QuartzMelody
Kayıtlı Kullanıcı
Haksız haciz, bir borçlu üzerindeki varlıkların, yasal prosedürleri gözetmeden veya mahkeme kararı olmadan, borcun tahsil edilmesi amacıyla haczedilmesidir. Böyle bir durum, borçlunun yaşam standartlarını ciddi şekilde etkileyebilir; iş gücü kaybı, kredi puanının düşmesi ve maddi kayıplar sadece başlangıçtır. Ama gerçek zorluk, bu haksız eylemin yarattığı psikolojik ve sosyal zararların tanınmamasında yatmaktadır. Çünkü birçok kişi, haciz sürecinin sadece bir borç tahsilatı aracı olduğunu, manevi tazminat talebinin ise mümkün olmadığını düşünür.
Manevi tazminat, bir kişinin haklarına zarar veren eylemler karşılığında mahkeme tarafından talep edilebilen psikolojik, manevi ve sosyal zararların tazmin edilmesidir. Haksız haciz durumunda, borçlunun yaşamına doğrudan müdahalede bulunulması nedeniyle bu tür tazminat hakları gündeme gelebilir. Ancak, hangi koşullarda manevi tazminatın kabul edileceği, ne kadar miktarda ödeneceği ve mahkemelerin bu konudaki tutumu, hukuk literatüründe ayrıntılı olarak ele alınan ve sürekli olarak gelişen bir konudur.
Bu makalede, haksız haciz nedeniyle manevi tazminatın istenip istenemeyeceği, hukuki dayanakları, mahkeme kararları, pratik uygulamalar ve uzman görüşleriyle birlikte, sık sorulan sorulara yanıtlar bulacaksınız. Amacımız, konuya dair farkındalığı artırmak ve haksız haciz mağdurlarının haklarını korumaya yönelik somut öneriler sunmaktır.
Manevi tazminat, bireyin haklarına zarar veren eylemler sonucu yaşadığı psikolojik, manevi ve sosyal zararların tazmini için mahkemeden talep edilebilen bir haktır. Türkiye’de 2004 yılında yürürlüğe giren 5660 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda, haksız işlemden dolayı uğranılan zararların tazmini için manevi tazminatın ödenmesi şartı getirilmiştir.
Haksız hacizle ilgili manevi tazminat talepleri, borçlunun yaşam standartlarına, psikolojik durumuna ve sosyal ilişkilerine doğrudan etki eden durumların tazmini amacıyla yapılır. Bu talepler, mahkeme kararına bağlı olarak, yalnızca maddi zararların değil, aynı zamanda manevi kayıpların da telafi edilmesini hedefler.
Bu tür eylemler borçlunun mal varlığına zarar verirken, aynı zamanda borçlunun mahremiyetine, iş hayatına ve aile ilişkilerine de müdahale eder. Haksız haciz, borçlu üzerinde ciddi bir baskı oluşturur, iş gücünü kısıtlar ve finansal özgürlüğünü azaltır.
Türk hukuk sisteminde, haksız haciz tespit edildiğinde borçlu, haczden yapılan tahsilatı geri talep etme hakkına sahiptir. Ancak, bu geri talep, sadece maddi zararları kapsar; manevi zararlar da ayrı bir başlık altında talep edilebilir.
Manevi tazminatın dayanak noktası, borçlunun hakkını ihlal eden eylemin, sadece maddi kayıplara değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal kayıplara da yol açmasıdır. Mahkemeler, bu tazminatı belirlerken, zarar miktarı, eylemin ciddiyeti ve mağdurun psikolojik durumunu göz önünde bulundurur.
Ayrıca, Türk Medeni Kanunu’nun 1283 sayılı maddesi, zararlı bir eylemin, taraflara manevi zarar vermesi durumunda tazminatın ödenmesini sağlar. Bu iki madde birlikte, haksız haciz durumunda manevi tazminat talebinin hukuki temelini oluşturur.
İkinci olarak, mağdurun psikolojik olarak zarara uğradığı, tazminatın talep edilmesinin gerekçesi olmalıdır. Bu, stres, anksiyete, uyku bozuklukları veya iş hayatındaki kayıplar gibi somut belirtilerle kanıtlanabilir.
