SaffronCadence
Kayıtlı Kullanıcı
İhbar tazminatı, iş sözleşmesinin usulsüz feshedilmesi durumunda işçiye ödenmesi gereken bir alacak türüdür. Ancak bu hakkın dava yoluyla talep edilebilmesi için belirli bir süre içinde harekete geçilmesi gerekir. Zamanaşımı süresi dolduğunda işçi, ihbar tazminatı talep etme hakkını kaybeder. Bu nedenle sürenin ne zaman başladığı, kaç yıl olduğu ve hangi hallerde kesildiği ya da durdurulduğu işçiler ve işverenler için hayati önem taşır. İş hukukunun en çok uyuşmazlık çıkan konularından biri olan ihbar tazminatı zamanaşımı, mevzuat değişiklikleri ve Yargıtay kararlarıyla sürekli güncellenen bir alandır.
İhbar tazminatı, işverenin veya işçinin iş sözleşmesini kanunda öngörülen bildirim sürelerine uymadan feshetmesi halinde, karşı tarafa ödemesi gereken parasal bir tazminattır. İhbar süreleri, işçinin kıdemine göre 2 hafta ile 8 hafta arasında değişir. Örneğin 6 aydan az çalışan işçi için ihbar süresi 2 hafta iken, 3 yıldan fazla çalışan işçi için 8 haftadır. Bu sürelere uyulmadan yapılan feshilerde ihbar tazminatı doğar.
Zamanaşımı ise bir hakkın belli bir süre kullanılmaması nedeniyle talep edilemez hâle gelmesini ifade eder. İhbar tazminatı için zamanaşımı süresi, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Güncel durumda bu süre, 2022 yılında yapılan değişiklikle 5 yıl olarak belirlenmiştir (öncesinde 10 yıldı). Dikkat edilmesi gereken nokta, bu sürenin işçinin işten ayrıldığı tarihten değil, feshin gerçekleştiği tarihten başlamasıdır.
Zamanaşımı, hakkın özünü ortadan kaldırmaz; sadece dava yoluyla talep edilmesini engeller. Bu demektir ki işveren zamanaşımı itirazı yapmazsa veya zamanaşımını ileri sürmezse mahkeme kendiliğinden dikkate almaz. Ancak işverenin açıkça zamanaşımı def’inde bulunması halinde dava reddedilir.
İhbar tazminatı zamanaşımı süresi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesi ve Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleriyle düzenlenir. 202
2 yılında 7447 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle birlikte bu süre 5 yıl olarak yeniden belirlenmiştir. Daha önce 10 yıl olan sürenin kısaltılmasının temel nedeni, iş uyuşmazlıklarında delillerin kaybolmasını önlemek ve hukuki belirlilik sağlamaktır. Yargıtay kararları da bu değişiklik sonrası içtihat birliği oluşturmuş; fesih tarihinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra açılan davaları zamanaşımı nedeniyle reddetmektedir. Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta, bu sürenin işçinin alacağını öğrendiği tarihten değil, feshin gerçekleştiği tarihten başlamasıdır. Ayrıca, zamanaşımı süresi işçinin aynı işverene karşı başka alacakları için de ayrı ayrı işler; örneğin kıdem tazminatı için de kendi zamanaşımı süresi geçerlidir.
İhbar tazminatı zamanaşımı süresi, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte başlar. Fesih, işverenin tek taraflı feshi olabileceği gibi işçinin istifa etmesi veya iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi de olabilir. Ancak zamanaşımı süresinin başlaması için feshin kesin olarak gerçekleşmesi gerekir; fesih bildirimi yapılmamışsa veya geçersiz sayılmışsa süre işlemez. Örneğin işveren sözlü olarak “çık” dese bile yazılı tebligat yapılmadıysa fiilen fesih tarihi olarak işçinin işe gelmediği gün esas alınır. Zamanaşımı süresi, işçinin alacağını dava veya icra takibi yoluyla talep etmesiyle kesilir. Ayrıca işverenin yazılı olarak borcunu kabul etmesi, kısmi ödeme yapması veya işçinin arabulucuya başvurması da zamanaşımını kesen sebeplerdir. Kesilen süre, kesilme anından itibaren yeniden işlemeye başlar.
