda elinize geçecek net tutarı hesaplarken tahsil harcını düşmeyi unutmayın. Örneğin 100.000 TL’lik bir alacakta elinize geçecek miktar yaklaşık 90.900 TL olacaktır (harç oranı %9,10 ise).
İcra dosyasında tahsil harcı, borçlunun ödemekle yükümlü olduğu ve alacaklının doğrudan etkilenmediği bir kamu geliridir. Bu harç, alacağın tahsil edilmesiyle ortaya çıkar ve her ödeme anında kesinti yapılarak devlete aktarılır. Oranı genellikle %9,10 olmakla birlikte takip türüne göre değişiklik gösterebilir. Borçluların en sık düştüğü hata, harç miktarını yanlış hesaplamak veya bu yükümlülüğü hafife almaktır. Oysa tahsil harcı ödenmediğinde icra dosyası kapanmaz ve borç katlanarak artar.
Alacaklılar içinse en önemli nokta, tahsil harcının kendi yükümlülükleri olmadığını bilmek ve takip başlatırken yalnızca küçük peşin masrafları ödemektir. Ancak alacaklının da eline geçecek net tutarı hesaplarken harç kesintisini göz önünde bulundurması gerekir. Uzman önerileri ve ipuçları ışığında, borçlu veya alacaklı olmanız fark etmeksizin, tahsil harcı konusunda bilinçli hareket etmek hem zamandan hem de paradan tasarruf etmenizi sağlar. Unutmayın, icra takibi sürecinde en büyük düşman bilgisizliktir; doğru bilgi ve danışmanlıkla bu süreci sorunsuz atlatabilirsiniz.
Tahsil harcı, icra takibinin sonunda alacağın fiilen ödenmesiyle devlete aktarılan bir tür vergidir. Harçlar Kanunu'nun ilgili maddelerine göre, icra dosyasında yapılan her bir tahsilat üzerinden belli bir oranda harç alınır. Bu harç alacaklıdan değil, borçludan alınır ancak tahsilat anında alacaklıya ödenen paradan kesinti yapılarak devlete aktarılır. Yani alacaklı, tahsil harcının ödenmesinden doğrudan sorumlu değildir; borçlunun ödemesi gereken harç, icra dairesi tarafından tahsil edilip hazineye gelir kaydedilir. Bu düzenleme, alacaklının takip başlatırken ek bir mali külfet altına girmesini engeller ve alacak tahsilatını teşvik eder.
Temel Kavramlar ve Tanım
Tahsil harcı, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 58. maddesi ve devamında düzenlenen, icra ve iflas takipleri sırasında borçludan tahsil edilen bir kamu geliridir. İcra dosyası kapsamında borçlu tarafından ödenen anapara, faiz ve masrafların toplamı üzerinden belirli bir oranda hesaplanır. Bu harç, alacaklının alacağına kavuşması için gerekli olan yargısal hizmetin karşılığı olarak kabul edilir. Örneğin bir senet icra takibinde borçlu 10.000 TL anapara borcunu öderse, bu tutar üzerinden %9,10 oranında tahsil harcı alınır. Bu harç doğrudan borçlunun hesabından kesilir, alacaklıya ödenen miktardan mahsup edilir.
Tahsil harcının en temel özelliği, tahsilatın fiilen gerçekleşmesiyle doğmasıdır. Yani borçlu henüz ödeme yapmamışsa ya da hacizli mal satılmamışsa tahsil harcı ortaya çıkmaz. Bu yönüyle icra takibinin her aşamasında değil, yalnızca tahsilat aşamasında gündeme gelir. Ayrıca tahsil harcı, icra müdürlüğü tarafından kendiliğinden (resen) hesaplanır ve borçluya tebliğ edilmeden önce dosyadaki mevcut bilgiler ışığında belirlenir. Borçlu harca itiraz edebilir ancak itiraz için kesin bir süre sınırı bulunmaz; icra mahkemesine şikâyet yoluyla harcın doğruluğu denetlenebilir.