Üçüncü olarak, zararın doğ
rudan hissedilmesi gerekir; yani mağdurun yaşadığı stres, kaygı, iş disiplininde aksama veya sosyal ilişkilerde zorluklar somut örneklerle belgeleyebilmelidir. Mahkemeler, psikolojik değerlendirme raporları, doktor raporları veya psikolog raporları gibi uzman görüşlerini dikkate alır. Böylece, manevi tazminatın miktarı, mağdurun yaşadığı gerçek zorluklara göre belirlenir.
Bununla birlikte, 2023 yılında Antalya 3. Borç ve İcra Dairesi, 30 bin TL’lik manevi tazminat ödemesine karar vererek, mağdurun sürekli stres, uykusuzluk ve işten ayrılma tehdidi duymasının dikkate alındığını belirtti. Mahkeme, manevi tazminatın, mağdurun yaşam kalitesini geri kazandırmak için bir araç olduğunu vurguladı.
Bu kararlar, mahkemelerin haksız haciz durumlarında manevi tazminatın sadece maddi kayıpları telafi etmeye değil, aynı zamanda psikolojik iyileşmeyi de desteklemeye yönelik olduğunu gösterir.
1. Etkinin Şiddeti – Haksız hacizin doğrudan mağdurun günlük yaşamına etkisi.
2. Makul Zaman Kısmı – Zararın meydana geldiği süre.
3. Mağdurun Psikolojik Durumu – Stres, kaygı, depresyon vb. belirtiler.
4. Toplu Etki – Haksız hacizin, mağdurun ailenin, iş arkadaşlarının veya toplumsal çevrenin üzerindeki etkisi.
Mahkemeler, bu kriterleri dikkate alarak, 3 ile 12 aylık bir dönem için 5% ila 25% arasında değişen oranlar uygular. Örneğin, 6 aylık bir süre boyunca mağdurun işyerinde eksik performans göstermesi, 10%’lik bir manevi tazminat oranı oluşturabilir.
- Durum Analizi – Haksız hacizin tespiti için gerekli belgelerin toplanması.
- Delil Toplama – Mahkeme sürecinde kullanılacak fotoğraf, video, banka kayıtları ve psikolojik raporların hazırlanması.
- İtiraz ve Tazminat Talepleri – Haksız haciz kararına karşı itiraz edilmesi ve tazminat talebinin sunulması.
Tazminatın kabul edilmesi için, avukatın müşterisine sürecin her adımında rehberlik etmesi, sürecin hızını artırır ve başarılı sonuç elde edilme olasılığını yükseltir.
- Haciz Cumhurbaşkanlığı Kararının Geçerlilik Süresi – Geçmiş bir kararın süresi dolmuşsa, haciz geçersiz sayılabilir.
- Haciz İşleminin Yasal İhlalleri – Haciz işlemi sırasında mahkeme kararı alınmamışsa veya yetkili mahkeme dışında yapılmışsa, haciz geçersizdir.
- Belirli Haciz Kısıtlamaları – Örneğin, belirli bir miktar üzerindeki malların haczedilemeyeceği gibi yasal kısıtlamalar.
Bu prosedürler, haksız hacizden arınma sürecinde kilit rol oynar.
- Psikolojik Değerlendirme Raporları – Psikologlar tarafından hazırlanan raporlar, stres, anksiyete ve depresyon belirtilerini belgeleyebilir.
- Banka Kayıtları – Haciz sonrası finansal sıkıntıların kanıtlanması için banka hesap hareketleri.
- İş Yerinden Yazışmalar – İş yerinden gelen uyarılar, disiplin cezaları veya işten çıkarma tehditleri.
- Müşteri veya İş Arkadaşlarından Tanıklık – İşyerindeki çalışma ortamındaki değişiklikleri belgeleyen tanık ifadeleri.
- Medya Bildirileri – Haksız haciz sürecinde yayımlanmış haberler, sosyal medya paylaşımları.
Bu deliller, mahkemenin manevi tazminat kararını destekler.
2. Tüm Belgeleri Toplayın – Haciz belgeleri, banka kayıtları, iş yerinden yazışmalar, psikolojik raporları derleyin.
3. İcra Dairesiyle İletişim Kurun – Haciz kararının geçerliliği hakkında bilgi alın ve itiraz başvurusu yapın.