Bazı durumlarda zamanaşımı süresi işlemez ya da durur. Türk Borçlar Kanunu’na göre, işçinin askerlik, uzun süreli hastalık, hapis gibi mücbir sebeplerle alacağını talep edememesi halinde süre durur. Ayrıca işçi ile işveren arasında arabuluculuk görüşmeleri devam ederken de zamanaşımı süresi durur. Arabuluculuk sona erdiğinde kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak bu durumun işçi tarafından ispatlanması gerekir; sadece iddia etmek yeterli değildir. Örneğin işçi, “hastaydım, hastanede yattım” diyorsa bunu sağlık raporuyla belgelemelidir. Durdurma, sürenin uzamasına yol açtığı için işçi lehine bir durumdur, ancak işveren için dikkat edilmesi gereken bir istisnadır.
İhbar tazminatı ve kıdem tazminatı aynı fesihten doğsa da zamanaşımı süreleri ve başlangıç anları farklılık gösterebilir. Kıdem tazminatı da 5 yıllık zamanaşımına tabidir ancak bazı Yargıtay kararları kıdem tazminatında zamanaşımının işçinin işe iade davası sonuçlanana kadar işlemediğine hükmetmiştir. İhbar tazminatında ise işe iade davası zamanaşımını durdurmaz; sadece fesih tarihi esas alınır. Ayrıca kıdem tazminatı için işçinin bir yıl çalışmış olması gerekirken ihbar tazminatı için kıdem şartı yoktur, herhangi bir süre çalışan işçi ihbar tazminatına hak kazanabilir. Bu nedenle zamanaşımı hesaplaması yapılırken her iki alacak kaleminin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemede zamanaşımı itirazını işveren yapmak zorundadır; mahkeme kendiliğinden dikkate almaz. Ancak işveren bu itirazı yaptığında, sürenin dolduğunu ispat yükü işverene aittir. Yani işveren, fesih tarihinden itibaren 5 yıl geçtiğini belgelemelidir. Eğer fesih tarihi konusunda uyuşmazlık varsa işçi, feshin daha sonra gerçekleştiğini kanıtlamalıdır. Örneğin işçi, “beni 2020’de değil 2022’de işten çıkardılar” diyorsa bunu işten çıkış belgesi, SGK kaydı, tanık ifadeleri gibi delillerle ispat eder. İşveren ise feshe ilişkin yazılı tebligat, imza sirküleri veya noter ihtarnamesi gibi belgeleri sunar. Bu noktada belge düzenine dikkat edilmemesi halinde zamanaşımı itirazı başarısız olabilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2023 tarihli bir kararında, ihbar tazminatında zamanaşımının fesih tarihinden itibaren 5 yıl olduğunu, ancak işçinin fesih tarihini bilmediği hallerde bu sürenin öğrenme tarihinden başlayacağını belirtmiştir. Örneğin işveren feshi yazılı bildirmez ve işçi fiilen işe gitmezse, fesih tarihi işçinin işten çıkarıldığını öğrendiği tarih olarak kabul edilir. Bir başka kararda ise işçinin arabuluculuk başvurusu yapmasının zamanaşımını kestiği, ancak arabuluculuk sürecinde geçen sürenin zamanaşımı süresinden sayılmayacağı vurgulanmıştır. Ayrıca işverenin kısmi ödeme yapması, sadece ödenen kısım için zamanaşımını keser; kalan kısım için süre işlemeye devam eder. Bu içtihatlar, uygulamada sıkça karıştırılan noktaları netleştirmektedir.
Toplu iş sözleşmesi (TİS) ile çalışan işçiler için ihbar tazminatı zamanaşımı süresi genellikle bireysel sözleşmelerle aynıdır, çünkü zamanaşımı süresi kanunla düzenlenmiştir. Ancak TİS’lerde işçi lehine daha uzun zamanaşımı süreleri öngörülemez (kanun emredici hükümler nedeniyle). Buna karşılık, TİS’lerde ihbar sürelerinin uzatılması mümkündür; bu durumda ihbar tazminatı miktarı değişir ancak zamanaşımı süresi yine 5 yıldır. Bireysel iş sözleşmelerinde taraflar zamanaşımı süresini kısaltamaz veya uzatamaz; aksi yöndeki anlaşmalar geçersizdir. Örneğin işveren “ihbar tazminatını 1 yıl içinde talep edebilirsin” gibi bir madde koyarsa bu hüküm kanuna aykırı olur.
