Haczin Kaldırılması İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?

İcra ve hukuk süreçleri, borç takibi ve hukuki danışmanlık forumu. Sorularınızı sorun, uzmanlardan yanıt alın.

ObsidianResonance

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 1
Çözümler 0
Katılım
26 Tem 2026
Mesajlar
431
Tepkime puanı
0
ObsidianResonance
Hayatın en zorlu süreçlerinden biri, alacaklı tarafından başlatılan icra takibi sonucu malvarlığınız üzerinde haciz konulmasıdır. Evinizin, arabanızın veya banka hesabınızın üzerindeki bu şerhi gördüğünüzde, önünüzdeki yol haritasını bilmek, hem maddi hem de manevi yükünüzü hafifletir. Haczin kaldırılması, yalnızca borcun ödenmesi anlamına gelmez; belirli yasal şartların gerçekleşmesi ve doğru hukuki yolların izlenmesiyle mümkün olan bir süreçtir.

Türk İcra ve İflas Kanunu (İİK), borçlunun mağduriyetini önlemek ve hukukun adil işlemesini sağlamak amacıyla haczin kaldırılması için birden fazla mekanizma öngörmüştür. Bu mekanizmalar; borcun tamamen ödenmesinden, belirli malların haczedilemezliğine, süresinde yapılmayan itirazlardan, ödeme emrinin tebliğ edilmemesine kadar geniş bir yelpazede uzanır. Hangi yolun sizin için uygun olduğunu bilmek, bir avukatın yönlendirmesi kadar değerlidir.

Bu makalede, haczin kaldırılması için gerekli şartları tüm detaylarıyla, güncel yargı kararları ve uygulamadaki örnekleriyle ele alıyoruz. Amacımız, size yalnızca hukuki bilgi aktarmak değil; karşılaştığınız sorunda nasıl adım atmanız gerektiğine dair pratik bir rehber sunmaktır.

Temel Kavramlar ve Tanım​


Haciz, bir borcun tahsilini güvence altına almak amacıyla, borçlunun taşınır veya taşınmaz malları üzerine icra dairesi tarafından konulan hukuki bir şerhtir. Bu şerh, malın satışını ve devrini geçici olarak engeller, ancak mülkiyet hakkını ortadan kaldırmaz. Haczin kaldırılması ise bu şerhin kaldırılması, yani malların üzerindeki hukuki sınırlamanın sona ermesi anlamına gelir.

Hukuk sistemimizde haciz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu süreçte en kritik nokta, haczin kaldırılması talebinin hangi hukuki sebebe dayandığıdır. Çünkü borcun ödenmesiyle kalkan haciz, süresinde yapılan bir itirazla da kaldırılabilir; ya da esasında haczedilmesi mümkün olmayan bir malın üzerindeki haciz, şikayet yoluyla kaldırılabilir.

Örneğin, bir kişinin maaşı üzerine haciz konulduğunda, borçlunun geçimini sağlaması için gerekli olan kısmın aylık gelirinin dörtte birinden fazlası haczedilemez. Bu sınırı aşan bir haciz, hukuka aykırıdır ve icra mahkemesine şikayette bulunarak kaldırılması talep edilebilir. Bir başka örnek olarak, tamamen borçluya ait olmayan bir mal (örneğin eşe ait araba) üzerine haciz konulması durumunda, üçüncü şahıs olarak istihkak davası açarak haczin kaldırılmasını sağlamak mümkündür.

Haczin Kaldırılması Yolları ve Yasal Dayanakları​


Haczin kaldırılması için başvurulacak yollar, hukuki sebebe göre farklılık gösterir. Bunların başında borcun tamamen ödenmesi gelir. İİK 91. maddesine göre, borçlu tüm borcu (asıl alacak, işlemiş faiz ve icra masrafları dahil) ödediğinde haciz kendiliğinden kalkar. Bu durumda icra dairesi, mallar üzerindeki haczin kaldırılması için gerekli işlemleri re'sen yapar.

İkinci yol, borcun 7 gün içinde ödenmesi veya taksitlendirilmesidir. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde borcun tamamı ödenirse, haciz hiç uygulanmadan takip sona erer. Ancak borçlunun bir kısmını ödeyip kalanını taksitlendirme talebinde bulunması durumunda, alacaklının rızası aranır. Alacaklı kabul ederse, taksitlendirme protokolüne göre ödemeler yapılır ve haciz kaldırılır.