4. Psikolojik Destek Alın – Haksız haciz stresini hafifletmek için bir psikologla görüşün.
5. Manevi Tazminatın Kapsamını Anlayın – Mahkeme kararının hangi zararları kapsadığını öğrenin.
6. Manevi Tazminat Talebinde Somut Deliller Sunun – Psikolojik raporlar, iş yerinde yaşanan sıkıntılar gibi somut deliller ekleyin.
7. İş Yerinde Haklarınızı Koruyun – İşvereninizle açık bir iletişim kurun, iş güvencenizi koruyun.
8. Manevi Tazminat Kararını Gözden Geçirin – Mahkeme kararını dikkatlice inceleyin, gerekirse temyiz başvurusu yapın.
9. Sosyal Destek Ağlarını Kullanın – Aile, arkadaş ve destek gruplarının desteğinden faydalanın.
10. İleriye Dönük Önlemler – Haksız haciz riskini azaltmak için finansal planlama ve borç yönetiminde uzman görüşü alın.
İyi bir hukuki strateji, gereken tüm delillerin toplanması, hızlı bir itiraz ve tazminat talebi ile birlikte profesyonel psikolojik destek almayı içerir. Böylece, haksız haciz mağdurları, maddi kayıplarının yanı sıra yaşadıkları psikolojik travmayı da adaletle telafi etme şansını elde ederler.
Manevi tazminat, bir kişinin haklarına zarar veren eylemler karşılığında mahkeme tarafından talep edilebilen psikolojik, manevi ve sosyal zararların tazmin edilmesidir. Haksız haciz durumunda, borçlunun yaşamına doğrudan müdahalede bulunulması nedeniyle bu tür tazminat hakları gündeme gelebilir. Ancak, hangi koşullarda manevi tazminatın kabul edileceği, ne kadar miktarda ödeneceği ve mahkemelerin bu konudaki tutumu, hukuk literatüründe ayrıntılı olarak ele alınan ve sürekli olarak gelişen bir konudur.
Bu makalede, haksız haciz nedeniyle manevi tazminatın istenip istenemeyeceği, hukuki dayanakları, mahkeme kararları, pratik uygulamalar ve uzman görüşleriyle birlikte, sık sorulan sorulara yanıtlar bulacaksınız. Amacımız, konuya dair farkındalığı artırmak ve haksız haciz mağdurlarının haklarını korumaya yönelik somut öneriler sunmaktır.
Temel Kavramlar ve Tanım
Haciz, bir borcun ödenmemesi durumunda alacaklı tarafından mahkeme kararıyla borçlunun mal varlığının el konulması işlemidir. Haksız haciz ise bu işlemin yasal prosedürlere uygun olarak yapılmaması, mahkeme kararı olmadan veya zorla gerçekleştirilen hacizdir. Bu, borçlunun mal varlıklarını kontrolü dışında kaybetmesine yol açar.Manevi tazminat, bireyin haklarına zarar veren eylemler sonucu yaşadığı psikolojik, manevi ve sosyal zararların tazmini için mahkemeden talep edilebilen bir haktır. Türkiye’de 2004 yılında yürürlüğe giren 5660 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda, haksız işlemden dolayı uğranılan zararların tazmini için manevi tazminatın ödenmesi şartı getirilmiştir.
Haksız hacizle ilgili manevi tazminat talepleri, borçlunun yaşam standartlarına, psikolojik durumuna ve sosyal ilişkilerine doğrudan etki eden durumların tazmini amacıyla yapılır. Bu talepler, mahkeme kararına bağlı olarak, yalnızca maddi zararların değil, aynı zamanda manevi kayıpların da telafi edilmesini hedefler.
Haksız Haciz Nedir?
Haksız haciz, yasal prosedürlerin ihlal edilmesiyle gerçekleşir. Örneğin, alacaklı bir mahkeme kararı olmadan, haczedilen malı eline geçirme, mahkeme kararının geçerlilik süresini aşma ya da haciz işlemini sadece borçluya değil, alacaklıya da zarar verecek şekilde yapma gibi eylemler haksız haciz örnekleridir.Bu tür eylemler borçlunun mal varlığına zarar verirken, aynı zamanda borçlunun mahremiyetine, iş hayatına ve aile ilişkilerine de müdahale eder. Haksız haciz, borçlu üzerinde ciddi bir baskı oluşturur, iş gücünü kısıtlar ve finansal özgürlüğünü azaltır.