1. İhbar tazminatı alacağınız varsa fesih tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açmayı veya icra takibi başlatmayı unutmayın. Süre dolduğunda hakkınızı kaybedersiniz.
2. Fesih tarihini net olarak belirleyin. İşverenin yazılı bildirimi yoksa SGK işten çıkış kodunu, maaş bordrosunu veya işten ayrılış belgesini inceleyin.
3. Arabuluculuk başvurusu yaparak zamanaşımını kesebilirsiniz. Arabuluculuk sürecinde geçen süre zamanaşımını durdurur, bu da size ek zaman kazandırabilir.
4. Kısmi ödeme kabul etseniz bile kalan kısım için zamanaşımı işlemeye devam eder. Ödeme yapıldığında bunu yazılı olarak belgelendirin ve itiraz hakkınızı saklı tutun.
5. İşveren zamanaşımı itirazı yapana kadar mahkeme bu hususu dikkate almaz. Ancak itiraz gelirse sürenin dolmadığını ispat için delil hazırlayın.
6. İşe iade davası açsanız bile ihbar tazminatı zamanaşımı süresi fesih tarihinden itibaren işler. İşe iade davası süreci zamanaşımını durdurmaz.
7. Toplu iş sözleşmesi varsa ihbar süreleri farklı olabilir, ancak zamanaşımı süresi değişmez. Sözleşmenizi dikkatle okuyun.
8. Tüm yazışmaları ve belgeleri saklayın. İhbar tazminatı hesaplamasında brüt ücret esas alınır; ücret bordrosu, banka kaydı gibi belgeler ispat aracıdır.
9. Zamanaşımı süresinin başlangı
ığının doğru tespiti için iş sözleşmesi ve fesih bildirimi gibi yazılı belgeleri mutlaka saklayın. Aksi halde sürenin ne zaman başladığını ispatlamak güçleşebilir.
10. İhbar tazminatı alacağınız için icra takibi başlatırsanız, takip tarihi itibarıyla zamanaşımı kesilir. Ancak takibin kesinleşmesi ve borçlunun itirazı halinde dava açmayı geciktirmeyin.
İhbar tazminatı zamanaşımı süresi, iş hukukunun en kritik detaylarından biridir. 5 yıllık bu sürenin fesih tarihinden itibaren işlediğini bilmek, işçilerin haklarını korumak için ilk adımdır. Sürenin kesilmesi ve durdurulması gibi istisnai durumlar olsa da en güvenli yol, alacağı öğrenir öğrenmez hukuki yollara başvurmaktır. İşverenler için ise zamanaşımı def’ini zamanında yapmak, gereksiz ödemelerin önüne geçebilir. Her iki taraf da belge düzenine dikkat etmeli, yazılı bildirim ve ödeme kayıtlarını saklamalıdır. Unutulmamalıdır ki zamanaşımı süresi geçtiğinde, haklı olunan bir alacak bile talep edilemez hâle gelir. Bu nedenle konunun uzman bir avukatla takip edilmesi, olası mağduriyetleri önleyecektir.
Temel Kavramlar ve Tanım
İhbar tazminatı, işverenin veya işçinin iş sözleşmesini kanunda öngörülen bildirim sürelerine uymadan feshetmesi halinde, karşı tarafa ödemesi gereken parasal bir tazminattır. İhbar süreleri, işçinin kıdemine göre 2 hafta ile 8 hafta arasında değişir. Örneğin 6 aydan az çalışan işçi için ihbar süresi 2 hafta iken, 3 yıldan fazla çalışan işçi için 8 haftadır. Bu sürelere uyulmadan yapılan feshilerde ihbar tazminatı doğar.
Zamanaşımı ise bir hakkın belli bir süre kullanılmaması nedeniyle talep edilemez hâle gelmesini ifade eder. İhbar tazminatı için zamanaşımı süresi, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Güncel durumda bu süre, 2022 yılında yapılan değişiklikle 5 yıl olarak belirlenmiştir (öncesinde 10 yıldı). Dikkat edilmesi gereken nokta, bu sürenin işçinin işten ayrıldığı tarihten değil, feshin gerçekleştiği tarihten başlamasıdır.