Üçüncü ve en sık başvurulan yol ise itiraz ve şikayet müessesesidir. Ödeme emrine süresi içinde (7 gün) itiraz edilmesi, takibi durdurur ve haczi imkansız
hale getirir. Ancak itiraz edilmediyse ve haciz uygulandıysa, iş işten geçmiş demektir; bu durumda şikayet yoluna başvurmak gerekir. Şikayet, haczin esasına veya usulüne ilişkin kanuna aykırılıkların icra mahkemesinde ileri sürülmesidir. Örneğin, haczedilen malın değerinin borç miktarını aşması, haczin gece vakti veya tatil gününde yapılması gibi usulsüzlükler şikayet konusu olabilir. İİK 16. maddesi uyarınca şikayet süresi, öğrenme tarihinden itibaren 7 gündür; bu sürenin kaçırılması durumunda hukuki yol kapanır.

Ayrıca, haciz tutanağının borçluya tebliğ edilmemiş olması veya haczedilen malların satış ihalesinin usulsüz yapılması da haczin kaldırılması için ayrı birer gerekçe oluşturur. Bu noktada önemli olan, yalnızca haczin kaldırılmasını talep etmek değil; aynı zamanda takibin durdurulmasını sağlamaktır. Zira haciz kaldırılsa bile, takip kesinleşmiş ise alacaklı yeni mallar üzerine yeniden haciz koydurabilir. O yüzden köklü bir çözüm için borcun ödenmesi, itirazın kabulü veya takibin iptali gibi sonuçlardan biri elde edilmelidir.

Haczedilmezlik: Hangi Mallar ve Gelirler Korunur?​


İcra hukukunun borçluyu koruyan en önemli ilkelerinden biri, haczedilmezlik kurumudur. Bazı mallar ve gelirler, kamu düzeni düşüncesiyle kısmen veya tamamen haczedilemez. Örneğin, borçlunun ve ailesinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayan ev eşyası, mutfak malzemeleri, yatak, soba gibi eşyalar haciz kapsamı dışındadır. Bunların haczedilmesi halinde icra mahkemesine başvurarak haczin kaldırılmasını talep etmek mümkündür.

Maaş ve ücret haczinde ise durum daha hassastır. İİK 83. maddesi uyarınca, borçlunun maaşının dörtte birinden fazlası haczedilemez. Bu oran, nafaka borçlarında üçte bire kadar çıkabilir. Bir örnekle açıklayalım: Aylık maaşı 20.000 TL olan bir borçlunun maaşına haciz konulduğunda, icra dairesi en fazla 5.000 TL kesinti yapabilir. Bu sınırın üzerindeki bir kesinti hukuka aykırıdır ve şikayet yoluyla kaldırılması sağlanabilir. Uygulamada işverenlerin bu sınırı göz ardı ettiği sık görülür; bu durumda borçlu, hem işverene hem icra dairesine karşı dava açabilir.

Bunun yanında, borçlunun geçimini temin eden tarım aletleri, doktor ve avukat gibi meslek sahiplerinin mesleki araç gereçleri, ehliyet sahibi birinden edinilen ve borçlunun engelli olması nedeniyle kullandığı araçlar da haczedilemez. Haczedilmezlik şikayeti, her zaman için ileri sürülebilir; belirli bir süreyle sınırlı değildir. Ancak yine de en kısa sürede harekete geçmek, malın satışını önlemek açısından kritik önem taşır.

Ödeme Emrine İtiraz ve Hacze Şikayet: Süreler ve Prosedür​


Ödeme emrinin tebliği, icra takibinin ilk ciddi aşamasıdır. Bu tebliğden itibaren 7 gün içinde borçlu, borca veya imzaya itiraz edebilir. İtiraz dilekçesi, takibin yapıldığı icra dairesine verilir; itirazla birlikte takip durur ve haczin yapılması engellenir. Eğer haciz çoktan yapılmışsa, itirazın kabulü halinde haciz kaldırılır. Ancak itiraz edilen alacaklı, itirazın iptali davası açabilir; bu dava sonuçlanana kadar haciz bir süre daha devam edebilir.