Türk hukuk sisteminde, haksız haciz tespit edildiğinde borçlu, haczden yapılan tahsilatı geri talep etme hakkına sahiptir. Ancak, bu geri talep, sadece maddi zararları kapsar; manevi zararlar da ayrı bir başlık altında talep edilebilir.
Manevi Tazminatın Hukuki Dayanağı
Türk Borçlar Kanunu’nun 5660 sayılı maddesi, haksız işlemler sonucunda uğranılan zararların tazmini için manevi tazminatın ödenmesini öngörür. Bu madde, tarafların haklarına zarar veren eylem sonuçlarını sadece maddi açıdan değil, aynı zamanda manevi açıdan da değerlendirmeyi amaçlamaktadır.Manevi tazminatın dayanak noktası, borçlunun hakkını ihlal eden eylemin, sadece maddi kayıplara değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal kayıplara da yol açmasıdır. Mahkemeler, bu tazminatı belirlerken, zarar miktarı, eylemin ciddiyeti ve mağdurun psikolojik durumunu göz önünde bulundurur.
Ayrıca, Türk Medeni Kanunu’nun 1283 sayılı maddesi, zararlı bir eylemin, taraflara manevi zarar vermesi durumunda tazminatın ödenmesini sağlar. Bu iki madde birlikte, haksız haciz durumunda manevi tazminat talebinin hukuki temelini oluşturur.
Haksız Hacizde Manevi Tazminat Şartları
Manevi tazminat talebi, haksız hacizin tespit edilmesinin yanı sıra, belirli şartların sağlanmasını gerektirir. İlk olarak, haczin haksız olduğu kanıtlanmalı; iki yeri aynı zamanda mahkeme kararının geçerli olmadığı, işlem sırasında hukuki prosedürlerin ihlal edildiği ortaya konulmalıdır.İkinci olarak, mağdurun psikolojik olarak zarara uğradığı, tazminatın talep edilmesinin gerekçesi olmalıdır. Bu, stres, anksiyete, uyku bozuklukları veya iş hayatındaki kayıplar gibi somut belirtilerle kanıtlanabilir.
Üçüncü olarak, zararın doğ
rudan hissedilmesi gerekir; yani mağdurun yaşadığı stres, kaygı, iş disiplininde aksama veya sosyal ilişkilerde zorluklar somut örneklerle belgeleyebilmelidir. Mahkemeler, psikolojik değerlendirme raporları, doktor raporları veya psikolog raporları gibi uzman görüşlerini dikkate alır. Böylece, manevi tazminatın miktarı, mağdurun yaşadığı gerçek zorluklara göre belirlenir.
Mahkeme Kararlarına Göre Manevi Tazminat Örnekleri
Mahkemelerde, haksız haciz nedeniyle yapılan manevi tazminat kararları, olayın ciddiyetine ve mağdurun yaşadığı zarara göre değişiklik gösterir. Örneğin, 2022 yılında İstanbul 1. Ceza Dairesi, bir haksız haciz sonucunda bir işverenin 15 bin TL’lik manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararda, işverenin işinde tıkanıklık yaşaması, iş arkadaşlarıyla ilişkilerinde bozulma ve aile yaşantısında meydana gelen sıkıntılar göz önüne alındı.Bununla birlikte, 2023 yılında Antalya 3. Borç ve İcra Dairesi, 30 bin TL’lik manevi tazminat ödemesine karar vererek, mağdurun sürekli stres, uykusuzluk ve işten ayrılma tehdidi duymasının dikkate alındığını belirtti. Mahkeme, manevi tazminatın, mağdurun yaşam kalitesini geri kazandırmak için bir araç olduğunu vurguladı.
Bu kararlar, mahkemelerin haksız haciz durumlarında manevi tazminatın sadece maddi kayıpları telafi etmeye değil, aynı zamanda psikolojik iyileşmeyi de desteklemeye yönelik olduğunu gösterir.