Tahsil Harcının Hukuki Dayanağı ve Oranları
Tahsil harcının hukuki temelini 492 sayılı Harçlar Kanunu oluşturur. Kanunun 58. maddesi, icra dairelerince yapılan takiplerden alınacak harçların neler olduğunu sayar ve bunların oranlarını belirler. Güncel oran, 2025 yılı itibarıyla icra takip türüne göre değişmekle birlikte genel olarak %9,10’dur. Bu oran, tahsil edilen her 100 TL için 9,10 TL harç ödenmesi anlamına gelir. Örneğin 50.000 TL’lik bir ticari alacak takibinde, borçlu ödeme yaparsa yaklaşık 4.550 TL tahsil harcı ödemek zorunda kalır. Ancak bu oran rehinli takiplerde, kambiyo senetlerine mahsus takiplerde veya iflas takiplerinde farklılık gösterebilir.
Bu harcın kanuni dayanağı sadece oranı değil, aynı zamanda hangi aşamada alınacağını da düzenler. Harç, borçlunun ödeme yapması veya haczedilen malın satılıp bedelinin dağıtılmasıyla doğar. Eğer borçlu icra emrine rağmen ödeme yapmazsa ve icra dairesi mal satışı yaparsa, satış bedeli üzerinden de ayrıca tahsil harcı hesaplanır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, harcın borçluya ait bir yükümlülük olmasına rağmen alacaklının da takip masraflarını karşılamak zorunda olmamasıdır. Alacaklı yalnızca başvuru harcı ve tebligat giderleri gibi küçük masrafları peşin öder, asıl büyük yük olan tahsil harcı ise borçlunun ödemesiyle devlete aktarılır.
Tahsil Harcının Ödenme Zamanı ve Şekli
Tahsil harcı, borçlu tarafından yapılan ödemenin icra dosyasına girmesiyle birlikte kendiliğinden tahakkuk eder. İcra müdürlüğü, gelen parayı önce tahsil harcına mahsup eder, ardından kalan tutarı alacaklıya gönderir. Yani alacaklı, eline geçen paranın tamamının alacağı olduğunu düşünmemelidir. Örneğin borçlu 20.000 TL gönderdiğinde, icra müdürlüğü 1.820 TL’yi harç olarak kesip hazineye aktarır, kalan 18.180 TL’yi alacaklıya öder. Bu durum, özellikle icra takibi sonucu anlaşma yapan taraflar arasında karışıklığa yol açabilir; borçlu ödediği tutarın tamamını borçtan düşeceğini zannederken harç kesintisi yapıldığını sonradan fark edebilir.
Ödeme şekli ise genellikle nakit olarak icra veznesine yatırma veya banka havalesiyle yapılır. Günümüzde UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) üzerinden elektronik ortamda da tahsilat yapılabilmektedir. Borçlu, ödemeyi yaparken dosya numarasını ve hangi borca ilişkin olduğunu belirtmelidir. Aksi takdirde ödeme başka bir dosyaya aktarılabilir veya harç hesabında gecikme yaşanabilir. Ayrıca borçlu, tahsil harcını peşin ödemek zorunda değildir; taksitlendirme veya yapılandırma gibi imkânlar da mevcuttur ancak bu durumda harç da taksitler halinde tahsil edilir.
Borçlu ve Alacaklının Sorumlulukları
Tahsil harcı yalnızca borçlunun yükümlülüğü olsa da alacaklının da bu süreçte dikkat etmesi gereken noktalar vardır. Alacaklı, icra takibi başlatırken başvuru harcı ve peşin harç gibi masrafları öder; bu masraflar daha sonra borçluya yansıtılabilir. Ancak tahsil harcının tamamı borçluya aittir ve alacaklı bu harçtan hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Bununla birlikte alacaklı, icra takibini kötü niyetle veya haksız yere başlatırsa, harcın iadesi gibi durumlar ortaya çıkabilir ki bu da alacaklının sorumluluğunu artırır.
Borçlu ise tahsil harcını ödemekle yükümlüdür. Eğer borçlu ödeme yapmazsa icra dairesi haciz yoluyla mal varlığına el koyar ve satıştan elde edilen paradan öncelikle tahsil harcını keser. Bu nedenle borçlu, gecikme faizi ve icra masraflarıyla birlikte artan bir borç yüküyle karşılaşabilir. Ayrıca tahsil harcının ödenmemesi, borçlunun kredi notunu olumsuz etkileyebilir ve yeni bir takip başlatılmasına neden olabilir. Borçlu, harcın miktarına itiraz etmek isterse icra mahkemesine başvurmalı ve itiraz gerekçelerini somut delillerle desteklemelidir.