İtirazla birlikte haczin kaldırılmasını ayrıca talep etmeye gerek yoktur; itiraz üzerine icra müdürü haczin kaldırılmasına karar vermekle yükümlüdür. Fakat itirazın reddedilmesi veya sürenin kaçırılması durumunda, takip kesinleşir. Bu aşamada devreye şikayet yolu girer. Şikayet, icra mahkemesine yapılan başvurudur ve ikiye ayrılır: haczin şartlarına ilişkin şikayet ile haczin kaldırılmasına ilişkin şikayet.

Hacze şikayet süresi, haczin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gündür. Bu süre hak düşürücü değildir; ancak yargıtay içtihatları, makul bir süre içinde başvurulmaması halinde hakkın kötüye kullanıldığına hükmedebilmektedir. Şikayet üzerine icra mahkemesi, duruşma yaparak haczin hukuka uygun olup olmadığını denetler. Örneğin, borçlunun rızası alınmadan yapılan haciz, haciz tutanağında borçlunun imzası bulunmaması, haczedilen malın borçluya ait olmaması gibi durumlar şikayet konusu olabilir.

İstihkak Davası: Üçüncü Kişilerin Hakları​


Haciz yalnızca borçlunun malvarlığı üzerine uygulanabilir. Ancak uygulamada sıklıkla, borçluya ait olmayan bir malın da haczedildiği görülür. Örneğin, borçlunun kardeşine ait bir araç, borçlunun evinde bulunduğu gerekçesiyle haczedilebilir. Bu durumda mal sahibi üçüncü kişi, icra dairesine başvurarak istihkak iddiasında bulunmalıdır. İstihkak davası, haczin kaldırılması için en etkili yollardan biridir.

İstihkak davası açmak için dava harcı yatırılır ve dava, haczi yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu genel mahkemelerde (asliye hukuk veya ticaret mahkemesi) görülür. Dava süresince haczin uygulanması durdurulmaz; ancak malın satışı dava sonucuna kadar bekletilir. Davayı kazanmak için malın kendisine ait olduğunu, borçlunun malından ayrı olduğunu ve iyiniyetli bir şekilde edinildiğini ispatlamak gerekir. Malın üzerinde borçlu adına kayıt varsa, istihkak davasının kazanılması çok daha güçleşir.

İstihkak davasında süre, haczin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gündür. Bu süre çok kısadır ve davayı açmak için bir avukata vekalet vermek, sürecin en kritik adımıdır. Ayrıca, istihkak iddiası borçlu tarafından da ileri sürülebilir; ancak borçlunun kendi malı olmadığını iddia etmesi, çoğu zaman inandırıcılık taşımaz. Bu nedenle malın gerçek sahibinin dava açması esastır.

Borcun Yapılandırılması ve Konkordato Süreci​


Bazı durumlarda borçlu, borcunu tamamen ödeyemez ancak bir kısmını ödeyebilir veya taksitlendirme talep edebilir. İcra dairesinde yapılan haciz, alacaklının rızası ile kaldırılabilir. Bunun için borçlu, alacaklı ile iletişime geçerek bir ödeme planı önermelidir. Alacaklı bu planı kabul ederse, icra müdürlüğüne sunulan protokol ile haczin kaldırılması sağlanır. Ancak alacaklı kabul etmek zorunda değildir; bu tamamen alacaklının inisiyatifindedir.

Daha kapsamlı bir çözüm olan konkordato ise, borçlunun iflasa düşmeden önce borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan yasal bir süreçtir. Konkordato talebi, borçlu tarafından asliye ticaret mahkemesine yapılır ve mahkeme, geçici mühlet kararı verirse borçlu üzerindeki tüm icra takipleri durur. Bu süreçte hacizler kaldırılmaz ancak satışlar durdurulur; borçluya nefes alma imkanı tanınır. Konkordatonun tasdik edilmesi halinde ise borçlu, kararlaştırılan ödeme planına uyarak borcunu öder ve ödemeler tamamlandığında hacizler kendi kendine sona erer.