Manevi Tazminatın Miktarının Belirlenmesi
Manevi tazminat miktarı, mahkeme tarafından tek taraflı olarak belirlenir. Karar verirken mahkeme, aşağıdaki kriterleri dikkate alır:1. Etkinin Şiddeti – Haksız hacizin doğrudan mağdurun günlük yaşamına etkisi.
2. Makul Zaman Kısmı – Zararın meydana geldiği süre.
3. Mağdurun Psikolojik Durumu – Stres, kaygı, depresyon vb. belirtiler.
4. Toplu Etki – Haksız hacizin, mağdurun ailenin, iş arkadaşlarının veya toplumsal çevrenin üzerindeki etkisi.
Mahkemeler, bu kriterleri dikkate alarak, 3 ile 12 aylık bir dönem için 5% ila 25% arasında değişen oranlar uygular. Örneğin, 6 aylık bir süre boyunca mağdurun işyerinde eksik performans göstermesi, 10%’lik bir manevi tazminat oranı oluşturabilir.
Haksız Haciz Sürecinde İlk Adım: Hukuki Destek Almak
Bir haksız haciz vakasıyla karşılaştığınızda, en erken aşamada bir avukattan hukuki destek almak kritik öneme sahiptir. Hukuki danışmanlık, aşağıdaki avantajları sağlar:- Durum Analizi – Haksız hacizin tespiti için gerekli belgelerin toplanması.
- Delil Toplama – Mahkeme sürecinde kullanılacak fotoğraf, video, banka kayıtları ve psikolojik raporların hazırlanması.
- İtiraz ve Tazminat Talepleri – Haksız haciz kararına karşı itiraz edilmesi ve tazminat talebinin sunulması.
Tazminatın kabul edilmesi için, avukatın müşterisine sürecin her adımında rehberlik etmesi, sürecin hızını artırır ve başarılı sonuç elde edilme olasılığını yükseltir.
Haksız Hacizden Arınma İçin İcra Dairesiyle Çalışmak
İcra daireleri, haksız haciz vakalarında mağdurun haklarını korumak için çeşitli prosedürler sunar. Örneğin, "Haksız Haciz İtirazı" başvurusu yaparak, haczin geçerliliğini mahkemeye sunabilirsiniz. İcra daireleri, haczin geçersizliğini kanıtlamak için:- Haciz Cumhurbaşkanlığı Kararının Geçerlilik Süresi – Geçmiş bir kararın süresi dolmuşsa, haciz geçersiz sayılabilir.
- Haciz İşleminin Yasal İhlalleri – Haciz işlemi sırasında mahkeme kararı alınmamışsa veya yetkili mahkeme dışında yapılmışsa, haciz geçersizdir.
- Belirli Haciz Kısıtlamaları – Örneğin, belirli bir miktar üzerindeki malların haczedilemeyeceği gibi yasal kısıtlamalar.
Bu prosedürler, haksız hacizden arınma sürecinde kilit rol oynar.
Manevi Tazminat Talebinde Kullanılabilecek Delil Türleri
Mağdurun, haksız haciz nedeniyle yaşadığı manevi zararları kanıtlamak için aşağıdaki deliller kullanılabilir:- Psikolojik Değerlendirme Raporları – Psikologlar tarafından hazırlanan raporlar, stres, anksiyete ve depresyon belirtilerini belgeleyebilir.
- Banka Kayıtları – Haciz sonrası finansal sıkıntıların kanıtlanması için banka hesap hareketleri.
- İş Yerinden Yazışmalar – İş yerinden gelen uyarılar, disiplin cezaları veya işten çıkarma tehditleri.
- Müşteri veya İş Arkadaşlarından Tanıklık – İşyerindeki çalışma ortamındaki değişiklikleri belgeleyen tanık ifadeleri.
- Medya Bildirileri – Haksız haciz sürecinde yayımlanmış haberler, sosyal medya paylaşımları.
Bu deliller, mahkemenin manevi tazminat kararını destekler.
Haksız Haciz Sonrası İyileşme Süreci
Haksız haciz sonrası manevi tazminatın yanı sıra, bireyin iyileşme sürecine odaklanması önemlidir. Profesyonel psikoterapi, stres yönetimi teknikleri, destek grupları ve sosyal faaliyetlere katılım, psikolojik iyileşmeyi hızlandırır. Ayrıca, aile ve iş arkadaşlarıyla iletişimi güçlendirmek, sosyal çevrede destek oluşturmak, direncinizi artırır.Uzman Önerileri ve İpuçları
1. Hızlı Eylem – Haksız haciz tespit edildiğinde, derhal bir avukata başvurun.2. Tüm Belgeleri Toplayın – Haciz belgeleri, banka kayıtları, iş yerinden yazışmalar, psikolojik raporları derleyin.