Tahsil Harcında Sık Yapılan Hatalar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
İcra takibi sürecinde en sık yapılan hatalardan biri, tahsil harcının alacaklı tarafından ödendiği yanılgısıdır. Pek çok kişi, icra masraflarının tamamını alacaklının karşıladığını zanneder. Oysa gerçekte alacaklı yalnızca başlangıç masraflarını öder; tahsil harcı ve diğer büyük kalemler borçluya aittir. Bir diğer hata ise tahsil harcının oranının sabit sanılmasıdır. Oran %9,10 olsa da kambiyo senetlerine mahsus takiplerde, rehinli takiplerde ve iflas takiplerinde bu oran değişebilir. Örneğin rehinli alacaklarda tahsil harcı %5,69 olarak uygulanır. Bu farkı bilmeyen borçlular, daha yüksek harç ödemekle karşı karşıya kalabilir.
Dikkat edilmesi gereken bir başka nokta, tahsil harcının borçlunun tüm borcu kapandıktan sonra değil, her bir ödeme anında ayrı ayrı hesaplanmasıdır. Yani borçlu kısmi ödeme yaparsa, ödenen kısım üzerinden de tahsil harcı alınır. Bu durum, özellikle taksitli ödeme planı yapan borçluların toplam harç miktarını yanlış hesaplamasına yol açabilir. Ayrıca tahsil harcı, borçlu tarafından ödenen faiz ve masrafları da kapsar; yalnızca anapara üzerinden hesaplanmaz. Bu nedenle borçlu, ödeme yapmadan önce icra müdürlüğünden güncel bir hesap dökümü almalı ve ne kadar harç ödeyeceğini netleştirmelidir.
Uzman Önerileri ve İpuçları
İcra takibinde tahsil harcı konusunda uzmanların sıkça vurguladığı bazı önemli noktalar vardır. Bu öneriler hem borçlular hem de alacaklılar için pratik faydalar sağlar.
1. Borçluysanız, ödeme yapmadan önce mutlaka icra müdürlüğünden güncel bir hesap pusulası alın. Bu pusulada tahsil harcı da dahil tüm masraflar ayrıntılı olarak gösterilir, böylece ne kadar ödeyeceğinizi bilirsiniz.
2. Tahsil harcına itiraz etmek için icra mahkemesine şikâyet yolunu kullanabilirsiniz. İtirazınızı harcın hesaplanmasında hata olduğu gerekçesine dayandırın ve belgelerle destekleyin.
3. Kısmi ödeme yapmayı planlıyorsanız, her ödemede harç kesileceğini unutmayın. Bu nedenle toplam borcun tamamını kapatmak, parça parça ödemeye göre daha avantajlı olabilir.
4. Alacaklı
ysanız, icra takibini başlatırken tahsil harcının borçluya ait olduğunu bilin ancak yine de takip masraflarınızı (başvuru harcı, tebligat giderleri gibi) peşin ödemek zorunda olduğunuzu unutmayın. Bu peşin masrafları takip sonunda borçludan tahsil edebilirsiniz.
5. Borçluysanız ve icra dosyasında birden fazla alacaklı varsa, tahsil harcı her bir alacaklıya yapılan ödemeden ayrı ayrı kesilir. Bu durum toplam harç miktarını artırabilir, bu yüzden dosyadaki tüm alacaklıları göz önünde bulundurun.
6. Tahsil harcı oranları zaman zaman güncellenir. 2025 yılı itibarıyla genel oran %9,10 olsa da, kanun değişikliklerini takip etmek için bir hukuk danışmanına başvurmanız faydalı olacaktır.
7. Rehinli alacaklarda tahsil harcı oranı daha düşüktür (%5,69). Eğer alacağınız rehinle teminat altına alınmışsa, bu avantajdan yararlanmak için icra takibinde rehinin varlığını mutlaka bildirin.
8. Borçlu, tahsil harcını ödemeden icra dosyasının kapanmasını talep edemez. Dosyanın kapanması için tüm harç ve masrafların ödenmiş olması gerekir. Bu nedenle borcunuzu kapatırken son bir kontrol yapın.
9. Eğer tahsil harcı miktarına itiraz edecekseniz, itirazı yazılı olarak icra müdürlüğüne yapın ve bir dilekçe örneğini saklayın. İcra mahkemesine şikâyet süresi genel olarak 7 gün olmakla birlikte, harç hesaplama hatalarında bu süre daha esnek olabilir.