Zamanaşımı, hakkın özünü ortadan kaldırmaz; sadece dava yoluyla talep edilmesini engeller. Bu demektir ki işveren zamanaşımı itirazı yapmazsa veya zamanaşımını ileri sürmezse mahkeme kendiliğinden dikkate almaz. Ancak işverenin açıkça zamanaşımı def’inde bulunması halinde dava reddedilir.
Zamanaşımı Süresinin Hukuki Dayanağı ve Değişiklikler
İhbar tazminatı zamanaşımı süresi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesi ve Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleriyle düzenlenir. 202
2 yılında 7447 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle birlikte bu süre 5 yıl olarak yeniden belirlenmiştir. Daha önce 10 yıl olan sürenin kısaltılmasının temel nedeni, iş uyuşmazlıklarında delillerin kaybolmasını önlemek ve hukuki belirlilik sağlamaktır. Yargıtay kararları da bu değişiklik sonrası içtihat birliği oluşturmuş; fesih tarihinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra açılan davaları zamanaşımı nedeniyle reddetmektedir. Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta, bu sürenin işçinin alacağını öğrendiği tarihten değil, feshin gerçekleştiği tarihten başlamasıdır. Ayrıca, zamanaşımı süresi işçinin aynı işverene karşı başka alacakları için de ayrı ayrı işler; örneğin kıdem tazminatı için de kendi zamanaşımı süresi geçerlidir.
Zamanaşımının Başlangıç Anı ve Kesilmesi
İhbar tazminatı zamanaşımı süresi, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte başlar. Fesih, işverenin tek taraflı feshi olabileceği gibi işçinin istifa etmesi veya iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi de olabilir. Ancak zamanaşımı süresinin başlaması için feshin kesin olarak gerçekleşmesi gerekir; fesih bildirimi yapılmamışsa veya geçersiz sayılmışsa süre işlemez. Örneğin işveren sözlü olarak “çık” dese bile yazılı tebligat yapılmadıysa fiilen fesih tarihi olarak işçinin işe gelmediği gün esas alınır. Zamanaşımı süresi, işçinin alacağını dava veya icra takibi yoluyla talep etmesiyle kesilir. Ayrıca işverenin yazılı olarak borcunu kabul etmesi, kısmi ödeme yapması veya işçinin arabulucuya başvurması da zamanaşımını kesen sebeplerdir. Kesilen süre, kesilme anından itibaren yeniden işlemeye başlar.
Zamanaşımının Durdurulması ve Etkileri
Bazı durumlarda zamanaşımı süresi işlemez ya da durur. Türk Borçlar Kanunu’na göre, işçinin askerlik, uzun süreli hastalık, hapis gibi mücbir sebeplerle alacağını talep edememesi halinde süre durur. Ayrıca işçi ile işveren arasında arabuluculuk görüşmeleri devam ederken de zamanaşımı süresi durur. Arabuluculuk sona erdiğinde kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak bu durumun işçi tarafından ispatlanması gerekir; sadece iddia etmek yeterli değildir. Örneğin işçi, “hastaydım, hastanede yattım” diyorsa bunu sağlık raporuyla belgelemelidir. Durdurma, sürenin uzamasına yol açtığı için işçi lehine bir durumdur, ancak işveren için dikkat edilmesi gereken bir istisnadır.
İhbar Tazminatı ile Kıdem Tazminatı Zamanaşımı Farkı
İhbar tazminatı ve kıdem tazminatı aynı fesihten doğsa da zamanaşımı süreleri ve başlangıç anları farklılık gösterebilir. Kıdem tazminatı da 5 yıllık zamanaşımına tabidir ancak bazı Yargıtay kararları kıdem tazminatında zamanaşımının işçinin işe iade davası sonuçlanana kadar işlemediğine hükmetmiştir. İhbar tazminatında ise işe iade davası zamanaşımını durdurmaz; sadece fesih tarihi esas alınır. Ayrıca kıdem tazminatı için işçinin bir yıl çalışmış olması gerekirken ihbar tazminatı için kıdem şartı yoktur, herhangi bir süre çalışan işçi ihbar tazminatına hak kazanabilir. Bu nedenle zamanaşımı hesaplaması yapılırken her iki alacak kaleminin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Zamanaşımı Süresinin Uygulanmasında İspat Yükü
Mahkemede zamanaşımı itirazını işveren yapmak zorundadır; mahkeme kendiliğinden dikkate almaz. Ancak işveren bu itirazı yaptığında, sürenin dolduğunu ispat yükü işverene aittir. Yani işveren, fesih tarihinden itibaren 5 yıl geçtiğini belgelemelidir. Eğer fesih tarihi konusunda uyuşmazlık varsa işçi, feshin daha sonra gerçekleştiğini kanıtlamalıdır. Örneğin işçi, “beni 2020’de değil 2022’de işten çıkardılar” diyorsa bunu işten çıkış belgesi, SGK kaydı, tanık ifadeleri gibi delillerle ispat eder. İşveren ise feshe ilişkin yazılı tebligat, imza sirküleri veya noter ihtarnamesi gibi belgeleri sunar. Bu noktada belge düzenine dikkat edilmemesi halinde zamanaşımı itirazı başarısız olabilir.