Konkordato sürecinin hacizlerin kaldırılması üzerindeki etkisi, borçlunun bilançosundaki düzgünleşmeyle doğrudan bağlantılıdır. Özellikle birden fazla alacaklıya borcu olan ve tüm hacizlerin üst üste bindiği durumlarda konkordato, hukuki bir sıçrama tahtası görevi görür. Ancak bu yol oldukça masraflıdır ve mali müşavir, avukat ve bilirkişi desteği gerektirir. Pratikte küçük borçlu için konkordatodan ziyade taksitlendirme anlaşması daha gerçekçi bir seçenektir.

Haciz Satış Aşamasındayken Nasıl Kaldırılır?​


Haczedilen malın satışı için icra dairesi bir satış günü belirler ve bu satış ilanı borçluya tebliğ edilir. Satıştan hemen önce borcun ödenmesi halinde satış durdurulur ve haciz kaldırılır. Örneğin, evinizin haczedildiğini ve satış gününün yaklaştığını düşünün. Satış ilanında belirtilen günden bir gün önce bile borcun tamamını ödediğinizde, icra müdürü satışı iptal eder. Bu durum, İİK 114. maddesinde açıkça düzenlenmiştir; borçlunun satıştan önce borcu ödemesi, haczin kaldırılmasını zorunlu kılar.

Satış aşamasında haczin kaldırılması için bir diğer yol ise satışın gerçekleşmemesi halidir. Satışa çıkarılan mal, alıcı bulamazsa ve alacaklı da malı kendisine almak istemezse, haciz varlığını sürdürür ancak satış aşaması sona erer. Bu durumda borçlu, haczin kaldırılmasını talep edebilir. Çünkü alacaklının takibi sürdürmekte hukuki yararı kalmamıştır. Öğretide ve Yargıtay kararlarında, satış talebi düşen alacaklının haczinin kaldırılması gerektiği kabul edilmektedir.

Bununla birlikte, satış ilanının tebliği ile borçlu, satışın yapılacağı günü öğrenmiş olur ve bu tebliğ ile birlikte icra mahkemesine başvurarak haczin kaldırılması için dava açabilir. Bu dava sonuçlanana kadar satış yapılamaz; ancak dava reddedilirse satış süreci kaldığı yerden devam eder. Bu nedenle, satış aşamasında başvurulacak hukuki çarelerin zamanlaması ve gerekçeleri, işin uzmanı bir avukat tarafından titizlikle değerlendirilmelidir.

Zamanaşımı ve Borcun Sona Ermesi​


Haczin kaldırılması talebinde önemli bir başka başlık zamanaşımıdır. İcra takibi, alacaklı tarafından kesinleştirildikten sonra belirli bir süre boyunca işlem yapılmazsa takip düşer. İİK 106. maddesi uyarınca, takip kesinleştikten sonra 1 yıl içinde satış talebinde bulunulmazsa, takip düşer ve haciz kendiliğinden kalkar. Borçlu, bu sürenin dolduğunu icra dairesine bildirerek haczin kaldırılmasını isteyebilir.

Ayrıca, alacak zamanaşımına uğramışsa da borç sona erer. Kambiyo senetlerinde (çek, senet, bono) zamanaşımı süreleri 3 ile 10 yıl arasında değişir. Borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürmek için icra mahkemesine başvuru yapılır. Bu başvurunun kabulü halinde takip durur ve haciz kaldırılır. Zamanaşımı savunması, borcu inkâr anlamına gelmez; sadece alacaklının artık o borcu isteyemeyeceği anlamına gelir. Bu yüzden, eski bir borçtan dolayı gelen hacizlerde mutlaka zamanaşımı kontrolü yaptırılmalıdır.

Öte yandan, borçlu iflasını açıklamışsa veya tasfiye sürecine girmişse, hacizlerin kaldırılması için iflas idaresine başvurmak gerekir. İflas kararı verilen borçlunun malları üzerindeki hacizler, iflasın açılmasıyla birlikte kendiliğinden kalkar; bu durum yasal bir sonuçtur. Ancak iflas masasına alınan mallar, tüm alacaklıların tatmini için satılır ve borçlunun bu mallar üzerindeki tasarruf hakkı sona erer.