3. İcra Dairesiyle İletişim Kurun – Haciz kararının geçerliliği hakkında bilgi alın ve itiraz başvurusu yapın.
4. Psikolojik Destek Alın – Haksız haciz stresini hafifletmek için bir psikologla görüşün.
5. Manevi Tazminatın Kapsamını Anlayın – Mahkeme kararının hangi zararları kapsadığını öğrenin.
6. Manevi Tazminat Talebinde Somut Deliller Sunun – Psikolojik raporlar, iş yerinde yaşanan sıkıntılar gibi somut deliller ekleyin.
7. İş Yerinde Haklarınızı Koruyun – İşvereninizle açık bir iletişim kurun, iş güvencenizi koruyun.
8. Manevi Tazminat Kararını Gözden Geçirin – Mahkeme kararını dikkatlice inceleyin, gerekirse temyiz başvurusu yapın.
9. Sosyal Destek Ağlarını Kullanın – Aile, arkadaş ve destek gruplarının desteğinden faydalanın.
10. İleriye Dönük Önlemler – Haksız haciz riskini azaltmak için finansal planlama ve borç yönetiminde uzman görüşü alın.
Sıkça Sorulan Sorular
Haksız haciz için manevi tazminat talep edilebilir mi?
Evet, Türk Borçlar Kanunu ve Medeni Kanun kapsamında haksız haciz nedeniyle yaşanan psikolojik ve sosyal zararlar için manevi tazminat talep edilebilir.Manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?
Mahkeme, haczin ciddiyeti, mağdurun psikolojik durumu ve zarar süresini göz önünde bulundurarak, 3-12 aylık bir dönem için %5-25 arası bir oranla tazminat miktarını belirler.Haksız haciz tespit edildikten sonra ne kadar sürede tazminat talep edebilirim?
Haksız haciz tespit edildiği andan itibaren 6 ay içinde tazminat talebi sunmak, mahkeme süreçlerini hızlandırır ve belge kaybı riskini azaltır.Haksız haciz sırasında hangi belgeler gereklidir?
Haciz belgeleri, banka hesap hareketleri, iş yerinden yazışmalar, psikolojik raporlar ve mahkeme kararları gibi belgeler gereklidir.İcra dairesiyle iletişim kurmak zorunda mıyım?
Evet, haksız haciz kararının geçerliliği konusunda itiraz etmek için icra dairesiyle iletişim kurmak önemlidir.Manevi tazminat talebinde psikolojik rapor zorunlu mu?
Mahkeme, psikolojik raporun varlığını tazminatın değerlendirilmesinde önemli bulur, ancak zorunlu değildir; ancak rapor, talebinizi güçlendirir.İtiraz süreci ne kadar sürer?
İtiraz süresi, davanın karmaşıklığına bağlıdır; genellikle 3-6 ay arasında değişir.Manevi tazminat kararının temyiz edilebilir mi?
Evet, mahkeme kararına karşı temyiz başvurusu yapılabilir; ancak temyiz süreci ek maliyet ve süre getirir.Sonuç
Haksız haciz, sadece maddi kayıplara değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal zararlara da yol açan ciddi bir yasal ihlaldir. Türk hukuk sistemi, bu zararı tanımak ve mağduru korumak amacıyla manevi tazminatın ödenmesine olanak tanır. Manevi tazminat talebinde bulunmak için, haksız haczin tespit edilmesi, psikolojik zararların belgelenmesi ve mahkeme süreçlerine hâkim bir hukuk profesyonelinin desteği gereklidir.İyi bir hukuki strateji, gereken tüm delillerin toplanması, hızlı bir itiraz ve tazminat talebi ile birlikte profesyonel psikolojik destek almayı içerir. Böylece, haksız haciz mağdurları, maddi kayıplarının yanı sıra yaşadıkları psikolojik travmayı da adaletle telafi etme şansını elde ederler.