Yargıtay’ın Güncel İçtihatları ve Önemli Kararlar
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2023 tarihli bir kararında, ihbar tazminatında zamanaşımının fesih tarihinden itibaren 5 yıl olduğunu, ancak işçinin fesih tarihini bilmediği hallerde bu sürenin öğrenme tarihinden başlayacağını belirtmiştir. Örneğin işveren feshi yazılı bildirmez ve işçi fiilen işe gitmezse, fesih tarihi işçinin işten çıkarıldığını öğrendiği tarih olarak kabul edilir. Bir başka kararda ise işçinin arabuluculuk başvurusu yapmasının zamanaşımını kestiği, ancak arabuluculuk sürecinde geçen sürenin zamanaşımı süresinden sayılmayacağı vurgulanmıştır. Ayrıca işverenin kısmi ödeme yapması, sadece ödenen kısım için zamanaşımını keser; kalan kısım için süre işlemeye devam eder. Bu içtihatlar, uygulamada sıkça karıştırılan noktaları netleştirmektedir.
Toplu İş Sözleşmeleri ve Bireysel Sözleşmelerde Zamanaşımı Farkı
Toplu iş sözleşmesi (TİS) ile çalışan işçiler için ihbar tazminatı zamanaşımı süresi genellikle bireysel sözleşmelerle aynıdır, çünkü zamanaşımı süresi kanunla düzenlenmiştir. Ancak TİS’lerde işçi lehine daha uzun zamanaşımı süreleri öngörülemez (kanun emredici hükümler nedeniyle). Buna karşılık, TİS’lerde ihbar sürelerinin uzatılması mümkündür; bu durumda ihbar tazminatı miktarı değişir ancak zamanaşımı süresi yine 5 yıldır. Bireysel iş sözleşmelerinde taraflar zamanaşımı süresini kısaltamaz veya uzatamaz; aksi yöndeki anlaşmalar geçersizdir. Örneğin işveren “ihbar tazminatını 1 yıl içinde talep edebilirsin” gibi bir madde koyarsa bu hüküm kanuna aykırı olur.
Uzman Önerileri ve İpuçları
1. İhbar tazminatı alacağınız varsa fesih tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açmayı veya icra takibi başlatmayı unutmayın. Süre dolduğunda hakkınızı kaybedersiniz.
2. Fesih tarihini net olarak belirleyin. İşverenin yazılı bildirimi yoksa SGK işten çıkış kodunu, maaş bordrosunu veya işten ayrılış belgesini inceleyin.
3. Arabuluculuk başvurusu yaparak zamanaşımını kesebilirsiniz. Arabuluculuk sürecinde geçen süre zamanaşımını durdurur, bu da size ek zaman kazandırabilir.
4. Kısmi ödeme kabul etseniz bile kalan kısım için zamanaşımı işlemeye devam eder. Ödeme yapıldığında bunu yazılı olarak belgelendirin ve itiraz hakkınızı saklı tutun.
5. İşveren zamanaşımı itirazı yapana kadar mahkeme bu hususu dikkate almaz. Ancak itiraz gelirse sürenin dolmadığını ispat için delil hazırlayın.
6. İşe iade davası açsanız bile ihbar tazminatı zamanaşımı süresi fesih tarihinden itibaren işler. İşe iade davası süreci zamanaşımını durdurmaz.
7. Toplu iş sözleşmesi varsa ihbar süreleri farklı olabilir, ancak zamanaşımı süresi değişmez. Sözleşmenizi dikkatle okuyun.