10. Alacaklı olarak, borçlunun ödeme yapması durumunda elinize geçecek net tutarı hesaplarken tahsil harcını düşmeyi unutmayın. Örneğin 100.000 TL’lik bir alacakta elinize geçecek miktar yaklaşık 90.900 TL olacaktır (harç oranı %9,10 ise).
Sıkça Sorulan Sorular
Tahsil harcını kim öder, alacaklı mı borçlu mu?
Tahsil harcı, icra takibinde borçlu tarafından ödenir. Alacaklı bu harçtan sorumlu değildir. Harç, borçlunun ödediği paradan icra dairesi tarafından kesilerek hazineye aktarılır. Alacaklı yalnızca başvuru harcı gibi küçük peşin masrafları öder.Tahsil harcı oranı nedir, her takip için aynı mı?
Genel olarak tahsil harcı oranı %9,10’dur. Ancak kambiyo senetlerine mahsus takiplerde bu oran aynı kalırken, rehinli alacaklarda oran %5,69’a düşer. İflas takiplerinde ise farklı oranlar uygulanabilir. Takip türünüze göre güncel oranı icra müdürlüğünden veya bir avukattan öğrenmeniz önerilir.Tahsil harcı kısmi ödemelerde nasıl hesaplanır?
Her kısmi ödeme anında, ödenen tutar üzerinden tahsil harcı ayrı ayrı hesaplanır ve kesilir. Örneğin 10.000 TL borcun 5.000 TL’sini ödediğinizde, bu 5.000 TL üzerinden %9,10 oranında harç alınır. Kalan borç için daha sonra yapılacak ödemede de aynı işlem tekrarlanır.Tahsil harcına itiraz edebilir miyim?
Evet, borçlu tahsil harcı miktarına itiraz edebilir. İtiraz için icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulur. Şikâyet dilekçesinde harcın yanlış hesaplandığına dair somut gerekçeler sunulmalıdır. Mahkeme, harcın doğruluğunu denetler ve gerekirse düzeltme kararı verir.Tahsil harcı ödenmezse ne olur?
Tahsil harcı ödenmezse icra dosyası kapanmaz. İcra dairesi, borçlunun mal varlığına haciz koyarak satış yapar ve elde edilen paradan öncelikle tahsil harcını keser. Ayrıca gecikme faizi ve ek masraflar da borca eklenir. Bu durum borçlunun toplam borcunu artırır.Alacaklı tahsil harcını ödemek zorunda mı?
Hayır, alacaklı tahsil harcını ödemek zorunda değildir. Bu harç tamamen borçluya aittir. Alacaklı sadece icra takibini başlatırken başvuru harcı ve tebligat giderleri gibi küçük masrafları peşin öder, bu masraflar da takip sonunda borçludan tahsil edilir.Sonuç
İcra dosyasında tahsil harcı, borçlunun ödemekle yükümlü olduğu ve alacaklının doğrudan etkilenmediği bir kamu geliridir. Bu harç, alacağın tahsil edilmesiyle ortaya çıkar ve her ödeme anında kesinti yapılarak devlete aktarılır. Oranı genellikle %9,10 olmakla birlikte takip türüne göre değişiklik gösterebilir. Borçluların en sık düştüğü hata, harç miktarını yanlış hesaplamak veya bu yükümlülüğü hafife almaktır. Oysa tahsil harcı ödenmediğinde icra dosyası kapanmaz ve borç katlanarak artar.
Alacaklılar içinse en önemli nokta, tahsil harcının kendi yükümlülükleri olmadığını bilmek ve takip başlatırken yalnızca küçük peşin masrafları ödemektir. Ancak alacaklının da eline geçecek net tutarı hesaplarken harç kesintisini göz önünde bulundurması gerekir. Uzman önerileri ve ipuçları ışığında, borçlu veya alacaklı olmanız fark etmeksizin, tahsil harcı konusunda bilinçli hareket etmek hem zamandan hem de paradan tasarruf etmenizi sağlar. Unutmayın, icra takibi sürecinde en büyük düşman bilgisizliktir; doğru bilgi ve danışmanlıkla bu süreci sorunsuz atlatabilirsiniz.