Uzman Önerileri ve İpuçları​


Haczin kaldırılması sürecinde hukuki bilgi kadar pratik adımlar da büyük önem taşır. Aşağıdaki öneriler, hem avukatların hem de icra müdürlüklerinin uygulamada sıklıkla karşılaştığı durumlardan çıkarılan deneyimlere dayanmaktadır. Bu tavsiyelere uyarak hem zaman kazanabilir hem de gereksiz masrafların önüne geçebilirsiniz.

1. Borç miktarını icra dairesinden güncel olarak öğrenin. Haciz kaldırılmadan önce ödenecek tutar, asıl alacak yanında işlemiş faizi ve tüm icra masraflarını içerir. Cepten çıkacak rakamı net bilmek, mali planlamanızı doğru yapmanızı sağlar.

2. Haciz tutanağını mutlaka okuyun ve bir kopyasını saklayın. Tutanakta yazan mal listesi, haciz tarihi ve haciz türü, itiraz sürelerinin başlangıcını belirler. Tutanakta hatalı bir bilgi varsa (örneğin yanlış mal tanımı) bunu derhal icra müdürüne yazılı olarak bildirin.

3. Süreleri kaçırmayın. İtiraz için 7 gün, şikayet için 7 gün, istihkak davası için 7 gün süreniz vardır. Bu süreler, tebliğ veya öğrenme tarihinden itibaren işler. Ajandanıza not alın ve hiçbir başvuruyu son güne bırakmayın.

4. Alacaklı ile doğrudan iletişime geçin. Çoğu alacaklı, tahsilat sürecini uzatmak istemez. Borcun bir kısmını peşin önerip kalanını taksitlendirme teklifinde bulunursanız, alacaklı hacizden vazgeçebilir. Bu anlaşmayı mutlaka yazılı hale getirin ve icra dairesine sunun.

5. Haczedilmezlik iddianız varsa, malların satılmasına izin vermeyin. Örneğin maaşınızın dörtte birinden fazlası kesilmeye başlamışsa, işvereninize giderek durumu açıklayın ve icra müdürlüğüne yazılı başvuruda bulunun. Kesintinin durdurulması için icra mahkemesine şikayet dilekçesi verin.

6. Bir avukattan, tercihen icra hukuku alanında uzmanlaşmış birinden destek alın. Özellikle istihkak davası ve konkordato gibi süreçler hukuki uzmanlık gerektirir; yanlış yapılmış bir başvuru, hakkınızı kaybetmenize neden olabilir.

7. Dijital ortamda icra dosyanızı takip edin. UYAP vatandaş portalı üzerinden dosya numaranızla tüm işlemleri görebilirsiniz. Satış ilanları, duruşma tarihleri ve ödenmesi gereken tutarlar bu sistemde güncellenir.

8. Borcunuzu ödedikten sonra hacizlerin kaldırıldığını doğrulatın. Bazen icra dairesi, ödeme yapılmasına rağmen haczin kaldırılması işlemini geciktirebilir. Bir ay sonra yeniden kontrol edin ve gerekirse icra müdürlüğüne yazılı başvuruda bulunun.

9. Taşınmaz hacizlerinde tapu müdürlüğüne durumu teyit ettirin. Haciz şerhi tapuda görünüyorsa, borcu ödedikten sonra tapu kaydının düzeltilmesi için icra dairesinden yazı talep edin. Şerh kaldırılmadan taşınmazı satamayacağınızı unutmayın.

10. Borç yapılandırma kanunlarını takip edin. Devlet, belirli aralıklarla vergi ve SGK borçlarına yönelik yeniden yapılandırma fırsatları sunar. Bu fırsatlardan yararlanarak borçlarınızı taksitle ödeyebilir ve hacizlerin kaldırılmasını sağlayabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular​


Haciz kaç yıl sürer ve kendiliğinden kalkar mı?​


Haciz, borç ödenmediği sürece ve satış gerçekleşmediği sürece varlığını korur. Ancak takip kesinleştikten sonra 1 yıl içinde satış talebinde bulunulmazsa, takip düşer ve haciz kendiliğinden kalkar. Bu süre, borçlunun icra dairesine başvurusu ile resmi olarak tespit edilir. Aksi halde haciz, alacaklı takibi yenilemediği takdirde uzun yıllar kalsa da hükümsüz sayılır.