8. Tüm yazışmaları ve belgeleri saklayın. İhbar tazminatı hesaplamasında brüt ücret esas alınır; ücret bordrosu, banka kaydı gibi belgeler ispat aracıdır.
9. Zamanaşımı süresinin başlangı
ığının doğru tespiti için iş sözleşmesi ve fesih bildirimi gibi yazılı belgeleri mutlaka saklayın. Aksi halde sürenin ne zaman başladığını ispatlamak güçleşebilir.
10. İhbar tazminatı alacağınız için icra takibi başlatırsanız, takip tarihi itibarıyla zamanaşımı kesilir. Ancak takibin kesinleşmesi ve borçlunun itirazı halinde dava açmayı geciktirmeyin.
Sıkça Sorulan Sorular
İhbar tazminatı zamanaşımı süresi kaç yıldır?
2022 yılında yapılan kanun değişikliği ile ihbar tazminatı zamanaşımı süresi 5 yıl olarak belirlenmiştir. Önceden 10 yıl olan bu süre, fesih tarihinden itibaren işlemeye başlar.Zamanaşımı süresi hangi tarihten itibaren başlar?
Süre, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihten itibaren başlar. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa, işçinin fiilen işten ayrıldığı veya işverenin fesih iradesini öğrendiği tarih esas alınır.Zamanaşımı süresini kesen veya durduran durumlar nelerdir?
Dava açma, icra takibi başlatma, arabuluculuğa başvurma, işverenin borcu yazılı olarak kabul etmesi veya kısmi ödeme yapması zamanaşımını keser. Askerlik, uzun süreli hastalık gibi mücbir sebepler ise süreyi durdurur.İşe iade davası açmak ihbar tazminatı zamanaşımını durdurur mu?
Hayır, işe iade davası sadece kıdem tazminatı için zamanaşımını durdurur; ihbar tazminatı zamanaşımı fesih tarihinden itibaren işlemeye devam eder. Bu nedenle ihbar tazminatı için ayrıca süreyi kaçırmamak gerekir.İşveren zamanaşımı itirazı yapmazsa mahkeme kendiliğinden dikkate alır mı?
Hayır, zamanaşımı def’i işveren tarafından ileri sürülmedikçe mahkeme kendiliğinden dikkate almaz. İşveren bu itirazı yaparsa, sürenin dolduğunu ispat yükü işverene aittir.Toplu iş sözleşmesinde zamanaşımı süresi farklı belirlenebilir mi?
Hayır, zamanaşımı süresi kanunla düzenlenmiştir ve emredici niteliktedir. Taraflar sözleşmeyle bu süreyi kısaltamaz veya uzatamaz; aksi yöndeki hükümler geçersizdir.Kısmi ödeme yapılması zamanaşımını nasıl etkiler?
Kısmi ödeme, sadece ödenen miktar için zamanaşımını keser. Ödenmeyen kısım için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Bu nedenle ödeme yapıldığında borcun tamamı kapatılmadıysa dikkatli olunmalıdır.İhbar tazminatı alacağı için arabuluculuk zorunlu mu?
Evet, 1 Ocak 2018’den itibaren işçi alacakları için arabuluculuk dava şartı haline gelmiştir. Arabuluculuğa başvurmadan dava açılamaz. Başvuru tarihi aynı zamanda zamanaşımını keser.Sonuç
İhbar tazminatı zamanaşımı süresi, iş hukukunun en kritik detaylarından biridir. 5 yıllık bu sürenin fesih tarihinden itibaren işlediğini bilmek, işçilerin haklarını korumak için ilk adımdır. Sürenin kesilmesi ve durdurulması gibi istisnai durumlar olsa da en güvenli yol, alacağı öğrenir öğrenmez hukuki yollara başvurmaktır. İşverenler için ise zamanaşımı def’ini zamanında yapmak, gereksiz ödemelerin önüne geçebilir. Her iki taraf da belge düzenine dikkat etmeli, yazılı bildirim ve ödeme kayıtlarını saklamalıdır. Unutulmamalıdır ki zamanaşımı süresi geçtiğinde, haklı olunan bir alacak bile talep edilemez hâle gelir. Bu nedenle konunun uzman bir avukatla takip edilmesi, olası mağduriyetleri önleyecektir.