Hacizli evi satabilir miyim?​


Hacizli bir taşınmazın satışı, icra dairesinin iznine ve alacaklının rızasına bağlıdır. Tapuda haciz şerhi bulunan bir evi satmak için öncelikle haczin kaldırılması gerekmektedir. Bunun en yaygın yolu, satış bedelinin bir kısmı veya tamamı ile borcun kapatılmasıdır. Alıcı bulduğunuzda, alıcının ödediği para ile icra dairesine başvurarak haczin kaldırılmasını sağlayabilirsiniz.

Maaşıma haciz geldi, kaldırmak için ne yapmalıyım?​


Öncelikle maaşınızın dörtte birinden fazlasının haczedilemeyeceğini bilmelisiniz. Eğer bu orandan fazla bir kesinti yapılıyorsa, icra mahkemesine şikayette bulunabilirsiniz. Bunun dışında borcun tamamını ödeyerek veya icra dairesi ile taksitlendirme anlaşması yaparak haczin kaldırılmasını talep edebilirsiniz. İşvereninize de kesintinin yasal sınırı aştığını yazılı bildirmeniz faydalıdır.

Süresi geçen itiraz hakkımı nasıl geri kazanabilirim?​


Ödeme emrine itiraz süresi kaçırılmışsa, genel olarak bu hakkın geri kazanılması mümkün değildir. Ancak tebliğin usulsüz olması, borçlunun adresinde bulunmaması veya kendisine tebliğ edilmemesi gibi durumlarda, tebliğ tarihine itiraz edilebilir. Bu iddiayı kanıtlamak için icra mahkemesine başvurmanız ve tebligatın usulsüzlüğünü ispat etmeniz gerekir. İstisnai durumlarda, öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebilme imkanı doğabilir.

Haczedilen eşyalarımı geri alabilir miyim?​


Haczedilen eşyalarınız, borcu ödeyerek ya da haczin hukuka aykırı olduğunu kanıtlayarak geri alınabilir. Özellikle zorunlu ev eşyası veya mesleki araç gereç gibi haczedilmezlik kapsamındaki eşyalar için şikayet yoluna başvurabilirsiniz. Eşyaların satılması halinde ise satış bedelinden borç ödendikten sonra kalan tutar size iade edilir; ancak eşyanın kendisi geri alınamaz.

Sonuç​


Haczin kaldırılması, yalnızca hukuki bir işlem değil, aynı zamanda borçlunun yaşam kalitesini yeniden kazanması anlamına gelir. Bir evin üzerindeki şerh, arabanın çekilmesi ya da maaşın kesilmesi; kişinin gelecek planlarını, aile düzenini ve psikolojik sağlığını derinden etkiler. Bu nedenle süreç boyunca soğukkanlılığı korumak ve hukuki çözüm yollarını bilinçli şekilde tüketmek büyük önem taşır.

Unutulmamalıdır ki, haczin kaldırılması için gerekli şartlar; borcun ödenmesi, itiraz ve şikayet sürelerinin kaçırılmaması, haczedilmezlik iddialarının ileri sürülmesi ve istihkak davasının süresinde açılması gibi başlıklarda toplanır. Bu başlıkların her biri, doğru zamanda ve doğru usulle hayata geçirildiğinde sonuç verir. Tek başınıza hareket etmek yerine bir avukata danışmak ve icra dosyanızı düzenli olarak takip etmek, hakkınızı korumanın en garantili yoludur.

Hukuk, borçluya her zaman ikinci bir şans tanır. Bu şansı kullanmak için bilmeniz gereken tek şey, hangi kapının ne zaman açılacağını bilmektir. Bu makalede aktardığımız bilgilerle, haczin kaldırılması sürecinde kendinizi güçlü bir konumda hissetmeniz ve doğru adımları atmanız en büyük hedefimizdir. Borçluların mağdur edilmemesi, alacaklıların da hak ettiği tahsilatı yapabilmesi; ancak hukukun öngördüğü dengenin korunmasıyla mümkündür. Bu dengeyi siz de doğru bilgiyle sağlayabilirsiniz.
 
Geri